Kur'an Yeter mi?

İ

İNCİ

Ziyaretci
1- Buhari, Müslim gibi şahıslara hadis kitabı
yazmalarını kim emretti? Allah kitabında diyor ki:

Maide-3:
"Ölü eti, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına
kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş,
boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz
canlı iken yetişip) kestikleriniz hariç,dikili taşlar
üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve faloklarıyla kısmet
aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla
yoldan sapmadır.) Bugün inkâra sapanlar, sizin dininizden
(dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir; artık onlardan
korkmayın benden korkun. Bugün size dininizi kemale
erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din
olarak İslam'ı seçip-beğendim.
Kim 'şiddetli bir açlıkta
kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha
eğilim göstermeksizin(bu haram saydıklarımızdan yetecek
kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır,
esirgeyendir."

Eğer dinimiz kemale erdiyse, niye hadis kitapları var?

2-Peygamberimiz hayattayken, veya vasiyetinde
"ben öldükten sonra sünnetlerimi yazın ve kaybetmeyin"
mi dedi? Eğer öyleyse, niye 200 sene beklendi bu iş
için? İlk sahabeler niye bu işi yapmadı?

3-Allah peygamberimizin "sünnet"inin bir iki nesil
sonrasında kaybolacağını (haşa) bilmiyor muydu?
Neden peygamberimize "sünnetini" yazmasını emretmedi.

4-Peygamberimizin vefatından sonraki 200 sene içinde
hadis kitabı diye bir şey yoktu. Peki bu müslümanlar
dini nasıl uygulayabildi? Onların dini kaynağı ne idi?
İslam coğrafyasındaki bütün herkes Buhari'nin
aktaracağı hadisleri biliyor muydu? Şu andaki
hadis üzerine kurulu din , bu insanların
dininden daha mı doğru?

5- Kuran'ın ifadesine göre, mahşer gününde peygamberimiz
söyle diyecektir:

Furkan-30:
"Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu
Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.'"


Peygamberimiz neden kavminden hoşnut değil?
"Müslümanları" ne ile suçluyor? "Hadis" ve
"sünnet" kitaplarını takip etmedik diye mi kızıyor?

6-Kuran bize dinimiz(yaşam tarzımız) için başka kitapları
ve hadisleri(sözleri) de takip etmemizi mi emrediyor?

Casiye-6:
"İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; sana bunları hak
olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah'tan ve O'nun
ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?"

Enam-114-115:
"Allah'tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size
Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap
verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak
indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın
kuşkuya kapılanlardan olma."
"Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından
da tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek
(kimse) yoktur. O, işitendir, bilendir."


Kalem 36-52:
"36. Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
37. Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı
var?
38. İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak
diye.
39. Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp
gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o,
mutlaka sizin kalacak, diye.
40. Onlara sor: 'Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak?
41. Yoksa onların ortakları mı var? Şu halde eğer doğru
söylüyorlarsa, ortaklarını getirsinler.
42. Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların
secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler.
43. Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de
zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam
iken secdeye davet edilirlerdi.
44. Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz
onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba)
yaklaştıracağız.
45. Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim
(cezalandırmam) sapasağlamdır.
46. Sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir
borçtan dolayı ağır bir yük altında kalmışlar?
47. Yoksa gayb (görünmeyenin bilgisi) onların yanında
mıdır ki, kendileri yazıp duruyorlar?
48. Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi
(Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak
(Rabbine) çağrıda bulunmuştu.
49. Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, mutlaka
yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.
50. Fakat Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.
51. O inkâr edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman,
seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. 'O, gerçekten
bir delidir' diyorlar.
52. Oysa o (Kur'an), alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma,
hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir.
 
Selam!


Bu soruyu soralim!
Kime mi?
En iyi bilene
Yani
Kur'an'a:

ANKEBÛT - 51
Bismillâhir rahmânir rahîm.
Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?
Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Sadakallah!
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Sn.İNCİ nerelerdesiniz , arada geliyor , uzun ara yok oluyorsunuz...:))))

Evet " Din kemale erdirildi ise demeden önce ,birazcık konun dışına çıkacak ama ,yine de tartşılabilir diye düşündüğüm ve üzerinde her zaman düşündüğüm , araştırdığım , sorguladığım bir ayet olan Maide 3 içerisinde sizin de siyah koyu renk ile belirlediğiniz aslında " KUR'AN'IN SONU / NOKTASI " diye bilinen kısma dikkat çekmek istiyorum...;

Aslında ayet bu mu...;

MAİDE

3.Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Yoksa bu mu...:

MAİDE

3.Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Bu kısmı başka bir Sure ye mi ait...

Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.

Bilemiyorum sanki bir tuhaflık var gibi...Kur'an ayet ayet inen bir Vahy...Peki ayet ayet inen vahye ait olan bir görüşe göre bu son ayet diye bilinen ayetin MAİDE 3 içerisinde ayetin bir kısmı olarak göze çarpması , anlam bütünlüğü de olmaması seçeneğini de gözönünde bulundurduğumuzda neler söylenebilir...

Evet Yüce Allah " Dininizi kemale erdirdim " diyor , Kur'an içerisinde çeşitli ayetlerde " Bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık " mahiyetinde sunuşta bulunuyor ise Kur'an'ı anlamanın yolu Hz.Peygamberimizden yaklaşık 200 yıl sonra ve üstelik iletişim teknolojisinin , bilişim teknolojisinin , basın-yayının olmadığı bu uzun dönemdeki " Hadis - Rivayetlerin " ne kadarı güvenilirdir...Bu büyük ve her zaman seslendirilecek bir soru işaretidir...

Konu başındaki soruları ben de bekliyorum , nasıl yanıtlanabilecek diye...

Sağlıcakla kalınız...
 
İ

İNCİ

Ziyaretci
Sn.İNCİ nerelerdesiniz , arada geliyor , uzun ara yok oluyorsunuz...:))))

Aklımın tatile ihtiyacı vardı.:) Zira uzun süredir hayatımla ve kendimle ilgili sorguladığım ve giderek saçmaladığım kafama takılan bazı konular vardı.Bu yüzden uzun bir süre kendimi herşeyden soyutladım, beni bıktıran kendimi ve aklımı Sinop'da ki ailemin yanına tatile yolladım:)
Daha yeni geldim sayılır.Bu ara biraz yoğunum ama herşey normal seyrine döner yakın zamanda ve foruma daha sık uğrayabilirim.

Evet Yüce Allah " Dininizi kemale erdirdim " diyor , Kur'an içerisinde çeşitli ayetlerde " Bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık " mahiyetinde sunuşta bulunuyor ise Kur'an'ı anlamanın yolu Hz.Peygamberimizden yaklaşık 200 yıl sonra ve üstelik iletişim teknolojisinin , bilişim teknolojisinin , basın-yayının olmadığı bu uzun dönemdeki " Hadis - Rivayetlerin " ne kadarı güvenilirdir?

Eğer Kuran'daki Allah'ın sözleriyle çelişmeyen hadisler varsa onlara güvenebilirim.Bunun dışında yazılan herşeyin uydurulma olasılığı oldukça fazla.
 
Eğer Kuran'daki Allah'ın sözleriyle çelişmeyen hadisler varsa onlara güvenebilirim.Bunun dışında yazılan herşeyin uydurulma olasılığı oldukça fazla.
Selam!
... uydurulma olasılığı oldukça fazla.....
Olasilik mi?
Keske olasilik olsa...
Ve
Bir de ispatlariyla;
 
Selam!
Bu soruyu soralim!
Kime mi?
En iyi bilene
Yani
Kur'an'a:

ANKEBÛT - 51
Bismillâhir rahmânir rahîm.
Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?
Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Sadakallah!

Bu ayetten hadisleri yalan yada gereksiz olduğunu ima eden bir manayı, bu kadar bilgili insanların ağzından duymak beni şaşırtıyor sanki.
 
İ

İNCİ

Ziyaretci
Ara sıra benim bile kafamı karıştırıyorsunuz.

İslam akıl dinidir. Kafanızın karışması gayet normal çünkü atalarınızdan, dedelerinizden öğrendiğiniz İslam'ı yaşıyorsunuz.

Kuran'da ne diyor Allah?

Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (BAKARA SURESİ / 170)

Kuran'da Allah böyle derken, Cüppeli Ahmet hoca ve onun gibilerde; Müslüman teneşir tahtasında ki ölü gibi olmalıdır.
Yani hiç bir şeyi sorgulamamalıdır. Teneşir tahtasında ki ölüyü kaynar suyla yıkasanız hiç tepki verirmi ama biz ölüye saygıdan
onu ılık suyla yıkarız. Müslümanda tepki vermemeli ve islama saygısından sorgulamadan bizim yolumuzdan gitmeli derler.

Ya aklınızı kullanmayıp Cüppeli Ahmet efendi gibilerin peşine takılıp onların yolundan gidersiniz ve onların islamını yaşarsınız.
Ya da Allah'ın, Kuran'ın ve Peygamberin yolundan gidip gerçek İslam'ı yaşarsınız. Allah aklını kullanmayanlara ne demiştir?

Şüphesiz, yeryüzündeki hareket eden canlıların Allah katında en kötüsü aklını işletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.
8-Enfal Suresi 22

Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
10- Yunus Suresi 100

Artık dileyen kendi aklını kullanır, dileyen de başkalarının aklıyla hareket eder.
 
Kendilerine okunmakta olan kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu, (Ankebut 29/51)

Burda sadece kuranın yeterliliğinden söz konusu olarak konuya müdahale etmiştim. Yoksa farklı mercilere çekerek farklı konunun farklı örneğini buraya göstererek- ya iyi niyetli kafa karışıklığı sebebiyle- art niyetli yaklaşımınızı göz önünde bulundurarak kafa karıştırığınızı düşünürüm.

''Bir elmanın rengiyle armutun rengi aynı diye ikisi bir mi?'' gibi saçma örnek göstersem daha mantıklı.


Şimdi işim çıktı. Siz o ayeti daha kapsamlı inceleyin. Sonrada mantık süzgecinden geçirirsiniz.
 
İ

İNCİ

Ziyaretci
Burda sadece kuranın yeterliliğinden söz konusu olarak konuya müdahale etmiştim. Yoksa farklı mercilere çekerek farklı konunun farklı örneğini buraya göstererek- ya iyi niyetli kafa karışıklığı sebebiyle- art niyetli yaklaşımınızı göz önünde bulundurarak kafa karıştırığınızı düşünürüm.

''Bir elmanın rengiyle armutun rengi aynı diye ikisi bir mi?'' gibi saçma örnek göstersem daha mantıklı.


Şimdi işim çıktı. Siz o ayeti daha kapsamlı inceleyin. Sonrada mantık süzgecinden geçirirsiniz.

Senin yazdıklarını çözebilmek için dekoder lazım.
 
Üst Alt