Kur'an Meal Yazarlarını Tanıyalım...

  • Konbuyu başlatanbursali68
  • Başlangıç tarihi
B

bursali68

Ziyaretci
İBNİ KESİR

Îbn Kesîr (1301-1373) , döneminin muhaddis (Hadis bilgini), müfessir (tefsir bilgini) ve tarihçisi olarak bilinir.

Ebu'l-Fida İsmail İmadu'd-Din îbn Ömer îbn Kesîr İbn Davud îbn Kesîr el-Dımaşkî el-Kureyşî, Şam yakınlarındaki Busrâ'ya bağlı Micdel veya Mecdel köyünde Hicrî 701 (Milâdî 1301) yılı civarında dünyaya geldi. el-Bidâye ve'n-Nihâye isimli eserinde belirttiğine göre, babası hicrî 703 senesinde vefat ettiği zaman kendisi üç veya dört yaşlarındaydı.Ailesi ile birlikte yedi yaşlarında Şam'a yerleşmiş, İsmail İbn Kesîr'in yetişmesinde ağabe¬yi Abdülvehhab'ın etkisi büyük olmuştur. İlk dinî bilgileri aile yuvasında almış olan îbn Kesîr, daha sonra Burhâneddin el-Fezârî, Kemaleddin İbn Kâdî Şihne, Kasım îbn Asakir, İshak İbn Amidî, Muhammed İbn Zinâd, İbn er-Rabî ve îbn Teymiyye gibi devrinin ünlü bilginlerinden tefsir, hadis öğrenmiştir. Genç yaşta eserler yazmaya başlayan îbn Kesîr, "Tekzîb el-Kemal" adlı eserin müellifi el-Mizzî'nin derslerine devam etmiş ve onun kızıyla evlenerek damadı olmuş¬tur. Bilahare Karâfî, Debbûsî, Uranı ve Hutenî gibi bilginlerden icazet almıştır. Uzun yıllar Şam'ın ünlü medreselerinde dersler vermiş daha sonra Hecibiye Medresesi müderrisliğine tayin edilmiştir. Subkî'nin vefatından sonra da meşhur Eşrefîyye Dâr'ül-Hadîsi hocalığına geçmiş¬tir. Yetiştirdiği sayısız öğrenciler arasında; İbn Hacer gibi büyük hadis bilginleri, Şihâbüddin îbn Hiccî, Hafız Ebu'l-Mehâsin el-Hüseynî gibi o devrin meşhur âlimleri de bulunmaktadır.

Ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybetmiş olan İbn Kesîr, Hicrî 774 (Miladî 1373) senesi Şaban ayının 26. perşembe günü 74 yaşında iken Şam'da vefat etmiştir.

Eserleri
İbn Kesîr, yalnızca bir tarihçi değil,aynı zamanda büyük bir fıkıh ve hadîs bilginidir. Bu bakımdan îslâm düşüncesinin tarih, fıkıh, hadîs ve tabakât konularında çok değerli ve orijinal eserler telif etmiştir. Başlıca eserleri şunlardır:

1.el-Bidâye ve'n-Nihâye fi't-Tarih: Genel tarih niteliğinde olan bu eser, kâinatın yaratılışından başlayarak ibn Kesir'in hayatının son günle¬rine kadar geçen olayları anlatır. Ayrıca Gazalî’nin öz geçmişini içeren temel kaynak eserdir.

2.el-Bâis'ül-Hasîs Şerh İhtisar Ulûm'il-Hadis: İbn Salâhın Ulûm'ül-Hadîs isimli eserinin özetidir.

3.et-Tekmîl fı'Ma'rifeti's-Sikât ve'd-Duafâ ve'1-Mecâhîl: Hadisteki güvenilir, zayıf ve bilinmeyen ravîler ile ilgili önemli bir eserdir.

4.el-Hedyü ve's-Sünen fi. Ahadisi'l-Mesânîd ve's-Sünen: Câmiü'l-Mesânîd diye de bilinen bu eser, Ahmed İbn Hanbel'in Müsned'i, Bezzâr, Ebu Ya'lâ ve İbn Ebu Şeybe'nin eserleriyle Kütüb-i Sitte'yi bir¬leştirerek bölümlere göre tanzim eder.

5.Ehâdîsu't-Tevhîd ve'r-Redd Alâ'ş-Şirk: Tevhîd ve şirk konusun¬daki hadisleri inceler.

6.el-İctihâd fi Talebi Fadaîlil-Cihâd: Cihadla ilgili konuları incelemiştir.

7.Tabakâtu'ş-Şâfiîye: Şafiî fakihlerin hayatından bahseder.

8.Edillet'üt-Tenbîh fi Fıkhi'ş-Şâfîîyye: Şafiî fıkhına dair konuları ele alır.

9.Menâkıbu İmâm eş-Şâfiî: İmam Şafiî'nin menakibinden bahse¬der.

10.el-Ahkâm alâ Ebvâbi't-Tenbih: Fıkhın ahkâmından bahseden bu eserini tamamlayamamıştır. Sadece hacc bahsine kadar olan kısmı incelemiştir. Tefsîrinde bu eserine pek çok atıflar yapmaktadır.

11.Müsnedu'ş-Şeyhayn: Halifeler Ebu Bekir ve Ömer'in Müsnedlerini ele alır.

12.Muhtasar Îbnu'l-Hâcibın: İbn Hâcib'in bir eserinin muhtasarı¬dır.

13.Şerhu'l-Buhârî: Tamamlanamamış olan bu eser, İmam Buharî'nin Sahîh'inin şerhidir.

14.Fedâilu'l-Kur'ân: Kur'ân'ın faziletlerine dair olan bu eser, tef¬sirinin sonunda yer almakta olup, Kur'ân'm faziletlerini anlatmakta¬dır.

15.Tefsîr'ül-Kur'ân-Azim: Rivayet tefsirlerinin en muteberlerin¬den birisidir. İbn Kesîr, gerçek anlamda bir rivayet tefsiri olan bu eseri¬ne, zaman zaman dirayet tefsirlerinden alıntılar yapmış ve bazen kendi görüşlerini de eklemiştir.
 
B

bursali68

Ziyaretci
ÖMER NASUHİ BİLMEN

Ömer Nasuhi Bilmen (d. 1882, Erzurum, ö. 13 Ekim 1971), Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci Diyanet İşleri başkanı.

Hukuk tahsili yaptı ve 1912 yılındaki ruus sınavını kazanarak Fatih dersiamları arasına katıldı. Fatih Camiinde, Sahın Medresesi'nde, Dar-uş-Şafaka'da, İstanbul İmam-Hatip Okulu'nda, Yüksek İslâm Enstitüsü'nde dersler verdi. 1941 yılında İstanbul Müftülüğü'ne tayin oldu.

1960'ta Diyanet İşleri başkanı oldu ve bir yıl sonra emekliye ayrıldı.

Kitapları

• İslam Hukukunda Manevi Zararların Tazmini, 1941.
• Kuranı kerim'den Dersler ve Öğütler, 1947-50, 3 cilt.
• Eshabı Kiram, 1948.
• Yüksek İslam Ahlakı, 1949.
• Büyük İslam ilmihali, 1949.
• Hukuku islamiye ve ıstılahatı fıkhiye kamusu, 1949-52, 6 cilt.
• Sureti Feth Tefsiri, 1953.
• Tefsir Tarihi, 1955.
• Kuranı Kerim'in Tefsiri ve Türkçe Meali Alisi, 1956.
• Sualli Cevaplı Dini Bilgiler, 1959.
• Muvazzah İlmi Kelam, 1959.
• İlmi Tevhid, 1962.
• Beşyüz Hadisi Şerif -( Semerkand Yayınları)

Kaynak : Vikipedi
 
B

bursali68

Ziyaretci
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, (d. 1878, Antalya – ö. 27 Mayıs 1942, İstanbul), Türkçe Kur'an tefsirlerinden birini telif etmiş din adamı, çevirmen ve hattat. Okan Bayülgen'in öz dedesidir.

Hayatı
1878'de Antalya'nın Elmalı kazasında doğdu. Ailesi aslen Burdurlu olup, babası Hoca Numan Efendi'dir. Numan Efendi daha küçük yaşlardayken Burdur'un Gölhisar kazasının (Yazır Türkmenleri nce kurulmuş) Yazır köyünden ayrılarak Elmalı'ya gelmiş, tahsilini orada tamamlamış, Şeriye Mahkemesi başkâtibi olmuştur. Annesi Elmalı alimlerinden Esad Efendi'nin kızı Fatma hanımdır.

Lisan Bilgisi
Türkçe'nin yanında Arapça ve Farsça ile şiir yazacak kadar üst seviyede bir bilgiye sahipti. Ancak yazılarında sade bir Türkçe kullanmıştır. Bunların yanı sıra Fransızca da bilmektedir. "El-metalip ve'l-mezahip" adında Fransızcadan çevirdiği bir felsefe tarihi kitabı vardır..

Eğitimi
Muhammed Hamdi Yazır ilk ve ortaokul tahsilini Elmalı'da Rüşdiye Mektebinde gördü. Hafızlığını da tamamladıktan sonra, Arapça okudu ve İslami ilimler i öğrenmek için, dayısı Hoca Mustafa Sarılar Efendi ile birlikte 1895'de İstanbul'a geldi. Kayserili Mahmud Hamdi Efendi'nin Beyazıt Camii'ndeki derslerine devam etti. Of'lu Mahmut Kamil efendiden fıkıh dersleri aldı. Devrin ileri gelen değerli hocalarından ders görerek icâzet aldı.

Bilimsel uzmanlığı
Mekteb-i Nuvvab'a girdi ve buradan birincilikle mezun olarak kadılık icazeti aldı. 1905'ten itibaren Beyazıt Camii'nde talebelere ders vermeye başladı ve bu hizmeti 1908 yılına kadar devam etti. Bu arada Şeyhülislamlık'ta Mektubi Kalemi'ne dahil edildi. Bir yandan da Nuvvab'da ve Mülkiye Mektebi'nde ahkam-ı evkaf, Medrese-t-ül Vaizin'de fıkıh, Süleymaniye Medresesi'nde mantık derslerini okutmayı sürdürdü. 1908 yılında dersiâm oldu. Devrin ünlü hattatları Sami Efendi ve Bakkal Arif Efendi'den hat dersleri aldı. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kur'an-ı Kerim'i ilk kez Türkçe yorumlaması için görevlendirilmiş Mehmet Akif Ersoy'dan sonraki ikinci kişi'dir.

Siyasi Hayatı
II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Meclis-i Mebusan'a Antalya mebusu olarak girdi. Şeyhülislam fetvayı vermediği için, 1. Fetva Emini olarak II. Abdulhamit'in tahttan alınması için gereken fetva'yı İttihad Terakkicilerin isteği doğrultusunda yazdı.kaynak belirtilmeli Daha sonra da karşı cephede olan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nda faaliyetlerini sürdürdü. Daha sonra sırasıyla, Dar-ül Hikmet-ül İslamiye azalığına (Ağustos 1918), Nisan 1919'da bu kurumun başkanlığına tayin edildi. Damat Ferit Paşa'nın kabinelerinde Evkaf (Vakıflar) Nazırı olarak görev yaptı. Eylül 1919'da Ayan Meclisi üyeliğine getirildi. İttihat ve Terakki'nin ilim şubesinde görev yaptı.

Mülki ve Hukuki Yönü
1909 yılında Mülkiye Mektebi'nde Ahkâm-ı Evkâf ve Arâzî dersleri okutmuş ve yine aynı yıllarda Mekteb-i Kuzâtta "Fıkıh" dersleri vermiştir. Daha sonra Darü'l-Hikmeti'l-İslâmiye (Şeyhü'l-İslâmlığa bağlı Yüksek Müşavere Heyeti) üyeliğine ve bir müddet sonra da başkanlığına tayin edilmiştir. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Evkaf Nazırlığı'nda bulunmuş ve bu sırada Âyan Meclisi üyesi olmuştur.

Felsefi Yönü
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması (Felsefe) ile de ilgilenen Elmalılı Hamdi Yazır, batılı yazarların eserlerinide tercüme etmiştir. Bu eserlerde ileri sürülen konulara eleştirel yaklaşım sergileyen Elmalılı Hamdi Efendi, felsefe ve din arasında cereyan eden tartışmalara çözüm bulmaya çalışmıştır. Filozofların gerçeği kavrayamadıklarını belirtmiş, akıl ile iman bütünleştiği zaman gerçeğin kavranıp doğrulanabileceği fikrini savunmuştur.

Cumhuriyet Döneminde
Cumhuriyet'in ilanı esnasında Medrese-t-ül Mütehassisin'de mantık dersleri okutuyordu. Damat Ferit Paşa kabinelerindeki görevi dolayısıyla, bu kabinelerin Milli Mücadele aleyhine verdiği kararlarda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle gıyabında idama mahkûm edildiyse de, aynı zamanda yeğeni Emin Paksüt'ün kayınpederi olan Kel Ali' nin başkanlık ettiği Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yapılan yargılamasından sonra suçsuzluğu tespit edilerek beraat etti.
Cumhuriyetin ilânı sırasında Mütehassısîn medresesinde mantık müderrisi idi. Medreseler kaldırılınca evinde inzivaya çekilmiş, ilmî tetkik ve araştırmalarına devam etmiştir. Yirmi yıl kadar devam eden bu uzlet (yalnızlık) devresi, "Hak Dini Kur'an Dili" adındaki Türkçe tefsiri hazırlamasına imkân vermiştir. Tefsire başlamadan önce Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa'nın teşviki ile "Büyük İslâm Hukuku Kâmusu" ile meşgul bulunuyordu. Bu eserle birkaç yıl meşgul olduktan sonra yarım bırakmış ve tefsiri yazmaya başlamıştır....

Vefatı
Elmalılı Hafız Muhammed Hamdi Yazır, Uzun zaman devam eden kalp yetmezliği rahatsızlığından ötürü Erenköy'de 27 Mayıs 1942'de vefat etti. Kabri Sahrayı Cedit Mezarlığı'ndadır.

Eserleri
Beyânül-Hak ve Sebîlürreşad dergilerinde Küçük Hamdi veya Elmalılı Küçük Hamdi mahlası ile makalelerini yayınlanmıştır. Tefsirinde ise Elmalılı Hamdi Yazır imzasıyla eserini yayınlamıştır.

1. Hak Dini Kur'an Dili (Kuran'ı Kerim'in Türkçe Tefsiri) ve Atatürk
Daha çok bilgi için: Hak Dini Kur'an Dili

Atatürk'ün Elmalı'ya yazdırdığı tefsir olup günümüzde de önde gelen İslam alimleri tarafından da hala en güvenilir tefsir olarak kabul edilmektedir. Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdiği talimatı üzerine yazdırıldı. 1926'da Diyanet İşleri Riyaseti 'Kur'an'ı çağın icablarına göre yeniden tefsir edebilecek bir alim aradı. Sonunda görevi talimat üzerine Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'a verildi. Devlet eliye yazdırılan bu tefsirle Atatürk bizzat ilgilendi. Atatürk Şeyh Sait Ayaklanmasının bastırıldığı, çağdaşlaşma ve modernleşme adına yapılan inkılaplara yönelik itirazların arttığı bir dönemde İslamiyet'in temel kaynağı olan Kur'an'ın yeniden yorumlanmasını istedi. Atatürk yedi madde ile nasıl bir tefsir istediğini ortaya koydu. Bu yedi madde daha sonra Diyanet İşleri Riyaseti ile Elmalılı Hamdi Yazır arasında imzalanan protekole kondu. Atatürk, Diyanet'e gönderdiği yazıda özellikle iki maddenin üzerinde duruyordu. Yeni tefsir 'Ehli Sünnet' itikadına ve 'Hanefi' mezhebinin görüşlerine göre hazırlanacaktı. Diğer bir isteği de 'ibret ve öğüt mahiyeti taşıyan ayetlerin genişçe izah edilmesi' idi. Atatürk, hüküm içeren ayetlerin de Türk-İslam geleneği göz önünde bulundurularak yorumlanmasını arzu ediyordu.

Diyanet'le Hamdi Yazır arasında imzalanan anlaşma tutanağı maddeleri

1- Ayetler arasında münasebetler gösterilecek.
2- Ayetlerin nüzül (iniş) sebepleri kaydedilecek.
3- Kıraat-i Aşere'yi (10 okuma tarzını) geçmemek üzere kıraatler hakkında bilgi verilecek.
4- Gerektiği yerlerde kelime ve terkiplerin dil izahı yapılacak.
5- İtikadda ehli sünnet ve amelde Hanefi mezhebine bağlı kalınmak üzere ayetlerin ihtiva ettiği dini, şer'i, hukuki, ictimai ve ahlaki hükümler açıklanacak.
6- Ayetlerin ima ve işarette bulunduğu ilmi ve felsefi konularla ilgili bilgiler verilecek.Özellikle tevhid konusunu ihtiva eden ibret ve öğüt mahiyeti taşıyan ayetler genişçe izah edilecek.
7- Konuyla doğrudan ya da dolaylı ilgisi bulunan İslam Tarihi olayları anlatılacak.
8- Batılı müelliflerin yanlış yaptıkları noktalarda okuyucunun dikkatini çeken noktalar konularak gerekli açıklamalar yapılacak.

Eserin başında Kur'an hakikatını açıklayan ve Kur'an'la ilgili önemli konuları izah eden mukaddime (önsöz) yazılacak. Hak Dini Kur'an Dili 1936-1938 arasında tamamlandı 1935-1939 arasında dokuz cilt olarak 10 bin takım bastırıldı. Eserin üzerinden telif süresi bittiğinden serbestçe basılmaktadır.

İki bin takımı Elmalı Hamdi Yazıra'a verildi. Kalan 8 bin takım din adamları olmak üzere kamuoyunun önde gelen isimlerine ücretsiz olarak dağıtıldı.

1. Örnek:Elmalı Tefsirinin Girişindeki Dua: TRT-1'den
2. Elmalı Tefsiri Okumaları
3. Tefsirinde Kur'anın Türkçeleştirilmesine önsözde karşı çıkması

2. Metalip ve Mezahip
Tahlil-i Tarih-i Felsefe-Metâlib ve Mezahib-Maba'de't-Tabia ve Felsefe-i İlahiyye (Paul Janet ve Gabriel Seailles'ın Histoire de la philosophie çevirisi)

3-İrşadü'l Ahlâf fî Ahkâmi'l-Evkâf
(Mektebi Mülkiye için ders kitabı)

4-Beyânul-Hak
Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad mecmualarında makaleler

Basılmamış Olanlar
• Usûl-i Fıkıh'a ait bir eseri
• Sûrî mantık üzerine bir eseri
• Hukuk Kâmusu (tamamlanmamış)
• Divan (eksik şekilde)

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
HASAN BASRİ ÇANTAY

Hasan Basri Çantay (d. 18 Kasım 1887, Balıkesir - ö. 3 Aralık 1964, İstanbul), TBMM 1. Dönem Balıkesir Milletvekili, öğretmen, gazeteci, politikacı, fikir ve din adamı, Kur'an müfessiri.

Kurtuluş Savaşı yıllarında yazılarıyla milli mücadeleye destek veren, ilk TBMM’de Karesi milletvekili olarak yer alan Hasan Basri Bey, Mehmet Akif’in yakın arkadaşı idi. Onu milli marş yazmaya ikna etmiş olan kişidir. Ülkemizdeki ilk Kuran Meali çalışmalarından birisini gerçekleştirmiştir.

Hayatı
Meşrutiyet'in ilk yıllarında Balıkesir’de "Nasihat" ve “Balıkesir” adlı iki gazete çıkardı. 1909 yılında İstanbul’da Sirat-ı Müstakim Dergisi’nin idare merkezinde Mehmet Akif ile tanıştı. 1911’de Balıkesir Gazetesi’ni çıkarmayı matbaanın sahibi Cemil Efendi’ye bıraktı; kendisi gazeteciliğie " Yıldırım Gazetesi" ve "Karesi" gazetelerini çıkararak devam etti; I. Dünya Savaşı sonlarına doğru "Ses Gazetesi"’ni çıkardı (17 Ekim 1918- 13 Mart 1919). Bu gazetede yayımladığı bağımszı yazılarla Kurtuluş Savaşı'na kalemiyle destek verdi. Mehmet Akif, onun daveti üzerine İstanbul’dan gelerek Zağnos Paşa Camii’ndeki ünlü vaazı verdi.

Kaçaklık Dönemi
Hasan Basri, İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti kongresine katılacak delegeler arasında yer aldı. Kongreye katılmak için Balıkesir’den ayrıldığı sırada, padişah Vahdeddin'e açıktan hücum eden yazıları nedeniyle gazetesinin kapatılması ve tutuklanması emri çıktı. Balıkesir’e dönmeyerek Burhaniye, Kepsut ve Dursunbey’de 9 ay sürecek bir kaçaklık dönemi yaşadı. Bu arada köy ve kasabaları dolaşarak, halk içinde, vatan savunması yolunda bir milli birlik sağlama ve milli şuur uyandırma gayreti içinde bulundu.

Milletvekilliği
Sürgün ve kaçaklık dönemi, Gazi Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelmesiyle ve kendisinin de Balıkesir'e dönmesiyle son buldu. Karesi Milletvekili olarak Millet Meclisi'ne seçildi. Hiçbir gruba girmeyip bağımsız olarak kaldı. 3 yıl Ankara’da Taceddin Dergahı’nda Mehmet Akif ile birlikte yaşadı. Israrları ile Mehmet Akif'i, "İstiklâl Marşı"nı yazmaya ikna etti. Akifname adlı eserinde İstiklal Marşı’nın yazılış öyküsünü “Milli İstiklal Marşı Nasıl Yazıldı? Nasıl Kabul Edildi?” başlığı altında ayrıntılarıyla anlattı.

1.Meclis Döneminden Sonra
Büyük Millet Meclisi'nin birinci dönemi sonunda tekrar Balıkesir’e dönen Hasan Basri Bey, okullarda edebiyat öğretmenliği ve Çocuk Yuvası Müdürlüğü yaptı. Mahalli gazetelerde yazı yazdı. 1928 senesinde rahatsızlığı sebebiyle emekliye ayrıldı. Ziraat ve ticaretle uğraştı; bir hukuk bürosunda avukatlık yaptı. 1936’da dostu Mehmet Akif’in ölümü üzerine onunla ilgili hatıralarını Balıkesir’de çıkan Türk Dili Gazetesi’nde yayınladı.

Bir ara İstanbul İmam Hatip Okulu’nda öğretmenlik yapan Hasan Basri Çantay, 1950’den itibaren İslam dininin yaşanması, öğretilmesi ile ilgili faaliyetlere katıldı.

Ülkemizde yapılan ilk meal çalısmalarından olan “Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim” adlı 3 ciltlik eserinin ilk cildini 1952’de, ikinci ve üçüncü ciltleri 1953’de yayımladı. Eser, peşpeşe basılarak 1984 tarihinde 13. baskıya ulaştı. 1993’te başka bir yayınevi tarafından biri 3, diğeri tek cilt olmak üzere iki farklı baskısı daha yapıldı. Eserin gelirini Balıkesir’de kendi adına yaptırılan camiye harcadı.

Ömrünün son yıllarını dinî, ilmî, edebî araştırmalara veren Hasan Basri, şiir ve musiki ile de ilgilenmiş, çeşitli besteler yapmıştır. Şiirlerinde, Basri, Hüzni, Serseri, Aşık Hasan mahlaslarını kullanmıştır.

3 Aralık 1964'de İstanbul'da vefat eden Hasan Basri Çantay, Fatih Camii'nde kılınan namazdan sonra Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. 1971’de toprağa verildiği yerden çevre yolu geçtiği için mezarının yeri değiştirildi; hayattayken çok sevdiği Mehmet Akif Ersoy ile Babanzade Ahmet Naim Efendi’nin kabri yakınlarına defnedildi.

Cumhuriyet"in kurucularına verilen "yeşil-kırmızı şeritli İstiklal Madalyası" sahibidir.

Ölümünden sonra oğlu Mürşit Çantay, babasının Âkif hakkındaki yazılarını "Âkifname" adıyla, şiirlerini ise "Babamın Şiirleri" adıyla kitaplaştırmıştır.

Eserleri
• Mektebli Yavrularıma, Kurtuluş Savaşından sonra Balıkesir’e dönünce yöneticiliğini üstlendiği “Şehit Çocukları Yuvası” öğrencileri için hazırlanmıştır. Vatan, millet, istiklal kavramlarını işleyen okul piyesleri şeklindedir. 1922’ de Balıkesir’de iki kitaplık bir seri halinde yayınlanmıştır.

• Müslümanlıkta Himâye-i Etfâl: Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Merkezinin isteğiyle hazırlanmış olan eser, çocukları korumanın, onları yetiştirip topluma faydalı olmalarını sağlamanın dini ve sosyal açıdan önemi hakkındadır. 1922’ de Ankara’da basılmıştır.

• Ülkü Edebiyâtı: Edebi sanatları olabildiğince ustalıkla kullanarak şiirler yazan genç bir şâir ile karşılıklı konuşma ve tartışma şeklinde kaleme alınmış bir eseridr. Sanat sanat içindir felsefesinin eleştirilir; her türlü sanatın toplum için olduğu tezini savunur. 1939’da Balıkesir’de basılmıştır.

• Fıkh-ı Ekber Tercümesi: İmâm’ı Âzam Ebu Hanife’ye nisbet edilen El-Fıkh-ul-Ekber isimli risalenin Türkçe çevirisidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın isteği üzerine hazırlanmıştır.

• Zeka Demetleri: Mecâni’l-edep isimli derlemeden seçilmiş bazı fıkra, latife ve vecizelerin tercümesi olup Arapça’dan çevrilmiştir. Son kısmına bir kısım Türkçe fıkralar eklenmiştir. 1939 da Balıkesir’de basılmıştır.

• Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm: Üç ciltlik Kur’an meâlidir. Cumhuriyet tarihinde yazılan Kur’an tercümelerine kaynak oluşturmuştur[3]. İlk baskısı 1952-53’te İstanbul’da yapıldı.

• Kara Günler ve İbret Levhaları: Hasan Basri Bey’in kaçaklık günlerine ait hâtıralarını içeir. 18-27 Ocak 1939 tarihleri arasında Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili Gazetesi’nde yayınlanan bu hatıralar; 1964’de İstanbul’da kitap olarak yayınlanmıştır.

• The Straight Path of İslâm adlı kitabın İslamiyet Bölümü: Amerikalı İlahiyatçı Kenneth Morgan, bu kitapta; yeryüzünde taraftarı bulunan dinlerin her birini o dine inanan bir âlimin yazdığı yazıyla anlatmıştır. Hasan Basri Çanta, İslâmiyet’e ayrılan kısım kaleme adlmıştır. İngilizceye çevrilerek Amerika’da yayınlanmıştır.

• Hadisler (On Kere Kırk Hadis): 400 hadisin yer aldığı 10 kitapçığın bir araya gelmesiyle oluşur; tamamı 1200 hadislik bir derlemedir. 3 cilt olarak 1958’de basıldı.

• Babamın Şiirleri: Hasan Basri Çantay’ın oğlu tarafından derlenmiş şiirleridir.

• Âkifnâme: Mehmet Âkif’in kısa hayat hikayesi, sanatı, fikirleri, onunla ilgili hâtıralar ve ölümünü izleyen günlerde onun hakkında çıkan yazılardan bir kısmına dâir hatıra türünde bir eserdir (1966).

Mehmet Âkif 'in Hasan Basri Bey'e ithaf ettiği şiir

Mehmet Akif Ersoy, 1922’de Bursa’nın Yunanlılar tarafından işgal edildiği duyumu üzerine isyanını dile getirdiği “Bülbül” şiirini, “Basri oğlumuza…” notuyla Hasan Basri Çantay’a ithaf etmiştir.

BÜLBÜL (Basri Bey oğlumuza)
Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
Nihâyet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.

Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdîyi sarmıştı.

Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.

Muhîtin hâli "insâniyet"in timsâlidir sandım;
Dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sînesinden fışkıran memdûd bir feryâd.

O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.

Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûyâ sûr-ı Mahşer'di!

Eşin var âşiyanın var, bahârın var ki beklerdin.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?

O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!

Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!

Hazansız bir zemîn isterse, şâyet rûh-ı serbâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.

Değil bir kayda, sığmazsın - kanatlandın mı - eb'âda
Hayâtın en muhayyel gâyedir âhrara dünyâda.

Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır,
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?

Hayır mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım;
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.

Tesellîden nasîbim yok, hazan ağlar bahârımda;
Bugün bir hânumansız serserîyim öz diyârımda.

Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serapa Garb'a çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!

Hayalimden geçerken şimdi, fikrim hercümerc oldu,
Salâhaddîn-i Eyyûbî'lerin, Fâtih'lerin yurdu.

Ne zillettir ki: Nâkûs inlesin beyninde Osman'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!

Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!

Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
Şenâatleri çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın!

Ne heybettir ki: Vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!

Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!

Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

Mehmet Âkif Ersoy, Ankara, Tâceddin Dergâhı, 9 Mayıs 1337 (1921)

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
ABDÜLBAKİ GÖLPINARLI

Abdülbaki Gölpınarlı, (d. 12 Ocak 1900, İstanbul - ö. 25 Ağustos 1982 İstanbul), Asıl adı Mustafa İzzet Bâkî olan edebiyat tarihçisi ve çevirmendir.

Hayatı
Abdulbaki Gölpınarlı'nın cedleri Kafkas kökenli Vubh veya Ubıhlardır. Gazeteci olan babası Ahmed Agâh Efendi, Mevlevî idi. Gelenbevî İdâdîsinin son sınıfındayken babasını kaybetti. Tahsiline ara vererek çalışmaya başladı. İstanbul Vezneciler'de kitapçılıkla uğraştı. Çorum'un Alaca ilçesindeki Menbâ-i İrfân İptidâî Mektebinde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. 1922’de İstanbul’a döndü, sınavla son sınıfına girdiği İstanbul Erkek Muallim Mektebi’ni, ardından da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü, Profesör Köprülüzâde Mehmet Fuat Bey'in nezaretinde hazırladığı Melâmilik ve Melâmiler adlı mezuniyet tezi ile bitirdi (1930). Edebiyat öğretmeni olarak Konya, Kayseri, Balıkesir, Kastamonu liseleriyle İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde çalıştı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Farsça okutmanlığı yaptı. Doktorasını verdikten sonra aynı fakültede Metinler Şerhi okuttu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde İslam-Türk Tasavvuf Tarihi ve Edebiyatı dersleri verdi. 1945’te Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine aykırı davrandığı savıyla Tek Parti İdaresi tarafından tutuklandı; 10 ay hapis yattıktan sonra beraat etti ve yeniden görevine döndü. 1949’da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

Adını 1931’de yayımladığı Melâmilik ve Melâmiler adlı yapıtıyla duyuran Gölpınarlı, Türkiyat Mecmuası, Şarkiyat Mecmuası, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası’nın yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde çok sayıda bilimsel makale yayımladı. İslam Ansiklopedisi ile Türk Ansiklopedisi’nin çeşitli maddelerini yazdı. Divan edebiyatını eleştirel olmaktan ziyade ideolojik bir yaklaşımla değerlendirdiği Divan Edebiyatı Beyanındadır (1945) adlı kitabıyla büyük tartışmalara yol açtı.

Araştırmaları

• Yunus Emre Divanı (1943-1948)
• Fuzuli Divanı (1950)
• Nedim Divanı (1951)
• Mevlâna Celaleddin (1951)
• Mevlânadan Sonra Mevlevilik (1953)
• Rumeli'de Yürükler, Tatarlar ve Evlad-ı Fatihan (1957)
• Menâkıb-ı Hacı Bektaş-ı Veli (1963)
• Alevi Bektaşi Nefesleri (1963)
• 100 Soruda Türkiye’de Mezhepler ve Tarikatlar (1969)
• 100 Soruda Tasavvuf (1969)
• Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin (1966)
• Hurufilik Metinleri Kataloğu (1973)
• Hayyam ve Rubaileri (1973)
• Tarih Boyunca İslam Mezhepleri ve Şiilik (1979)
• Tasavvuftan Dilimize Geçen Deyimler ve Atasözleri (1978)
• Kur'an-ı Kerîm ve Meali (1955)

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
MUHAMMED ESED

Muhammed Esed (ilk ismi Leopold Weiss) (d. 2 Temmuz 1900 Lemberg - ö. 23 Şubat 1992 Grenada), Avusturya asıllı (bazı kaynaklara göre Polonya asıllı) yahudi bir ailede dünyaya gelmiş , sonrasında İslam'ı seçmiş olan düşünür, reformist, gezgin, gazeteci, din bilimci, yazar, politikacı. İslam Dümyası'nda 1980 yılında yayınladığı Kuran'ın Mesajı The Message of the Qur’an isimli Kur'an tefsiri ile tanınmış ve etki bırakmıştır.

1947 yılında kurulmuş olan Pakistan, kendisine vatandaşlık vermiştir. Ayrıca Pakistan'da, İslami Yapılanma Kurumu Başkanı olmuş, 1949'da Pakistan Orta Doğu İlişkileri Şefliğine getirilmiş ve Birleşmiş Milletlerde Pakistan adına temsilcilik yapmıştır.

Yaşamının İlk Zamanları
Şu anda Ukrayna topraklarında bulunan Lyiv şehrinde, zamanın ismi ile Lemberg'de bir yahudi ailesinde dünyaya gelmiştir.Avukat olan babası, I.Dünya Savaşı öncesi Viyena'ya ailesini taşıyınca, 14 yaşındaki Esed(Weiss) okulu bırakarak Avusturya Ordusu'na katılır. Savaş sonrası hem Avusturya İmparatorluğu hem de Weiss'ın askerlik hayyalleri yıkılır. Sonra felsefe ve tarih okumak için Viyena Üniversitesi'ne girmiş ise de, eğitim hayatından umduğu tatmini alamamıştır. Fakat bu dönem Viyena'nın tarihindeki en etkin ve üretken dönemlerden birisidir ki bu yıllarda Sigmund Freud, Alfred Adler ve Ludwig Wittgenstein gibi zamanının önde gelen düşünürleri konferanslar vermektedir. Weiss da bu toplantılara katılmış ve bu öncül düşünürlerden etkilenmiştir.

Hayatının kalanı için Orta Avrupa'ya göçen Weiss, Frankfurter Zeitung gazetesinde 22 yaşında bir muhabir olmuştur. Bu süreçte çok yoğun gezilerde bulunan Weiss, zamanının en itibarlı gazetelerinden olan Frankfurter Zeitung için orta doğu muhabirliği yapmışıtır.Bu geizlerinde Filistin, Mısır, Irak, Suriye gibi ülkelerde bulunmuş ve İslam ile tanışmıştır. Ayrıca 20. yüzyılın en fazla etki yaratan İslam düşünürü olarak kabul edilmektedir.

Doğum.....: Leopold Weiss , 02 Temmuz 1900 Lemberg, Avusturya Macaristan

Ölüm........: 23 Şubat 1992 (91 yaşında) Grenada, İspanya

Meslek......: Müfessir, Düşünür, Reformist, Gazeteci, din bilimci, Yazar, Politikacı

Dini...........: İslam 1926 , öncesi Yahudi, Agnostik

Eşi............: Elsa Schiemann , Munira Asad, Pola Hamida Asad

Çocukları...: Heinrich (Elsa'dan) , Talal (Münire'den)

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
SÜLEYMAN ATEŞ

Süleyman Ateş (d. 31 Ocak 1933, Elazığ, Türkiye), Türk din adamı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Diyanet İşleri Başkanıdır. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni birincilikle bitirdi. Aynı üniversiteden Doktor'a derecesi aldı. Almanya Bochum Ruhr Üniversitesi'nde sahasında araştırmalar yaptı. Suudi Arabistan Riyad İmam Muhammed Üniversitesi ve Cezayir Emir Abdulkadir Üniversitesi'nde Tefsir ve Tasavvuf derslerini okuttu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslami İlimler Bölüm Başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Temel İslami İlimler Bölüm Başkanlığı yaptı. 16 Nisan 1976 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığına atandı. Bu görevi 1978 yılına kadar sürdürdü.

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
SUAT YILDIRIM

Suat Yıldırım (d. 1941, Ergani, Diyarbakır), ilahiyat profesörüdür.

Özgeçmişi
Babası Mehmet Zeki Yıldırım dedesi Hacı Hüsnü Yıldırım, Ergani müftülüğü yapmış zevat arasındadır. Anne tarafından dedesi Mustafa İnal Osmanlı dönemi mutasarrıflarından, onun babası Kavasbaşılardan Hacı İbrahim, Osmanlı dönemi A'yan (Senato) âzalarındandır. 1964'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. 1964-1965'de kısa süre Edirne müftülüğünde bulunup iki yıl yedek subay olarak askerlik görevini müteakip Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişliği yaptı (1967-1968). 1968'de Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde Arap Dili ve Edebiyatı asistanlığına başladı. 1970-1971 yıllarında bir müddet Bağdat'da incelemede bulundu.

1973'de "Peygamberimizin Kur'an’ı Tefsiri" konulu doktora tezini tamamladı. 1977'de Tefsir doçenti unvanını alarak 1977-1987 döneminde Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. 1974-1975 döneminde Paris Sorbonne Üniversitesi'nde incelemeler yaptı. 1987-1988 yıllarında Suudi Arabistan’da Medine İslam Tebliği Fakültesinde sözleşmeli profesör olarak lisans ve lisansüstü dersleri okuttu. Daha sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir profesörlüğüne tayin edilip 1989-1993 döneminde burada Tefsir Anabilim Dalı Başkanlığı görevini ifa etti. 1993-1995 döneminde üç yıl Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı yaptı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretime devam ederken oradan izinli olarak 1998-2000 döneminde Malezya Uluslararası İslam

Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. Şu an Marmara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Evli olup üç kız babasıdır.

Suat Yıldırım'ın te'lif ve tercüme olarak 13 kitabı, yetmişten fazla ilmî inceleme ve makalesi bulunmaktadır.

Kitapları

• Peygamberimizin Kur'anı Tefsiri (1983)
• Kur'an’da Ulûhiyyet (1987)
• Kur'an İlimlerine Giriş (1983-1987)
• Kur'an-ı Kerim ve Fennî Keşifler (1990)
• Fatiha ve En'am Sûrelerinin Tefsiri (1989 ve 1993)
• Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık (1988 ve 1997)
• Kur'an-ı Hâkim ve Açıklamalı Meali. Tefsire Giriş (2001).
• Tevrat, İncil, Kur'an-ı Kerim ve Bilim (1981).
• En Mühim Mesaj: Kur'an (1985 ve 1995)
• Tefsir-i Kebir Tercümesi (1987-1995)
• Le Coran avec la Traduction Française (1997).

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
ALİ BULAÇ

Ali Bulaç, sosyolog, ilahiyatçı, gazeteci, yazar.

1951 yılında Mardin’de doğan Ali Bulaç, ilk ve orta öğrenimini Mardin’de, yüksek öğrenimini İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü (1975) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde (1980) tamamladı. Hareket dergisinde bir süre çalışmasının ardından 1976’da Düşünce dergisi ve Düşünce Yayınları’nı, 1984’te de İnsan Yayınları’nı kurdu. Kitap Dergisi’ni çıkardığı 1985-1992 yılları süresince üç aylık Bilgi ve Hikmet dergisini de çıkardı ve yönetti.Zaman Gazetesi’nin kurulma aşamasında İstanbul bürosunu teşkilatlandıran isim olup gazetenin İstanbul Büro şefliğini bir yıl kadar yürütmüştür. 1987’nin sonlarına doğru gazete el değiştirince bu gazeteden ayrılmış, 1993-94 döneminde tekrar Zaman'a dönmesine karşın kısa bir süre sonra yeniden ayrılmıştır. 1998 yılında ise bir kez daha Zaman Gazetesi'da yazmaya başlamıştır.Zaman Gazetesi dışında çeşitli dergilerde, Milli Gazete, Yeni Şafak dahil birçok gazetede çok sayıda yazı ve araştırmaları yayımlanmıştır. 1988 yılında İnsanın Özgürlük Arayışı adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği’nin “Fikir Ödülü”ne layık görülmüştür.

Evli ve beş çocuk babası olan yazar, halen Zaman Gazetesi, Today's Zaman ve Özgün Duruş'ta köşe yazıları yazmakta ve Mehtap TV ve Hilal TV kanalında haftalık tartışma programları yapmaktadır.

Düşünce Dünyası
Çağdaş İslâm dünyası, düşünce sorunları, toplumsal değişme ve yenileşme gibi konulardaki araştırma ve incelemeleriyle tanınmıştır.

Yazdığı kitaplarda özellikle modern dünyada müslüman olmanın getirdiği ve gerektirdiği tavırlar üzerinde durmaktadır. Müslümanların müslüman olmayanlarla birlikte aynı toplumda dışlamadan ve dışlanmadan, çatışmasız bir şekilde yaşayabilmeleri açısından "Medine vesikası" örneğine vurgu yapmakta ve bu konuda ki fikirlerine temel referans noktası olarak almaktadır. Müslümanları sağ-sol gibi kavramlarla açıklamaya karşı durmakta ve İslam'ın mukaddesliğini vurgulamaktadır. Hazırladığı Ku'ran meali, bir çok Ku'ran çevirisine göre daha sade dil kullanımı ve çevirisi nedeniyle ön plana çıkmıştır.

Eserleri

• İslam Dünyasında Toplumsal Değişme
• Bir Aydın Sapması
• İnsanın Özgürlük Arayışı
• Din ve Modernizm
• İslam ve Fanatizm
• Modern Ulus Devlet
• İrtica ve Sivilleşme
• Kutsala, Tarihe ve Hayata Dönüş
• Avrupa Birliği ve Türkiye
• Tarih, Toplum ve Gelenek
• Din-Felsefe Vahiy-Akıl İlişkisi (2006)
• Kur'an Meali
• Çağdaş Kavramlar ve Düzenler
• İslamcılık
• Kutlu Ağaç
• Bilgi Neyi Bilmektir?
• İslam ve Fundamentalizm
• Ortadoğu'dan İslâm Dünyasına
• Nuh'un Gemisine Binmek
• İslâm Dünyasında Düşünce Sorunları
• İslâm ve Demokrasi
• İslâm Düşüncesinde Din-Felsefe
• Din, Devlet ve Demokrasi
• Din, Kent ve Cemaat
• Modernizm, İrtica ve Sivilleşme
• Göçün ve Kentin Siyaseti MNP'den SP'ye Milli Görüş Partileri
• Orta Doğu Gerçeği

Kaynak : wikipedia.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk (d. 22 Haziran 1951,Sürmene, Trabzon), Türk ilahiyat profesörü, hukukçu, yazar, eski milletvekili,felsefeci, Halkın Yükselişi Partisi (HYP) eski genel başkanı.

Yaşamı
Yaşar Nuri Öztürk, Bayburtlu bir anne ile Trabzonlu bir babanın çocuğu olarak Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğup büyüdü.çoğu çaykarada bulunan niyazoğlu sülalesindendir İlk eğitimini babasından Kur'an okuyarak aldı ve 9 yaşında hafız oldu. On yıllık klasik medrese eğitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamladı. 12 yıl imamlık ve vaizlik yaptıktan sonra, üniversiteye tekrar dönerek 1980 yılında "İslam Felsefesi" konulu doktorasını tamamladı ve 1986 yılında aynı dalda doçent oldu. Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa ve Afrika ülkeleri, ABD, Güney Kore ve Japonya'da kendi alanı ile ilgili akademik araştırmalar yapan Öztürk, ayrıca Fransa'da Grenoble Üniversitesi'nde çalıştı. New York'ta "İslam Düşüncesi ve Çağdaş Sufi Düşünce" dersleri okuttu.

Türkçe, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca dillerinde çeşitli çalışmaları bulunan Yaşar Nuri Öztürk, 1978 ve 1982'de "Türkiye Milli Kültür Vakfı" ödülünü kazandı.

Yurtdışında ve yurtiçinde pek çok yerde İslam zihniyeti, insan ve insan hakları konularında konferanslar verdi. Türkiye'de Kur'an'a dönüş hareketinin öncüsü olan ve Time Dergisinin gerçekleştirdiği "20. Yüzyılın En Önemli Kişileri" listesinde kamuoyunca belirlenen yüz isim arasında ilk 10 arasına giren Yaşar Nuri Öztürk aynı zamanda da, Türk üniversitelerinde öğretim üyesi ve dekan olarak 26 yıl görevde bulundu. ABD- New York’ta (The Theological Seminary of Barrytown) bir yıl misafir profesör olarak “İslam Düşüncesi” dersleri okuttu. Aynı süre içinde, The World Scripture’ın İslam bölümünün hazırlanışında görev aldı. Büyük çoğunluğu İslâmiyet hakkında elliye yakın kitabı vardır. Özellikle onun "Kur'an'daki İslâm" adlı ansiklopedi vasfındaki kitabı, Yaşar Nuri Öztürk tarafından çoğu konferansında telkin edilmektedir.

“Kur’an’ın Yorum Katılmamış İlk Türkçe Çevirisi”ni yapan ilahiyatçı olduğu iddia edilir. 1993-2003 yılları arasında 126 baskı yapan bu çeviri, “Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin En Çok Baskı Yapan Kitabı” sayılmaktadır.Ancak bu konu hâlâ tartışmalıdır.

Yaşar Nuri Öztürk, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. CHP'den istifasının ardından 16 Şubat 2005 tarihinde Halkın Yükselişi Partisi'ni kurdu. 19 Ekim 2009 tarihinde bu partinin genel başkanlığından istifa etti.Öztürk, İstanbul ilinin Beykoz ilçesine bağlı Paşabahçe semtinde ikamet etmektedir.

Kitapları

• Allah ile Aldatmak
• Türkiye'ye Mektuplar
• Asr-ı Saadet Şehitleri
• Kur'an'ı Anlamaya Doğru
• 400 Soruda İslam
• Ehlibeyt'in Annesi Hazreti Fatıma
• Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali
• Kur'an Açısından Küresel Afetler
• Kur'an'ın Öğrettiği Dualar
• Atatürk'ten Sonraki CHP (Çağı Yanlış Okumanın Serüveni)
• Batı Sömürgeciliği ve İslam Dünyası
• Anadilde İbadet Meselesi Çiğnenen Bir Kitlesel Hakkın Savunulması
• Kur'an Açısından Şeytancılık (Satanizm ve Ötekiler)
• Cevap Veriyorum (Gerçek Dini Arayanlarla Baş Başa)
• İslam Nasıl Yozlaştırıldı Vahyin Dininden Sapmalar, Hurafeler, Bid'atlar
• Depremin Gösterdikleri (Yeni Yüzyıl İçin Uyarılar)
• Kur'an'ın Temel Kavramları
• Kur'an'daki İslam
• Fatiha Suresi Tefsiri
• Tarihi Boyunca Bektaşilik
• Tasavvufun Ruhu ve Tarikatlar
• Mevlana ve İnsan
• Kur'an ve Sünnete Göre Tasavvuf
• Asrısaadetin Büyük Kadınları
• Yeniden Yapılanmak Kur'an'a Dönüş
• Din ve Fıtrat (Yaratılış)
• Çıplak Uyarı
• Kur'an Açısından Küresel Afetler
• Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü: İmamı Azam Ebu Hanife
• İmamı Azam Savunması (Şehit Bir Önder İçin Apolocya)
• Kuran'ın Yarattığı Mucize Devrimler
• İnsanlığı Kemiren İhanet DİNCİLİK (Zulümleriyle Dini Kirletenlerin Tarihi)
• Maun Suresi Böyle Buyurdu (Din Maskeli Zulme Tanrı'nın Vuruşu)
• Enel Hak İsyanı Hallâc-ı Mansur (Darağacında Miraç) - 2 Cilt

Kaynak : wikipedia.org
 
Üst Alt