• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kuran kurslarında yaş sınırı kaldırılsın

  • Konbuyu başlatan simqe
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 13
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Kuran kurslarında yaş sınırı kaldırılsın

tntcool

Kıdemli
Üye
beyin yikamak beyin kirletmekten cok cok iyi olsa gerektir...:Winlk_Tongue:

ha o kuran kursu meselesine isterseniz hic girmiyelim...
o cocuklarin dinlerini ögrenmek pahasina nelere katlanmak durumunda oldugunu devlet yetkilileri görmeli, yasaklamak yereine daha saglikli yerlerin temini icin sart kossalar cok daha faydali olurlar...

o yaşta beyni kirlenmemiştir ki yıkansın....

Anası babası Kuran kursuna atacak çocuğu Devlet takip edecek. Oh ne güzel İstanbul...


Dincilik peşinde koşturacaklarına önce analık babalık görevlerini yapıp çocuklarını nereye gönderdiklerine iyi baksınlar...
 

simqe

Kıdemli
Üye
Kuran kurslarına 4-5 yaşında çocukları gönderiyorlar. Bu çocukların beynini yıkamaya başladıkları yaşlar bunlar. Sonra sürekli bir dini eğitimle 18 yaşında üniversitenin kapısına dayandırıyorlar. Türban tartışması başlıyor. Bir çocuğun o türbanı seçmeye hakkı var mı? yok.Bir çocuğun 4-5 yaşında yeri ana okuludur. 12 yaşındaki çocuğun bile aklından korkar olmuşlar.
Peki, okullaşma oranının utanç verici boyutlarda kaldığı bir dönemde, ‘rekabet içinde uzlaşılan’ bu değişiklik neyi amaçlıyor? Kuran kursları ülkedeki yegane ücretsiz ‘eğitim kurumu’ haline gelirken birçok yoksul ailenin sahip oldukları ‘en az 3 çocuğu’ gündüz bakımevi niyetine bu kurslara gönderdiği biliniyor. Yani ailelerin çoğunun amacı çocuklarına dini eğitim sağlamak değil, onlara gün boyu ücretsiz bakım sağlamak. Sosyalist sistem deneyimlerindeki kreş uygulamalarını “çocukları küçük yaşta aileden kopartarak devletin belirlediği eğitime tabi tutmak” gibi söylemlerle eleştirenlerin yoksul kitlelerin çocuklarına ihtiyaçları olan kreş hizmetini devletin gizli eliyle din eğitimi biçiminde dayatması son derece manidar.
Bu kursları finanse edenlerin amacı ise, sorgulamama ve ezber kültürünü mümkün olan en küçük yaşta çocuklara aşılamak. Son değişiklik ile henüz anadilinde okuma yazma bilmeyen çocukların Arapça metinleri ezberlemesi, din eğitimi olarak dayatılmak isteniyor. Pedagojinin öğrenme yaşının 5’e indiğini söylediği doğru. Ancak burada söz konusu olan, çocuğun dil ve matematik gibi soyutlama mekanizmalarını öğrenmesi. Konu din eğitimi olduğunda, 5 yaşında bir çocuğun “eğitilmesi”, bireyin kendi görüşlerini oluşturabilmesini sağlayacak kavram dünyası henüz oluşmadan belli yargıların ona kendi inancı olarak dayatılmasından başka anlam taşımıyor.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Beyin yıkmakadan bahsedenlere bakın hele...

çocuk 5 yaşında anaokulda başlıyorlar beyin yıkamaya, sonra ERGENEKON patlayınca, 90 yılldır nasıl bir düzen kurup, nasıl saltanat sürdükleri meydana çıkınca foyalarıhiç yüzleri kızarmadan, utanmadan sıkılmadan, vatansever ilan eden zihniyeitn eğitimi mi beyin yıkamak, yoksa oğlum, kızım ALLAH C.C dan kork,

[9] Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. İsra Suresi

Hızsızlık yapma,
O pislikler gibi Zinaya blaşma
Ana babaya saygılı ol
Kul hakkı yeme
Namaz kıl
Zekat ver
İnsanlar arasında ayrım yapma
kibirlenme


[22] Allah ile birlikte bir ilâh daha tanıma! Sonra kınanmış ve kendi başına terkedilmiş olarak kalırsın.

[23] Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

[24] Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.

[31] Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

[32] Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

[33] Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine (hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu velî de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağını almıştır.

[34] Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

[35] Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

[36] Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

[37] Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

[38] Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.

[39] İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.

İSRA SURESİ


Bunlar mı beyin yıkamak....

Yoksa ZİNA ya teşvik eden
Rüşvete teşvik eden
Hırsızlığa teşvik eden
Hayasızlığa utanmazlığa
Yol ortasında insanların gözleri önünde sevişmekmi...? Vs.vs.vs.vs.......
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba.

Konu içerisinde bir iki saptama yapmak gerek diye düşünüyorum.Birincisi Türkiye Cumhuriyeti'nde " eğitim " den sorumlu yapı Milli Eğitim Bakanlığı'dır.Tüm verilen eğitimler bu bakanlığın denetimindedir ve de olmak zorundadır.Eğer bakanlık bünyesinden ayırırsanız eğitim denetimini,farklı kurumlara bırakırsanız,içerikler faklı olduğundan " Milli Eğitim " politikasından artık sözedilemez.Tüm dünyada da bu böyledir.Eğitim bakanlık denetimindedir.

İkinci konu,başlıktaki konu nedir " Kur'an-ı Kerim Okuma " eğitimi mi,yoksa " İslam Dinini Öğretme " eğitimi mi?

Eğer Kur'an-ı Kerim'i okumayı öğreten bir eğitim şekli ise,şeklen sıkıntı olmamakla birlikte yaşı küçük olanlara verilecek bu eğitim ağır gelecektir.Çünkü öğretilen " dil " değildir(kısa süreli eğitim olduğundan kurs niteliğindedir).Arapça ile yazılmış Kur'an'ı doğru okuma eğitimidir ki,eğitim alan çocuğun yaşına göre " yorumlama " kabiliyeti sıfıra inecektir.Sadece ve sadece Kur'an'ı okumayı öğrenip " hatim " edecektir o kadar.Belki de özellikle yaşı küçük ve idrak etmekte zorlanan çocukları yaşlarından büyük davranış göstermeye zorlayacaktır.Oysa Kur'an 40 lı yaşlardan sonra ana-babasının hükmünden çıkana dahi " sabiilikten " çıktı der.

Eğer o eğitim İslam Dinini öğretme amaçlı ise işte orada durum biraz vehamet kazanmaktadır.Çünkü bir çok cami farklı " itikatları " özümsemiş ve savunmakta olup cemaati de o itikatlardaki insanlardan oluşur.Bu da demektir ki eğitim denetimi Diyanet İşleri Başkanlığı'na bırakılırsa aslında eskinin deyimiyle o itikata " militan " yetiştirmek amaçlanabilir.Ve çok yüksek oranda da bu böyle olacaktır.Çünkü doğru hangisi ; Ehl-i Sünnet mi,Mezheplerden hangisi,İtikatlardan hangisi?Demekki iş " başsız ve denetimsiz " bırakılırsa çocuğun hangi yöne gideceği daha baştan bellidir " Yeni Talibanlar " yetişmesi muhtemeldir.

Her iki durumda da vebal ana-babadadır.Çocukların yetişme sorumluluğu ana-babanındır.Yarın öbür gün o çocuklar kötü yola da düşse birinci sorumlu ana-baba,dini konulardan bunalıma girerek " militan " da olsa sorumlusu ana-babadır.

Bu bağlamda eğitim veren kurum veya kuruluşların " Milli Eğitim Bakanlığı " haricinde bir kurum tarafından denetlenmesine karşıyım.Ve verilecek eğitimlerin de yaşın kaldırabileceği özellikte olmasını savunuyorum.

Sağlıcakla kalınız.
 
Üst Alt