• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Korku ve ümit

  • Konbuyu başlatan Ammar
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Korku ve ümit

Ammar

Kıdemli
Üye
Korku ve ümit (Arapçası, havf ve recâ), mü’minlerin Allah karşısındaki ruhî durumunu belirleyen ve davranışlarını etkileyen iki duygudur. Bu duygular Allah’tan korkmayı ve O’ndan ummayı belirtir.

Genel anlamda korku (havf), insanın başına gelmesini istemediği bir şeye karşı duyduğu endişe; umut (recâ) da, elde edilmek istenilen şeye karşı kalbin ilgisidir. Her iki durum da geleceğe yöneliktir ve insanın tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu nedenle mü’minin temel niteliklerinden birisi korku, diğeri de umuttur. Ne var ki korkunun insanı umutsuzluğa (ye’s); umudun da kötülükleri (günahları) önemsiz görmeye götürecek ölçüye ulaşmaması gerekir. Korku kavramı Kur’an’da havf, haşyet, rahabe ve ittika gibi kelimelerle dile getirilir. Kavramı içeren âyetler korkunun nedenini ve amacını da açıklayıcı bir nitelik taşır. Buna göre mü’minler yalnız Allah’tan, kıyâmet gününün dehşetinden, cehennemin azabından korkmalıdır (Bakara, 2/212; Âl-i İmrân, 3/175; Mâide, 5/57).

Buna karşılık, sözgelimi, insanlardan (Ahzâb; 33/37),

düşman eline geçmekten (Tâhâ, 20/77),

kâfirlerin hile ve düzenlerinden (Tâhâ, 20/65-68),

özetle Allah’tan başka hiçbir kimse ve nesneden (Nahl, 16/51-52)

korkulmamalıdır.
Kur’an’ın öngördüğü bu korku, insanı pasifliğe hareketsizliğe itme amacı gütmez. Tam tersine, insanı korkunun nedenlerini ortadan kaldıracak tutum ve davranışlara yöneltmek amacı taşır. Örneğin;

Allah’ın gazabına, Cehennem azabına neden olacak davranış ve eylemlerden sakındırır.

Allah’ın emirlerine uymaya yönlendirir.

Bu yöneliş, kişiyi yalnızca korkuya neden olacak eylemlerden uzaklaştırmakla kalmayacak, ona gerçek anlamda iyi ve olgun bir mü’min olmanın yollarını açacaktır.[1] Rabbimiz Allah şöyle buyuruyor:

“Hidâyet ve rahmet, Rablerinden korkan kimselere mahsustur.” [2] “

Eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan (insanlardan ve hiçbir şeyden) korkmayın. Sadece Benden korkun!”
[3]

“Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyâmet vaktinin depremi müthiş bir şeydir! Onu gördüğünüz gün her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür, insanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah’ın azabı çok dehşetlidir.”[4]

“Onlar, Allah’ın gönderdiği emirleri tebliğ ederler, Allah’tan korkarlar ve O’ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.”[5]

Devam Edecek...
 
Üst Alt