• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

komunistler öcü değilmiş

Okunuyor :
komunistler öcü değilmiş

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
TEKEL işçilerinin verdikleri mücadele Türkiye işçi hareketinde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Çünkü bu mücadele Türkiye gündemine oturmakla kalmıyor, diğer işçilerin de hak arayışlarını etkiliyor. Peki geneli sağ parti seçmeni olan TEKEL işçilerinin eylemleri sırasında dünyaya bakış açılarında nasıl bir değişim meydana geliyor?
Bunu öğrenmek için İstanbul’dan yola çıktık, işçilerin Ankara’da bulunan çadırlarını tek tek dolaştık. İşçilerce dostça karşılandığımız çadırlarda “Asıl açılımı biz burada başardık. Türklerin, Kürtlerin, Arapların birbirinden farkı olmadığını anladık. Bir simidi 15 kişi paylaşıp birbirlerimizin çadırlarında kaldık” sözlerini işittik. Çadırlarda konuştuğumuz değişik illerden gelen ve farklı etnik kökenlerden olan işçilerin hepsinin eyleme başından beri destek veren sosyalistlere sempatiyle yaklaştığına şahit olduk.

Ağızlarından emek mücadelesini düşürmeyen işçilerden “Komünistlerin öcü olmadıklarını anladık”, “Komünistlere kışkırtıcı gözüyle bakıyorduk. Onların Türkiye’nin kötü durumunu bilen bunu değiştirmeye çalışan iyi insanlar olduğunun farkına vardık. Artık yaptıkları bütün eylemlere bizde katılacağız” sözlerini duyduk. Kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan işçilerin bile artık sınıf olduklarının farkına vardıklarını söylemeleri ve önceden oy verdikleri MHP’yi eleştirirken bundan sonra oylarını sol partilere vereceklerini dile getirmeleri dikkatimizi çekti. Ancak işçilerin eylemleri sırasında yanlarında sürekli bulunan sosyalist partilere sevgi duymalarına karşın bu partilerin küçük partiler olduğu düşünmeleri ve oylarını iktidara gelebeliceğine inandıkları CHP, TDHP(Sarıgül’ün partisi) gibi partilere vermeyi düşünmeleri bizi düşündürdü. Ankara’ya kurdukları çadırlarda her an polis müdahalesi tedirginliğiyle yaşayan işçiler bakın dünyayı algılayış tarzlarındaki değişim üzerine BirGün’e neler anlattı:

BİTLİS ÇADIRI: KOMÜNİSTLER DE İNANÇLI
Ecevit Ayaz: Bizim verdiğimiz mücadele anlayana yeterli… Türkiye'de bir şeylerin değiştiğini gördük. Bizi en çok sol partiler düşünüyor. Sağ partiler sermayeyi düşünüyor. Kimse bizi dinle ırkla kandırmasın. İnsanların gerçekten birbirlerine kenetlenerek mücadele edebileceğini gördük. Solcuları dinsizlikle suçluyorlar ama ben Komünistlerin de inançlı insanlar olduğuna inanıyorum. Hem onların bileceği iş ben anlatırım onlara gerisi Allah’la onların arasında…

MALATYA: ÖNYARGILAR SİLİNDİ
Hüseyin Erol: Türkiye'de daha önceden bir ayrışma vardı. Burada bir kaynaşma var. İnsanların kafalarındaki önyargılar silindi. Siyasi fikirlerimizde büyük değişimler oldu. Çadırda 5 vakit namaz kılan AKP'li bir arkadaşımız bile komünist partilere oy vereceğini söylüyor.

MUŞ ÇADIRI: BİR SİMİDİ PAYLAŞIYORUZ
Medeni Gürkan: Kesin kazanacağız. Kürt’ü burada Zaza’sı burada bir tek patronlar burada yok. Bu direniş bize çok şey öğretti. İyi ki başımıza böyle bir şey geldi. Kürt, Arap, Türk bir simidi 15 kişi paylaşıyoruz.
Metin Kaya: Direniş bizden çıktı. Halkın davası oldu. İşimi kaybettim ama ülkem adına sevindim. Sınıf yardımlaşmasını ne olduğunu burada anladım.

BURSA ÇADIRI: İŞÇİ KURTULUŞ SAVAŞI
Hamit Torun: Bu direniş artık ll. Kurtuluş Savaşı, çünkü biz kazanırsak Türkiye’nin üretim yapan bir ülke haline gelmesi yeniden sağlanabilir. Bu direniş insanların ayrı ayrı siyasi fikirleri ve ayrı ırkları da olsa bir çadırda 10 kişinin bir yumurtayı paylaşabilecek kadar birbirinden farkı olmadığını öğretti. Okumak bilgi edinmek sadece okullarda değil hayatın içinde de oluyor. AKP burada bizi bölmeye çalıştıkça amaçlarımızın bir olduğunu öğrendik.

Ali İhsan Eker: Asıl açılımı biz burada başardık. 20 yıllık TEKEL işçisiyim. Bu direniş bize yardımlaşmayı en doğrusu yaşamı öğretti. Öğrenciler sağ olsun Bize gelen desteklerle bu direnişi kazanacağız.

Uğur Aslaner: Bize ne kadar çok destek gelirse o kadar iyi. Bu direniş hükümete karşı ne kadar güçlü olduğumuzu öğretti. Burada hayatın gerçeğinin ekmek siyaseti olduğunu öğrendik.

Ercan Turhan: Direniş başladığından beri burada hayatı paylaşıyoruz. Bir mum yaktık. 1991 Zonguldak yürüyüşünden sonra en büyük eylemdir. Yardımlaşma hepimizin derdinin ekmek olduğunu öğretti.

BATMAN ÇADIRI: BERABERLİĞİ ÖĞRENDİK
Fesih Abant: Komünistler bize burada çok yardımcı oldu. Burada herkes onlara seviyor. Ancak onlar iktidara gelemezler. Onlar her şey devletin olacak diyor. Mesela şu karşımızdaki binayı devletleştirip ihtiyacı olanlara verecekler. Bu yapıla bilir mi ki? ABD ve patronlar çok güçlü, izin vermezler buna. Ayşe Güngördü: Bu direniş yaşamımıza her şeyi kattı. Bize gelen desteklerden çok memnunuz ama daha da çoğalması lazım. İnsanlar artık AKP'nin kurduğu tuzaklara düşmemeli.
Metin Anıl (PALA): Ekmeğimiz için geldik. 43 yaşındayım ilk defa bir eyleme katıldım. Sağı, solu önemli değil önemli olan insan.

AMASYA ÇADIRI: GÖZYAŞIMIZ GERÇEK
Firuze Göbel: Hepimiz bu çadırlarda biriz. Bizim derdimiz ekmek kavgası. Emine Erdoğan hangi işte çalıştı. Onun gözyaşları yalan. Gerçek olan bizim gözyaşlarımız. Biz ondan daha çok ağlıyoruz.
Halis Koyun: 19 yıllık Tekel işçisiyim. Tayyip Erdoğan bize yetimin hakkını yiyorsunuz diyor. Asıl yetim hakkını kendisi yiyor. Bizi sağır sultan bile duydu bir tek Başbakan duymadı.

ADIYAMAN ÇADIRI: BOŞA YAŞIYORMUŞUZ
Mustafa Eroğlu: Daha önce boşa yaşamışız. Bu mücadele yaşamın bize verdiği derstir. Komünistleri öcü olarak görüyorduk. Ama şimdi onların da ülkenin kötü durumda olduğunu gören ve birşeyler yapmaya çalıştığını gördük. BDP'nin de emek siyasetine daha duyarlı olmasını ve Türkiye Partisi olmasını istiyoruz. ÖDP ve TKP’liler burada bize çok yardımcı oluyorlar.

DİYARBAKIR ÇADIRI: BÜTÜN İNSANLAR İÇİN
Samet Özkaya: Destekçilerden memnunuz. Hayatın gerçeklerini paylaştık. Trabzonlu arkadaşlarla aynı çadırlarda kalıyoruz. Biz bütün insanlar için buradayız. Mücadeleyi kazanma inancıyla buradayız.

TRABZON ÇADIRI: GERÇEKLERİ ÖĞRENDİK
Mustafa Türker : Yarınlarımız için çocuklarımız için buradayım. Ben çok şehir gezdim ama artık gerçekleri öğrendim. Bundan sonra kimse beni dinle, hemşericilikle kandıramaz. Akıllandık.

SAMSUN ÇADIRI: ÖNEMLİ OLAN EKMEK
Murat Faruk Dürlü: Asıl açılımı biz yaptık. Önemli olan ekmek… AKP'ye oy vermemeye yemin ettik. Oyumuzu yanımızda olan sol partilere vereceğiz.

TOKAT ÇADIRI: MHP’LİLER SOLCU OLDU
Sinan Sondaş: İnsanlarla bir arada bir amaç doğrultusunda yaşamayı öğrendik. MHP'li arkadaşlarımızın çoğu solcu oldu.
İhsan Cander: Hakkımızı kazanmak birlikte mücadele etmeden kazanamayacağımızı öğrendik. Yatarak hak alınmaz. Bizim derdimiz ekmek.
Hüseyin Sönmez: Bu eylemle Komünist partilere mesafeli bakışımız değişti. Genç çocuklar, sürekli bizimleler, onları seviyoruz. Ama iktidara gelemezler, küçük partiler onlar, iktidara gelme potansiyelleri yok. Sarıgül'e oy verebilirim.
Mustafa Polat: Bizi CHP ve MHP kullanmak istiyor. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Burada bize destek veren komünister ekmek işine tam inanmış insanlar. Amaçları daha değişik…

SİİRT ÇADIRI: FİKİRLERİMİZ DEĞİŞTİ
Sürmeli Bal: Türkiye'de değişim var. Bu direnişin buraya kadar gelmesi solcuların sayesinde oldu. Burada ÖDP’lilerle tanışınca onlar solcular hakkındaki fikrimiz değişti. AKP, MHP, CHP ise hepsi birbirine benziyor.

ADANA ÇADIRI: SINIFI ÖĞRENDİM
Mehmet Çetin: MHP’liydim ama kafam karıştı. Konuşursam hapise atarlar beni. Burada emek mücadelesini, sınıfı öğrendim. Solcular olmasaydı bu direniş bu noktaya gelemezdi.

İZMİR ÇADIRI: EYLEMLERE KATILACAĞIZ
Erdem Al: Önemli olanın insan olduğunu burada anladık. Eylem yapanlara bakış açımız değişti. Onlara ortalığı karıştıran olarak bakıyorduk. Artık solcuların bütün eylemlerine katılacağız. Mesela işsiz öğretmenlerin yaptığı bütün eylemlere katılmayı düşünüyoruz.

Birgün / Burak Öz- Dilem Taştan / 28.02.10
__________________
 

Guney

Kıdemli
Üye
Sokak lambasının altında kendilerini aydınlık sananlara asıl ışığın "emek ve mücadele" olduğunu gösterdiler ve aydınlığa davetin temsilcileri oldu TEKEL İŞÇİLERİ.....
 
Üst Alt