• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kitaplardan beğendiğiniz alıntılar

  • Konbuyu başlatan diojen
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 59
  • Görüntüleme 19K

shgiptare

Kıdemli
Üye
ATSIZ BİR OLAY

Eski Rus bürokrasisi ile Osmanlı bürokrasisi birbirine çok benzer. Zamanın modernleşen devletleri olmaya çabalarının tezahürü olarak ana temel yapılarda modernite çabası fazladır. Bürokrasi bunlardan en başta gelenidir. Bu bakımdan iki devlette de bürokrasinin başında olanların Paşa- General olmaları, kısacası askerlik hüviyetleri de kaçınılmaz. Yalnız şu farkla: Rus tarafı daha aristokratik yapıda.

İşte böyle bir rütbeli üst düzey, orta yaşlardaki memur, aslında aralarında soğukluk olunan diğer büro arkadaşı ile, daha kıdemli olanının evinde buluşmuş, onun ekonomik bir başarısını kutlamışlardır küçük bir partiyle. Romanın bu asil kahramanı, daha sonra oradan ayrılmış, arabacısının gelmemesi yüzünden eve kadar yolu soğukta yürümeyi denemiştir. Derken, şehrin (tabiki Petersburg'un) fakir bir semtinden geçerken, oradaki bir evde düğün olduğunu görmüş; bu evin dairede çalışan küçük ama iyiniyetli bir memura ait olduğunu, karşılaştığı birisinden öğrenmiştir. Sonra bu General, memurunun bu mutlu düğün gününü kutlamak istemiş, üzerinde çokçadır düşündüğü reformist insancıl ilişkililerini yayma teşebbüsünde bulunmak amacıyla düğüne katılmaya karar vermiştir. O'nu, içeride engelleyemediği bir soğukluk karşılayacaktır. Bu durum, onun varlığının konumundan ileri gelmektedir üstelik. (Yakaladım seni Kafka!) Neticede yapılmak istenen bir alçakgönüllüce bir iyilik, tersi sonuçlara yol açacak, herkesi darmadağın edecektir.
Dostoyevski
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Düşünüyorum da aşk sözcüğünü de biraz eksik buluyorum şu senlen ben arasındaki ilişkiye. Daha büyük, daha sağlam bu bizimki. Aşk onun içinde sadece bir kısım galiba.
Ötesinde aşkla birlikte, ama yer yer , zaman zaman onu aşan başka duygular, başka esriklikler, başka başka dönmeleri de var bizde.
Seni seviyorum ve senin için herşeyim.
Beni seviyorsun ve benim için herşeysin.
Bir insan için, şu kısa hayatta, bundan daha büyük ne olabilir ki...




Seviyor musun mektuplarımı? Ben seni çok seviyorum.



Sevmek ne uzun kelime!



Dün görüşemedik. İki yüzyıl görüşmemişiz gibi geldi bana.
Ve üç yüzyıllık görestim seni.



Aşklar da bakım istiyor,
öğrenemedin gitti.



Aşkı anılar besliyor düşler kadar
bu yüzden diyorum ki aşk eskidikce aşktır,
sevgi eskidikçe sevgi.




Bir çeşmeye koşar gibi koşuyorum sana
anlasana!


Onüç Günün Mektupları
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Dışa kapılarımı kapadım.Yazmak gene bir firarperestlikti özünde ama artık dışarıya değil, içeriye kaçıyorum.Kendime...

Ben o ihtimali seviyorum, seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.Durmuşum bir eşikte, ne bir adımgeri, ne bir adım ileri...

Özgürlük çıkış kapılarının gümüşi aralığında...

Yarı yolda bıraktığımız tasarılar, hayal bile etmeye cesaret edemediğimiz özlemler, içimizde ukte kalanlar ve hayaller, hırslar ya da hatıralar... Vazgeç hepsinden.Kapan kendine, kendi içine.Zira bütün kötülüklerle dolu bir kara ormandır.Fitne fücur diz boyu baksana.Hele kadınsan aman dikkat et üstüne başına, adımına ad*****, sen iyisi hiç çıkma, hiç koşturma, otur oturduğun yerde, büzül kal benimle, tortop olalım, ne olur ne olmaz, kabuğumuzdan ayrılmayalım.

Acaba ersem varsam ne olur?Acaba olmasam ermesem varmasam ne olur?

Elif Şafak-Med Cezir
 

tntcool

Kıdemli
Üye
''Kestane ağacının altında, sen beni sattın, ben de seni''

George Orwell 1984
 

Server Bedii

Amatör
Üye
"intihar ediyorum. Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım."
Peyami Safa Yalnızız
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
Mustafa İslamoğlu güzel bir eser. Her çevre tarafından kendi anlyışına göre değerlendirilen Rasulullahın anlatımı.
ÜÇ MUHAMMED okunmasını tavsiye ederim.
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
'ne yapıyorsunuz?'
'odamı topluyorum baksanıza;nasıl da dağınık'

odaya göz gezdirdi herşey yerli yerindeydi;
dağınık olan şeyin aslında hayatı olduğunu anlaması
uzun sürmedi...

halit ziya uşaklıgil-mai ve siyah

romanından
 

SEHERYELİ

Tecrübeli
Üye
bilyelerini rüyalarında unutan sokak çocuklarına
göz yaşlarımı misket yapıp sunabilseydim
gecelere dost yıldızlara arkadaş olan sokak çocuklarına
ah keşke işte budur insanlığım
diye bileceğim birşeyler suna bilseydim

OSMAN ALAGÖZ YÜREĞİ ÜŞÜYEN ÇOCUKLAR
 

kirmizielma05

Tecrübeli
Üye
bilyelerini rüyalarında unutan sokak çocuklarına
göz yaşlarımı misket yapıp sunabilseydim
gecelere dost yıldızlara arkadaş olan sokak çocuklarına
ah keşke işte budur insanlığım
diye bileceğim birşeyler suna bilseydim

OSMAN ALAGÖZ YÜREĞİ ÜŞÜYEN ÇOCUKLAR
güzel paylaşım teşekkür ederim
çok güzel ve çok anlamlı cümleler ve sözler
bu kitabı mutlaka okuyacağım
bununla ilgili pazar günü star televizyonda
saat 22.30
o.....çocukları filmini mutlaka izleyin
keyifli okuylar ve keyifli izlemeler
 

SEHERYELİ

Tecrübeli
Üye
ölüm kaçınılmaz bir şeydir.
bize yetişeceğini bildiğimiz tek şey ölümdür
bunda ne istisna nede şaşırtıcı bir şey olabilir bütün yaptıklarımız
ona hazırlanmış olmak içindir
ölüme daima yaklaşılır uzaklaşmak diye bir şey yoktur
evet ve taşınmaktır ölüm
ona yok olmak değil ikinci doğuşta denebilir
nasılki civ civ tamamen gelişince yumurtanın kabuğu
nasıl çatlıyorsa ruh ve vücüt da vakti gelince
bir birinden aynı şekilde ayrılır
insanın en yüksek seviyeye ulaşması demek olan
öteki dünyaya geçiş kaçınılmazlığında.
ölüm bir ihtiyaçtır

MEHMET SELİMOVİÇ
derviş ve ölüm
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

...Buruş buruş bir trençkotun üzerinde beliren o pembe beyaz çehre, o kalın sarkık alt dudak, su serpintileri arasından ufku taramaya alışmış
denizcilerinki gibi keskin o deniz yeşili gözler, bakalit çerçeveli kocaman gözlüğü siper alıp beni merakla sorgulayan,
bir köpeğinki kadar saf ve dikkatli, sükûnet dolu o dingin bakış hiç aklımdan çıkmayacaktır.
Gri buruşuk fötr şapkasını çıkardığında gümüşi saçlarla çevrili dazlak kafası neon ışıkları altında parlamıştı.
İnce uzun boylu, çıkık eklemli, üzerinde bir dirhem fazla et bulunmayan bu adamda, dünya nimetlerinden el etek çekmiş bir çileciyi,
bir bilgini, bir Tibet rahibini çağrıştıran bir yan vardı.
Bir makyajcı, yüzüne bıyık, uzun gri saçlar ve bir de patrik sakalı ekleyecek olsa, çekik Asyalı gözleri,
iri burnu, aristokratlara özgü büyük burun delikleriyle Miller'ı Yasnaya Polyana'nın bilgesi Lev Tolstoy sanabilirdiniz...

Brassai
 

İnci

Kıdemli
Üye
İnci Aral- Ölür Erkek Kuşlar kitabından bir bölüm

Cengiz Bey;
Gazetenizin Güzide Teyze sütununda çalışan bir arkadaşım dün beni arayarak
mide ameliyatı olacağını ve yeniden sağlığına kavuşuncaya kadar bu işte
geçici olarak çalışmayı düşünüp düşünmediğimi sordu. Bu işi istiyorsam sizi
aramamı salık verdi.
Halkımızın duygusal ve cinsel sorunlarına yardımcı olabilmek gerçekten
kıvanç verici bir görev olurdu benim için. Ancak şu sıralar ergenlik
sivilceleri, kızlık zarları, intihar saplantıları, başka kadınlara giden hain
kocalar, acaba gebe kaldım mılar, gelin kaynana geçimsizlikleri
ve yemek tuzsuz olmuş diye dayak yiyen kadınlarla ilgilenecek, onların
nabızlarına göre şerbet sunacak ruhsal dengede değilim.
Bu durumda bakkalın oğluyla girdiği aşk ilişkisinde kızlık zarını kaybetmiş
`Sarı Papatya' ya, üzülme, git diktiriver; intihar etmeyi düşünen
`Karagümrüklü Kadir'e, -mektubuna iki ay sonra sıra geldiğinde- hala intihar
etmediysen sen salağın tekisin oğlum, yanıtlarını vermekten nasıl kaçınacağım?
Hem sonra gerçek Güzide Teyze'ler aramızda yaşamıyorlar mı? Neden insanlara
otuz yaşındaki arkadaşım Selim'i, sütunun üstüne bastığınız fotoğraftaki
sarışın güzel, olgun kadın olarak tanıtıyorsunuz ve bunca derdi kendi
sorunlarını bile çözemeyen zavallı Selim'e yükleyerek midesinin delinmesine
yol açıyorsunuz? Bu çerçevede Selim'in Güzide Teyze'si niye ben olmak zorunda
kalıyorum? Kız arkadaşı Eda'nın uzlaşmaz çelişkilerini yorumlamak niye bana
düşüyor?
Size alt kat komşum Nuriye Ablayı öneriyorum. Kendisi yaşını başını almış,
olgun, hayatın her türlü sillesini yiyip deneyim kazanmış biridir. Dindar,
sabırlı ve kararlıdır. Halkın bağrından çıkmış olması sıradan insanların
sorunlarını daha iyi anlamasını sağlayacaktır. Ben de kendisinden
yararlanmakta ve şu günlerde boşanmamam konusundaki uyarısını dikkatle
incelemekteyim.

Size onun telefon numarasını veriyorum.
Suna Sönmez
Tel.: Nuriye Abla - 996 92 77
 

İnci

Kıdemli
Üye
Gerçekten Beni Duyuyor Musun? Leyla Navaro

Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır. Çünkü sadece söylenen 'sözcükleri' duymak, sözcüklerin ardındaki duygu dolu mesajları alamamak, yanıtların da yüzeyde kalmasına yol açar; bu durum ise iletişimin engellenmesi anl***** gelir.
Önem verdiğimiz insanlarla ilişkilerimizin onarılmaz yaralar almasını engellemenin tek yolu, doğru iletişim kurmayı bilmektir. Doğru iletişim kurmanın yolları öğrenilebilir.
 

diojen

Tecrübeli
Üye
"ilk kez öldürdüğünde bir değil,sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun.

yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği Öldürmüşsündür.Babasının başını okşadığı o çoçuğuda,bir genç kıza aşkını ilan eden o delikanlıyıda,zavallı bir kadının kocasınıda,savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumuda...bütün bu kişileri öldürmüş olursun.

ikinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür.
Üçüncü kez ise,kimseyi öldürmüş sayılmazsın."

AMAT
 
Z

Ziyaretci

Ziyaretci
Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden

Turgut Uyar
 

SEHERYELİ

Tecrübeli
Üye
kuzuların hakları kurtlarla beraber aranmamamlı.
m.muhammet metin adıgüzel
beden köleliğinden akıl köleliğine insan.
 
Z

Ziyaretci

Ziyaretci
Başını yastığa koyduğunda, “Bugün kimsenin hakkını yemedim” diyebiliyorsan o gün senden daha zengini yoktur.

Hikmet Anıl Öztekin
 
Z

Ziyaretci

Ziyaretci
Bekle dedi ve gitti. Ben bekledim o gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi.

Cemal Süreya
 
E

emekçi

Ziyaretci
“Dünya öküzün boynuzları üstünde dururmuş
Her kıpırdayışında öküz, deprem olurmuş
Oysa dünya, işçilerin omuzları üstünde durur
Kıpırdasın da gör,deprem nasıl olur..!”

CAN YÜCEL
 

kandemir

Acemi
Üye
"Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin."
 
Üst Alt