• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kitaplardan beğendiğiniz alıntılar

diojen

Tecrübeli
Üye
eskiden kitap okurken beğeilen yahut önemli yerleri işaretlemek için balmumu kullanılırmış,

ben kitap okurken şayt kitap benimse beğendiğim yerleri,
kurşun kalemle altını çizer,
sonrada bazılarını defterime geçiririm ,

bu başlık altında kitaplardan beğendiğimiz alıntıları paylaşalım:eek:k:
 

diojen

Tecrübeli
Üye
''Münakaşa eden iki insan,aynı graniti yontan iki heykeltraş,hakikati arayan iki yol arkadaşı,
hedefi,tahrip değil,terkiptir bu kavganın .mağlubun muzaffer olduğu tek yarış,

yanıldığını kabul etmek, yeni bir hakikAtin fethiyle zenginleşmektir;parçadan bütüne,karanlıktan aydınlığa geçiş''

cemil meriç_ bu ülke adlı kitabından alıntıdır
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Tevfik Paşa kabinesinde MİLLİ cilere destek veren nazırlardan biriydi Ahmet Reşat .sadrazam Tevfik PAŞA zamanında Sultan Vahdettin le Ankara Milli Meclisi nin arasını yapabilmek için çok gayret göstermiş fakat o günlerde Sultanın inadını kırmak mümkün olmamıştı.Mustafa Kemal güç birliği yapmaları için son bir ricada bulunmuştu.Sultan ne yazıkki Ankara Milli Meclisinin mutlaka dağılacağı umudunu hiç yitirmemişti.Ne tuhaf...dudaktan dökülecek tek cümle bir sultanın bir saltanatın,bir milletin kaderini değiştirmeye yetebiliyordu..
AYŞE KULİN umut kitabından..
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
İşte bunun için doktor, kolumun başka tarihi var, bacağımın başka. Hangisinin beni nereye götürdüğünü bilemiyorum. Her birinin de başka hastalığı var. Başım çatlayacakmış gibi ağrıyor; kolum bacağım tabiri caizse başını alıp gitmek istiyor. Fakat, alıp gitmek istediği baş onun değil ki. Bütün organlarım böyle hastalıklı bir başın buyruğunu dinlemek istemiyorlar. Hastalıklı beynimin de oyunları var: Büyük hayaller kuruyor ve ne yazık ki beceriksiz organlarıma söz geçiremiyor. Onlar da aklımın yaşantısını rezil ediyorlar." Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar
 

diojen

Tecrübeli
Üye
''bir ülkeyi iyi yönetiyorsa,yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç verici bir şeydir,

bir ülkeyi kötü yönetiyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır''
konfüçyüs_konuşmalar
 

RABİA

Bağımlı
Üye
''Beni bekleyen var mı acaba?
Ben gelmesem bile bana gelecek olan...?

İçimden bir ses:
Seni bekleyen var.
Günde beş defa...''

Murat Başaran-Sevmek ölmekle başlar.
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Seni seviyorum demek, ruhun ve bedenin tüm zerreleri zikre susamışken, söylenmezse ölmek demekti. Söylemem değildi mesele. Söylemezsem ölmemdi."

"... Meğer aşk indiği kalbi ihyâ ediyordu ya, ihyâ edemezse yok ediyordu. Kazasız belasız kurtulmanın imkânı yoktu.
..."
İsimle Ateş Arasında

Nazan Bekiroğlu
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun.


Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.


Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.


Bir "ile" koy aramıza bizi
birbirimize bağlasın.

Nazan Bekiroğlu-La
 

-BaDe-

Kıdemli
Üye
'' O günler en iyisiydi ya da en kötüsüydü, akıl çağıydı ve aptallık çağıydı, inançlar zamanıydı ve inançsızlıklar zamanıydı, ışık mevsimiydi ve karanlık mevsimiydi, umut baharıydı ve umutsuzluk kışıydı yaşayabilmek için her şey vardı önümüzde ve yaşayabilmek için önümüzde hiçbir şey yoktu hepimiz doğrudan cennete gidiyorduk, hepimiz doğrudan cehenneme gidiyorduk...''


Dickens / İki Şehrin Hikayesi
 

Gül@y

Kıdemli
Üye
Sadece ''sevilmek'' harekete geçirir donmakta olan bir kalbi.Ve hızla çarpan bir kalptir her seferinde,dünya üzerindeki onca güzel şeyin sebebi...Yani..Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı.Sevdiği kadar da sevilmektir zaten bir acının yara bandı...

YAZ BİTMESİN - İclal AYDIN
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Bütün bunlar şöyle anlatılabilir: Teknik olarak düzenlenmiş evrende de, daha temel bir konuk evi olarak tasarlanmış bir dünyaya da eşit bir güçle eğilen " Dostun" bulunmadığı bir dünya evinde dolaşıyoruz.

Anılar ve Günlükler
Frederic De Towarnicki
 

diojen

Tecrübeli
Üye
gençlikten yaşlılıktan bahsetmeyelim!hangi fikirler dahah doğru ona bakalım

maksim gorki _ ana
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Yalnızca bir günah vardır ,tek bir günah.O da hırsızlıktır. O nun dışında bütün günahlar hırsızlığın çeşitlemesidir.Bir insanı öldürdüğün zaman ,bir yaşamı çalmış olursun.Karısının elinden bir kocayı, çocuklarının elinden bir babayı almış olursun.Yalan sölediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.Hile yaptığın birini aldatttığın zaman doğruluğu,haklılığı çalmış olursun..
Afganistanda çocuk çok ama çocukluk yok..

Uçurtma Avcısı kitabından.
 

diojen

Tecrübeli
Üye
bana mutluluğu verirlerse geri çevirmem ama kendimde dilenmem mutluluğu

maksim gorki _ana
 

diojen

Tecrübeli
Üye
zeka ancak engeller ızdıraplar karşısında gelişir

cemil meriç
 

İnci

Kıdemli
Üye
Bundan uzun zaman önceydi.Bir roman düştü gönlüme.Yazmaya cesaret edemedim.
Dilim lal oldu,kalemimin ucu kör.Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi.
Dünyayı dolaştım.İnsanlar tanıdım, hikayeler topladım.Üzerinden çok bahar geçti.
Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hala ham,hala aşkta bir çocuk gibi toy...

Elif Şafak-Aşk
 

diojen

Tecrübeli
Üye
'''...azrail cenab_ı hakkın görevini yerine getirmek üzere cennetten yeryüzüne indi ve yeryüzünün çeşitli bölgelerinden topladığı,
kırmızı ,beyaz,siyah, renkteki toprağı alıp birbirine karıştırdı.
işte cenab_ı hak,
hz.Ademi yeryüzünden alınmış bu topraktan yarattığı için kendisine adem denilmiştir,
adem ismi edimden gelmiştir,
edim ise arapça olarak yaratılışta kullanılan,
yeryüzü toprağı demektir....''

ihsan atasoy,peygamberler tarihi
 
G

güney

Ziyaretci
"Tanımadığım ve tanıyamayacağım sizler için sözcükler yazıyorum,benim için her zaman başkası ve yabancı olacak sizler için.Bu sözcükler anlamların kıyılarında asılıdır ve gramer açısından düzgün değildirler.Çünkü ülke olmadığı, toplum olmadığı zaman,konuşmacı hangi dili konuşacağından,nasıl konuşacağından emin değildir,eğer konuşmak olanaklıysa.
Dil toplumdur
.Köpekler,şimdi ben kendim ve sizin için toplum icat ediyorum.
Deliliğin kıyılarında dolaşan ben.Deliyim,bütün sahip olduğum imgelem;Sadece ne görüyorsam o..."

Don QUIXOTE
Kathy Acker "bir düş imiş"
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
Kafka’yı makamında bir Reclam - Bücherei sıralacını incelerken bastırmıştım.

“Kitap başlıklarından kafayı buluyorum” dedi Kafka. “Kitaplar uyuşturucu gibi.”

Çantamı açtım ve içindekileri gösterdim. “Sayın Doktor, ben bir esrarkeşim.”

Şaşırmıştı Kafka.

“Yepyeni kitaplar!”

Çantamı onun yazı masasına boşalttım. Kafka hızla kitapları elinden geçirdi ardı ardına, sayfaları hızla çevirdi, oradan buradan bazı parçalar okudu ve kitapları bana geri verdi.

“Peki sen bunların hepsini okuyacak mısın?”

Başımı salladım.

Dudaklarını büzdü Kafka.

“Çok zaman harcıyorsun ıvır zıvırlara. Günümüz kitaplarının çoğu güncel yaşamımız üzerine gelip geçici eleştiriler. Ortadan çok çabuk kalkıyorlar. Daha çok eski kitaplar okumalısın. Eski eserleri -Goethe. Eskiler yaşamın en derin anlamını ortaya koyuyor -sürekliliği. Yeni olan şeyler, en gelip geçici olan şeylerdir. Bugün güzeldir, yarınsa gelip geçici ve gülünçtür. Yazın böyledir.”

“Peki ya şiir?”

“Şiir yaşamı değiştirir. Bazen daha da beterdir.”

Kapı vuruldu. Babam içeri girdi.

“Oğlum ve mirasçısı, sizler baş belası mısınız?”

Gülümsedi Kafka.

“Yo hayır! Şeytanlardan ve cinlerden söz ediyoruz.”
Gustav Janouch: 'Kafka ile Söyleşiler'den...
 

benzer konular


Üst Alt