• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kısa Kısa...

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Günaydın;
Aşağıdaki yazı bi alıntı.
Yazan Hüsnü Mahalli.
Konusu Suriye.
Ve Suriye'de Türkiye'nin yeri.
....gelelim Seymour Hersh'ün yazısına...

Dünyada herkesin saygı duyup güvendiği Hersh üç gün önceki makalesinde kimyasal saldırının Esad değil, muhalif Nusra militanları tarafından yapıldığını, Türkiye'nin direkt olarak bu işin içinde olduğunu ve Obama yönetiminin her şeyi bildiğini söyledi.

Bütün dünya medyası Hersh'ün açıklamaları ile ilgilendi.

Bizdeki yandaş medya Hersh'ün 'Siyonist bir Yahudi' olduğunu söyleyerek karşı saldırıya geçti.

Oysa aynı Hersh 21 Haziran 2004'te Ankara'ya gelmiş, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile buluşmuş ve o İsrail ve MOSSAD'ın Kuzey Irak'taki tehlikeli rolü ile ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştu.

Aynı Hersh 19 Aralık 2013'te yani yolsuzluk haberinden iki gün sonra Suriye'deki kimyasal silah ile ilgili olarak bir yazı yazmış ve yine Obama'yı yalancılık ve gerçekleri halktan saklamakla suçlamıştı.

Aynı Hersh önceki gün BBC Türkçe Servisi'ne konuştu ve Ankara'yı suçlamaya devam ederek 'Erdoğan kimyasalı bahane ederek Obama'yı Suriye'ye saldırma konusunda ikna etmeye çalışmıştır' dedi ve ekledi ' Bu savaşın sonunda kazanan Esad olacaktır'..

Aynı Hersh, Beyrut'tan yayın yapan saygın Almayadeen televizyonuna konuşarak 'Elimde söylediklerimi kanıtlayacak ciddi belgeler var. Zamanı gelince bunları da açıklayacağım' dedi.

Özetle Hersh'e göre AKP Hükümeti Suriye'de kullanılan kimyasalda direkt suçlu.

Özetle AKP Hükümeti Suriye'de olup biten her şeyden sorumlu.

Çünkü Suriye'de savaşan tüm grupların arkasında AKP Hükümeti var.

Çünkü Suriye'de savaşan tüm yabancı ruh hastaları Türkiye'ye geliyor ve buradan silahlanıp Suriye'ye geçiyor.. Savaşıp yaralandıklarında da Türkiye hastanelerinde tedavi görüyor sonra tekrar Suriye'ye sokuluyorlar. PYD lideri Salih Müslim'in bu konuda onlarca belgeli açıklaması var.(Hüsnü Mahalli)Hüsnü Mahalli: Yeter artık - Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı - ABNA - Şia Haberleri
Yazının devamını da okuyun, derim ben. Ufkunuz açılacaktır. :)
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Suriye konusunda bunca ortaya koyulan gerçeğe karşın iktidar çevreleri sadece bildiğini okuyor.
Sanki bu iddialar yokmuş gibi yapıyor.
Yok sayıyor.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Şu da var yalnız.
CHPliler AKPyi eleştirirken İslamî argumanları kullanmaktan vaz geçmelidirler.
Niçin bizim ülkemizde dürüst siyaset yapılmaz ki acaba?
Niçin gavur gavurluğunu müslüman da müslümanlığını bilmez ki yani?
CHP çıkıyor ve "Egemen Bağış bakara makara dediiiii" diye AKP'yi eleştiriyor.
Duyan da zanneder ki CHPLiLer hayatları boyunca İslam'ı savunan, İslam'a toz kondurmayan bir parti... Sanırsınız ki İslamî bir düzen hedeflemişler de biri çıkıp "Bakara makara" deyince çok kızmışlarmışmış gibi..
Bu ne ikiyüzlülük böyle?
Otursana arkadaşım oturduğun yerde. Sen bu ülkede Kur'an karşıtı düzenin temsilciliğini ve öncülüğünü yapan bir kuruluşsun zaten. Egemen bağış denen kişi de batı taklitçisi-laikus tarzdan birisi zaten. Yani o da sizden. AKP çatısı altına girince ibra mı oluyormuşmuş yani?

O batıcı, taklitçi, laikus sağcı; siz de yine batıcı, yine taklitçi, yine laikus solcusunuz. Birbirinizin ikiz kardeşisiniz. Biriniz soldan, biriniz sağdan memleketi berhava eden yapılarsınız. İkiniz de birbirinizin paralelisiniz yani. İkiniz de paralel yapısınız yani.

Adam olun ve rol çalmaya kalkmayın!!!
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Bayıldığım ve kendime şiar edindiğim bir söz:

"Edeb bir tâc imiş Nur-i Hudâ’dan / Giy ol tâcı emin ol her belâdan"
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Esad dediğiniz Suriye'nin mesru Cumhurbaşkanı'dır. Ülkesine vaki olan tecavüze karşı mücadele etmekte ve vatanını savunmaktadır. Böyle bir tutumu takdir etmek gerekir.

Peki buna karşın bir başka ülkeye tecavüz etmek, ordaki yapıyı berhava etmeye çalışmak, dışarıdan içeriye yetiştirilmiş militan teröristler sokmak, ülkeyi altüst etmek için uğraşanlara ses çıkartmayan hatta bu çeteleri görmezden gelip "Halkı kırıyorlar" yalanını yaymak; bu ******** tecavüzcüleri adeta savunmak ne demek oluyor acaba?

Acaba Türkiye'ye musallat olan/edilen terör şebekesini görmezden gelip "Türkiye halkını kırıyor" yalanına başvuran Danimarka, Fransa vs gibi pkk hamisi ülkelere niçin kızıyoruz o zaman Arkadaş?
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
'Hooooopps!' deyince...
Erdoğan -herhalde- Osmanlıcılık hülyalarıyla bölgesel liderliği ele geçirme telaşına yöneldi.
Ama Türkiye'de olduğu gibi(ki bu tavırda da olmadığını, olamadığını yakında anlayacak) popülist çıkışlarla, yalan tavır ve gösterişlerle, içi boş, temelsiz hamlelerle, dışta başka ama gerçekte daha farklı tutum ve icraatlarla olamayacağını gördü.

Mursi popülasyonuyla iç politikayı yönlendirdi, bi aralar Gazze'yi kullandı ama sadece kendisi rezil oldu. Çünkü dıştan sadece gösteriş ve politika icabıu öyle davranıyordu. Bi taraftan Mursi'ye destekmiş gibi görünüyor ama diğer taraftan Mursi'ye darbe yapan ve darbeyi destekleyenlerle elele duruyor. Ve de bu tutumunu gizlemeyi başaramıyor.

İşte bu sebeple de tepki alıyordu.
Şimdilerde Suriye söylemlerini iyice azalttı. Hatta bıraktı bile diyebiliriz. Resmen çuvalladı yani. Desteklediği guruplar Suriye ordusu karşısında hezimete uğradı.
Bunun NeoOsmanlıcı hayalleri suya düştü. Putin'den bile medet dilendi.
Çin'e bile göz kırptı. Obama Ağbisi "Höööt!" deyince ise geriye çekildi.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Bu Soma Facisı'nın sunumu beni işkillendirmeye başladı dostlarım.
Böylesine abartılı bir sunum doğrusu beni rahatsız etmeye başladı.
Soma Olayı bir facia tabi. Bu kesin.
Ancak bir anda bunu iç popülizmde kullanma unsuru haline getirenler beni rahatysız ediyorlar.
Bunu hem manidar buluyorum hem de "Acaba bunu bu kadar abartarak gündemin Tümünü kapattıracak boyuta getirmekle amaçlanan "gerçek hedef(!)" ne ola ki?
Neyi gizlediler?
Bu arada neler oldu? Bunu iyi bi araştırmak lazım.
Fırsatçı iktidar bunu da bir fırsata çevirmiş gibi.
Ama detayı nasıl oldu, bunu anlayacağız artık ilerki günlerde.

Riyaset hırsı çok kuvvetlidir. Soma'da ölen 301 kişi riyaset hırsına hizmet etmesi açısından bir hiçtir hiç.
Bu nedenle kimse bana kalkıp da "Yok artık" demesin. Bu siyonistler öyle ********dir ki Soma Olayı nedir ki onlar için.
Bakın Soma Olayı'nı yapar kendisi; ama kime yarayacağına da kimsenin haberi olmadan kendisi karar verir.
İnsanlar da zanneder ki bi olay olmuş, Allah'tan.
İşte işkillenme sebebim bu.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Soma faciasının üstünün kapatılması ölenlerin ve kayıpların sayısal gerçek değerlerinin verilmemesi , Suriye'li işçiler konusu, bölgede şu an uygulanan ve adeta sıkıyönetim kanunlarını hatırlatan uygulamalar bana Reza Zerrap vakasını hatırlatıyor.

Ne alaka ! diyeceksiniz ..
Şöyle ;
Malum Reza Zerrab'ın ''beni çıkarmazsanız çok şeyi açıklarım'' minvalli beyanından sonra üstelik kaçakçılığı tescil edildiği halde bırakılması , yönetimle arasındaki ''yasal olmayan'' bağlantının ve akla zarar ilişkilerin deşifre edilmesi korkusuna dayanıyordu.

Soma olayında yine benzeri yasal olmayan ilişkilerin olduğu izlenimini veren deliller mevcut,

-örneğin seçim öncesi dağıtılan kömürün kaynağı Soma çıktı
-10'dan fazla kere denetlendiği ve kapatılması için 66 adet gecerli kusurun olduğu raporlamasına rağmen ocağın faaliyete devam etmesi
- başta ocak patronunun karısı olmak üzere yetkililerden bazılarının AKP ile olan direk ilşkilerinin tescil edilmesi
-ucuz kaçak işçi çalıştırıldığı iddiası

vs
daha bilmediğimiz bir sürü girift çıkara dayalı ilişki..
İktidar bizim bilmediğimiz daha neleri saklıyor acaba ?..
Mustafa Seyfullah Kılıç'tan alınmıştır.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
BAşbakan Erdoğan Koç'un Yeniköy'deki fabrikasının açılış törenine katılmış.
Bu ne şimdi?
Hani faiz lobisi, Gezi destekçisi bilmem ne sözleri ne oldu?

Bu "tükürdüğünü yalamak" ifadesi ile tanımlanabilir mi acaba?
Ne dersiniz?
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Dikkat ediyor musunuz dostlarım: Erdoğan "Paralel yapı" ifadesini artık pek kullanmamaya başladı. YAni söylemlerinden düşmeye başladı bu ifade.

Ben daha evvelki seçimden önceki yazılarımda bunu belirtmiştim: "Bu yeni sakız. Seçim kazanmaya yönelik yeni taktiksel sakız. Bu sakız belirli bir süre çiğnenecek, sonra yeni yeni sakızlar bulunacaktır."

İşte "Paralel yapı sakızı" da yeteri kadar çiğnenmiş olmalı ki yavaş yavaş düşmeye ve terkedilmeye başlandı. Yakında hepten unutulur ve yeni bir sakız bulunur.

Tayyib Bey'in taktiğini öğrendik artık. Kayıkçı kavgası şeklinde davranmak. Bir düşman icad etmek. Onunla dalaşmak, gerilimle seçim kazanmak.

C.Başkanlığı seçimi yaklaşıyor. Bakalım Tayyib Bey nasıl bir gerilim bulacak ve nasıl bir sakız verecek ağızlara. Fanatik destekçileri ağızlarını açmışlar bekliyorlar. Yeni sakızı.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Uzun süre olmuş Dostlarım. Siyasi hava elektrikleniyor. E biz de canlanalım (mı) yavaş yavaş!!
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Sayın Tayyib Erdoğan gene kazansa bile bu kendisinin doğru ve ülke için yararlı olduğunu göstermez. Düşüştedir ve daha iyi bi noktaya geleceğini düşünmüyorum. Yapacağını vaad ettiği her sözü ile aslında kendisinin ne kadar başarısız olduğunu beyan etmiş olmaktadır. Bu zamana kadar yap-a-mamıştır bundan sonra yapacağını iddia etmektedir. Ki bu mümkün değil bu vakitten sonra.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Diploma tartışması büyüyor. Sayın C.başkanı tayyib Erdoğan bu konuyu mümkün olduğunca geçiştirmekte ve hiç o konuya girmiyor. Bu zımnen durumu kabullenmek değil mi? yani diploma yok.

- - - Güncellendi - - -

Tayyib Bey'in müzmin destekçileri hu durumu "Bu husus pek de önemli değil. Diploma ne ki?" manasında geçiştirmeye çalışıyorlar. Ama aslında kendileri için büyük sıkıntı bu durum. Resmen sahtecilik. devlet de millet de aldatılmış oluyor. Durum keenlemyekün durumu.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
ucuz politika.Popülizm ve düşmanlık üreterek. Ucuzculuk bu. değersizlik.
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Kanuni Sultan Süleyman, Yahya Efendi'ye sorar:
- Bir devlet hangi hallerde çöker?
-Sultanım, Zulüm yayılsa, haksızlık şâyi olsa, işitenler neme lazım deyip uzaklaşsalar, koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu gizleseler, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıksa ve bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Ardından devlet hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlâl de böylece mukadder hale gelir.

- - - Güncellendi - - -

Derler ki dünya dört şeyle ayakta durur:
1- Alimlerin ilmi,
2- Salihlerin ibadeti,
3- Cömertlerin sahaveti (cömertliği),
4- Devlet adamının adaleti.
 

benzer konular


Üst Alt