• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kısa Kısa SOSYALİSTçe

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Bilim insanı bir konu üzerinde onlarca yıl hatta yaşamı boyunca araştırma yapar, gözlem yapar, deney yapar...
Sonuca gelindiğinde ise toparlamaya koyulur.
Daha sonra elde ettiği bulgu ve verileri bir makale hazırlayarak, bilim dünyasının en prestijli dergilerinden birinde veya birkaçında yayınlar.
Bu teori şayet bir ilkse, ses getiren bir buluşsa; heyecanla, öncelikle ve özellikle konunun meraklılarının ve uzmanlarının ilgisini çeker.
Tabi bu arada kimi, gerçekten gerçek mi diye, kimi, imkansız-olamaz diye merakla başlarlar konuyu irdelemeye, iğneden ipliğe incelemeye, araştırmaya...
Hatta bu konu üzerine çeşitli gözlemler, testler, deneyler yaparlar.
Söz konusu teori gerçek olduğu için, bütün araştırmacılar aynı verileri elde eder, aynı sonuca ulaşırlar.
Artık bu teorinin hiç şüphesiz gerçekliği kanıtlanmış, özellikle konunun uzmanları tarafından hiç şüphesiz ve firesiz kabul edilmiş, yüzde yüz benimsenmiştir.
Artık her geçen gün yeni yeni bulgularla teori desteklenerek gelişimini sürdürmeye başlamıştır.
Bu konularda üzücü olan ne biliyor musunuz?
Konu hakkında hiçbir bilgisi olmayanların, oturdukları yerde " hayır yanlıştır, doğru değildir" demeleri.
Felaket bir anlaşılmazlık...

-- Öğrendiğimiz kadarıyla o tufan da Nuh, gemisine her tür hayvandan erkek ve dişi olmak üzere bir çift almıştır.
Oysa günümüzde mesela 17.500 çeşit Kelebek, 3.000 çeşit Kertenkele, 2.600 çeşit Kurbağa türü tespit edilmiştir.
Diğer hayvanlarda da durum aynıdır.
Hatta 4 insan türünün aynı dönemde yaşadığının tespiti yapılmıştır.
Garip bir durum!..

-- Hipotez aşamasında olumlu sonuçlanmayan hiçbir araştırma Teori olmaz.

-- Teori yanlışlanamaz çünkü hipotez aşamasından geçmiştir.

-- Teori; araştırma, gözlem veya deneyler sonucundan elde edilen olumlu verilerin izahatıdır.

-- Teoriler gerçektir fakat aynı zamanda olumlu yönde değişime ve gelişime açıktır.

-- Evren, hareket halindedir. Hareketin olduğu yerde ise değişim kaçınılmazdır. Bunun adı da Evrimdir.

-- Evrim, evren ve evren içindekilerin değişimidir. Bunun izahatı ise Teoridir.

-- Merak ettiniz mi hiç? Dünya'da yaşam (canlılık) nasıl başladı?

-- Biliriz ki Biyogenez,canlının canlı meydana getirmesidir.
Abiyogenez ise, cansızlığın canlıyı oluşturmasıdır.

-- Bilim insanları arasında,
biyologların yaklaşık %99'u,
biyoloji ve ilgi alanlardaki bilim insanlarının yaklaşık %95'i,
tüm bilim insanlarının ise yaklaşık %85-90'ı evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Zararına Tanzim Satış yapıldığını biliyoruz.
Bu da demek oluyor ki;
1) Devlet zarar ediyor.
2) Sebze ve meyve satan manav, bakkal, pazarcı ve marketlerin iflası söz konusu.
3) Binlerce işçinin işsiz kalma durumu var.
4) Binlerce esnaf, bakkal, pazarcının işini kaybetmesi, bu işten ekmek yiyen ailelerin perişan olması söz konusu.
Yani nereden bakarsak bakalım bu anlayış asla çözüm değildir.

-- RT, tanzim kuyrukları için 'varlık kuyruğu' demiş. Demek ki neymiş, kuyruk uzadıkça zenginleşiyormuşuz.

-- AKP o kadar başarılı bir yönetim sergilemişti ki, hepimiz zenginleşip soğan patates için varlık kuyruğuna girmiştik!

-- O kadar çok paramız vardı ki, harcayabilmek için çılgınca varlık kuyruklarına koşuyorduk!..

-- O çağ öyle bir çağdı ki, soğan patates için varlık kuyruklarında sabahlara kadar çılgınlar gibi eğlenirdik!..

-- Binali diyor ki, bu güne kadar yaptıklarımız bişeye benzememiş, beni seçin de iyice benzeteyim bari.

-- Sevgili AKP'li arkadaşlarım, dikkatli olun çünkü sizi bu kez 250 gramlık Çay ile kandırmayı düşünüyorlar.

-- Kadından imam olmaz, sigara haramdır gibi fetvalar veren Diyanet, hak yemek, adam kayırmak, torpil yapmak haramdır diyemiyor.

-- Sanayici, bilim insanı, aydın, sanatçı, gazeteci, öğrenci, imkanı olan kim varsa kaçıyor.
Beyin göçü yaşanıyor memleketimde. Bize kalan ise karanlık bir gelecek.

-- Özelleştirmeci anlayışa sahip olduktan sonra ne olursan ol emir komuta sende değil, burjuvanın iradesinde olacaktır.
Çünkü gücü onların tekeline devretmektesin.
Onlar da evrensel gücün kontrolünde olacaktır ve dolayısıyla dünya burjuvası seni dilediği gibi yönlendirecektir.
Bundan kurtuluş yoktur.
Ve böylece sana çizilen sınırlar içinde özgürce bocalayacaksın ve asla bunun dışına çıkamayacaksın.

-- Kapitalizm, herkes birbirini yesin, altta kalanın canı çıksın modunda bir yaşam düzenidir.
Sosyalizm ise kimsenin birbirini yememesi, kimsenin altta kalıp canının çıkmaması için ortak bir yaşam kurgular.
PEKİ HANGİSİ DAHA İNSANCIL? ÖYLEYSE...

-- Azıcık sosyalist yanınız yoksa kendinizden başkasını düşünmüyorsunuz demektir.

-- "Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana"
Ama parayı veren düdüğü çalar.
İşte kapitalizm böyle bir şey.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Neden bilim? Çünkü hem bireysel hem de toplumsal olarak birilerinin gösterdiği ''rastgele'' yoldan değil, kendi çizdiğimiz ''doğru'' yoldan gidebilmemiz için.

-- Bilimden kopuk akıl, kelepçe vurulmuş mahkum gibidir. GÜDÜLÜR...

-- Örnek, özgür, öncü ve yaratıcı bir toplum yaratmak istiyorsak bilimle iç içe olmalı, hayatın her alanında yol gösterici olarak bilimsel düşünceyi ilke edinmeliyiz.

-- Emperyalizme sitem etmeden önce kapitalist olup olmadığınızı kontrol ediniz.

-- Emperyalizme giden yol, kapitalizmden geçer.

-- İşçinin işçiden başka dostu yoktur. Savrulmayınız...

-- Ülkenin yarısından fazlasını ''zillet, hain, terörist'' diye aşağılayan bir anlayışa bu ülkenin idaresini teslim etmek KÖTÜLÜKTÜR

-- Bilinir ki bütün kötülüklerin kaynağı özel mülkiyettir. Peki bu durumu özümseyen anlayışları nasıl değerlendirmeli?

-- Bilinir ki iktidar vaatte bulunmaz, yapar. Oysa T.C.de bunu da gördük; "vaatte bulunan iktidar"

-- Ülke kriz geçirirken İngiltere'ye emanet edilen 450 ton altınımızı alıp kullanamıyoruz. Neden?

-- Devlet o kadar zenginleşti ki, artık makarna-kömür yerine minicik poşette ÇAY dağıtıyor!

-- BEKA SORUNU, sizin bu ülkeyi yönetiyor olmanızdır. Beka sorunu, sizin varlığınızdır...

-- Doğrudur;
Bir dönem Osmanlı tokadı meşhurdu.
Kodumu oturturdu.
Fakat sonra emperyalist tokat çıktı.
Osmanlıyı öyle bir tokatladı ki, darmadağın etti.
Ve Atatürk girdi devreye.
Atatürk tokadı ise çok fena patladı yüzlerine.
Şamar oğlana çevirdi emperyalistleri.
Peki, ya sonra?
Sonrası ise malum.
Yeniden hortladı emperyalist tokat, her gün patlıyor yüzümüzde...
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Tanıdığım bildiğim kadarıyla bana göre Atatürk ne kapitalist, ne liberalist, ne de sosyalistti. Atatürk, zamanın koşulları gereği yarı kapitalist, yarı sosyalist olarak niteleyebileceğimiz karma ekonomik sistemi özümsemiş, diğer muhteşem özellikleri dışında ilerici, devrimci ve aydın bir karakterdir.

-- Vergiyi tabana değil tepeye yayın ki azıcık adalet olsun. Zaten tabanın ödediği vergi tepenin iki katı. İnsaf yani...

-- Kapitalizm yönündeki vatan sevgimiz, kendimizi kronik bir köle haline getirmekten başka bir şey değildir.

-- Kapitalistler peşpeşe konkordato ilan ediyor, iflasın eşiğinde çırpınıyor. Demek ki neymiş? Kapitalizme dört elle sarılmamak gerekiyormuş.

-- Biliriz ki kapitalizm savaş demektir, öldürmektir. Öyleyse kapitalizm yanlısı olmak nedir? Sorgulayınız...

-- Torpil hak yemekse, hak yemek haramsa, kapitalist sistem bunu gerektiriyorsa, hepimiz suçluyuz ve her gün günah işliyoruz demektir.

-- Kapitalizm, dünya burjuvasının kendi çıkarları doğrultusunda kurguladığı sömürüye dayanan sistematik bir yaşam düzenidir.
Bu düzende biz üretenler ne kadar çok üretirsek üretelim, gelirimizde hiçbir değişiklik olmaz, fakat onların kazançları kat kat artar.
Bunun sürekliliği için ise uydurdukları vatan sevgisi yalanlarıyla kapitalizme sadık kalanları dost, karşı çıkanları ise düşman ilan ettiler.
İşte bizler de bu yöntemle kandırılmakta, burjuvanın çıkarlarını korumayı vatan sevgisi olarak sanmaktayız.
Oysa bu yöndeki vatan sevgimiz, egemenlerin çıkarlarına hizmet etmekten, kendimizi kronik bir köle haline getirmekten başka bir şey değildir.

-- Bu bozuk ve kirli düzenin yanlışları o kadar çok ki, hangisini takip edeceğimizi, hangisine tepki göstereceğimizi bilemiyoruz. Böyle olunca da vuran vurana, götüren götürene... O nedenle DEVRİM gerek; toptan temizlik için...

-- Bana göre insanı iyi veya kötü yapan genetik yapısı değil, kültürel boyutudur.

-- Herkesin kendine göre doğruları vardır fakat gerçek tektir. Her doğru gerçek olmak zorunda değildir fakat bazı doğrular gerçek olmak zorundadır.

-- Sosyalizmde özel mülkiyet yoktur. Bunun amacı ise insanların birbirini sömürme veya köle gibi kullanma imkânının elinden alınmasıdır.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Siyasal anlamda yönetici olarak seçtiklerimiz olabilir.
Önemli olan ise bunların kölesi olmak değil, onları yönlendirmektir.

-- -- Oy kapmak için o kadar çirkinleştiler ki; iftira, yalan, hakaret, bölücülük, kışkırtma... Ne ararsan var.

-- İyi bir insan, iyi bir lider, ülkeyi karıştırmak için neden aramaz.
Hele hele bu uğurda iftira atmaz, yalan hiç söylemez.

-- 17 yılın sonunda geldiğimiz nokta BEKA sorunuysa, buna neden olanları silip atmaktan başka seçeneğimiz olamaz.

-- Gerçekten beka sorunu varsa ülkeyi düşürdüğünüz durumdur.
O nedenle ülkenin selameti için bir an önce terk etmelisiniz.

-- Kendisinden olmayanları terörist, zillet ilan eden faşist bölücüleri dost edinmeyiniz.

-- Üç kuruş için ülkeyi kötülere teslim etmekten vazgeçin. Yazık oluyor memleketime.

-- Cenneti çok mu istiyorsunuz. Öyleyse AKP gömleğini çıkarmalısınız. Aksi halde rüyanızda bile göremezsiniz.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Irkçılık, insanlıktan soyutlanmaktır. Irkçılık, henüz insan olmama durumudur. Irkçılık, öldürür...

-- Dikkat etmişsinizdir; zaman zaman ülkelerde halk protestoları yaşanır. Özellikle sosyalist ülkelerde yaşanınca yöneticiler, kapitalist ülkelerde yaşanınca halk terörist sayılıyor. Sizce de garip değil mi?

-- Kapitalizm yanlılarının gülüşüne, sevgisine, barış ve kardeşlikten söz edişine inanmayacaksın. Olmaz çünkü...

-- Güçlünün yanında olup bağırıp çağırmak kolay. Önemli olan güçsüzün yanında olmak, güçlünün karşısında dik durmaktır. Belki farkında değiliz ama, o anlamda güçlünün bize ihtiyacı yoktur. Çünkü biz onun için bir hiçiz, önemsiziz, sıradanız, gereksiziz...

-- 126 ülkeden 135 çeşit gıda alır duruma düştüysek bu bir beka sorunudur. Sebep olanlar ise derhal intihar etmelidir.

-- Beka sorunu, ölüm kalım meselesi demektir. Böyle bir durum söz konusu olmadığına göre, kandırılıyorsunuz.

-- Varlık nedeniyle hıyar kuyruğuna gireriz, elektriğimiz kesilir, icralık oluruz, iflas ederiz... İşte, zenginlik böyle bir şey.

-- Son iki yılda on dokuz milyon abonenin elektriği kesilmiş! Yanlış anlamayın "varlık" nedeniyle kesilmiş.

-- Binali Yıldırım HDP'li seçmenden oy isterken, Tayyip Erdoğan HDP'lilerle işbirliği yapanları terörist ilan ediyor! Garip bir durum!..

-- Laf yapma, bana, neden her hafta mazot ve benzine zam yapıyorsun onu anlat.

-- Sana bir adet Kek, bana bir adet Gemicik. Sana yüz gram Çay, bana ikinci Gemicik...

-- Memleket işi gönül işi. Ver yetmiş beş bin maaşı.

-- Meydanlarda Kuran sallarlar,
Camilerde siyaset yaparlar,
Cami yıkar,cami satarlar,
Minarelere AKP bayrağı asarlar,
Ezan okununca mitinge devam ederler,
Bakara makara derler,
Her Cuma bir ayet sallarlar,
Birbirini Allah-Peygamber yerine koyarlar,
Cennete giden yolun AKP'den geçtiğini söylerler,
Kuran kurslarında çocuk istismar ederler,
Vakıflarda çocuk taciz ederler,
Kutsal değerler üzerinden her türlü oyunu oynarlar...
Bu gerçeklere kimsenin sesi çıkmaz.
Ve bunlar bir yalan uydurur, herkes hep birlikte saldırıya geçer.
Bu nasıl bir anlayış böyle?

-- Hiç kimse babamızın oğlu değil. Başarısız siyasetçiye veya partiye vurun tekmeyi.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Kölelikte Israr Neden?

Kapitalist toplumlarda iki sınıf vardır.
Birincisi, burjuva sınıfı. Yani sömürenler.
İkincisi, işçi, köylü, emekçi sınıfı. Yani sömürülenler.
Burjuva sınıfı, gücünün etkisiyle devletin imkânlarını kullanarak sermaye oluşturmuş, fabrikalar kurmuş, sömürülenleri köle gibi çalıştırmış, emeği sömürmüş, servetine servet katmış ve ülkede söz sahibi olmuştur.
Bu gücün etkisiyle de kapitalin egemenliğine dayanan sözde demokratik bir sistem kurmuştur.
Kurduğu bu sistem ile de gücünü olsun, servetini olsun, servetine servet katmak olsun; hepsini kontrol ve güvence altına almıştır.
Biz fakirler, biz sömürülenler, biz ezilenler, biz yarı aç yaşayanlar, biz ürettiklerimizin en az yarısına el konulanlar ise ikiye bölünerek; bir kısmımız burjuvanın egemenliğini, köleliğini, sömürüsünü, zulmünü kabul eder; bir kısmımız ise üreten biziz, yöneten de biz olacağız diyerek burjuva düzenini reddederiz.
Bu bölünmüşlük ise bizi sömürenlerin ekmeğine yağ sürmektir ve çok anormal bir durumdur.
Dikkat ederseniz burada bir çelişki, bir yanlışlık söz konusudur.
Bu çelişkinin tespitini yapmak için ise şöyle sormak gerekiyor:
Biz emekçiler olarak neden burjuvanın güdümüne girmek isteriz?
Neden burjuva sınıfının köleliğine boyun eğeriz?
Neden üretenler olarak bir birliktelik oluşturmayız?
Neden kendi sınıfımıza ihanet ederiz?
Neden köle gibi yaşamakta ısrar ederiz?
Neden egemenliğimizi kurmak istemeyiz?
Neden güç birliği yapmayız?
Neden zincirleri koparıp özgürlüğümüzü tesis etmeyiz?
Köle gibi yaşamaya çok mu hevesliyiz?
Neden?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
-- Birileri bu ülkenin bayrağını ve toprağını koruduğunu sanır.
Oysa asıl korudukları yerli ve yabancı burjuvanın sermayesidir.

-- Sermaye tetikçileri kahraman değil, paranın kölesi olurlar ancak.

-- İktidar olmak için,
oy için,
servet için,
egemenlikleri için bütün terör örgütleriyle sarmaş dolaş olanların,
diğerlerini teröristlikle suçlaması ne garip!
Daha garip olan ise diğerlerini teröristlikle suçlayanların yalanlarına kanan saf çocukların kayıtsız şartsız teslimiyetidir.

-- Terörist olsaydık, silah üreten, bomba üreten bir düzen olan kapitalizmi özümserdik.
Oysa insan öldüren bu anlayışa karşı savaşan devrimcileriz.

-- Bölücü olsaydık, kapitalizm yanlısı olur, herkes başının çaresine baksın derdik.
Oysa gelin hep birlikte üretip, kardeşçe paylaşalım diyen sosyalistleriz.

-- Bölücü olsaydık, sınırların kaldırılmasını istemezdik!

-- Bölücü olsaydık, EŞİTLİK istemezdik!

-- Herkes tercihinde haklıdır fakat her tercih doğru değildir.

-- Başarılı bir devlet yönetiminde fiyatlar sabit kalır veya düşer. Oysa her gün bir şeylere zam geliyor.

-- Darbeler çeşit çeşittir. Kimileri iktidarı ele geçirmek için yapar, kimileri iktidarını korumak için.

-- Bilim üreten, sanayi-teknoloji üreten, tarımsal ve hayvansal üretim yapan Diyanete para yetişmiyormuş!

-- Siyasal bilgi ve birikimimiz olmazsa, siyaset ile ilgilenmez, siyaset yapmazsak; ya danalar yönetir bizi, ya diktatörler...
 

benzer konular


Üst Alt