Kimse enver paşalığa soyunmasın!

Mehmet Necati Güngör'den son günlerde gerilen Türkiye Suriye ilişkilerine dair bi makale

Mehmet Necati GÜNGÖR
Komşularla sıfır sorun politikası, komşumuz Suriye bağlamında altı ay gibi kısa bir zaman içerisinde sıfır muhabbete dönüştü. Bakalım, ilerleyen zamanlarda diğer komşularımızla durumumuz ne olacak?!
Beşar Esadla Tayyip Erdoğıanın kardeş kucaklaşması,
İki ülke arasında vizelerin kaldırılması,
Ortak Bakanlar kurulu toplantıları
Evet, hepsi 6 ay içerisinde yerle bir oldu!
Peki, ne oldu da sıfır sorundan sıfır muhabbete ulaştık?
Bu sorunun cevabı fazla karmaşık değil. Çünkü her şey kendini belli ederek gelişiyor bu dünyada.
Libyayı hatırlayalım. NATOnun Libyada ne işi var? diye soran ses bu gün suskunluk içerisinde Libyanın NATO uçaklarıyla bombalanmasını seyrediyorsa, Suriye için taşeronluğa soyunması aynı mantıkla irdelenmeli.
Esadla kardeş kucaklaşması altı ayını bile doldurmadan nasıl oldu da güreşçi peşrevine dönüştü?
Her şey, küresel gücün çıkarları etrafında gelişiyor da ondan! Bakınız; bir yazımızda yine bahsetmiştik: Küresel güç yerin üstüyle değil, altıyla ilgili diye. Evet, Suriyenin altında bir zenginlik yok. Ama ileride İsraile, dolayısıyla ABDye gidecek bir zenginliğin önünü kesiyor.
Denizde, Suriye-İsrail arasındaki bölgede, Hayfaya 35 kilometre mesafede bulunan çok zengin doğal gaz yatakları var. Bu yataklardan her biri 45 milyar dolarlık rezerve sahip. Hayfa limanının ileride dünyanın enerji merkezi haline getirilmesi gibi büyük bir projeden söz ediliyor. Kuzey Irak petrollerini de Hayfa limanına akıtıp, İsraili petrol ve doğal gazda dünyadaki en etkili güç konumuna getirecekler.. İsrailin bu konuda çok ciddi yatırımları var. Projedeki tek engel Esad yönetimi. Suriyenin başına ABD ve İsrail yanlısı bir yönetimi getirmek istiyorlar. İşte bunun için düğmeye bastılar!
Esadın da Kaddifinin de kendi halklarına yaptıklarını onaylamak mümkün değil. Gideceklerse de gitsinler. Kimsenin umurunda olmaz. Ancak, bu işin demokrasi kılıfı altında yapılmasının ikna gücü sıfırdır; bunun bilinmesi gerekir.
Dönelim, bizdeki gelişmelere:
Anamuhalefet lideri ABDye taşeronluk yapıyorsunuz deyince kızılca kıyamet koparanlar, bu böyle değilse altı ayda neyin değiştiği konusunda bizi inandıracak enstrümanları ortaya koymalıdırlar! Oysa, görünen tek enstrüman; ABD Dışişleri Bakanı Clintonun bir süre önce ülkemize yaptığı seyahat sonrasında gelişen tutum değişikliğidir.
Açıkça şu görülüyor ki, ABD, partneri İsrailin yüksek çıkarları nedeniyle artık Esadı Suriyenin başında görmek istemiyor. Bunu da, kendisi Ortadoğu bataklığına bir daha saplanmadan yapmak istiyor.
Eee, eşbaşkan ne güne duruyor?
ABD basınında son günlerde yer alan Erdoğan yağlamaları nı da analiz edecek olursak, Başbakanımıza gaz verip Türkiyeyi Suriyeye saldırtmak istiyorlar.
Bizimki ise çoktan araziye uymuş Suriyeye ültimatom çekiyor. İki hafta içinde reformlarını ilan edersen et, etmezsen gösteririm sana!
Dışişleri Bakanını gönderirken kendi ültimatomunu götürdüğü zannediliyordu. Sonradan ABDli yetkililerin ağzından öğrenildi ki Davutoğlu Esada Clintonun mesajını taşımış! İyi mi?
Peki, Türkiye Suriyeye saldırır mı?
Bunu Enver Paşa sendromuyla açıklamak gerekir diye düşünüyorum.
Enver Paşa adlı eseriyle bu konuda inceleme yapan Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşayı 1908-1914 arası döneme bakarak şöyle tanımlıyor:
1908in Hürriyet Kahramanı Binbaşı Enver Bey, işte bu kısa devrede Enver Paşa, daha doğrusu imparatorluğun tek söz sahibi olan, genç, inançlı, muhteris, daha doğrusu hem kaderci hem de kaderini yaratan adam olarak sahnededir.
Birileri Enver Paşa olmaya niyetlenmişse tarih ona gerekli dersi veriyor.
Aman ha!!! Kimse bu günlerde Enver Paşalığa soyunmasın!
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Anamuhalefet lideri “ABD’ye taşeronluk yapıyorsunuz” deyince kızılca kıyamet koparanlar, bu böyle değilse altı ayda neyin değiştiği konusunda bizi inandıracak enstrümanları ortaya koymalıdırlar!

Evet bekliyoruz geçerli enstrumanlar nelerdir diye...Ayrıca diğer iyi ilişkiler içindeymişiz gibi gözüken ülkelerle aramızdaki ilişkiler acaba ne kadar iyi veya ne kadar iyi gidecek...?

Aaaa bu arada Sn.Yüksell satır aralarında önemli cümleleri sarı değil de başka renk,koyu renk yapar mısınız...Malum, gözlerin biri 3 diğeri 3,5...Okurken zor oluyor...:freakedout: Şimdiden teşekkürler...

Sağlıcakla kalınız...
 
Üst Alt