• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kazım Koyuncu Sade Bir Törenle Anıldı

  • Konbuyu başlatan Y.E.K.
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 13
  • Görüntüleme 4K

Okunuyor :
Kazım Koyuncu Sade Bir Törenle Anıldı

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
Kanserden ölen Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu, ölümünün 3. yılında Artvin'in Hopa ilçesindeki mezarı başında anıldı.

Kazım Koyuncu'nun, Hopa ilçesinin Yeşilköy köyündeki mezarı başında düzenlenen törene babası Cavit, annesi Hüsniye, kardeşleri Hüseyin, Niyazi, Oğuz ve Canan Koyuncu ile arkadaşları ve çeşitli illerden gelen sevenleri katıldı.

Ailesinin isteği üzerine herhangi bir sivil toplum örgütü veya siyasi parti tarafından üstlenilmeyen törende, Koyuncu'nun mezarı karanfillerle süslenerek türküleri söylendi, Koyuncu'yla ilgili anılar anlatıldı.

Ağabey Hüseyin Koyuncu, önceki yıl olduğu gibi bu yıl da Kazım Koyuncu'yu sonsuza uğurlanış yıl dönümünde sade bir törenle anmak istediklerini söyledi.

Hüseyin Koyuncu, “Kazım, bütün Karadenizliliği ile dik ve devrimci bir duruş sergileyen evrensel bir insandı. Gösterişten uzak durdu. Onun anılması da ona yakışır olmalıydı. Anılmasında logo ve etiketlerin, dernek ve kurumların, siyasi kuruluş ve örgütlerin ön plana çıkmasından çok yüreklerin bir araya gelmesi önemliydi” dedi.

Kazım Koyuncu'nun Karadeniz Sahil Yolu'ndaki çevre katliamları başta olmak üzere Çernobil'in etkilerine dikkat çekmek istediğini ifade eden Koyuncu, “Her alanda ve platformda bu toplumsal sorunları dile getirmeye çalıştı. Sonuçta bu mücadeleyle anlatmaya çalıştığı sonuçlardan biri olan kansere yenik düştü. Kazım'ı anmak, onun bu mücadelesini daha ilerilere, sonuç alınacak noktalara taşımakla anlam kazanacaktır” diye konuştu. (İnternethaber)
 
G

güney

Ziyaretci
Kazım Koyuncu, ölümünün 3. yılında Artvin'in Hopa ilçesindeki mezarı başında anıldı.

Kazım Koyuncu anması, Rize’nin Pazar ilçesinden karadeniz kararmasın kanser kaderimiz değildir. Kazım’la birlikte Pazar’dan Hopa’ya yürüyoruz” basın açıklamasıyla başladı. Pazar’da yapılan basın açıklamsı sonrası Pazar, Ardeşen, Fındıklı ve Arhavi ilçelerinde basın açıklamaları ve şehir merkezlerindeki yürüyüşlerle Hopa’ya varıldı. Her geçilen ilçeden yeni katılımların olduğu topluluk Hopa’da bekleyenlerle Hopa parkında buluştu. Hopa’nın caddelerinde yürüyüş boyunca “Kazım’ı unutma unutturma, kanser kaderimiz değildir, katil Çernobil bu kaçıncı ölümdür, gün gelecek devran dönecek sorumlular halka hesap verecek” sloganları atıldı. Kazım Koyuncu’nun en sevilen parçaları hep birlikte söylendi.

500 kişinin katıldığı yürüyüş çay fabrikası önünde sona erdi. Buradan araçlarla Kazım’ın köyünde bulunan mezarına çıkılarak anma yapıldı.

Anmada Halkevleri adına yapılan konuşmada, “Kazım bizim çevreci yüzümüz, barışçı yüzümüzdür. Kazım bu bölgenin demokratik yüzü ve özgürlükçü yüzü ve isyankar yüzüdür. Bugün Kazım’ı anmak, Karardeniz kararmasın demektir, bugün Kazımı anmak kanser kaderimiz değildir demektir, bugün Kazım’ı anmak yaşasın halkların kardeşliği demektir. Kazım’ı anmak devrimci olmaktır. Kazım’ı üreterek yaşatacağız” denildi. Eğitim emekçileri ve Hopalı gençler adına yapılan konuşmalar sonrası gitar eşliğinde Kazım’ın türküleri söylendi.

Sendika.Org


Yüzlerce insan tek ses; Kazım Koyuncu´yu "sokağa şarkılar söyleyerek" andı


Kazım Koyuncu'yu "Üreterek Anıyoruz" etkinlikleri başladı. Yüzlerce insan Kazım Koyuncu Kültür Merkezi'nden tulum eşliğinde başlayan yürüyüşe katılarak Kadıköy çarşısı içine ilerledi. Yürüyüş boyunca alkışlarla şarkılara katılarak, Kadıköylüler de Kazım'ı andılar

Kadıköy çarşısı içine gelindiğinde Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Genel Sekreteri Özge Ozan Kültür Merkezi adına yaptığı konuşmada "Bugün buraya bundan 3 yıl önce kaybettiğimiz Kazım Koyuncu'yu anmak için toplandık. Kazım Koyuncu'yu Karadeniz halkının kaderi haline getirilen kanser ayırdı bizden. Bir insanı yaşatmanın en güzel biçimi onun yaşamında ve sanatında savunduğu değerlerle kaynaşmış bir üretim sürecini sürdürebilmektir. İşte Kazım Koyuncu Kültür Merkezi 8 aydır sürdürdüğü çalışmalarda bunu yapıyor. Tamamen gönüllü katılımcıların emekleriyle sanatı ayrıcalıklara bağımlı kılmaksızın üretiyor ve ürettiklerini paylaşıyor. Kazım Koyuncu konserleri için diyordu ki "Her bölgeden her kültürden ve dilden insanın hep bir ağızdan şarkılar söylemesi, el ele omuz omuza horonlar oynaması ya da dans etmesi hiç sözü edilmese de barışın sevginin ve kardeşlik duygusunun ifadesidir. Şimdi hep birlikte sokağa Kazım Koyuncu şarkıları söyleyeceğiz. Büyük bir koro oluşturarak. Şarkılarımızı Kazım Koyuncu için, eşitlik, özgürlük ve halkların kardeşliği için herkesin sanat yapabileceği, herkesin yeteneklerini özgürce geliştirebileceği, herkesin ürettiklerini hiç çıkarsız paylaşabileceği bir dünya için söyleyelim. Kazım devrimci bir müzisyendi bunun için sokaktayız ve bunun için müzik yapıyoruz. Şimdi söz müziğin" diyerek herkesi şarkı söylemeye davet etti.

Dalepe Nena'nın daha önce söylenecek şarkılarla Kültür Merkezi'nde yürüttüğü toplu şarkı çalışmalarına katılanlarla, Kültür Merkezi'nde dağıtılan şarkı sözlerini tekrarlayanlarla, eşlik edenlerle büyük bir koro oluşturularak Kazım Koyuncu şarkıları söylendi.

Ardından Kültür Merkezi'ne tulum eşliğinde yürüyüşle geri dönülerek KKKM Sinema Atölyesinin hazırladığı "Kazım Koyuncu Kültür Merkezi, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi'ni anlatıyor" belgeseli gösterildi.

Etkinlikler 29 Haziran'a kadar devam edecek.

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi
 
Son düzenleme:

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
25 Haziran 2005 tarihinde kaybettiğimiz Trabzonspor sevdalısı sanatçı Kazım Koyuncu aramızdan ayrılışının 3. yılında Artvin'in Hopa ilçesindeki mezarı başında anıldı.
Kazım Koyuncu'nun, Hopa ilçesinin Yeşilköy köyündeki mezarı başında düzenlenen törene babası Cavit, annesi Hüsniye, kardeşleri Hüseyin, Niyazi, Oğuz ve Canan Koyuncu ile taraftarlarımız, arkadaşları ve çeşitli illerden gelen sevenleri katıldı.

Koyuncu'nun mezarı karanfillerle süslenerek türküleri söylendi, Koyuncu'yla ilgili anılar anlatıldı
 
G

güney

Ziyaretci
İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum


k.koyuncu...
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Anılar düştü peşime uyumaz oldum
Düşlerim vardı yamacına
Varamaz oldum
Rüzgarla yarışırken koşamaz oldum
Düze çıkmaz yollarım inemez oldım

Geçmiş günler düğüm düğüm
Çözemez oldum güzelim
Sevda yüklü bulutlardan geçemez oldum güzelim


Allah rahmetiyle muamele eylesin inşallah.
 

Boyacikoylu

Acemi
Üye
Anılar düştü peşime uyumaz oldum
Düşlerim vardı yamacına
Varamaz oldum
Rüzgarla yarışırken koşamaz oldum
Düze çıkmaz yollarım inemez oldım

Geçmiş günler düğüm düğüm
Çözemez oldum güzelim
Sevda yüklü bulutlardan geçemez oldum güzelim


Allah rahmetiyle muamele eylesin inşallah.
Şeklindeki dizeleri kaleme alan "Rabia" rümuzlu kişinin kullandığı bir de slogan bulunmakta ki bu slogana da "Edep ile gelen lütuf ile gider" biçiminin sahipliği yaptırılmakta.

"Rabia" rümuzlu arkadaşım gel istersen biz bu sloganı "Edep ile gelen lütuf ile gider" şeklinden, "Edep ile gelen güçlü kişi lütuf ile gider"e tebdil eyleyelim yani bahsini geçirdiğim slogana bir "Güçlü olma" faktörü ekleyelim.

Zira edep ile gelen kişi güçlü olmalı yani gittiği yere icabında zarar verebilecekken bir, bu zararı bilerek ve de isteyerek vermemişlik pozisyonunun işgalciliğini yapmalı ki kendisine gösterilen lütuf, "Madem ki sen bize zarar verebilecekken bu zararı vermekten sarf-ı nazar ettin o halde biz de sana bir lütufta bulunma cihetine gidelim" anl***** gelen bir değeri sahiplenebilsin.

Yoksa güçsüz olan zaten, sergileme cihetine gideceği edepsiz bir davranışın karşısında oluşacak tepkiyi göğüslemeye yarayan potansiyel kuvvetten yoksun bulunması nedeniyle "Aman edepli olayım, aksi halde yani edepsizlik yapmam durumunda bu adamlar bana tepki gösterir ve benim de bahsini geçirdiğim nedenden dolayı gösterilecek bir tepkiyi göğüslemeye yarayan gücümün bulunmamasından ötürü söz konusu tepki neticesinde eriyip giderim" şeklindeki bir düşüncenin ürünü olacak bir edeplilik halini dost-düşman herkese gözlemlettirmek zorundadır ki mecburen sergilenecek olan bir davranışın, o davranışı sergileyecek kişinin, bahsini geçirdiğim davranışı, özgür iradesiyle istediğinden değil de zorunluluk karşısında gündeme taşımışlığı konusundaki bir fikrin muhataplar nezdinde meydana gelmesine neden teşkil edeceği keyfiyeti de her türlü izahtan vareste bir hususutur.

Eh, edeplilik davranışını, başka bir alternatifi bulunmadığı yani aksini yaparak o edepliliğin olumsuz versiyonunu gündeme taşıyamadığı için sergileyen bir kişinin, niçin kendisine lütuf gösterilmek suretiyle mükafatlandırılması cihetine gidilsin ki...
 
Son düzenleme:

Boyacikoylu

Acemi
Üye
İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum


k.koyuncu...
Güney Hanım Kızım;

Son derece aristokratça verilmiş fotoğraf pozundan dolayı seni kutluyor, Kazım Koyuncu'ya ait şiiri yazmışlığından ötürü ise "Beni ağlatacak mısın" diyorum.
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Şeklindeki dizeleri kaleme alan "Rabia" rümuzlu kişinin kullandığı bir de slogan bulunmakta ki bu slogana da "Edep ile gelen lütuf ile gider" biçiminin sahipliği yaptırılmakta.

"Rabia" rümuzlu arkadaşım gel istersen biz bu sloganı "Edep ile gelen lütuf ile gider" şeklinden, "Edep ile gelen güçlü kişi lütuf ile gider"e tebdil eyleyelim yani bahsini geçirdiğim slogana bir "Güçlü olma" faktörü ekleyelim.

Zira edep ile gelen kişi güçlü olmalı yani gittiği yere icabında zarar verebilecekken bir, bu zararı bilerek ve de isteyerek vermemişlik pozisyonunun işgalciliğini yapmalı ki kendisine gösterilen lütuf, "Madem ki sen bize zarar verebilecekken bu zararı vermekten sarf-ı nazar ettin o halde biz de sana bir lütufta bulunma cihetine gidelim" anl***** gelen bir değeri sahiplenebilsin.

Yoksa güçsüz olan zaten, sergileme cihetine gideceği edepsiz bir davranışın karşısında oluşacak tepkiyi göğüslemeye yarayan potansiyel kuvvetten yoksun bulunması nedeniyle "Aman edepli olayım, aksi halde yani edepsizlik yapmam durumunda bu adamlar bana tepki gösterir ve benim de bahsini geçirdiğim nedenden dolayı gösterilecek bir tepkiyi göğüslemeye yarayan gücümün bulunmamasından ötürü söz konusu tepki neticesinde eriyip giderim" şeklindeki bir düşüncenin ürünü olacak bir edeplilik halini dost-düşman herkese gözlemlettirmek zorundadır ki mecburen sergilenecek olan bir davranışın, o davranışı sergileyecek kişinin, bahsini geçirdiğim davranışı, özgür iradesiyle istediğinden değil de zorunluluk karşısında gündeme taşımışlığı konusundaki bir fikrin muhataplar nezdinde meydana gelmesine neden teşkil edeceği keyfiyeti de her türlü izahtan vareste bir hususutur.

Eh, edeplilik davranışını, başka bir alternatifi bulunmadığı yani aksini yaparak o edepliliğin olumsuz versiyonunu gündeme taşıyamadığı için sergileyen bir kişinin, niçin kendisine lütuf gösterilmek suretiyle mükafatlandırılması cihetine gidilsin ki...
Edepli olan zaten güçlüdür...Edep zoraki,zorlamayla olacak birşey değildir.

Edep, tek başına iken bile ,''kimse görmüyorsa Allah görüyor ''düsturuyla hareket ederek,her türlü edepsizlikten uzak durmaktır''

Ama madem siz, bir de bu güzel söze ''güçlü'' sözcüğünü de eklemek istediniz, sizi kırmayalım öyleyse...''Edep ile gelen güçlü kişi lütuf ile gider'' diyelim de gönlünüz olsun..:))))

Kazım Koyuncu'ya tekrar Allah'tan Rahmet Diliyorum.
 
Üst Alt