Kalp Kırmayacaksın!

Elif Şafak ne güzel ifade etmiş.Var mı eklemek istedikleriniz?

Halil Cibran'ın Ermiş'inde muhteşem bir bölüm vardır; düşündürücü, derin ve dokunaklı. Der ki: "Çocuklarınız, sizin çocuklarınız değildir. Onlar, Hayat'ın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır."
Öyledir, çünkü hayat, yaşamak ister. Hayat, ayakta durmak ve kendini yenilemek ister. Hayat, her gün yeni sözler söyleyebilmek ister. Hayat, muhabbet ve hakkaniyet ve aşk ister. Bunlarla döner kâinat, bunlarla şekillenir cümle mahlukat. Nice sırları vardır bu dipsiz sırlar âleminin ama en derin muamma ve belki de ulaşılması en zor olan safha, safi muhabbettir. Katıksız sevgidir. Karşılıksız sevmeyi bilmektir.
Şu hayatta hepimizin eksiği, kusuru diz boyu. "Yanılmam" zanneden, en çok yanılır. "Ben bilirim" diyen, aslında en cahilimizdir. Üstünlük taslayan, en geriden gelendir. Beşer dediğin, adı üstünde zaten, şaşar daim. Ayağımız kayar, düşeriz. Vardım zanneder, tökezleriz. Oldum zanneder, bir arpa boyu bile yol katedemeyiz. Piştim dersek hamlık imtihanından geçemeyiz. Çoktur noksanı, eksiği insanın. Hepimizin. İstisnasız herkesin. Ama bir tek kural var ki, unutmayacaksın. Küpe gibi kulağımızda asılı durur daim. En sisli sabahlarda, en puslu yollarda ışık verir, titrek ama sabit bir mum alevi gibi. Öyle bir kural ki, son derece basittir ama bir o kadar temel:
"Kalp kırmayacaksın!"
Kırdığımız her kalp, ettiğimiz her fena laf, incittiğimiz her can, küstüğümüz her hasım, yüreğimizin üzerine bindirilmiş demirden bir ağırlıktır. Eğer dikkat etmezsek birikir ağırlıklar, nefes bile alamaz duruma geliriz o zaman. Halbuki tüy gibi hafif, kuş gibi latif olabilmeli insanın yüreği, ağırlıksız ve pak.
Ermiş şöyle devam eder: "Çocuklarınız sizin aracılığınızla geldiler ve oldular, ama size ait değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil. Zira onların kendilerine ait düşünceleri olacaktır. Onların bedenleri için bir yuva sunabilirsiniz ama ruhları için değil. Zira onların ruhları, geleceğin evini mesken tutmuştur, siz ise orayı rüyalarınızda bile ziyaret etmediniz. Çocuklarınız gibi olmaya çalışabilirsiniz ama onların sizin gibi olmalarını bekleyemezsiniz. Zira hayat ne geri sarar, ne dünde oyalanır."Elif Şafak-haberturk
 
işte en iddialı olduğum konu :) Kİmsenin kalbini kırmama konusunda sarf ettiğim gayreti , okulda iken derslerimde gösterse idim , onaltı yaşında profesör olurdum. :)
İşin şakası bir yana , bunca zaman içinde gördüm ki , herşeyin o ya da bu şekilde telafisi var ama kalp kırmanın telafisi yok. Ne yaparsanız yapın , kırdığınız insan ile iletişiminiz asla eskisi gibi olmuyor çünkü insanın yüreği o kadar hassas ki , kolay toparlanamıyor. İşte o yüzden incitmemek , hırpalamamak gerek .
 
Üst Alt