• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kalorifer açık mı kapalı mı az yakar ?

karafetva

Tecrübeli
Üye
Efendim sorun şu: Uzun sürmeyen ayrılıklarımızda evde doğalgazlı olan kaloriferlerimizi kapatmamız yakıt tasarufu sağlar mı? Olaya tarak kafalılar açıklık getiriyor ve diyorlar ki "tasarruf sağlamaz zarar ettirir." Hatta diyolar ki "devamlı düşük sıcaklıkta yanacak yüksek sıcaklıkta yakarsanız daha çok yakar"

Efendim meseleyi tarak kafalılar işlediğinden pek konuşmalarına girmek istemiyorum ama Hakkı söölemek borcumuz.
Şimdi;
Kısa zaman ya da uzun zaman kaloriferi kapatmak her zaman masrafı durdurmaktır. Evin soğuduğu ve soğuduktan sonra tekrar ısıtılması gerektiği komplimanını kullanan tarak kafalılar sorunsalı tekrar ısıtmanın maaliyetli olduunu iddia ediyor. Neden maliyetli? Bi defa evden ne kadar ayrı kalırsanız hesaplayın o mu maliyetli yoksa evi tekrar ısıtmak mı. Ama sorun o diil. Şimdi bu tarak kafalılar sanıyor ki ev bi defa ısındı ve ısıtma derdi bitti. Ev artık diksen soğumaz. Bir ısıl denge var. Evden dışarı devamlı ısı transferi oluyor. Soğuk olan dışarısına sıcak olan ev tarafından ısı transfer ediliyor. Ev soğukken de sıcakken de aynı ısı transfer ediliyor. Hatta ev soğuyunca daha az ısı kaybı olur. (azalan sıcaklık farkı ve çok çok az da olsa düşen sıcaklık iletim katsayısı ve konvektif ısı transferi katsayısı) Şimdi ev ısıtılınca ısı kaybı duruyor mu? Hayır. Isı kaybı hep var ve aynı. Siz kaloriferi kapatsanız ısınmış olan evin ısısını çöpe atmıyorsunuz. O ısı da yine evi sıcak tutmaya devaam ediyor. Tabi ne kadar dayanırsa. Yani ısı kaybı devamlı ve evde depolanan ısı da bununla mücadele ediliyor yani tüm ısımızı amaca hizmet ettirmiş oluyoruz. Soğuduktan sonra tekrar ısıtılması da anlaşılacağı üzere tekrar ısı depolamaktır. Sorun yok. AMa şunu da ekleyelim konfor kaybolur. Yani ev soğuyunca tekrar ısıtılması için zaman geçecek ve o süreyi soğuk geçireceksiniz. Bu da bi kayıp.

Düşük sıcaklık mı yoksa yüksek sıcaklık mı? Düşük sıcaklıkta yanan kalorifer daha uzun vade çalışarak evi ısıtır. Yüksek sıcaklıkta çalışan ise kısa vadede ve hızlı ısınmalar yapar. Mesela düşük sıcaklıktaki kalorifer suyu (veya oda termostat sıcaklığının düşük tutularak ısıtmanın uzun süreye yayılması) ile ısıtılınca ısıtma süresi uzuyor ve az ısı transferi ama uzun süre. Yüksek sıcaklıkta ise ısıtma süresi kısa ama ısı fazla. Toplamda bunlar aynı ısı sonucunu verir. Yalnız kısa ısıtma süresi (entropinin artması vb ile) hızlı çalışmayı ve hızlı çalışma da çeşitli kayıpları getireceğinden çok ufak kayıplar olabilir. Bu durumda yüksek sıcaklık çalışmadaki iddialar çöp.

Peki ev sıcak mı olsun soğuk mu? Bu evvela konfor işi. Siz nası rahat ediyorsanız. Ama yüksek sıcaklıkta olması demek ev duvar vb yerlerden devamlı daha fazla ısı yani para kaybıdır. Hesaplayın işinize gelirse sıcaklığı arttırın. Yalnız tarak kafa demek istemediğim ama memleketeki eğitimin düştüğü seviyeyi aklıma getiren bi makine mühendisi bu sorunsalı da ucube şeylere bağliip yüksek sıcaklık çalışmasını saçma sebeplerle fazla yalacağınız iddia etti zamanında. Ev iç sıcaklığının arttırılması evvela toplam ısı transferi denklemindeki delta T yi yani sıcaklık farkını arttırdığından kaybı arttırır. Ve de ısı transferi katsayılarını da ufaktan arttırır. Yalnız bu sıcaklık artışı malum 500 derece değil. Ev içinde en fazla kaç dereceye ulaşabiliriz ki? Vücut sıcaklığımız 36.5 derece bi defa... Yani vücuttan ısı üretiliyor ve dışarı atılmalı. Eğer vücut ısısı dışarı ortama atılmada zorlanılırsa terleme başlar. Bunlar ev içi ortalama sıcaklıklar tabi. Hesap edersiniz işinize gelirse. Burada belki en önemli kayıp yüksek sıcaklık ısıtmada açılan cam pencereden sokak kapısından daha fazla miktar ve enerjide hava kaybı olur. Hatta sızdırmaz olmayan pencere tipi yerler de daha fazla kayıp yapar. Bir de ısıtma kısa sürede ise yani her ne kadar ev içi ortalama 25 derecelerde olsa da ısıtan sistemin kısa sürede ısıtma mahallinde belki 40-50-60 derecelerde hava üretmesi (zaten hemen yanında olması gereken) pencere tipi yerde daha da fazla kayba sebep olur. Bi de o pencere açılırsa siz düşünün...

Bi de yalıtım mantığı var. Her zaman sıcak tutulması gereken yerlerde dış yalıtım esastır. Yani iç ortamın duvarlarının da ısıtılmasıyla hem kısa süre soğuma durumlarında duvarlar kütlesel ısısıyla ortamı ısıtır hem de iç duvarlar bi kayıp olarak görülmez. Kısa zamanda ısıtılmak istenen kısa süre sıcak durması gereken yerlerde ise duvarların ısınması bir kayıp görünüt çünkü her halükarda soğuyacak. Bu taktirde duvar yüzeylerinden iç yalıtım yapılır ve zaten yapılacak olan yalıtım iç kısma taşınır. Şimdi şu da önemli duvarlar ısınmadan siz ısınamazsınız. Özellikle soğuk yerlerde bu çok fark ettirir. Duvarların bizi üşütmesi konvektif ısı transferinden değil radyatif ısı transferindendir. Yani ışıma ile bizi soğuturlar. Nası demeyin ööle. Güneşin ibizi sıcaklığıyla ışıtıp ısıtması gibi duvarlar da soğutuyor. Hani duvar yanında yatanların sinüziti nükseder yani alnından aşşağı burun tıkanıklığı felan. İşte bu da soğuk duvarı sırf görmekten olan ısıl kayıp. Yastık ve ya kilim konur. Bu hem hava ile temas eden yastığın duvar soğukluğundan etkilenmemesinden hem de ışıma katsayısının duvarınkinden daha az olmasından ötürü faydalı olur.

İç yalıtım için de aklınıza gelebilir nası duvar soğuğundan koricek diin. Şimdi hem yalıtım olarak ısının oraya kaçmasını önler, hem emissivitesi (ışımada özellik-katsayı) düşük olduğundan bizi fazla üşütmez, hem ortamla temasta olduğundan duvara göre daha sıcak olur.

Yalnız ev işi karışık. Bu yalıtım köpüğünü yahudiler mi icat etmişti neydi sağlıklı olucaanı zannetmem. Eski evlerimiz taş üstü ahşap. Taşşın sağlığı ahşabın yalıtımı felan müthiş...
 
Üst Alt