Kalem...

Selam arkadaşlar...
Kendi yazılarımdan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim:

'Soğuk muydu sana dokunduğumda?! Titredin düşüncelerime banıp...Kurtulmak istercesine hızla dans ettin beyaz sonsuzluğun içinde sana yüklediğim duygulardan...Sen basit bir aracıydın çoğu için..Fahişe gibi kullanılıp atılırdın...Ruhsuz ellerde, ruhsuz kelimelerle varlığın kirletilirdi.Yordular seni çok...Neredeyse kanının bıraktığı her ize sabun değdi....Ben kıyamadım sana..Kanın dökülüyordu ellerimde... Dedim...Madem yaptın bu fedakarlığı sevgili kalemim silgi haram olsun artık bana.'

Sadece serinlik misin benim için ya da soğuk bir tokat ? Soğuğun acımazsılığının kanıtı olan kış aylarında küfür, ateşin intikamı olan yaz aylarında nimet misin bana?! Hayır dostum.. Gereğin kadar yoldaş, yükün kadar hafif, amacın kadar hızlısın... Fırtınasın sen sinirlendiğinde, kasırgasın çileden çıktığın her yerde, susup ağladığın yerde sağanaksın yağmur kardeşinle... Olmadığın yerde kurak bir aşk, donuk bi buz kütlesi kadar iğrenç suratlar... Asla vazgeçme yoldaş... Çünkü senin adın rüzgar...

'Koklamak istersin dünyayı,binlerce iklimi...Fındıklı çikolata gülümsemeli insanlar tanımak istersin...Bazen karanlık ara bir sokakta yalnızlığıyla kahve içen bir erkek çocuğunun dinginlik dolu suratını ya da popülarite kokan bir caddede kikirdeyen insancıkları... Fark etmek istersin bazen bazen de fark edilensindir... Bazen susup dinleyen, bazen de susturmak isteyensindir. Susup gökyüzünü izleyen, değersiz bir sokak köşesine bakıp değer kavramını yıkarak o sahneden bile haz alan, duygularından korkmayan ve hissedensindir... Ya da ne bileyim ne yazmış bu salak diyen...'
----------
'Hayal kurabilirsin yanımda, düşler alemine gidebilirsin...
İyimser olabilirsin, korkmayabilirsin hayatın acı gerçeklerinden...
Ve gün gelir alışırsın bana,suskunluğuma,affıma...
Hiç susmadan konuşabilirsin ve hatta hiç ağzımı bile açtırmayabilirsin...
Hançerleyebilirsin beni, zehirleyebilirsin...
Dışlayabilirsin beni, ötekileştirebilirsin...
Küçümseyebilirsin beni, acıyabilirsin bile o acınacak halinle...
Ama göremezsin beni, göremezsin içimi'

Değerli yorumlarını merakla bekliyorum... Eksiklerimi, olumsuzlukları hiç çekinmeden yüzüme vurabilirsiniz.
Teşekkürler...
 
efendim Yaradan,Kaleme ve onun satır satır yazdıklarına yemin etmiş(Kalem suresi).buda kalem üzerine tefekkür etmek için yeterli bir neden.
Değerli kardeşim minik bir kurşun kalem yada tükenmezle dertleşmiş.o kalem sayesinde bile bilim bu günkü haline geldi.bu gün Kalem şekil değiştirip internasyonal oldu.Burdan yazıyorsun dünyanın öbür ucundan okunuyor.Bilgi çığ gibi büyüyor.Hatta bilgi zehirlenmesi yaşıyoruz......Kalplere yazacak kalemlere ihtiyacımızı gözardı etmek pahasına.

Kainat kitabını yazan Mevlamız daha ne kalemler yarattı ve yaradacak ancak kendisi bilir..Rabbimin kalemi odundan,kurşundan,mürekkepten ,hokkadan,daktilodan,kalvyeden ibaret değil ki.Kainat kitabını yazdığı kalemiKalplere yazı yazdığı kalemide var.,Amel kaydımızı tutturduğu meleklerinin kalemleride var. var da var..

"Allaha ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allaha ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allahtan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allahın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allahın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."mücadele 22

Kendi katından bir Ruh ile kalplerine iman yazılan kullarından eylesin Rabbim bizleri.
 
Üst Alt