• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kadınların Cuma Namazı

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 4
  • Görüntüleme 1K

mopsy

Emektar
Üye
Beş vakit namazdan farklı olarak mutlaka cemaatle kılınması gerekli olan Cuma namazı Yüce Rabbimizin erkek-kadın ayırımı yapmaksızın Kuranın Cuma sûresinin 9. âyetiyle emrettiği bir namazdır. Allahın Resûlü Hz. Muhammed de ayırım yapmamış, Cuma namazı erkekler gibi kadınlara da meşrulaştırılmıştır. Ancak meşrû mazeretler sebebiyle erkeklere olduğu gibi kadınlara da Cuma namazlarına katılmama ruhsatı verilmiştir.

Cuma namazının kadınlar için görev olmaktan çıkarıldığına ilişkin bir tek sahih hadis yoktur. Örneğin 5474 hadis rivayet eden Ebû Hüreyreden, 2630 hadis rivayet eden Abdullah b. Amrdan, 2286 hadis rivayet eden Enes b. Malikten ve sürekli olarak Peygamberimizle birlikte olan ve ondan 2210 hadis rivayet eden annemiz Hz. Âişeden ve diğer bilinen kadın sahabilerden kadınlardan Cuma namazının düşürüldüğüne dair bir tek hadis gelmemiştir. Hadislerin Hanefî Mezhebi müctehitlerinin istidlal ettiği Çocuk, esir/köle, kadın ve hasta dışında Allaha ve Âhiret Gününe inanan kişiye Cuma günü Cuma Namazı farzdır hadisi dâhil bütünü delil getirilemeyecek türde zayıf hadislerdir.

Bu konudaki hadislerin hadis tekniği bakımından en kuvvetlisi olan Ebû Davûdun Tarık b. Şihabdan rivayet ettiği Cuma namazı esir, kadın, çocuk ve hasta dışındaki bütün ergin müminlere farzdır. anlamındaki hadistir. Tarık b. Şi hab, Hz. Peygamberi görmüş fakat ondan hadis rivayet etmediği için bu hadis delil olarak getirilemeyecek türden zayıf (Mürsel) bir hadistir. ((Ebû Davud, Salât, 215; Mecmeuz-Zevâid, 2/170, Bedaius-Sanai, 1/258, Nasbur-Raye, 2/199. Mürsel hadis zayıftır, reddedilir.))

Cuma namazlarına katılımlarının görev olmaktan çıkarıldığına ilişkin sözlü bir Sünnet olmamakla birlikte mazeretlerini takdir yetkisiyle donatılarak katılımda özgür bırakıldıkları da bir gerçektir. Böyle olması da gerekirdi. Zira namazdan yasaklı oldukları özel halleri, ayrıca hamilelik ve çocukluluk gibi katılımlarını engelleyici durumları onları mazur kılmaktadır.

Aşağıda sunulacak rivayetler kadınların Hz. Peygamberle birlikte Cuma Namazlarını kıldıklarını kanıtlamaktadır:

a- Kadınlar Hz. Peygamberle birlikte Cuma namazlarını kılarlardı. Ne var ki hoş kokular sürünerek namaza gelmemeleri konusunda uyarılırlardı. ((Ebû Şeybe, Musannef, Hn. 5157.))

b- Allahın Resûlü, kadınları da muhatab alarak şöyle buyurmuştur:

Erkekler ve kadınlardan cumaya gelecekler yıkansınlar. Gelemeyecek erkekler ve kadınların yıkanmaları gerekmez. ((Beyhaki Cuma 3/188.))

c- Bir ticaret ve eğlence gördüklerinde seni ayakta bırakarak ona koşarlar... anlamındaki Cuma sûresinin 11. âyetinde işaret edilen olayda, Hz. Peygamber minberde hutbe okurken ticaret kervanının geldiğini duyan bazı sahâbiler, cumayı terkederler. İ. Abbasın rivayetine göre geride 13 erkek 7 kadın kalır. ((Mevdudi, Tefhimül-Kuran, Cuma 9.))

Bu rivayet Hz. Peygamber döneminde kadınların Cuma namazı kıldıklarını gösterir.

d- Harise kızı Ümmü Hişam şöyle anlatıyor:

Ben, Kaf sûresini Cuma namazlarında Hz. Peygamberin dilinden öğrendim. Çünkü O, her Cuma günü minberde Kaf sûresini okurdu. ((Müslim, Cuma, Kırâetil-Kurân.))

Aşağıda sunulacak olay da halifeler döneminde kadınların Cumaya katıldıklarını göstermektedir.

e- Bir Cuma Hutbesinde Halife-i Müslimin Hz. Ömer kadınlara fazlaca mehir verildiğinden şikâyetle mehrin sınırlandırılmasını ister. Bunun üzerine bir kadın ayağa kalkar ve onu şiddetle eleştirir ve ona Nisa sûresinin 20. âyetini oku yarak ...yüklerle mehir vermiş olsanız bile... diyen Kurâna aykırı hareket ettiğini ve mehrin sınırlandırılamayacağını söyler.

Anılan âyeti dinleyen Ömer İnsanlar Ömerden bilgili diyerek dileyenin istediği gibi davranabileceğini bildirir.
((İbn Kesir, Nisa, 20.))

Beraberce kılınmaları sünnet-i müekkede olan vakit namazlarına muntazaman katılmaya çalışan kadın sahâbiler, hiç şüphesiz cemaatle kılınması farz olan Cuma namazlarına da iştirak etmişlerdir.

Hz. Peygamber ve sahâbîler döneminde onların vakit namazlarından ve de Cuma namazlarından şu veya bu gerekçeyle engellendiklerine dair hiçbir rivayet de gelmemiştir.

Cuma namazını kılan kadınların o günün öğle namazını kılmaları gerekmeyeceği şeklindeki bütün fıkıh mezheplerimiz tarafından da doğrulanan görüş de zannedilenin aksine kadınlardan Cuma namazının düşmediğini gösterir. Zira düşmüş olsaydı kadınlar için Cuma namazı nafile, öğle namazı da farz olurdu. Nafile olan Cuma namazını kılmakla farz olan öğle namazı yerine getirilmiş olamazdı.

Yapılan açıklamalar ışığında kadınların Cuma namazı cemaatlerine katılımlarıyla alakalı olarak Kurân ve Sünnetin rûhuna uygun olarak söylenebilecek söz Cuma namazına katılmaları gereğidir. Asıl olan katılmalarıdır. Ancak yolculuk ve hastalık gibi erkeklerle müşterek olan katılımı engelleyici mazeretler yanı sıra onların ay hali gibi kendilerine özgü dinî, tıbbî ve çocuk ve hasta eşin bakımı gibi örfî mazeretleri onlar için yalnızca katılmama ruhsatı oluşturabilir.

Ali Rıza Demircan,
Hac ve Umre Yüceliğe Çağrıdır,
Beyan Yayınları, İstanbul, 2008,
s: 343-345.
 

kıyamet

Amatör
Üye
âEy amenü olanlar!â İfadesi sadece erkeklere özgü bir hitap!

Bu durumda kadınlara, cuma namazı da hac ibadeti de farz değildir...

CUMA SURESİ
9-Ey amenü olanlar! Cuma günü, namaz için nida edildiği zaman hemen Allahâın zikrine koşun ve alış-verişi bırakın! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Aşağıdaki ayetlerde bu örnekler mevcutâ¦

AHZAP SURESİ
49-Ey amenü olanlar! Mümin kadınları nikâhlayıp da sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için onun iddetini sayacağınız bir müddet yoktur. Artık onları metalandırın ve güzel bir bırakışla serbest bırakın.

NİSA SURESİ
19-Ey amenü olanlar! Kadınlara, zorla varis olmanız size helal değildir.

MÜMTEHİNE SURESİ
10-Ey amenü olanlar! Hicret etmiş mümin kadınlar size geldikleri zaman onları imtihan edin.

Ayrıca Kuran, takva üzere kurulu mescitlerde temizlenmeyi seven erkeklerin olacağını söylemekte.

TEVBE SURESİ
108-â¦Elbette ilk gününden takva üzerine tesis edilen mescit, orada bulunman için daha uygundur. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır.

Peygamber eşleri müminlerin anneleridirâ¦
Fakat buna rağmen peygamber eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin emri var..Ve bu durum iki tarafın kalpleri için daha temizdir deniyor.

AHZAP SURESİ
53-Ey amenü olanlar! Size bir yemek için izin verilmedikçe peygamberin evlerine girmeyin! Vaktini bekleyip durmaksızın çağrıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız peygamberi rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamberin eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için ve onların kalpleri için daha temizdir. Allahâın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikâhlanmanız size ebediyen helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir.
 

mopsy

Emektar
Üye
âEy amenü olanlar!â İfadesi sadece erkeklere özgü bir hitap!

Bu durumda kadınlara, cuma namazı da hac ibadeti de farz değildir...

CUMA SURESİ
9-Ey amenü olanlar! Cuma günü, namaz için nida edildiği zaman hemen Allahâın zikrine koşun ve alış-verişi bırakın! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Sn Kiyamet,yazinizdan arapca bilmediginiz veya arapca bilmeyenleri kandirarak tasavvuf gelenegine cekmek icin servis edilen hezeyani buraya kasitli tasidiginizi anliyorum.
Hangisi oldugu onemli degil.

Bismillahirrahmanirrahim
2.183.Yâ eyyuhâllezîne âmenû kutibe aleykumus sıyâmu kemâ kutibe alellezîne min kablikum leallekum tettekûn(tettekûne).
Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
Sadakallah!
Simdi sizin hezeyaninizi kullanalim.
âEy amenü olanlar!â İfadesi sadece erkeklere özgü bir hitap!

Bu durumda kadınlara, Oruç farz değildir...
Bismillahirrahmanirrahim
2.208.Yâ eyyuhâllezîne âmenûdhulû fîs silmi kâffeh(kâffeten), ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).
Ey iman sahipleri! Hepiniz silme dahil olun (Islama girin)! Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
Sadakallah!
Simdi sizin hezeyaninizi kullanalim.
âEy amenü olanlar!â İfadesi sadece erkeklere özgü bir hitap!

Bu durumda kadınlara, Islam farz değildir...
Bismillahirrahmanirrahim
2.254.Yâ eyyûhellezîne âmenû enfikû mimmâ razaknâkum min kabli en yetiye yevmun lâ beyun fîhi ve lâ hulletun ve lâ şefâah(şefâatun), vel kâfirûne humuz zâlimûn(zâlimûne).
Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir.
Sadakallah!
Simdi sizin hezeyaninizi kullanalim.
âEy amenü olanlar!â İfadesi sadece erkeklere özgü bir hitap!

Bu durumda kadınlara, Sadaka/Zekat farz değildir...
Sn.Kiyamet size onlarca ayet yazabilirim.
Bildiginiz gibi Kur'an daki bilgilerin ustunu ortmeye Kur'an kufur diyor.
Kufur gunahini isleyene Kafir diyor.

Bu yuzden paylasiminizi gozden gecirin. ve unutmayin ki:
Bismillahirrahmanirrahim
10.100.Ve mâ kâne li nefsin en tumine illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yecalur ricse alâllezîne lâ yakılûn(yakılûne).
Ve Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır
Sadakallah!
 

redyellow

Acemi
Üye
Ayete göre, Cuma namazı kadınlara farz değil mi?


Soru Detayı Müslümana Kuran yetmiyor. Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi gibi kaynaklar olmadan olmaz diyorlar. Tirmizi: Kurandan başka hidayet kaynağı arayan sapıtmıştır. (2906) Buhari: Allah'ın kitabı bize yeter. (İtisam 26) Müslim: Allah'ın kitabı bize yeter. (Cenaiz 23) Bu duruma göre Cuma namazı ile ilgili ayet EY İMAN EDENLER diye başlıyor. Biz ise günümüzde Ey Erkekler diye anlıyoruz. Ve hadislere bakıyoruz. Hadislere göre hareket ediyoruz. Kuranâda ne yazıyorsa o değil midir? Niye MÜMİNLER altına sadece Erkekler giriyor. Allahu teala bu durumu niye daha açık ifade etmemiştir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Bu soruyu bir kaç madde halinde açıklayacağız:

a) Buhari, Müslim, vs. dediğiniz kaynaklar, Hz. Peygamberin sünnetini/sözlerini, fiillerini, takrirlerini bize ileten kaynaklardır.

b) Sünnetin gerekli olduğu, Kurâanâın sünnet gibi bir tefsire muhtaç olduğu, Hz. Peygamberin tebliğ yanında tebyin/Kurâanâı açıklama görevinin de bulunduğu gerçeğiyle ilgili sitemizde yazılar var, bakılabilir.

c) âTirmizi: Kurandan başka hidayet kaynağı arayan sapıtmıştır. (2906)â hadis rivayeti oldukça zayıftır. Nitekim, Tirmizi bizzat bu zayıflığına işret etmek için şöyle der: âBu hadis gariptir, onu sadece bu yönden/bu senetle biliriz. Senedinde meçhuller vardır, alimler el-Aharis (adlı ravi) hakkında eleştiriler yapmışlardır.â (bk. Tirmizi, a.g.y)

d) âBuhari: Allahâın kitabı bize yeter. (İtisam 26)â şeklindeki hadis rivayeti özetle şöyledir: Hz. Peygamber vefatından biraz önce insanlara bazı kuralları yazmak için bir kağıt istemişti. Hz. Ömer, Peygamberimizin o andaki ölümcül durumunu nazara alarak, âAllahâın kitabı bize yeterâ demişti. Yani: âAllahın kitabı bize yeterâ sözü Peygamberimize ait değildir. İkincisi, Hz. Ömer bu sözü söylerken, bazıları ona itiraz etmiş, kâğıdın getirilmesini istemiştir. Sahabenin bu karşılıklı tartışmalarından rahatsız olan Hz. Peygamber, bu işten vazgeçmiş ve sahabelerin yanından gitmelerini istemiştir. Hz. Peygamberin bu işten vazgeçmesi, bu işin İslamâın temel meseleleriyle ilgili olmadığını göstermektedir.

Üçüncüsü, bu söz hadislerin yazılmasına karşı söylenmemiş, sadece o anki bir yazının yazılmamasına yönelik söylenmiştir.

e) Müslim: Allahın kitabı bize yeter. (Cenaiz 23) hadisine gelince, bunun aslı şöyledir: Hz. Ömer, Hz. peygamberin: âÖlü, bazı yakınlarının ağlamsından ötürü (kabirde) azab görürüâ dediğini nakletmişti. Hz. Ömerâin vefatından sonra, İbn Abbas, bunu Hz. Ayşeâye anlatınca, O: âAllah Ömerâe rahmet etsin, Vallahi resulullah böyle bir şey dememiştir. Onun dediği: âkâfir olanların yakınlarının ağlamsıyla azaplarının daha da artacağıâ şeklidedir. Hz. Aişe daha sonra şöyle demiştir: â(Bu konuda) Kurâan sizin için yeterlidir. Kurâan ise bu konuda şunları bildirmiştir: âHiç bir suçlu başkasının suçunu taşımaz/başkasının günahından ötürü sorumlu tutulmaz.â (Muslim, Cenaiz, 23)

Görüldüğü gibi, Hz. Ayşe burada âhadislere ihtiyaç yokâ dememiştir. Hz. Ömerâin yanlışını düzelttikten sonra, bu sözlerinin doğruluğunu pekiştirmek için âKurâan sizin için yeterlidirâ Yani, bu ayete bakarsanız, Resulullahâın böyle bir şey söylemeyeceğini anlayacaksanızâ demiştir. Hz. Ömerâin o sözü daha hadis olarak rivayet de edilmemiştir. Buna rağmen, bu sözü buna hamletmek, bilmeden de olsa bir iftiradır.

Cevap 2:

Kurâanâda geçen âey Müminler!â ifadesinden yalnız erkeklerin anlaşıldığını söylemek İslamâa olduğu kadar Müslümanlara da büyük bir iftira ve azim bir bühtandır. Örneğin, Taberiâde ilgili ayette yer alan âEy iman edenler!â mealindeki ifade, âBu Allahâın, iman eden kullarına bir çağrısıdırâ şeklinde tefsir edilmiştir.

- İslam fıkhına göre, Cuma kadına farz değildir. Fakat dışarı çıkan bir kadın için gereken şerâi tedbirler aldıktan sonra cumaya gidip cuma namazını kılabilir. (bk. el-Fıkhu Ala Mezahibiâl-Arbaa, 1/349)

- Bununla beraber, söz konusu cuma suresinde yer alan âya eyyühellezine âmenû (ey iman edenler)â ifadesi, Arapça gramer kaidelerine göre, yalnız erkeklere bir hitaptır. Ancak, Kurâanâda genellikle âerkeklereâ hitap eden ifadeler yer aldığı için, bunların âtağlip sanatıâ gereğince kadınları da içine aldığı konusu ümmetin ittifakla kabul ettiği bir gerçektir. Şayet, bir yerde ayetin sibak ve siyakından muhatapların yalnız erkek olduğu belli olursa, o takdirde yalnız erkeklere hitap olarak değerlendirilir.

Mesela: Kurâanâda birden çok defa geçen âEtîullahe veâr-resûleâ (Allahâa ve peygambere itaat edin) ayetinde de âerkekâ siğası kullanılmıştır. Ancak, aklı başında hiç bir mümin, kadınların Allahâa ve resulüne itaat etmeleri gerekmezâ diye bir iddiada bulunmaz.

Cevap 3:

Cuma namazı hanımlara farz değildir

Cuma namazının yolculuk, hastalık, yağmur, çamur, cana ve mala yönelik tehlike gibi mazeretlerin bulunmaması halinde büluğ çağına gelmiş erkeklere farz olduğunda ittifak vardır. Kadınlara Cuma namazının farz olmadığı hükmünde de bütün mezhebler ve müctehidler görüş birliği içindedirler. Kendilerine Cuma farz olmayan kadınlar, hastalar, yolcular... imkân bulur da camiye giderler ve Cuma namazını kılarlarsa Cumaları sahih olur, artık o günün öğle namazını kılmaları gerekmez.

Camilerde yer bulunduğu ve başkaca bir engel de bulunmadığı zaman kadınlarımızın cuma namazını kılmalarında büyük faydalar vardır; kendilerine ayrılan yerlerde ve erkek saflarının arkasında bu namazı kılarlar, hutbeyi dinlerler, İslâm ümmetinin bir yarısı olarak ümmet birliğine katılır, gerektiğinde düşünce ve tekliflerini dile getirirler.
Bugünlerde kadınlara cuma namazının farz olduğunu ileri sürenler ilgili âyetin genellik ifade eden lafzına dayanmışlar, Hz. Peygamber zamanında kadınların da cemaat ve cumaya geldiklerine dair rivayetleri zikretmişler, bunları iddialarına delil olarak göstermişlerdir. O âyette Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda Allah'ı anmaya koşun, alış-verişi bırakın; sizin için hayırlı olan budur; eğer bilirseniz. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin, Allah'ı çokça anın, umulur ki, felah bulursunuz." (Cum'a: 62/9-10)

"Cuma kadınlara farzdır" diyenlere göre "Allah Teâlâ iman edenleri cuma namazına çağırmıştır; kadınlar da buna dahildir, onları istisna etmek caiz değildir... "
Âyetin lafzı umumi (genel) mânalı gözükmekle beraber bütün İslâm mezheblerine ve müctehidlerine göre onu açıklayan başka deliller bir kısım müminleri (iman edenleri) Cuma namazı yükümlülüğünden istisna etmiştir (Fıkıh usûlü ifadesiyle ayet tahsis edilmiş, bunları kapsamadığı açıklanmıştır). Âyetin genel üslûb ve ifadesi de bu anlayışı desteklemektedir; çünkü yeryüzüne dağılmak ve Allah'tan rızık talep etmek kadınların değil, erkeklerin vazifeleri arasındadır.

Birinci delil: Tahsis ve istisna eden delillerin başında şu hadis gelmektedir: "Cuma namazını cemaatle kılmak her Müslüman üzerine borçtur, vazifedir; ancak başkasının mülkiyetinde olan köle, kadın, çocuk ve hasta müstesnadır; cuma namazı bunlara farz değildir." (Bu hadisin sahih olduğu uzmanlarınca ifade edilmiştir. İçinde yolcunun da bulunduğu hadisler ise zayıf bulunmuştur).

İkinci delil kadınların cemaatle namaz kılma yükümlülüğü taşımamalarıdır. Üçüncü delil uygulamadır: Hz. Peygamber ve Raşid Halifeler zamanlarında kadınlar da -imkân buldukça- beş vakit namazda ve Cumada hazır bulunur, cemaatle namaz kılarlardı. Ancak gelmedikleri zaman kınanmazlar, kendilerine "niçin gelmediniz" diye sorulmazdı.

Halbuki mazereti olmadığı halde cumaya gelmeyen erkekler kınanır, niçin gelmedikleri sorulur, gelmeleri kesin bir üslûpla istenirdi. Bu dönemlerde bütün mümin kadınların behemehal Cuma namazına katıldıklarına dair bir delil mevcut değildir. O zamandan itibaren tarih boyunca uygulama da böyle olmuştur.
Kadınlara Cuma namazı farz olduğu halde bir dönemden itibaren erkeklerin -fitne çıkar korkusuyla- bunu engellediklerini, müctehidlerin de buna katıldıklarını söylemek ağır bir itham, tüyler ürperten bir bühtandır. Böyle bir engellemeye ne kadınlar razı olur, baş eğerler; ne de sahâbe zamanından beri yetişmiş binlerce faziletli, dinine bağlı, imanı uğrunda canını bezletmiş âlimler ve müctehidler.

Eğer fitne yüzünden (kadınlarla erkeklerin bir arada olmaları günaha girmeye sebep olabilir diye) kadınları, kendilerine farz olan bir ibadetten engellemek caiz olsaydı, müminler bunu hac ibadeti için yaparlardı. Çünkü en fazla bu ibadette -yolculukta ve haccı eda ederken- kadın-erkek ihtilatı, beraberliği, izdihamı yaşanmıştır, yaşanmaktadır.

Erkeklerle savaşa, öğrenim ve öğretime, hayatın çoğu faaliyetine katılan, gerektiğinde halifelere karşı haklarını savunan kadınları hiçbir güç, kendilerine farz olan bir ibadetten asırlarca alıkoyamazdı. Genellikle cumaya katılmadılar; çünkü kendilerine farz olmadığını biliyorlardı.
Bize göre de kadınlarımızın cuma namazını -kendilerine farz olmadığı halde- kılmalarında faydalar vardır; ancak bu, yer darlığı vb. sebeplerle erkeklerin, kendilerine farz olan bu ibadeti yerine getirmelerine engel olmamalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
 

karafetva

Tecrübeli
Üye
Bu destanları mealen de verirsiniz belki... Yani neden kısa özet geçmiyorsunuz? Uzun yazabilirsiniz ama kısa özetler şart bu uzunluklara..
"Ey iman edenler!"
Bu söz ey kadınlar mı demek? Bir farzı herkese anlatmak herkese farz demek değildir. Bu demek değil ki farz hepsine farz. O zaman çocuklar da mı üstüne alınsın? Kadınlar çocuk değil üstüne alınabilir ama kocasını cuma gününe hazırlamakla ve ya CUma gününün mübarekliğine hürmet etmekle bu farzdan haberdar edilir. Zaten çocuğa bile Cuma anlatılır çünkü gitmeycek bile olsa bilir, ileriye hazırlanır ve ya o gün diğer müslümanların Cumasının bilincinde olur. Mesela Cuma saati Cumaya gitmesi gerektiğini bilir ve Cuma saati birşey istemez ve zorlamaz, gerekirse Cumaya gitmeyen birisini Cumaya zorlar vs.

Kuranda birçok farz için müminine müminat şeklinde yazar. Yani hem erkek hem de dişi muhatap alınır. Aynı kelimenin dişi versiyonu da kullanılır. Burada da ikisine de farz olsaydı aynı diğer ayetlerdeki gibi "kadınlar" da açıkça yazmaz mıydı?

Kadın eşit değildir erkek...
 
Üst Alt