• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kadın/ Bukowski

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 5
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Kadın/ Bukowski

mopsy

Emektar
Üye
havaya sprey sıkan
uzun bir hortum misali
durmadan yazı yazıyor,
ve durmadan
kavga ediyor;
söyleyebileceğim
gerçekten farklı
hiçbir şey
olmadığından
söylemekten
vazgeçiyorum;
sonunda-
üzerinde
etki yaratmaya çalışmıyorum
gibi bir şey deyip
söylene söylene
çıkıp gidiyor.

ama biliyorum ki
geri dönecek
hep dönerler.

ve
akşyok 5'te
kapıyı çalıyordu.

açtım kapıyı
beni istemiyorsan
uzun kalmam, dedi.

eyvallah, dedim,
banyo yapmam lazım.

evlilik gibi bir şey:
her şeyi
hiç olmamış gibi
kabulleniyorsun.

Entel /Bukowski
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

aynı kadınla iki kez
evlenerek hayatımı mahvettim'demiş
william saroyan.
hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler
her zaman vardır,
william,
neyin veya kimin
bizi önce
bulduğuna
bakar,
mahvolmaya hep
hazırızdır.

mahvolmuş hayatlar
olağandır
bilgeler için de
ahmaklar için de.

ancak
o mahvolmuş hayat
bizimki olduğunda,
işte o zaman
farkına varırız
intiharların,ayyaşların,hapisane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.
varoluşun
menekşeler kadar,
gökkuşağı
kasırga
ve
tamtakır
mutfak
dolabı
kadar
olağan
bir
parçası
olduklarının.

CHARLES BUKOWSKI....
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

"ONLAR VE BİZ"

ön balkonda oturmuş

konuşuyorlardı:
hemingway, faulkner, t.s. elliot,
ezra pound, hamsun, wally stevens,
e.e. cummings ve birkaçı daha.

“baksana” dedi annem “şunları
susturamaz mısın?”

“hayır,” dedim.

“boş konuşuyorlar,” dedi
babam, “kendilerine iş bulsalar
iyi ederler.”

“işleri var
onların,” dedim.

“bok var,” dedi
babam.

“kesinlikle,”
dedim.

faulkner girdi içeri
sendeleyerek
dolapta bir şişe viski buldu
ve sendeleyerek çıktı.

“korkunç bir insan,” dedi
annem.

sonra kalkıp
balkonu gözetledi.

“bir de kadın var aralarında,” dedi, “ama
daha çok erkeğe benziyor.”

“gertrude o,”
dedim.
“kasılıp duran biri var
bir de,” dedi, “üç kişiyi birden
marizleyebileceğini söylüyor.”

“o ernie,” dedim.

“ve sen,” dedi babam, “onlar gibi
olmak istiyorsun, öyle mi?”

“onlar gibi değil,” dedim, “onlardan
biri.”

“lanet bir iş bulacaksın
kendine, anladın mı?”

“kapa çeneni,” dedim.

“ne?”

“’kapa çeneni’dedim, bu adamları
dinliyorum.”

babam karısına baktı:
“bundan böyle
oğlum yok benim!”

“umarım,” dedi annem.

faulkner sendeleyerek girdi içeri
yine.

“telefon nerde?” diye sordu.

“n’apıcan telefonu?” dedi
babam.

“biraz önce ernie çifteyle beynini
dağıttı,” dedi.

“gördün mü bu adamların başına
ne geldiğini?” diye bağırdı
babam.

yerimden
yavaşça kalkıp
bill’e telefonun yerini
gösterdim.

CHARLES BUKOWSKI

devam edecek...............
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Pis moruğun defterinden notlar…

• Para bitmiş, kira gelip çatmıştı, bir yerde üçüncü sınıf bir iş bulabilirdim ama bu da ölmenin bir başka biçimiydi.
• Bir insanı neyin yiyip bitirdiğini asla bilemezsiniz. Belli bir ruh durumuna gelmişseniz en basit şeyler bile korkunç sorunlar haline gelebilir. Ve en kötü endişe/korku/acı yorgunluğu, açıklayamadığım, anlayamadığım, nedeni aklına bile gelmeyendir. Metal bir levha gibi yığılır üstünüze, ondan kurtuluş yoktur, saatine yirmi beş dolar vermeye razı olsanız bile. İntihar mı? İntihar etmeyi düşünen siz değilseniz anlaşılabilir bir şey değildir intihar. Kulübe katılmak için Şairler Derneği’nin bir üyesi olmanız da gerekmez.
• İş insanın değerli saatlerini yiyip bitiriyordu.
• İntihar etmekten söz etmek intihara kalkışmaktan çok daha iyidir
• Hayat ile sanat arasındaki fark sanatın daha katlanılır olmasıdır.
• – “şiir delilik midir?
- ”şiir olmayan her şey deliliktir.”
• Kıç, cinselliğin ruhunun aynasıdır.
• İnsanların nasıl bu kadar kolay öfkelendiklerini, sonra da öfkelerini aynı kolaylıkla unutup nasıl neşelenebildiklerini anlayamıyordum. Ve nasıl HER ŞEYE ilgi duyabildiklerini. Üstelik her şey bu kadar sıkıcıyken.
• Bence babam içimdeki Donuk Adam’ın farkındaydı ve bunu lehine kullanıyordu. “çocuklar görülmeli ama sesleri duyulmamalı” derdi. Bana göre hava hoştu çünkü söyleyecek tek sözüm yoktu. Donuk’tum. Çocuklukta, ergenlikte ve sonsuza dek.
“Pis Moruğun Notları” ndan notlar/Charles Bukowski

devam edecek................
 

mopsy

Emektar
Üye
Suda yan, ateşte boğul…

Merhaba!

Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.

“hiçbir şeyin önemi yok
bir yatakta debelenmekten başka
ucuz hayaller ve bir birayla
yapraklar ölürken ve atlar ölürken
ve ev sahipleri koridorlarda dikmiş gözlerini bakarken;
canlıdır müziği çekilmiş perdelerin,

sinek sürüleri
ve patlamalar sonsuzunda
son insan’ın mağarası;
hiçbirşeyin önemi yok sızdıran lavabodan başka,

boş şişeden,
keyiften,
kıstırılmış
bıçaklanmış ve
traş edilmiş gençlikten başka,

kendisine sözcükler öğretilip
arkası yastıkla desteklenmiş
gençlikten başka”

Bukowski—
 
Üst Alt