• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kabusname...mevsimine göre s....

Okunuyor :
Kabusname...mevsimine göre s....

Guney

Kıdemli
Üye
Kabusname/mevsime göre seks

500 yıllık hayat kitabı

Mercimek Ahmet'in, Sultan İkinci Murat şerefine Türkçeye çevirdiği Kabusname 500 yıldır mevsimlere göre nasıl seks yapılacağını öğretiyor.

Mercimek Ahmet 500 yıl kadar önce yani 15'inci yüzyılda yaşamış bir çevirmen. Hayattaki en büyük başarısı Farsça bir kitabı Türkçeye çevirmek. Ama bu işi öyle bir bilgi ve beceri ile yapmış ki, üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen eser hala erbabı için çok önemli bir kaynak sayılıyor.

Kitabın adı "Kabusname", önemi o kadar büyük ki Milli Eğitim Bakanlığı üç kez basımını yapmış. Dördüncü basımı ise 1000 Temel Eser arasında yer aldı. İsmi ilk başta itici bulunabilir ama meraklısı için hazine niteliğinde.

Kabusname mi nasihatname mi?

Önsözün ilk cümlesinde şu bilgi var: "Kabusname, Ziyar oğullarından Emir Unsurül Maali Keykavus tarafından hicretin 475'inci yılında oğlu Giylanşah'a yazılmıştır." Tarihi gerçeklere dayanarak kitabın 11'inci yüzyıl sonlarında yazıldığı tahmin ediliyor. Yazarının adı kısaca Keykavus. Eser Farsça kaleme alınmış. Kitap, yazarın oğluna verdiği bilgileri ve tavsiyeleri derli toplu bir hale getirmesinden oluşuyor. Zaten kitabın asıl adı "Nasihatname" yani bir çeşit öğütler kitabı. Buna rağmen nasihatname yerine yazarın dedesinin adından gelen "Kabusname" ismi tercih edilmiş. Kitap İngilizceye, Fransızcaya, Almancaya ve Rusçaya da çevrildi.

Kitap 11'inci yüzyıldan sonra Doğu aleminde aydınların temel kitaplarından biriydi. 15'inci yüzyılda Sultan İkinci Murat'ın emrinde bir Farsça tercümanı olan Mercimek Ahmet de kitabı okuyup etkilenenler arasındaydı. Edebiyattan ve şiirden de anlayan Mercimek Ahmet o dönem padişahın emriyle Kabusname'yi Osmanlıcaya çevirmeye başladı. Kitap, içinde din bilgisinden hekimliğe, sofra adabından müneccimliğe kadar her türlü bilgiyi barındıran bir ansiklopedi gibi görülüyordu.

Bugünkü basım tekniğiyle 500 sayfalık bir kitap olan Kabusname çeviriden çok bir yerelleştirme çabasının ürünü. Çünkü Mercimek Ahmet telif denilecek ölçüde serbest bir Türkçeleştirme yapmış. Araya açıklayıcı notlar, yorumlar, ek bilgiler ve şiirler eklemiş. Karşılaştırmalı edebiyat uzmanları Mercimek Ahmet'in Kabusname çevirisinin Keykavus'un orijinal metnini ustalıkla zenginleştirdiğini söylüyorlar.

Kabusname'de neler yazıyor?

Kitap tam 44 baptan oluşuyor. Bu bölümlerin birkaçı özellikle enteresan. Örneğin 11'inci babın başlığı "Şarap içmek terbiyeni ve erkanını bildirir." 10'uncu bölüm ise yemek terbiyesine ayrılmış. 12'nci bap "Konuk gelecek nice ağırlamak gerek, konukluğa varmayanın halin beyan eder" başlığını taşıyor.

Öteki bölümlerde ise "Hamama nice girmek gerek", "Yatıp uyumak vakti", "Ne zaman faydalı, ne zaman ziyan" gibi başlıklara ayrılmış. Birçok bap ise dost tutmanın ve düşmandan sakınmanın inceliklerini anlatıyor. Tavla ve satranç üzerine taktikler ve güzel söz söyleme sanatı da üzerine öğüt verilen konulardan. Bütün bu bölümlerin aralarına da hikayeler, masallar ve menkıbeler sıkıştırılmış.

Kabusname'de en dikkat çekici kısımlar cinsellikle ilgili öğütlere yer verilen baplarda yatıyor. 15'inci bap "Cimada faidelisin ve ziyanlısın beyan eder" başlığını taşıyor. 14'üncü babın konusu "Aşıklık keyfiyen beyan eder." Eş seçerken nelere dikkat edilmeli gerektiği üzerine yazılmış 26'ncı bap ise "Avret alacak nice avret ala ve nice dirlik ede, anı beyan eder" başlığı altına alınmış.

Sözü iyi söylemenin önemi

Güzel söz söylemenin erdemi Kabusname'nin yedinci babında inceleniyor. "Sözü iyi söylemek fazlın bildirir" başlıklı bölümde "Herkese vaciptir ki, sözü iyi söyleyenler ve yahşi anlayanlar! İmdi ey oğul, sen dahi sözün yahşisisin söyle. İlla yalan söyleme, yalancı olma." deniyor Yalanla ilgili ise "Ceht eyle ki söz gerçekliğiyle maruf ve meşhur bilinesin. Şöyle ki eğer zaruret olup bir kez yalan söylersen dahi gerçeğe benzeye. Ve şol gerçeği dahi söyleme ki yalana benzer ola. Zira gerçek ki yalana benzer ola, hemen yalan olmuş olur. Eyle olsa gerçeğe benzer yalanı söylemek yeğdir. Zira gerçeğe benzerse yalan makbul olur" cümleleri sarf ediliyor.

Kabusname'ye göre söz dört türe ayrılıyor. "Bilmiş ol ey oğul ki söz dört kısımdır. Bir kısmı ol sözdür ki anı bileler ama söylemeyenler." Yani Kabusname'ye göre başkasının ayıbını bilip söylememek gerekiyor. Çünkü başkasının ayıbını ortaya dökmek Keykavus'a göre sonunda kavgaya yol açıyor. "Ve ikinci kısım ol sözdür kim ne biler ve ne de söyleyeler." İkinci kısım sözler kişinin dinini ve dünyasını ziyan eden sözler ve bunlarda da sakınmak şart.

"Üçüncü kısım ol sözdür ki hem bileler hem söyleyeler." Mercimek Ahmet'in Türkçesiyle eserde bu da şöyle açıklanıyor: "Amma ol söz ki hem bileler hem söyleyeler, oldur ki gerçek söz ola, hem dinine yaraya kişinin ve hem dünyasına."

"Dördüncü kısım ol sözdür ki, söyleyeler amma bilmeyeler" Burada da dini kitaplardaki ayetlere değiniliyor ve "Ulema dahi anın tefsirinde birbirine uyuşmayıp ihtilaf ediptürürler, amma manasının tevilini Allahüteala'dan gayrı kimse bilmez" cümlesiyle olaya açıklama getiriliyor.

Kabusname'de bundan sonra her bir sözün iki yüzü olduğu anlatılıyor. Yani her sözü söylemenin iki yöntemi var: Biri hub yani güzel diğeri de zişt yani çirkin. Keykavus'un öğüdüne göre kişi söz söylerken çirkin ifadeden kaçınıp sözü güzel söyleyebilirse iyi sonuç alır ve kırıcı olmaz. Onun için, sözün güzel yönüne ağırlık vermek ve çirkin ifadelerden kaçınmak gerekiyor.

Cimanın yararlısı hangisi?

15'inci bölüm kitabın en renkli bölümü. Bu bölümde seksin ne zaman yapılması gerektiği ve cinsellikte nelerden kaçınmak gerektiği ayrıntılı olarak anlatılıyor. Mercimek Ahmet, bu bölümün ilk cümlesinde şöyle diyor: "Şöyle bilmiş ol ey oğul ki, cima etmek dünyanın lezzetlerinden bir ulu lezzettir." Yalnız hemen ardından sekse kendini çok kaptırmanın zararlarından da bahsetmeyi ihmal etmiyor. "Amma bunun lezzetine aldanıp çok meşgul olma, ta ki temelin aşınıp göçmeye!" Mercimek Ahmet'e göre yatakta ölçüyü kaçıran, sermayeden yemeye başlamış oluyor. Ama alınan haz nedeniyle insanın kendisini seksten yoksun bırakmaması öğütleniyor: "Çok cima etmenin ziyanı var amma az etmeğin dahi ziyanı var. Demek ki her nesne orta kararda iyidir. Ol dahi gayet arzu ile hoştur."
Kabusname'de kendini dizginleyemeyen seks bağımlılarının yapması gerekenlere de açıklık getirilmiş: "Ve eğer kendini yenemesen bari sevdiğinle cima etme. Ta ki sevginin temeli aşınıp, göçmeye. Zira ki sevgi bir sıcak nesnedir ve cima bir soğuk harekettir. İster istemez bu soğukluk ol sıcağı bozar."

Kitaba göre er kişi sevgilisinin üstüne çok düşüp, yerli yersiz seks istememeli. Bu tür hareketler sevgiyi aşındırıp sevgiliyi canından bezdiriyor. Keykavus anlatmaya devam ediyor: "Zira ki her ele girdiğince cima etmek hayvanlar işidir. Zira hayvanlar vakit ve bivakti bilmezler. Ne vakit ki eline girdi, işlemeğe başladı. Öyle ise adem olan, vaktin gözlemek gerek. Ta ki hayvan ile onun arasında fark ola. Biline ki bu ademdir ve de ol hayvandır."

Kabusname'nin en şok edici cümleleri ise seksin vaktini, mevsimini ve cinsel yönelimlerin rotasını çizdiği kısımlarda yer alıyor: "Issı hamamda ve ıssı günde ve katı soğukta cima etme ki ziyan olmayasın. Özellikle de yaşlılık deminde dikkat ola!" Özellikle yaşı ilerlemiş olanlar için çok sıcak ve çok soğuk havada cinsel ilişki önerilmiyor. Dahası, sarhoşlukta da seks yapmamak icap ediyor: "Kafa şarapla dumanlı olursa ne cima ettiğin bilir kişi ve ne cimanın lezzetin. Amma çok çaresiz olunca bari mahmur cima etmek yeğdir ki sefasından haberdar ola. Ol dahi arada sırada gerek. Bulduğunca kişi bunamamak gerek. Yani ele girdiğince iş buyurmuş dememek gerek. Zira ki her ele girdiğince cima etmek hayvanlar işidir. Evvel baharda gayet hoştur cima etmek ve her tabiata muvafıktır. Zira ki evvel baharın tabiatı mutedildir."

Bahar havası güzel olduğundan ve çeşmelerde bol su bulunduğundan en uygun seks mevsimi ilkbahar olarak açıklanıyor: "Bahar havası mutedil ola, çeşmelerde ve pınarlarda su çok ola. Ve âlemde hoşluk ve rahatlık arta. Bizim dahi tenimizde kandan şehvet artar. Öyle olunca şehvet arttığı vakitte cima sefalı olur ve ziyansız olur. Görmez misin ki damarda kan artık olsa kan aldırmak faideli olur. Damar boş olsa kan aldırsa ziyan eder. Öyleyse belde döl olmasa cimanın ne faidesi vardır!"

Buradan sonra ise Mercimek Ahmet tamamen kopuyor: "Eğer kan galebe edip artsa kanı sakin etmeye çalış. Muvafık şaraplar ve yiyecekler ye. Amma çok yemek yeme, usanınca cima etme. Ve yaz olanda avretlere meylet. Kışın da oğlanlara meylet ki esenlikli olasın. Zira ki oğlan teni ıssıdır. Yazın iki ıssı bir yere gelse vücuda zarar verir. Ve avret teni soğuktur. Kışın iki soğuk bir yere gelse teni kurutur vesselam."
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Bu KABUSNAME nin uzerine
Ben de bir KABUSKA tarifi vereyim!
Pesin pesin iyi gider.



malzemeler:
  • 4 tane sogan
  • siviyag
  • 1 kücük boy beyaz lahana
  • 1 cay bardagi bulgur
  • 1 yemek kasigi salca
  • tuz , karabiber

yapilisi:
bir tencerede siviyag ile sogani kavur...
lahanalari ince ince dogriyalim ve tencereye alalip kavurmaya devam edelim...
kavrulduktan sonra salca, tuz, bulguruda ilave edelim, ve pisirelim...

afiyetler olsun...
 

Guney

Kıdemli
Üye
Şu güzelim eserin üstüne bu tarif ha..
Ne diyeyim yani..
bak kızdırma beni
BAHNAME yi asarım buraya ona göre...:))
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

KABUS.......NAME
KABUS.......mektubu

KABUS............KA
KABUS............da


ka:
kalın kelimelerde “de” anl***** zarf edatı
Divanü Lügati’t-Türk

Name Köken: Far.
Söyleyiş: (na:me) Cinsiyet: Kız
1. Mektup. 2. Aşk mektubu. 3. Kitap, dergi.
Kişi Adları Sözlüğü
Goruldugu gibi;" KABUSNAME" den sonra
" KABUSKA" yazilmasi baglamli......
 
Üst Alt