İyi İnsan Nasıl Olmalı?

İnsan nedir?
İyi bir insan nasıl olmalıdır?
İyi bir insanın kriterleri nelerdir?


Evrensel boyutta değerlendirmek şartıyla yukarıdaki sorulara cevap arayacak olursak,
iyi bir insan modeli oluşturmak istediğimizde ne gibi tespitlerde bulunabiliriz?

Size göre ''iyi bir insan nasıl olmalıdır'' ?
 
SOSYALİST' Alıntı:
İyi bir insan nasıl olmalıdır?
Sosyalist gibi olmalıdır...:: dermişim. Ama neden olmasın? Değerli forumdaşımız Sayın Sosyalist de iyi bir insandır. Ama forumdaki fikirlerinden belli olmuyor o başka mesele...:::

Mesela denir ki Ege tarafı daha kibar. Kibarlık iyilik midir? Karadeniz için kaba diyen birisi Ege tarafının kibarlığından bahsetti. Biz de dedik ki; Karadeniz de birisi dayak yiyecek olursa etraftan sahip çıkan olur ama Ege tarafında yediği dayakla kalabilir. Muhatabımız Ege de yaşamış Karadenizli bir zaattı ve aynen dediğimizi kabul etti. Yani kibarlık tek başına "iyi" demek değildir.

Cesaret iyilik midir? Çok cesur gözünü budaktan esirgemeyen biri ama zorda kalmışı umursamayabiliyor... Cesaret de iyilik değil anlaşılan tek başına.

Herkese yarıdımcı olan, para dağıtan, güleryüzlü ve saygılı birisi... Ama zorda kalan birisine zorda kaldığı durumda cesaret edip de yardımcı olmuyorsa? Yani yardımcı olmak için cesaret etmek gerekiyorsa ve cesaret edemiyorsa? Mesela Türkiye de baş örtülü öğrencilerin bir kısmı saçlarından tutularak dışarıya atıldı üniversitelerden. Bu durumu belki çoğu insan tepkiyle karşılar ama kaç kişi o kızı o durumdan kurtarabilir?

İyilik birçok özelliğin doğru yerde Hakikat namına kullanılmasıdır. Bu ancak Allah azze ve celle nin hoşuna gideni tercih ederek olur. Allah a inanmayan insan da Allah yerine başka bir sıfat kullanabilir. Zorda kalana yardım etmek. Ağır yükü taşıyamayan bir yaşlı. Yükü alır taşırız, cesarete ihtiyaç yok. 3-5 kişi birini sıkıştırmış dövüyor. Araya girip ortalığı dağıtmak lazım ama nerede o cesaret??? Yolda para var. Sahibini bulmak lazım el sürmemek lazım ama dürüstlük demek. Mesela meditasyon yapıyorlar, kafa dinliyorlar, kendileri ile baş başa kalıyorlar. Bunların aslı namaz kılmaktır. Konsantre olup kendini daha iyi daha doğru olmaya yöneltmektir. "Kıldığınız namaz sizi kötülüklerden alıkoymuyorsa..." diye bir ahkam vardır İslam da... Yaratan Rabb'ine karşı sadakattir kendini iyiye yöneltmek.

Sayabileceğimiz birçok değer var "iyi" olmak için ki bunların hepsi Allah c.c. ın insanlar için yarattığı "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" diye hatırlattığı ve galu bela dediğimiz Allah ın (Kuran da da geçen) "Ben sizin Rabb iniz değil miyim?" sorusuna "Evet" diye cevap verişimiz yani Allah ın bize hissettirdiği tüm Hakikati kabul etmektir iyilik. Çünkü namus çok önemlidir. Ama Allah önemli kıldığı için önemlidir. Eğer namus kadının iffetinde değil de sessiz konuşmak ile olsaydı o zaman namuslu olmak sessiz konuşmakla olurdu.Yani değerin "değer" ifade edebilmesi için ona "değer" atfedilmesi "değer"i hak etmesi gerekir. İyi insanın iyi olabilmesi için iyiliğin içerdiği değerleri hak etmesi gerekir.

Peki nedir iyiliğin formülü ?
İyilik = Cesaret - Samimiyet - Dürüstlük - Fedakarlık - Güleryüz - Orta Yollu(aşırılıktan uzak)....
İyiliğin içerdiği değerleri ekleyelim bu konuya..
 
Son düzenleme:
Soruları kısaca yanıtlayacak olursak:
Bence insan; farklılıkları olan, farklı kültürel özellikler taşıyan, farklı yaşam biçimine sahip , özellikle de diğer canlılara oranla daha zeki, becerikli ve düşünen bir canlı türüdür.
İyi bir insan nasıl olmalıdır?
İyi bir insan, dünya üzerinde meydana gelen olumsuzluklar karşısında tepkisiz kalmayan, bu olumsuzlukların nasıl ortadan kaldırılması gerektiği yönünde çaba harcayan, tüm insanlığın huzur, güven ve refah içinde yaşaması için çareler arayan, her insanın çok değerli olduğunu, hiçbirinin diğerlerinden üstün bir yanı olmadığını düşünen, farlılıkları, farklı kültürleri olduğu gibi kabul eden, herkesin eşit bir konumda olması gerektiğine inanan insandır.
İyi bir insanın kriterleri nelerdir?
Duyrlı,
Barışçı,
Eşitlikten yana,
Dayanışmacı,
Paylaşımcı,
Yardım sever,
Hak ve özgürlüklere saygılı,
İnsanları ayrıştırmayan,
Hor görmeyen,
Bütünleştirici,
İnsanları seven ve sayan
Adaletli,
Hoşgörülü,
Düşüncelere saygılı,

gibi özelliklerdir bence. Tabi bu kriterleri daha da çoğaltabiliriz.
 
SOSYALİST' Alıntı:
Soruları kısaca yanıtlayacak olursak:
Anladım! röportaj istiyosun sen. Ama ben yapsam röportajı atarlı-giderli konuşursun şimdi. Sizin kafadan biri yapsın da dinleyelim Sosyalist i .
...insan; farklılıkları olan, farklı kültürel özellikler taşıyan, farklı yaşam biçimine sahip , ...daha zeki, becerikli ve düşünen bir canlı türüdür.
İnsan demek "farklı" demek midir? İnsanın insan olması için "farklı" olması gerekmez. Hatta "iyi insan" olmak için farklı değil aynı olmak lazım. Hazret-i Adem safiUllah aleyhisselam ile Hazret-i Muhammed Mustafa sallAllahü aleyhi ve sellem ile aynı olmak gerek. Olması gereken en iyi ile aynı olmak...

Farklılıklar üzerine kurulmak; devamlı düzenin aleyhinde doğrudan uzak olanlara meyletmeye sebep olabilir. Fark uzaklığın simgesidir. Ne kadar fazla fark o kadar uzak. Farkları azaltmaya çalışalım.

İyi İnsan = .....+Merhamet
 
Öncelikle siz-biz kavramlarını bir kenara koymalıyız çünkü tartışma konumuz ''siz-biz'' değil ''iyi bir insan nasıl olmalı'' konusudur.
Sorulardan da anlaşılacağı gibi yapmamız gereken iyi bir insan profilini çizmek.
Buna dikkat edelim lütfen.
İnsan demek "farklı" demek midir? İnsanın insan olması için "farklı" olması gerekmez.
Her ne kadar ''insanın insan olması için farklı olması gerekmez'' demişseniz de sonuç itibariyle insanlar FARKLIDIRLAR.
İnsanlar her ne kadar biyolojik olarak farklı değillerse de kültürel olarak farklıdırlar.
Bu nedenle insanları farklılıklarıyla kabul etmek zorundayız.
Çünkü sen onların farklılığını yok sayarsan o da senin farklılığını yok sayacaktır.
Böyle olunca da insanlar arasında zıtlaşma, uzaklaşma, soğuma meydana gelecektir.
Bu da sonuç itibariyle insanlar arasında düşmanlıkların doğmasına sebep olacaktır.
Ve böylece İYİ İNSAN olmaktan uzaklaşılmış olunacaktır.
Hatta "iyi insan" olmak için farklı değil aynı olmak lazım.
Fakat böyle bir ihtimal söz konusu değildir.
Öyleyse yapmamız gereken bir şeyler olmalı.
Var mıydı bir öneriniz?
Farklılıklar üzerine kurulmak; devamlı düzenin aleyhinde doğrudan uzak olanlara meyletmeye sebep olabilir. Fark uzaklığın simgesidir. Ne kadar fazla fark o kadar uzak. Farkları azaltmaya çalışalım
Bu tespitinin kesinlikle doğru değildir, çünkü dediğim gibi farklılıkları yok etmek, ortadan kaldırmak mümkün değildir, doğru da değildir.
Ayrıca farklı kültürlere sahip olan insanları birbirine düşman eden farklılıklarından ziyade onların değerlerini, farklılıklarını kullanan çıkarcı egemen güçlerdir, yani sözünü ettiğiniz düzendir.
Bunun farkına vardığımızda farklılıkların bir arada yaşamasında hiçbir sakınca göremiyorum.

Durum böyle olunca yapacak tek şey kalıyor; tüm farklılıkların bir arada yaşamasını sağlamak.
Aksi halde herkes haklılığını ve doğruluğunu iddia edecektir ki bu durumda da hangi farklılık altında bir olacağız sorunsalı doğacaktır ve bir düzlemde buluşma imkansızlığı çıkacaktır ortaya.
Sonuç olarak tüm çabalar boş ve anlamsız bir durum alacaktır.
Ve böylece ortaya çözümsüzlük çıkacağından dolayı her zaman olduğu gibi yine insanlar birbirini yemekten geri durmayacaklardır.
 
SOSYALİST' Alıntı:
siz-biz kavramlarını bir kenara koymalıyız
O kadar farklılıkları kabullenelim dedikten sonra sizi siz olarak bizi de biz olarak kabul edememek ne demek? Siz siz olsanız da biz biz olsak da "iyi" olmanın da öngöreceği gibi iletişim kurabilmemiz tartışabilmemiz gerekmez mi? Hadis var yanılmıyorsam: "Alimlerin ihtilafı rahmettir" İhtilaf farklı olmak demek. Aslında ilim mevzuunda sonuç farklı olamaz, bu hata demektir. Ama alimler nasıl ihtilaf eder? Tartışıp konuşarak, kaliteli iletişimler fikirsel derinliklerle... Bu Rahmet değil midir? Buradaki mevzu zıt fikir de olsa, düşmanlığa gayet elverişli taraflar da olsa "düşman" olmadan bi şeyler yapabilmektir. Yoksa zaten herkesin dost ya da dost gibi olduğu ortamlar kaliteyi ispat etmiş değildir ve yapmacık birçok şeyi de ihtiva edecektir...
insanlar FARKLIDIRLAR.
Farklılığa kafayı takınca "aynılıkları" göremiyorsun belki. Kültürel olarak farklılığı nedir? Çorbası, elbisesi. Ama bir lisanı yok mu? Ve büyük kitleler aynı lisanı konuşmuyor mu? Tebessümün bir tanımı yok mu tüm insanlıkta? AYnılıklar farklılıklardan daha fazla.
.....biyolojik olarak farklı değillerse de kültürel olarak farklıdırlar
Farklılık farklılık diye tutturunca biyolojik olarak da birsürü fark çıkar ortaya. Boyu farklı metabolizması, zevkleri kişiliği... Burada "aynı" olan herkesin yemek yemesi, hoşuna gitmeyen bişeylerin olması vesaire. Yani yemek yedikten sonra biri fazla yemiş biri az. Mühim olan ikisi de yemiş. İşte bu bir aynılıktır.

Hatta "iyi insan" olmak için farklı değil aynı olmak lazım.
Fakat böyle bir ihtimal söz konusu değildir.
OLması gereken en iyi var. O örnek alınır ve onunla aynı olunur. Aynılık maddede değil manadadır. Boyun aynı değildir ama doğru şeylere uzanıyorsundur... Hazret-i Muhammed Mustafa sallAllahü aleyhi ve sellem... İşte öneri sana...
...çıkarcı egemen güçlerdir
Kimdir bunlar? Zalimdirler. Peki birileri kendini bu zalimlere neden kullandırıyor? Bu zalimlerin oyunlarını neden oynuyor? Menfaatleri için. Büyük güçler menfaatleri için küçükler menfaatleri için.. Kısaca küçüklerin de menfaatleri oluyor... Kendi menfaati için ne olduğunu umursamadan zalimin emrine girenlerin hali nice olacak? Farklı olsa bile zalimin emrinde olmasını açıklar mı?

Fark dediğimiz nedir. Bizim yok edelim dediğimiz fark doğrudan olan farklılıktır. Yoksa kimseye bedeninden dilinden düşman olmadık. Ama kendi dilini konuşmakla kendi dilinde küfretmek arasında fark vardır. Yani doğru olan düzgün konuşmakken "farklı" olan küfretmektir karşı çıktığımız, konuşmak değil. Israrla anlamamamıza rağmen başka bir dile konuşsa biri? Bizimle aynı dili bilmesine rağmen anlamadığımız dilde bizi alakadar eden çok şey söylese? Bize de anlatması hak değil midir? Hem farklılıklarının tanınmadığını iddia edip hem de başkalarının farklılıklarının sömürmek nedir?
Yıllarca boş oturmuşluğunun geri kalmışlığının sebebi diğer insanlar mıdır? Bizim düşmanla savaşıp fethettiğimiz toprakları düşmanla birleşip almaya çalışmak nedir? "Doğuda Oxford vardı da biz mi okumadık" İbrahim Tatlıses... Oxfordu kazandın da Oxford almadı mı seni? Türkiye nin Oxfordlarına yolun mu düşebildi? Türkiye Oxfordlarını nasıl kurdu? Hocalarını alimlerini nasıl yetiştirdi? Aile çocuğunu nasıl öğrenci yaptı? Bırakalım Doğuyu aileler arasında bile eşitlik yoktur. Bir aile eğitimin farkında olur çocuğunu yetiştirir öbürü değildir cahil kalabilir. AMa her nefis kendisini bilir. Ailesi yetiştirmiyorsa kendisi yetişecek, yetişmekten haz edecek zevk alacak. Yok öyle değilse o "farıklılıklar" kendi ektiğinin bittiğidir kabullenecek..
herkes haklılığını ve doğruluğunu iddia edecektir
Zaten öyle değil mi? İslam haklılığını ilan etti, yapacağını yaptı. Ama sol tayfa haklılığını ilan edince neler yaptı??? cumhuriyet ilan edilirken adı "haksızlık" mı kondu? Ama nereye getirdiler solcular: kızlar başını örtemez... Kısaca "olması gereken" "en iyi" "en doğru" bildirilmiştir. İlan edilecek tek şey de budur. Gördüğün gibi HAK ilan olmiinca meydan batıla kalıyor. Aslanın olmadığı yerde fare kükrer derdi birisi...

Ayrıca röportaj yapılsa çok iyi olur. Bana yaptırmiican da az buz belli oluyor. Hoşuna gidecek birisi ile yapsanız deriz. konusundaki radyo olsa idi seslerimizi de duyardık..
 
Boşuna bu kadar dallandırıp anlamsızlaştırıyorsunuz konuyu.
Daha kaç kez hatırlatmam gerekecek bilmem ama konumuz şu '' İyi bir insan nasıl olmalıdır? ''
Bunu net bir şekilde tanımlayamazsak, söylemlerimiz polemikten öteye geçmez.
O nedenle, açık ve net bir şekilde İYİ BİR İNSAN tanımı yapmalıyız.
 
Mesela ben şöyle bir tanımlama yapmışım:

İyi bir insan, dünya üzerinde meydana gelen olumsuzluklar karşısında tepkisiz kalmayan, bu olumsuzlukların nasıl ortadan kaldırılması gerektiği yönünde çaba harcayan, tüm insanlığın huzur, güven ve refah içinde yaşaması için çareler arayan, her insanın çok değerli olduğunu, hiçbirinin diğerlerinden üstün bir yanı olmadığını düşünen, farlılıkları, farklı kültürleri olduğu gibi kabul eden, herkesin eşit bir konumda olması gerektiğine inanan insandır.

Duyarlı,
Barışçı,
Eşitlikten yana,
Dayanışmacı,
Paylaşımcı,
Yardım sever,
Hak ve özgürlüklere saygılı,
İnsanları ayrıştırmayan,
Hor görmeyen,
Bütünleştirici,
İnsanları seven ve sayan
Adaletli,
Hoşgörülü,
Düşüncelere saygılı,

gibi özelliklerdir bence. Tabi bu kriterleri daha da çoğaltabiliriz.

Şimdi, burada yanlış veya eksik olan ne?
 
Buradaki mevzu zıt fikir de olsa, düşmanlığa gayet elverişli taraflar da olsa "düşman" olmadan bi şeyler yapabilmektir.
Mesela bu ''bir şeyler'' ne olmalı?
Farklılığa kafayı takınca "aynılıkları" göremiyorsun belki.
Sorun olan ''aynılıklar'' değil, FARKLILIKLARIMIZDIR.
O nedenle insanca iletişim kurabilmemiz için farklılıklarımıza nasıl bakmalıyız?
Sizce bu farklılıklarla nasıl dostluk kurabilir, nasıl kardeş olabilir, nasıl birlik ve beraberlik içinde yaşayabiliriz?
Kültürel olarak farklılığı nedir? Çorbası, elbisesi. Ama bir lisanı yok mu? Ve büyük kitleler aynı lisanı konuşmuyor mu? Tebessümün bir tanımı yok mu tüm insanlıkta?
Saydıklarına ek olarak kültürel farlılık dediğimizde akla şunlar da geliyor:
Dini inancı veya inançsızlığı,
Giyim tarzı,
Yaşam tarzı,
Milliyet farkı gibi.
Peki, bunlar karşısında tutumumuz ne olmalıdır?
Farklılık farklılık diye tutturunca biyolojik olarak da birsürü fark çıkar ortaya. Boyu farklı metabolizması, zevkleri kişiliği...
Biyolojik farklılık boy, zevk gibi şeyler değildir.
Biyolojik olarak insanlar tek bir ırktır ve bu anlamda aralarında bir farklılık bulunmamaktadır.
OLması gereken en iyi var. O örnek alınır ve onunla aynı olunur.
Fakat her insan için en iyi dediğimiz şey aynı şey değildir.
Mesela sizin için en iyi olmak tepeden tırnağa kapalı giymekse, bir kabile bireyi için çıplak yaşamaktır.
Yada sizin için en güzel tatlı türü baklavaysa,bir başkası için kadayıftır.
Bu nedenle en iyi şeyi bir takım anlayışa göre sınırlamak mümkün değildir.
İşte bundan dolayı en iyi şey, herkesi olduğu gibi kabul etmek olarak çıkıyor karşımıza.
Peki birileri kendini bu zalimlere neden kullandırıyor? Bu zalimlerin oyunlarını neden oynuyor? Menfaatleri için. Büyük güçler menfaatleri için küçükler menfaatleri için.. Kısaca küçüklerin de menfaatleri oluyor... Kendi menfaati için ne olduğunu umursamadan zalimin emrine girenlerin hali nice olacak?
Burada karşımıza çıkan sorunun MENFAAT olduğunu söylüyorsunuz ve bence de çok doğru.
Peki, bizler için sorun olan bu menfaatten nasıl kurtulabiliriz?
Fark dediğimiz nedir. Bizim yok edelim dediğimiz fark doğrudan olan farklılıktır.
Farklılıklar kültürümüzdür ve yok edilmesi mümkün değildir, doğru da değildir.
Bizim düşmanla savaşıp fethettiğimiz toprakları düşmanla birleşip almaya çalışmak nedir?
Düşman olmamalı hayatımızda ve bu kelimeyi literatürümüzden çıkarmamız gerekir çünkü iyi insan olmak gibi bir mücadele içindeyiz.
Peki bunun için bir çözüm öneriniz var mıydı?
aileler arasında bile eşitlik yoktur. Bir aile eğitimin farkında olur çocuğunu yetiştirir öbürü değildir cahil kalabilir.
Eşitlik dediğimiz şey, insanların farklılıklarına bakmaksızın, ayrımcılık yapmaksızın hepsine eşit mesafede durmaktır.
Önemli olan insanların dini, dili, cinsi, ırkı, milliyeti değil, insan olmalarıdır.
Eşitlikten kasıt budur yani.
Zaten öyle değil mi? İslam haklılığını ilan etti, yapacağını yaptı. Ama sol tayfa haklılığını ilan edince neler yaptı??? cumhuriyet ilan edilirken adı "haksızlık" mı kondu? Ama nereye getirdiler solcular: kızlar başını örtemez... Kısaca "olması gereken" "en iyi" "en doğru" bildirilmiştir. İlan edilecek tek şey de budur. Gördüğün gibi HAK ilan olmiinca meydan batıla kalıyor. Aslanın olmadığı yerde fare kükrer derdi birisi...
Şu an konumuz bu değil.
Bu konuları da konuşacağız sanıyorum ileride..
 
SOSYALİST' Alıntı:
Sorun olan ''aynılıklar'' değil, FARKLILIKLARIMIZDIR
Evet farklı olmaya çalışınca, farklılık ortaya çıkınca, doğru dururken farklıya tabi olunca, farklılaşmış olan yanlışı düzeltmeyince sorun çıkıyor dediğin gibi... Peki neden sorun çıkarıyorsunuz?
Biyolojik farklılık boy, zevk gibi şeyler değildir.
Biyolojik olarak insanlar tek bir ırktır ve bu anlamda aralarında bir farklılık bulunmamaktadır
Kim demiş? Biyoloji ile alakalı olan şeyler biyolojik olmuyor mu? Ne anlattığımız ortada olmasına rağmen başka bir argümanla yanıtlamışsın. Sonuç olarak biyolojik özelliklerde farklılıklar vardır ama o biyolojik özellikler özellik olarak tüm insanlarda vardır. Burada küçük farklılıklara değil temel aynılığa bakarız. O özellikler herkeste küçük farkılılıklar gösteriyor demeyiz, o özellikler ortak olarak herkeste var deriz.
Farklılık üretmek yol değildir. Farklı olan varsa düzeltilmelidir. İnsan gücü yettiğinden sorulur. Elinde olduğu halde farklı olanı neden düzeltmiyor? Belki tembel belki cesaret gerekli o iş için. Ama tanımlanmış ve herkesin kabul ettiği gerçekler var. Her ne bundan farklı ise düzeltilmelidir. Saçı uzun ve ya kısa olabilir insanın. Ama dağınık olması doğru değildir. Elbisesi siyah ve ya yeşil olabilir. Ama kirli olması doğru değildir. Lisanı İngilizce ve ya Türkçe olabilir. AMa birisinin anlamadığı dilde onla ilgili yanında konuşması doğru değildir. Kısacası farklı olan yani doğrudan şaşmış olan kabul edilemez. Yoksa temel özellik olarak küçük farklar bizim fark tanımımıza girmiyor.
Farklılıklarımız diye şivelerimiz, ten rengimiz, hislerimizin seviyesi, isimlerimiz, boy uzunluklarımız, ses tonlarımız, vb ne kafayı takarsak; hepimizin bu özelliklere sahip olduğumuz ve bu özelliklerimizi insan olarak aynı amaca hizmet ettirdiğimiz, aynı etkilere bu özelliklerde aynı tepkilerin verildiği vb aynılıkları göremeyebiliriz ve aslolanın farklılık değil aynılık olduğunu atlayabiliriz. Mesela şivelerimiz ve hatta lisanlarımız farklı olabilir. Ama lisanı adres tarif ederken, hoşbeş ederken, isterken, çağırırken kullandığımız gerçeği aslında lisanın farklılık değil aynılık olduğunu gösterir. Lisan bir araçtır farklı biçimlerinin olması küçük bir farktır ve aslolan aynılıktır. Tenlerimizin rengi farklı olabilir. Ama o renk bile tüm insanlıkta var. Mesela biri esmer ve diğeri beyaz. Ama başka esmerler ve başka beyazlar da var? Yani esmer olmak küçük bir farklılıktır beyazlığa göre ve insanın esmer de beyaz da olabileceği gerçeği sebebiyle farklılık değil aynılıkla izah edilebilir. Hepimiz bir olay karşısında farklı heyecana kapılabiliriz. Bu küçük bir farktır. Yani heyecan seviyemizin farklı olması küçük bir fark. Ama o olaydan hepimizin üzüntü duyması, müdahale etmemize sebep olması, güldürmesi vb küçük seviye farkına rağmen büyük bir aynılıktır. Ses tonlarımız farklı AMa aslında tüm insan ses tonları belirli bir frekansta. Yani küçük farka rağmen büyük bir aynılığın içerisinde.
Türkiyede kültürel fark Türk insanını sömürmekten ibaret. Birileri farklı diye neden ayrıcalıklı olsun? Bu farklılık kullanılarak ayrıştırma yapılıyor. AYrı olan belirlendikten sonra bu ayrılmışlara düşmanlık tohumları ekiliyor. Kendi özellikleri olan; geri kalmışlık, kendini ispat edememişlik vb eksikliklere başkaları sebep oldu diye yalan konuşuluyor. Suçu başkasına atan bu kitle de düşmanlığı menfaatine uygun buluyor... Gördün mü düşmanlığı kimin ürettiğini?
Düşman olmamalı hayatımızda ve bu kelimeyi literatürümüzden çıkarmamız gerekir
Unutmakla hiçbirşey düzelmez. O kelime kelime olarak değil ifade ettiği mana ile hayatımızda. Düşmanlıklar devam ettikten sonra adı değişse n'olur? Siz solcular evvela düşmanlığın bize yapıldığını ve buna alet olduğunuz, rusya abd ab vb bilumum menfaatçi gücün de bize düşmanlıkta ortak hareket ettiğini, güya abd düşmanlığı komunist taraf olduğunuzu sanarken aslında size yükledikleri ezberlerle bize düşman olduğunuzu anlamanız önemli bir adım olacaktır. Yukarıda anlattığımız gibi: Sizin içinizdeki abd ya da rus tarafını tutmak küçük bir farklılıktır. Temelde iki taraf da İslam düşmanı, ahlak düşmanı, insanın içinden gelen doğruluğun hakimiyetine engeldir. abd de rusya da pkk ya destek verir. abd de rusya da(hatta Osmanlı zamanında ingiltere de) Afganistan ı vurmuştur. abd de rusya da Suriye deki karışıklıklarda durdurucu değil iddiacı taraftır. Küçük farklılık olan kapital anlaşmazlığı temel birliktelik olan Dünya için yaşama ve menfaat anlayışının aynılığında silinip gidiyor...

Fakat her insan için en iyi dediğimiz şey aynı şey değildir
Nasıl değildir? İnsanın içinden gelen bir doğruluk hissiyatı vardır. Temel fikirler vardır. Herkesin mutabık olduğu uzlaşmalar vardır. Bunların da en iyileri vardır. Temiz vardır daha temiz vardır en temiz vardır. Konuşan vardır, manalı konuşan vardır, derin konuşan vardır. Bilen vardır, öğrenmeye çalışan vardır, Alim vardır. Bunun gibi kötü de olabileceği gibi orta, iyi ve en iyi vardır. Hazret-i Muhammed Mustafa sallAllah ü aleyhi ve sellem insanların en üstünüdür. devletlerde elçi var bir de büyükelçi var. İşte rasulUllah salAllahü aleyhi ve sellem büyük elçidir. Olması gereken en iyi odur.

Olması gereken en iyi neden olmasın? Biz burada konuşuyoruz, ayrıldığımız noktalar var uzlaştığımız noktalar var. Derin fikirlerin uzlaştığı odaklandığı yer de olması gerekendir.
en iyi olmak tepeden tırnağa kapalı giymekse, bir kabile bireyi için çıplak yaşamaktır
ya insan yiyen yamyamlar? Demek ki kabileler değil kapalı giyinenlerdir doğru olanlar. Olması gerekenin ne kadar gerekli olduğunu cahiller anlatıyor aslında...
Farklılıklar kültürümüzdür
Farklılıklar bitmez... Kültürümüz aynılıklar olmalı. Buluştuğumuz ortak değerler evrensel anlayışlar ve hepimizin gönlünde taht kuran manevi hissiyatlardır kültürümüz. Küçük farklarla büyük aynılıkları atlamayalım. Birileri farklı dilde konuşuyor. Ama hep aynı şeyler değil mi anlattıklarımız? Hep üzülmez mi insan hasret kaldığında? dua etmez mi yakınlarına?

Eşitlik dediğimiz şey
ayrı bir baş belasıdır. eşitlik değil Adalettir şiarımız. Adalet eşit dağıtarak değil Hakkını vererek olur. O kadar fark edebiyatı yapıyorsun burada neden hak edenle hak etmeyenin farkını yok sayıyorsun?
 
Üst Alt