• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

İsrâiliyyâtın Tanımı

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 2K

mopsy

Emektar
Üye
Isrâiliyyât konusunda araştırma yapan modern dönem Müslü-
man araştırmacılardan bazıları isrâiliyyâtı şöyle tanımlamaktadır:
Tefsirde Yahudi ve Hıristiyan kültürünün etkisi.

Ayrıca müfessirler
ve muhaddisler nezdinde bu kavramın şu ıstılahî anlamda kullanıldığı
ifade edilmektedir: İsrâiliyyât kelimesi: Tefsir ve hadise karışan,
aslı Yahudi, Hıristiyan veya başka bir kaynağa dayanan efsanelerdir.
Abdullah Aydemir (ö. 1991)in tanımlamasının ise daha geniş
kapsamlı olduğu görülmektedir: İslama ve özellikle tefsire girmiş
olan Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlere ait kültür kalıntılarıyla, dinin
gerek lehine gerekse de aleyhine uydurulup Hz. Peygambere, sahabeye
ve müteakip nesillere izafe edilen her türlü haber isrâiliyyât kelimesinin
manası içine girer.

İsmail Albayrakın tanımlaması da modern
dönemdeki geniş kapsamlı tanımlardan biridir: İsrâiliyyât bazı
hadis ve tefsir rivayetlerinin içerdiği Yahudi Hıristiyan, eski Fars ve
Yakın Doğu kültür havzalarına ait efsanevi ve dinî literatürün adı-
dır. Görüldüğü üzere tanımlarda daha çok Yahudilik ve Hıristiyanlık
dinine vurgu yapılırken, Aydemir ve Albayrakın tanımları yelpazeyi,
mezkûr iki kaynağın yanında genel anlamda Ortadoğudaki
kültür havzasında yaşayan diğer kültürleri de ihtiva edecek şekilde
genişletmektedir.6 Bu tanımlarda isrâiliyyâtın İslam öncesi Arap
kültürüyle ilişkisine değinilmemektedir. Ayrıca tanımlar isrâiliyyât
kaynaklarını Ehl-i Kitabın haricinde Ortadoğudaki diğer dini ve
folklorik kültürleri kapsayacak şekilde genişletseler bile, tanımlarda
genel olarak tüm bu rivayetlerin İslamî kaynaklara sonradan girdiği
anlayışı ön plana çıkmaktadır. Bazı isrâiliyyâtın dış kaynaklı olarak
sonradan İslama girdiği yaklaşımı bizce tartışmaya açıktır. Nitekim
kaynaklardaki isrâiliyyât anlatımlarının bir kısmı bunların ilk Müslümanlar
tarafından bilindiğini akla getirmektedir. Bu durum da,
bize göre, birtakım isrâiliyyât ile Arapların bizzat kendi katkıları ve
atalarından tevarüs ettikleri bilgilerle şekillenen toplumsal ve kültü-
rel hafızaları arasında bir ilişkinin bulunup bulunmadığının araştı-
rılmasını gerekli kılmaktadır. Bu husus çalışmanın ilerleyen bölümlerinde
ele alınacaktır.

Ayrıca, İslamın erken dönemlerinde Müslümanların isrâiliyyât
türü rivayetler karşısındaki konumları, bu tür rivayetlerin onlar
nezdindeki durumu ve etkisi, onların kültürlerini oluşturan dünya
görüşleri, tarih algıları, kozmolojiye yönelik tasavvurları dikkate
alınarak bir durum tespitine yönelik isrâiliyyât şöyle de tanımlanmaktadır:
İsrâiliyyât kadim Sami kültürüne ait olan ve Orta Çağ
Arap aklına uyarlanarak Kuran tefsirinde kullanılan bir bilgi
türüdür. İsrâiliyyât bilgisi ortaçağdaki mitik Arap aklının Tanrıyı, tarihi,
dünyayı, eşyayı algılama tarzını gösteren bir ayna mesabesindedir.
Batılı araştırmacıların ise isrâiliyyâtı çeşitli şekillerde tanımladıkları
görülmektedir. Fakat her halükarda tanımlarda isrâiliyyâtın,
Yahudi ve Hristiyan kaynaklı bilgi veya rivayetler olduğu vurgulanmaktadır.
Bazılarına göre; isrâiliyyât, Kitab-ı Mukaddes şahsiyetleri
hakkında uydurulmuş hikâyeler olup önemli tefsirlere bile girebilmiş
birtakım efsanelerdir. Bazıları kavramı sadece Yahudiliğin
efsaneleriyle sınırlandırmayıp Zerdüştîlik ve Yakın Doğu halklarına
dayanan unsurları da içerdiğine dikkat çekmektedir. Daha genel
olarak tefsirlerde bulunan tüm yabancı unsurlar isrâiliyyât olarak
tanımlanmaktadır. Bu yaklaşımların içerisinde, isrâiliyyâtın önceki
dinlerin kaynaklarına yönelik bilgiler olmaktan ziyade, geçmiş milletlerin
folklorik anlatımları olduğunun vurgulandığı da görülmektedir.
Buradan hareketle oryantalistlere göre; İslam da bu yozlaş-
madan etkilenmiş ve tahrif edilmiştir. Bu tanımlar ve yaklaşımlarda
görüldüğü gibi geçmişte yaşamış toplum ve dinlerin folklorik ve
efsanevi anlatımları ön plana çıkarılmaktadır. Fakat isrâiliyyâta
yönelik bu tanımlamaları sadece geçmişle sınırlandırılmayan ve
geleceğe dair birtakım anlatım ve kehanetleri de bu kavram içinde
değerlendirenler mevcuttur. Buna göre; yukarıdaki tanımlamalara
ek olarak isrâiliyyât, son peygamberin çıkışıyla ilgili kehanetleri,
Hz. İsanın dönüşü, Müslüman halifeler, isyanlar, hanedanların
çöküşü, mehdi ve kıyamet alametleriyle ilgili anlatımları da ihtiva
eden bir kavramdır.Bu haliyle isrâiliyyâtın muhtevası, sadece
geçmiş ümmetlerden nakledilen bilgileri değil, gelecekte vuku bulacak
olaylar ve gayb kapsamına giren fiten-melâhim türü rivayetleri
de ihtiva etmektedir

İsrâiliyyât kavramına gelecekle ilgili bazı rivayetleri de ekleyerek
kavramın sınırlarını genişletme bazı Müslüman araştırmacılarda
da görülmektedir. Mesela Abdullah Aydemir isrâiliyyât ile ilgili çalışmasında,
Emevîlerin saltanat müddetiyle ve Hz. Hüseyinin şehadetine
gökyüzünün ağlamasıyla ilgili gelen rivayetleri isrâiliyyât
başlığı altında değerlendirmektedir. Ahmet Yaşar Ocak ise,
isrâiliyyâtın anlamının dar olması hasebiyle onun yerine İslam
Mitolojisi kavramını tercih ederek, bu kavramın geçmiş milletlere
ve dinlere dair anlatımların yanı sıra, Hz. Ali hakkında gerek Şia ve
diğer kollarında gerekse de Sünnî camiada oluşturulan tüm rivayet
ve anlatımları ihtiva ettiğini düşünmektedir

Enes BÜYÜK
[TEFSİRDE İSRÂİLİYYÂTIN
ARAP KÜLTÜRÜYLE İLİŞKİSİ
ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA]
 
Üst Alt