• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

İslamiyet'te recm var mı yok mu?

Okunuyor :
İslamiyet'te recm var mı yok mu?

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
islamda recmin yeri diyanet , kuranda recmin ayeti hangisi , recmi inkar edenler , islamda recmin yeri hayrettin karaman , zina yapanı öldürün ayeti , recmin kelime anlamı , recmedilmek video

Kur’an’ı Kerim’de açıkça geçmemesine rağmen, fıkıh kitaplarının genelinde İslam’ın değişmez cezalarından biri olarak görülen recm,(taşlayarak öldürme) Hz. Muhammed döneminde yaşanan birkaç olaya ve rivayet edilen bazı hadislere dayandırılıyor.
İslamiyette Recm varmı? Yoksa Özellikle muhafazakâr camia tarafından fetva makamı kabul edilen ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman’ın dediği gibi

zinanın İslam dinindeki cezası kesinlikle recm değil. “Kur'an-ı Kerim'de evli bekâr ayrımı yapılmadan zina suçunun cezası recm değil 100 sopadır”
mıdır?
 

M ü e l l i f...

Kıdemli
Üye
Dikkat ve ilim gerektiren bir konu.
İnş. Ehil olmayan kalemler bilinçsiz yorum yapmaktan kaçınırlar.
Ben şahsen o ilmi vukufiyeti kendimden göremiyorum..
Ya siz ?
 

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Dikkat ve ilim gerektiren bir konu.
İnş. Ehil olmayan kalemler bilinçsiz yorum yapmaktan kaçınırlar.
Ben şahsen o ilmi vukufiyeti kendimden göremiyorum..
Ya siz ?
Ali Hocam bu sıralarda dikkat ettim zor sorularda hep kaçamak cevap veriyorsun :) O ilmi kendinde bulamayabilirsin Fakat Fikrini soyleyebilirsin. Ne yapalım zina yapanları taşlayalımmı? :)

İlim yoksa ,Fikir yok ilginç:)
 
S

SAHARAY

Ziyaretci
İslamiyette Recm varmı? Yoksa Özellikle muhafazakâr camia tarafından fetva makamı kabul edilen ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman’ın dediği gibi
mıdır?
Güzel bir konu seçmişsiniz. Ben bu konuda çok kitap okudum hatta bu işin ilmini yapanlarla
konuştum. Kuranda recm diye bir kelime yok böyle bir ceza da yok. Ama sopa var.
Hatta hani yobaz dediğimiz insanlardan biri kitap yazmış ve bana da biri vermişti okumam
için kitabı yarısında bırakmak zorunda kaldım.Haşa peygamberimizi insanları taşlayarak öldürmeye yardım eden biri gibi kitapta anlatılmıştı...
Sevgi ve merhamet dininin peygamberini kimsenin böyle yalan yanlış şeylerle kitap yazarak anlatmaya ve insanların beynini bulandırmaya hakları yok.
Şeriat devletlerinde de nasılsa peygamberimi de öyle yapıyordu diye recm uyguluyorlar...
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Ali Hocam bu sıralarda dikkat ettim zor sorularda hep kaçamak cevap veriyorsun :) O ilmi kendinde bulamayabilirsin Fakat Fikrini soyleyebilirsin. Ne yapalım zina yapanları taşlayalımmı? :)

İlim yoksa ,Fikir yok ilginç:)
Ali hocam, cevabını elbet verecektir,fakat, islami konularda fikirler değil, aslolan ilimdir.İlimden kasıt ise, Kur'an-ı Kerim ve Hadisler ışığında hüküm vermektir.

Recm cezası ayetlerde geçmemek ile birlikte, efendimiz zamanında zina yapanların taşlandığına dair hadisler sabittir.Bununla birlikte sopa cezası da vardır.Ayrıca zina hususunda hüküm verilirken, kişilerin zina yaptığına dair kuvvetli delillerin olması şarttır.
 
S

SAHARAY

Ziyaretci
Ali hocam, cevabını elbet verecektir,fakat, islami konularda fikirler değil, aslolan ilimdir.İlimden kasıt ise, Kur'an-ı Kerim ve Hadisler ışığında hüküm vermektir.

Recm cezası ayetlerde geçmemek ile birlikte, efendimiz zamanında zina yapanların taşlandığına dair hadisler sabittir.Bununla birlikte sopa cezası da vardır.Ayrıca zina hususunda hüküm verilirken, kişilerin zina yaptığına dair kuvvetli delillerin olması şarttır.
Kuvvetli delilde zina yapanlar için aynı anda dört kişinin şahitliği gerekiyor.
 
E

Eftelya

Ziyaretci
Zina hükümlüsü kadın recm edildi

Somali'de zinadan hüküm giyen Ayşe İbrahim Duhulov adlı kadın, recmedilerek öldürüldü.
Temsili bır resım...
Resmi yetkililerden alınan bilgiye göre, güneydeki Kismayo liman şehrinde evlilik dışı cinsel ilişkide bulunduğunu itiraf ettiği söylenen kadın, boynuna kadar toprağa gömüldü.

Mahkumun karşısına geçen 50 erkek kadını taşlayarak öldürdü. Recm cezasını, çevreye toplanan yüzlerce kişi de seyretti.

Liman şehri, 22 Ağustos'tan bu yana aşırı dinci Hasan Türki'ye bağlı asilerin elinde bulunuyor. Bölgede yeni yönetim oluşturan asiler, şer'i hükümleri uyguladıklarını söylüyor

Recm cezası 13 yaşındaki kıza uygulandı!..

Somali'de tepki çeken recm cezası bu kez 13 yaşında bir çocuğuna uygulandı. Uluslararası Af Örgütü'nün iddiasına göre, zina yaptığı gerekçesiyle taşlanarak öldürülen Ayşe İbrahim Duhulov, tecavüze uğramış 13 yaşında bir çocuktu.

Yerel medya, 27 EKim'de recm edilen Ayşe Duhulov'un 23 yaşında olduğunu yazmıştı. Ancak Uluslararası Af Örgütü, Duhulov'un babasının tecavüze uğrayan kızının 13 yaşında olduğunu söylediğini belirtti.

Ayşe Duhulov, 3 erkeğin tecavüzüne uğradığını itiraf ettikten sonra, bölgeyi kontrol eden aşırı dinci militanlar tarafından "evlilik dışı ilişki kurma" suçuyla recm cezasına çarptırılmıştı.

Duhulov, boynuna kadar toprağa gömüldükten sonra 50 erkek tarafından taşlanarak öldürülmüştü.

'Kismayo' kentinde bir stadyumda gerçekleşen infazı, binden fazla kişi izlemişti. Kismayo kenti, aşırı dinci Hasan Türki'ye bağlı militanların elinde bulunuyor.

Somali'de şeriat kurallarının geçerli olmasını isteyen aşırı dinci militanlar, merkezi hükümete karşı savaş veriyor.
kizilbayrak.net
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Güzel bir konu seçmişsiniz. Ben bu konuda çok kitap okudum hatta bu işin ilmini yapanlarla
konuştum. Kuranda recm diye bir kelime yok böyle bir ceza da yok. Ama sopa var.
Hatta hani yobaz dediğimiz insanlardan biri kitap yazmış ve bana da biri vermişti okumam
için kitabı yarısında bırakmak zorunda kaldım.Haşa peygamberimizi insanları taşlayarak öldürmeye yardım eden biri gibi kitapta anlatılmıştı...
Sevgi ve merhamet dininin peygamberini kimsenin böyle yalan yanlış şeylerle kitap yazarak anlatmaya ve insanların beynini bulandırmaya hakları yok.
Şeriat devletlerinde de nasılsa peygamberimi de öyle yapıyordu diye recm uyguluyorlar...
“Bir sultanın sağında lütuf ve merhamet ve solunda kahr ve terbiye lâzımdır. Mükâfat, merhametin iktizasıdır. Terbiye de mücazatı ister.

İtaat edenlere mükafat verememek gibi, isyan edenleri cezasız bırakmak da padişahın izzetine yakışmaz; her ikisi de acizlik ve zaaf ifadesidir. Cenab-ı Hak bu gibi noksanlıklardan münezzehtir.

Şunu çok net olarak belirtelim ki, İslam’da recm gibi hükümler caydırıcı ağır bir ceza müeyyidesidir. İnsanlık camiasında ve bütün semavî dinlerin ortak amaçlarından biri, neslin devamını sağlamaktır. Zina, nesilleri –değişik hukukî ve insanî kriterler bakımından- dejenere eden, karıştıran en alçak bir gayr-ı meşru yoldur. Bu fuhuş, ağır bir suç olduğu kadar, serkeş nefisler için çekici bir suç işleme mekanizmasıdır. İslam gibi evrensel bir dinden, böyle alçak bir suçun önlenmesi için caydırıcı bir önlem almamasını bekleyemeyiz. Suçluya ceza vermek merhamet ve sevgiye zıt olmadığı gibi adaletin de gereğidir.

Kur'ân, mu'cizevî tarzla, "Zinâ yapmayın!" emri yerine, "Zinâya yaklaşmayın!" ibaresini kullanarak, değil o kötülük kapısından içeri girmeyi, kapıya yaklaşmayı bile menediyor. Çünkü "Zinaya yaklaşmayın" ifadesi, "Zinâ yapmayın!" şeklinden daha belîğ, daha açıktır. İnsana, bir şeye "yaklaşma" demek, bir şeyi "yapma" demekten daha te'sirli, daha etkilidir ve "zinâya yaklaşmayın" deyişi, zinânın başlangıcı olabilecek dokunma, öpme, bakma, göz kırpma gibi insanı zinâya götürecek şeylerden alıkoymayı ifade eder. Sebeplerine müracaat da, zinâyı te'yid eder. Zinâysa, çok kötü bir fiil ve büyük bir günahtır. Ayrıca zinâ, gelip geçici bir hevesin perdesini açması, neseplerin karışması, haramlara gidilmesi, başkasının hukukuna tecavüz, aileyi yıkmak suretiyle cemiyet direklerinin yıkılması, anarşinin yayılması, ıztırap kapısının açılması, ahlâksız hastalıkların yayılması sebebiyle de kötü bir yoldur.

Şeyhü'l-İslâm Alûsî de, çocuklar için ölüm olması itibariyle demiştir ki: "Zinâ, nesepleri daraltır, kısırlaştırır. Zirâ, nesebi sabit olmayan ölü hükmündedir. (Âlûsî, Ruhu'l-Meânî, Daru'l-Fikr, 8/67.) Ölülerin ise, İslâm hukukuna müteallik bahislerde ne kadar girişim, faaliyet ve aktiflikleri olabilir ki?"

Zinâya açık bütün fiiller yasaklandıktan sonra, İslâm hukuku zinâ cürmünü, âmme menfaatine, şahsiyetine tecavüz kabul ederek ona göre cezalandırır ve işlenmemesi için cezaî müeyyidelerini ağırlaştırır. Hakîkaten de zinâ cürmü, aile nizâmını kökünden sarsar ve tehdit eder. Aile ise cemiyetin temelidir. Eğer böyle bir cürüm serbest hale gelirse fuhuş son derece yayılır, bu durum ailenin çöküşüne, cemiyetin bozulmasına, nesillerin yozlaşmasına yol açar. Halbuki İslâm hukuku, cemiyetin bekâsını her şeyin üstünde tutar ve buna son derece önem verir.

Binâenaleyh İslâm hukuku zinâyı, korkulu neticelerinden sakındırmak ve cemiyeti korumak için en ağır şekilde cezalandırmış ve zinânın her nev'ini yasaklamıştır. Hatta evli kişilerin zinâsı halinde onun yaşamasını hiç de uygun bulmamış, onu en kötü bir örnek saymıştır.

Fakihler, zinâ eden bekâr-hür kimseye, ister erkek olsun, ister kadın olsun, yüz sopa vurulacağı üzerinde ittifak etmişlerdir. Zira Allah Teâlâ "Zinâ eden kadın ve erkeğin herbirine yüzer değnek vurun. Allah ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayınız. Onların ceza görmesine, inananlardan da bir topluluk şâhid olsun" (Nûr, 24/2) buyurmuştur.

Çeşitli deliller getirerek ister erkek, ister kadın olsun, evli olanın da zinâ ettiği zaman recm edileceğine dair fakihler ittifak etmişlerdir.

Recmin de dahil olduğu had cezası ise iki şeyle sabit olur: İkrar (zinâ edenin söyleyip kabul etmesi) ve şahitler (4 erkek). Ceza verilmesinin şartları da: 1- Akıllı olmak, 2- Bülûğa ermiş olmak, 3- İhtiyar (seçme), 4- Haram olduğunu bilmektir.

Görülüyor ki, İslâm, bu kötü yolun her bir merhalesinde insanın karşısına çıkıyor, bu çirkin fiilden onları uzaklaştırmaya çalışarak, meşrû bir atmosferde ve iffet sınırları içinde yaşamalarını tavsiye ediyor.

Yine de, sistem ne kadar güçlü, getirdiği kanunlar ne derece muhkem olursa olsun, fert o sistem ve kanunları kabul edecek vicdan duruluğuna ulaştırılmamışsa, çok fazla birşey halledilmiş sayılmaz. Onun için düsturların çok sağlam ve muhkem olması yanında, fertler de bu düsturları yerine getirecek seviyede yetiştirilmeli ve vicdanları da dupduru hale getirilmelidir ki, teklif ve tavsiyeler havada kalmasın. Kur'ân birçok ayetiyle insanı, "Nerede, ne zaman ve ne yaparsan yap, mutlaka Cenâb-ı Hakk'ın murâkabesi altındasın" noktasına çekerek bütün davranışlarını böyle bir atmosfer altında plânlamaya ve yaşamaya şartlandırır.

Enes Kocabaş, Yeni Ümit
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Bu arada, dini bir konunun ana sayfada görüntüleniyor olması,hem de sayın admin tarafından... güzel...:)))
 
Üst Alt