• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

İnsanın bilerek yanlış yapması için Şeytan'a ihtiyacı var mı?

Okunuyor :
İnsanın bilerek yanlış yapması için Şeytan'a ihtiyacı var mı?

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
30 Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife(11) yapacağım," demişti. (Melekler): "Orada bozgunculuk yapan, kan döken birisini mi halife yapacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz?" dediler. (Rabbin): Ben sizin bilmediklerinizi bilirim," dedi.
Acaba o bozgunculuk yapan, kan döken kimse halife oldu mu?
Eğer halife olduysa nasıl işler yaptı?
Rice etsem bu konuda bir şeyler yazabilir misiniz?
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Merhaba,
Sn.SOSYALIST,insanın yaratılışı ile ilgili ayetlerden neyi almayı amaçlıyorsunuz ;
Henüz insanın cenin halindeyken kaderinin yazılmasıyla ilgili açıklama getiren hadis ve ayetleri kastetmiştim.

Hatırladığım kadarıyla bu konuda, (insanın yaratılışıyla ilgili) hadisler kadar yeterli derecede açıklama getiren ayet bulunmamaktadır.
Yanlış anımsıyor olabilirim..
Fakat bahsi geçen konuyla ilgili iyi denecek boyutta açıklama getiren onlarca hadis bulunmaktadır.

Mesela o hadislerde;
İnsanın ameli, rızkı, ne kadar yaşayacağı ve cennetlik mi yoksa cehennemlik mi olacakları Allah'ın gözlemi dahilinde melekler tarafından yazılır.
Defter dürülerek kaldırılır.
Ve bu yazılanlardan ne bir şey eksilir, ne de artırılır.
Yani hiçbir değişim söz konusu olamaz.

Olaylara bu bağlamda bakıldığında, dediğim gibi, insanların tüm yaptıkları-yapmadıkları, yediği-içtiği, iyi-kötü işleri, hastalıklı-salıklı olup olmayacağı,
ne kadar yşayacağı, cennetlik mi cehennemlik mi olacağı konusunda kaderleri yazılmış ve hiçbir değişiklik olmaksızın o yazılanlar yaşanmak zorunda bırakılmıştır.

Durum böyle olunca insan iradesi tamamen ortadan kalmış olmuyo mu sizce?
Acaba ben mi yanlış algılıyorum yoksa?
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
İnsan bence bilerek hata düşebilir. Sonuçta kendi aklıyla doğruyu yanlışı ayırabilir. Ama doğrunun ne kadar doğru gerçeğin ne kadar gerçek oldunu kişide kişiye değişir. Şeytanın var olması ve kötü olması Allah'ın onu sevmediği anl***** gelmez.

Cız oyunu gibi. Cızda kaçarken kovalanırsın, kovalarken kaçarsın, oyun bitmez. Ve 3 taşla oynanır Ve hata yaparsan yenilirsin.

Hayatta cız gibi. insan kovalar şeytan kaçar,şeytan kovalar insan kaçar. Hata yapmak istemiyorsan cız oyununu bırakmayacaksın. Yorulursan Allah'tan yardım dileyeceksin.

Ben böyle düşünüyorum.
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Henüz insanın cenin halindeyken kaderinin yazılmasıyla ilgili açıklama getiren hadis ve ayetleri kastetmiştim.

Hatırladığım kadarıyla bu konuda, (insanın yaratılışıyla ilgili) hadisler kadar yeterli derecede açıklama getiren ayet bulunmamaktadır.
Yanlış anımsıyor olabilirim..
Fakat bahsi geçen konuyla ilgili iyi denecek boyutta açıklama getiren onlarca hadis bulunmaktadır.

Mesela o hadislerde;
İnsanın ameli, rızkı, ne kadar yaşayacağı ve cennetlik mi yoksa cehennemlik mi olacakları Allah'ın gözlemi dahilinde melekler tarafından yazılır.
Defter dürülerek kaldırılır.
Ve bu yazılanlardan ne bir şey eksilir, ne de artırılır.
Yani hiçbir değişim söz konusu olamaz.

Olaylara bu bağlamda bakıldığında, dediğim gibi, insanların tüm yaptıkları-yapmadıkları, yediği-içtiği, iyi-kötü işleri, hastalıklı-salıklı olup olmayacağı,
ne kadar yşayacağı, cennetlik mi cehennemlik mi olacağı konusunda kaderleri yazılmış ve hiçbir değişiklik olmaksızın o yazılanlar yaşanmak zorunda bırakılmıştır.

Durum böyle olunca insan iradesi tamamen ortadan kalmış olmuyo mu sizce?
Acaba ben mi yanlış algılıyorum yoksa?
O zaman cehenneme yok. Varsa cehennem kötü biryer değil.

Ama ikili sistemde düşünürsek kalü belada Allah'a ne söz verdiğimizi nasıl açıklayacağız. Defter ozaman dürüldüyse ve burda sadece ikili sayı sistemi gibi kademe atlıyorsak?

Bütün ihtimaller dahilince ne olacağımız anlaşılıyorsa(zamansızlıkta) o zaman dünyada 1 defa iyi iken kötülerden yazılmamız; yada bin defa yer değiştirmesi ihtimali(iyi iken kötü-kötü iken iyilerden olmak) anlaşılır. Dolayısıyla herkes kendi suçunun cezasını çekmeli diyebiliriz. Belki?
 
B

bursali68

Ziyaretci
Henüz insanın cenin halindeyken kaderinin yazılmasıyla ilgili açıklama getiren hadis ve ayetleri kastetmiştim.

Hatırladığım kadarıyla bu konuda, (insanın yaratılışıyla ilgili) hadisler kadar yeterli derecede açıklama getiren ayet bulunmamaktadır.
Yanlış anımsıyor olabilirim..
Fakat bahsi geçen konuyla ilgili iyi denecek boyutta açıklama getiren onlarca hadis bulunmaktadır.

Mesela o hadislerde;
İnsanın ameli, rızkı, ne kadar yaşayacağı ve cennetlik mi yoksa cehennemlik mi olacakları Allah'ın gözlemi dahilinde melekler tarafından yazılır.
Defter dürülerek kaldırılır.
Ve bu yazılanlardan ne bir şey eksilir, ne de artırılır.
Yani hiçbir değişim söz konusu olamaz.

Olaylara bu bağlamda bakıldığında, dediğim gibi, insanların tüm yaptıkları-yapmadıkları, yediği-içtiği, iyi-kötü işleri, hastalıklı-salıklı olup olmayacağı,
ne kadar yşayacağı, cennetlik mi cehennemlik mi olacağı konusunda kaderleri yazılmış ve hiçbir değişiklik olmaksızın o yazılanlar yaşanmak zorunda bırakılmıştır.

Durum böyle olunca insan iradesi tamamen ortadan kalmış olmuyo mu sizce?
Acaba ben mi yanlış algılıyorum yoksa?
Merhaba,

Sn.SOSYALIST,kader konusundaki görüşlerimi defalarca yazdım burada.Ancak şunu belirteyim hadislere bakmadığımı da anti parantez belirtmemde yarar vardır.

Genel anlamda " insanoğlunun kaderi " doğumuyla zaten çizilmiştir.Doğum - ölüm gerektirir.Doğduğumuz an ölümümüzün startı verilmiştir.Bu bağlamdaki kaderde bir sıkıntı yoktur sanırım.

Diğer açıdan baktığımızda yine bir tekrar olacak ancak kimseyi fazla sıkmadan kaderden kastın ne olduğunu bir kez daha vurgulamakta yarar vardır.

Elimizde olmayan çizgimiz bizim kaderimizdir.Yani hangi ana-babadan dünyaya geleceğimiz,ne zaman doğacağımız,ne zaman öleceğimiz,hangi milletten olacağımız,erkek/kadın oluşumuz...bunlar bizim elimizde olmayan KADERİMİZDİR.

Bunun dışında insanın önüne çıkan şıkları seçebilme özelliği vardır.Bizler kaderin " silinemez " bir kitap olduğunu algılarsak işte orada büyük yanılgıya düşeriz.Oysa ki bu tarz kader değişkenleri çok (ki matematik de dahi çok bilinmeyenli denklemler vardır ),çözüm yolları değişik veya sonucunda " sonsuz " gibi çözümsüz gözüken denklemler ile iç içe çalışabilen bir programdan söz ediyoruz.Burada kıstas bizim seçimlerimizdir.Bu da kaderimiz ancak değişebilirliği bulunan bir KADERDİR.

İki kaderi ele aldığımızda şöyle bir sonuca varabiliriz belki ; " tamam işte herşey yazılı çizili.." evet yazılı çizili ama ne yazılı çizili,tüm mesele burada kilitleniyor.Yazılı çizili olan " zaten bizim yaşadıklarımızdır ".Yani sizin elinizde bir uygulama programı var ve sizdeki açık boyutu 100 Gbyte,bunun süresi ise diyelimki 15 dakika ( evrenin varoluş/yokoluşu arasındaki zaman).Ancak sizde öyle bir program varki siz bu 15 dakikalık zamanı 2 sn de izleyip " NOT " edebiliyorsunuz.İşte size KADER.

Ne oldu şimdi seçimleriniz size ait olup,o istikamette yaşayıp o yaşantınız mı yazıldı (kader), yoksa öyle yazıldığı için mi siz öyle yaşadınız(kader) hangisi?

Sağlıcakla kalınız.
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Merhaba,

Ne oldu şimdi seçimleriniz size ait olup,o istikamette yaşayıp o yaşantınız mı yazıldı (kader), yoksa öyle yazıldığı için mi siz öyle yaşadınız(kader) hangisi?

Sağlıcakla kalınız.
Peki şimdi kalkıp deniz kenasına gitmeye karar versen bu senin kararın olmuyor mu?

Deniz kenarına gitmen yada tersi oksijenle-karbondioksit gibi kesişmesi gibi birşey mi yoksa?


Hadisler elinden gelenin en iyisini yapmak görevimiz der. Dolayısıyla bunun için yorulup, sıkılıp, terlememiz gerekiyor.

Öbür türlü rahat olumuşumuz her şey tozpembe olsa, o zaman elimizden gelenin en iyisi olmuyor. Buda seçimdir..
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Sayın bursali,
Bu anlattıklarınız kesinlikle sorumun cevabı değil, hatta yanından bile geçmiyor.
Ayet ve hadisler başka diyor siz başka.
Siz, kendi mantığınız doğrultusunda açıklamalar getiriyorsunuz ve düşüncelerinizde haklısınız.
Ama sizden ricam, sözünü ettiğim anlamda, ''insanın yaratılışı'' ile ilgili ayet ve hadisleri önünüze koyarak açıklama getirmeniz.
Mesela benim, değerlendirdiğiniz yorumumda olduğu gibi:))
 

cumleci

Amatör
Üye
Kader çok derin bir konu. Kişi kadere inanıyorsa ispat etmesine gerek yok. Mevlana'nın dediği gibi ''İmanda ispat olmaz.''
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Eğer iman ediyorsak önce Allah'ın izin vermesi lazım. Diğeride öyle. Bir oksijeniz, karbondioksitte yanıyoruz.

Gece uyurken saatin tıkırtısını duydum. İki farklı ses geliyordu..saat gece 4.00 tak.. tık..-tak..tık.. Bu iki ses benim düşünmemi şekillendiriyordu. Sonra kalktım dans ettim,gene şekillendiriyordu. Oturum eğildim gene öyle. İki denizin kesişip birleşmediği burdan sonsuzluğa yükselek mum gibi kıl gibiyiz. Önemli olan o kesişey şeyi mumu yakıp elimizden gelidiği kadar bitirmek. Bunun için iman etmemiz gerekiyor..

Al sana ispat..
 
Üst Alt