İnsan ırkları

tersinim

Acemi
Üye
İNSAN IRKLARI


Irk bir canlı türünün belirli kısımlarının belirli şartlar ve etken-ler nedeniyle belirli özellikler kazanması sonucu birbirlerinden farklılaşarak oluşmuş bölümler diye tarif edilebilir. Irkların kayna-ğı tersinimsel çeşitlenmelerdir.
Dünya değişik iklim şartlarına sahip, oldukça büyük bir geze-gendir. Dünyanın her tarafına dağılmış çok zengin tür ve çeşitteki canlılar normal olarak iklim şartlarından etkilenirler. Bu etkilenme genelde tersinimi oluşturur. İklim şartları değişik olduğundan bu etkilenme dolaysıyla tersinimde değişiktir. Ve yine doğal olarak canlılar birbirlerine yakın olanlarla çiftleşip çoğalacaklarından dar alanda tersinimsel çeşitlenme dediğimiz birbirlerine benzer fertle-rin dolaysıyla toplulukların oluşmasına neden olur. Bunun sonu-cunda aynı tür olmalarına rağmen aralarında bazı farklılıklar olan canlı toplulukları ortaya çıkar. Yaşam tarihinde aynı tür olmaları-na rağmen çeşitli ırkların oluştuğunu sık sık şahit olmaktayız. Gerçekte ırklar arı ırkın tersinimi sonucudur.
Farklılaşma bütün canlılarda olduğu gibi insanlar içinde ge-çerlidir. Yaşam tarihinde pek çok insan ırkının oluştuğunu, bun-lardan en azından bir kısmın bu günkü dünyamızda yaşadıklarını biliyoruz.
Canlı ırkları ve ırkların oluşumu evrim teorisi açısından çok önemlidir. Evrim teorisi taraftarları ırklaşmayı evrime bir kanıt olarak gösterme çabasındadırlar.
Yeri ve zamanı geldiğinden şu hususu da belirtmede yarar vardır. Sık sık belirttiğimiz gibi aynı türden olsalar dahi canlılar arasında ayrıntı farklılıkları vardır. Bu canlıların yapı zenginlikle-rinin doğal bir sonucudur. Hiç bir canlı tıpatıp bir diğerine ben-zemez.
Canlılar arasındaki söz konusu ayrıntı farklılıkları fosil kayıtla-rında da gözlenmektedir. Bu nedenle fosillere aynı türe ait olma-larına rağmen farklı isimler verilebilir. Bu da bir isim enflasyonu-na neden olmuştur.
İnsan Evrimi Çalışmaları Laboratuarı yöneticisi antropolog Tim White bu konuda şu tespitlerde bulunmuştur:
-Yakın bir zamana dek, toprağın altından çıkan her fosile farklı bir isim verme eğilimi olmuş ve bu da insanın evrimi biyolojisi hakkındaki düşüncemizin yanlış yönlendirici ol-masına neden olmuştur.
Bulunan her fosili farklı tür adı altında sınıflama, bilim adam-larının son yıllarda farkına vardıkları büyük bir yanılgıdır.
Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nden Paleontolog Alan Walker, sınırlı bir iki fosilden yola çıkarak yeni bir tür adlandır-manın doğru olmadığını şöyle itiraf etmektedir:
-Bir fosilin, ait olduğu topluluğu temsil edip etmediğini bilemezsiniz. Bulduğunuz şeyin, tür aralığının herhangi bir ucundan mı, yoksa ortada bir yerinden mi olduğunu bilmez-siniz.
=====

Evrim teorisi varsayımına göre insan anlatmaya çalıştığımız gibi pek çok evrimsel aşamalardan geçmiştir. Teorisi savunucu-ları çözülemeyen sorunlarla karşılaştıkça önlerine engel çıktıkça yön değiştiren dağcılar gibi yeni ekler, ilaveler, açıklamalar geti-rirler. İnsanın evrimi de en çok değişime uğrayanlardan biridir.
Homo sapiens archaic evrim şemasının günümüz insanın-dan bir önceki basamağını oluşturur. Teoriye göre Homo sapiens archaic bir ara format canlısıdır.
Gerçekte bu insanlar hakkında evrim teorisi açısından söyle-necek pek fazla bir şey yoktur. Zira Homo sapiens archaic ırkı günümüz insanlarından çok küçük farklılıklarla ayrılırlar. Hatta bazı araştırmacılar, bu ırkın temsilcilerinin günümüzde yaşamak-ta olduklarını söyleyerek Avustralyalı Aborijin yerlilerini örnek gösterirler.
Aborijin yerlileri de homo sapiens archaic ırk gibi kalın kaş çıkıntılarına, içeri doğru eğik bir çene yapısına ve biraz daha kü-çük bir beyin hacmine sahiptirler.
Bütün bunların yanı sıra çok yakın bir geçmişte Macaristan'-da ve İtalya'nın bazı köylerinde bu ırka benzer insanların yaşa-mış olduklarına dair çok ciddi bulgular ele geçirilmiştir.
Görüleceği gibi homo sapiens archaic kesinlikle bir ara for-mat canlısı değildir.
Evrimci literatürde homo heilderbergensis olarak yapılan sı-nıfsal tanımlama geçekte Homo sapiens archaic'le aynıdır. Fosil kayıtları bunu kesin bir dille doğrular.
Aynı insan ırkını tanımlamak için bu iki ayrı kavramın kulla-nılmasının nedeni, evrimciler arasındaki görüş farklılıklarıdır.
Homo heilderbergensis sınıflamasına dâhil edilen tüm fosil-ler, anatomik olarak günümüz Avrupalılarına çok benzeyen in-sanların günümüzden beş yüz bin hatta yedi yüz seksen bin yıl önce İngiltere'de ve İspanya'da yaşadıklarını göstermektedir.
Cro-magnon sınıflaması ise, otuz bin yıl önceye kadar yaşa-dığı tahmin edilen bir ırktır. Bu ırk kubbe şeklinde bir kafatasına, geniş bir alına sahiptir. Bin altı yüz cc'lik kafatası hacmi, günü-müz insanının ortalamasından fazladır. Kafatasında kalın kaş çıkıntıları vardır ve arka kısımda Neandertal Adamı'nın ve Homo Erectus'un karakteristik özelliği olan kemiksi bir çıkıntı bulunmak-tadır.
Avrupalı bir ırk olarak kabul edilmesine karşın Cro-magnon kafatasının yapısı ve hacmi günümüzde Afrika ve tropik iklimler-de yaşayan bazı ırklara fazlasıyla benzemektedir.
Bu benzerliğe dayanarak, Cro-magnon'un Afrika kökenli eski bir ırk olduğu tahmin edilir. Diğer bazı paleoantropolojik bulgular, Cro-magnon ve Neandertal ırklarının birbirleri ile kaynaşarak, günümüzdeki bazı ırklara temel oluşturduklarını göstermektedir.
İnsanların böylesine çok ırklara ayrılmasının evrim teorisince gerçek önemi; maymundan insana evrimleşmede çok sayıda ara format canlısının bulunması gerekliliğidir.
İnsanlarla maymunlar arasında yadsınamayacak kadar çok ve derin farklılıklar varsayılan evrimleşme sürecinde çok sayıda ara format canlısının bulunmasını zorunlu kılar.
Fakat bu ara format canlıların insana doğru gelişimlerinde gitgide azalan maymunsu özelliklerinde bulunması gerekeceğin-den bu ara format canlılarında olması gereken maymunsu özel-liklerin bulunmaması, ayrımsız tam bir insan yapısı ve özellikleri-ne sahip olmaları evrim teorisinin içinden çıkamadıkları sorunları beraberinde getirmekte; diğer ifade ile evrimin insan ayağını baş-tan sona çürütmektedir.
Sonuç itibariyle bu insan ırkları ilkel türler veya ara geçiş formları değildir. Tarih içinde yaşamış veya diğer ırklara karışıp asimile olarak ya da soyları tükenip yok olarak tarih sahnesinden çekilmiş farklı insan ırklarıdır.
 
Üst Alt