• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeleriyle Birlikte

Okunuyor :
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeleriyle Birlikte

Rambo28

Amatör
Üye
Türkçe Tercümeleriyle Birlikte İngilizce şiirler..

I WOULDNT LIKE TO BE WITHOUT YOU
I wouldnt like the world if given
If crowns and thrones were promised,
I wouldnt like to stay without you and quiet
It is not so easy to desert you
I wouldnt like it, wouldnt like to be without you.

SENSİZ OLMAK İSTEMEM
İstemem dünyaları verseler
Taçlar, tahtlar vaat etseler
Kalmak istemem tek başıma sensiz, sessiz
O kadar kolay değil senden vazgeçmek
Istemem, sensiz olmak istemem.

Yazan: Serdar Yıldırım

ELEPHANT BOY
An African Negro Boy
Had been a magicians apprentice
Had changed himself into an elephant
Instead of changing an elephant into human

While he had been walking,
In the fields and mountains
A huge thorn had pricked his foot
The elephant had felt too much pain

He had asked the lion, the tiger, the eagle
The fox, the wolf, the owl
The rabbit for help
Whoever had seen the elephant had run away.

Mourning and crying
The elephant had returned to his village
His mother, father, uncle
Had escaped from the elephant with childish voice.

But brave Toro
Moros friend
Hadnt known what fear had been
Had pulled the thorn out.

Moro had been an elephant forever
Hadnt left Toro
Their story had become
Legendary in the world.

FİL ÇOCUK
Afrikalı bir zenci çocuk
Büyücü çırağıymış
Fili insan yapayım darken
Kendini fil yapmış

Dağlarda, bayırlarda
Gezerken ayağına
Kocaman bir diken batmış
Filin canı çok acımış

Aslandan, kaplandan, kartaldan
Tilkiden, kurttan, baykuştan
Tavşandan yardım istemiş
Fili gören korkup kaçmış

Fil ağlana, sızlana
Köyüne geri dönmüş
Anası, babası, amcası
Çocuk sesli filden kaçmış

Fakat cesur Toro
Moronun arkadaşı
Korku nedir bilmezmiş
Dikeni çekip çıkarmış

Moro hep fil kalmış
Torodan ayrılmamış
Onların öyküleri
Dünyada destanlaşmış.

Yazan: Serdar Yıldırım

YOU ARE THE ONE
The stars had hung to the skys roof
As if they had been a glimmering candle light
The trees had come out from the earths deep heart,
Had got the cradle to wag with untimely wind.

Youve been in my heart with your endless love for months
You must know how much I love you
Dont care about nonsensical words, let strangers talk
Loving hearts are making the lover live with love

You are the one for me, I am full of longing
Come to me baby, make my expectancy end
Have such a great love that astonishes me
Let the sunshine become dull near your love.

Written by: Serdar Yıldırım

BİR TEK SEN VARSIN
Yıldızlar gökyüzünün tavanına asılmış
Ansızın yanıp sönen birer mum ışığı
Ağaçlar toprağın kara bağrından fırlamış
Zamansız rüzgarlarla sallatırlar beşiği

Doyumsuz aşkınla aylar var ki kalbimdesin
Seni ne kadar çok sevdiğimi bilmelisin
Boş sözlere aldırma eller ne derse desin
Seven kalpler yaşatacak aşklarla aşığı

Bir tek sen varsın benim için özlem doluyum
Beklentim son bulsun artık bana gel bebeğim
Öyle büyük olsun ki aşkın hayret edeyim
Aşkın yanında sönük kalsın güneş ışığı

Yazan: Serdar Yıldırım

YOU TO YOUR WAY, I TO MINE
You and me,
How wonderful days had we lived
Knowing that those days wouldnt last
A nice friendship during a few-weeks-holiday
During the moonlit nights, under the trees
In the arms of loneliness we would chat

About richness, poverty, happiness, unhappiness
Fortune, misery for long hours
Perhaps we had found its remedy
Now our ways are separated
You to your way, I to mine

What would happen if there were seas, high mountains?
Since your name is carved on my heart, dont think Ill forget about you
Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend
We might meet somewhere one day
We would talk about the past and future
Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend.

Written by: Serdar Yıldırım

SEN YOLUNA BEN YOLUMA
Seninle ben,
Ne kadar güzel günler yaşamıştık birlikte
Bilirdik ki bu günlerin yarınları olmayacak
Birkaç haftalık tatilde dostça bir arkadaşlık
Mehtaplı gecelerde, ağaçların altında
Yalnızlığın kollarında sohbet ederdik

Zenginlikten, yoksulluktan, mutluluktan, mutsuzluktan
Servetten, sefaletten uzun uzun konuşmuştuk
Belki de çaresini bulmuştuk
Şimdi burada bizim yollarımız ayrılıyor
Sen yoluna, ben yoluma

Aramızda derya deniz, yüce dağlar olsa nolur?
Unuturum sanma sakın, ismin kalbimde yazılı
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım
Belki bir gün bir yerlerde karşılaşırız seninle
Eski günleri anarız, gelecekten bahsederiz
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım.

Yazan: Serdar Yıldırım
 

Rambo28

Amatör
Üye
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli

Türkçe tercümeli olarak İngilizce şiirler...

NOW WİTH TREMBLİNG HANDS

The nights are cold and quiet
I was alone and without
The ordeal of attracting ends
Life was uninhabitable.

Happy days that we're together
Now I remember one at a time
Color of her eyes, wet lips
Overflowing with love gaze.

I would not smile because of missing
Happiness was read from the eyes
You were so very cheerful, so many were sweet
Cheerful state where they are now, where are you?

Longed to memories, to love, to be loved
While it is possible that you would not if I
With pain, grief alone would together with
Volunteers would be miserable moaning.

Now with trembling hands, old eyes
You'll come a day I wait for you.

ŞU TİTREYEN ELLERLE

Gece soğuk ve sessiz
Ben yalnız ve sensiz
Çile çekmekle bitmez
Hayat yaşanmaz oldu.

Birlikte olduğumuz o mesut günleri
Şimdi birer birer hatırlıyorum
Gözlerinin rengini, ıslak dudaklarını
Sevgim ile dolup taşan bakışlarını.

Tebessüm eksik olmazdı yüzünden
Mutluluk okunurdu gözlerinden
O kadar çok neşeliydin, o kadar çok tatlıydın
Neşeli halin nerede şimdi, sen neredesin?

Hasret kaldım anılara, sevmeye, sevilmeye
Mümkün olsa seninle olsam böyle olmazdım
Acılarla, kederlerle beraber yalnız kalmazdım
Gönül inleyerek perişan olur.

Şu titreyen ellerle, yaşlı gözlerle
Geleceksin diye bir gün seni beklerim.

YOU MİGHT FİND

Years passed, the annual jensen
Hopes of a heart
If you lost your beautiful
If the value for you
Do not be afraid to call
You might find.

One day overtakes the language stranded
Even goes down day by day
Smelling breath sounds
Heard them with love
Open your ears, listen to your
Maybe you can hear.

Current land homes
Flowering gardens
Motherless, fatherless night
Children lying on the street
Watch
You see, maybe.

Past life's burning
A look back at the past from the
Get tired from crying
If you're stuck with destiny
Whether a time
Maybe you laugh.

BULURSUN BELKİ

Yıllansan da geçse yıllar
Kalbini bir umut bağlar
Kaybettiğin güzel ise
Senin için değerliyse
Aramaktan korkma
Bulursun belki.

Bir gün gelse düşsen dile
Günden güne çöksen bile
Nefesi kokan sesleri
Duy onları sevgi ile
Aç kulağını dinle,
Duyarsın belki.

Şu toprak evleri
Çiçeksiz bahçeleri
Anasız, babasız geceleri
Sokakta yatan çocukları
Seyret
Görürsün belki.

Geçen ömre yanmaktan
Maziye dönüp bakmaktan
Yorulup ağlamaktan
Kaderle uğraşmaktan bıkarsan
Bir defa olsun
Gülersin belki.


ARE YOU ONLY ONE REMAINING

Life does not look at the eye of a certain age would
They covet to wear
In the evening trying to console himself
As unpopular with the ordeal undrawn friends
If you're alone, if left alone
Are you staying alone in this huge world
Do you think a left alone.

This particular religion would not be longing for a headache
Can part of the heart
For anyone who did not like that wants to be loved
As crazy in love in the most painful days
If you are hankering be, if you want to attain
Are you in the world that big a wistful
Do you think a wistful.

You never know when it fade to blossom
To run away from holding
Numerous prospects of the self, there was
But poor patient history as a strange life
If you can not laugh you laugh, you do not know
Are you not laugh in that big world
It's a cry that you can not laugh.

BİR SEN MİSİN YALNIZ KALAN

Hayat bu belli olmaz bakmaz gözünün yaşına
Göz dikerler aşına
Akşamlarda kendini avutmaya çalışırken
Çekilmemiş çilelerle sevilmeyen dostlar gibi
Sen de yalnız kaldıysan, yapayalnız kaldıysan
Şu kocaman dünyada bir sen misin yalnız kalan
Sanki bir sen misin yalnız kalan.

Özlem bu belli olmaz dinmez başının ağrısı
Can yüreğin parçası
Sevilmeyi arzulayıp kimseleri sevmemişken
En acılı günlerinde aşık olup mecnun gibi
Sen de hasret çektiysen, kavuşmak istediysen
Şu kocaman dünyada bir sen misin hasret çeken
Sanki bir sen misin hasret çeken.

Zaman bu belli olmaz solmaz çiçek açmadan
Tut yanından kaçmadan
Sayısız umutları benliğinde var etmişken
Ömrü sabretmekle geçmiş bir garip yoksul gibi
Sen de gülemediysen, gülmeyi bilmiyorsan
Şu kocaman dünyada bir sen misin gülemeyen
Sanki bir sen misin ağlayıp da gülemeyen.


WHETHER WHAT A BEAUTIFUL GIRL

Gold ring on her finger
Bracelets on the arms
Fifteen're loved in
You're newly opened rose.

I did not saw the shot
I fell in love
I came to you, I loved you
I offer you my love.

Months, how beautiful you are
How beautiful girl
You know I love
Why do not you come with me.

What are you waiting until youd
Sit on my side
Let's talk about you
Let us explain our love for each other.

I love my spoiled
Or that you love!
Palace thin waist
I am beloved of the event.

KIZ NE KADAR GÜZELSİN

Parmağında altın yüzük
Kollarında bilezik
On beşinde sevilirsin
Yeni açmış gül gibisin.

Görür görmez vuruldum
Sana aşık oldum
Sana geldim, seni sevdim
Sana sundum aşkımı.

Ay ne kadar güzelsin
Kız ne kadar güzelsin
Sevdiğimi bilirsin
Niye yanıma gelmezsin.

Ne duruyorsun koşsana
Otur yanı başıma
Konuşalım seninle
Anlatalım sevgimizi birbirimize.

Benim nazlı sevdiğim
Yoksa senin sevdiğin
Sarayım ince belin
Ben olayım sevgilin.


Green eyes, yellow hair
Search hearts, find semi-
If I fall in love with a fairy that
As I said, come escapes me.

Gözler yeşil, saçlar sarı
Gönül arar, bulur yari
Aşık olsam o bir peri
Gel dedikçe kaçar benden.


When I called, I scan the love I found in hair
Their hair fills my eyes
Seeing someone else
If you want to see someone else who is.

Aradım, taradığım saçlarında buldum aşkı
Gözlerime dola saçlarını
Başkasını görmeden
Sanki senden başkasını görmek isteyen kim.


're Wearing daisy in their hair
How do you navigate the swing
You're even prettier than Aphrodite
I Saturation my eyes to the beauty.

Saçlarına papatya takarsın
Nasıl da salınarak gezersin
Sen Afrodit'ten bile güzelsin
Doymadım gözlerim güzelliğine.


OF LOVE HAS COME TO AN END

A dagger in my heart
I'm wandering
In my opinion, apocalyptic
I'm daydreaming.

Dark streets
Deprived me now
Loneliness in my arms
I and helpless without you.

Yellowed leaves
Discharged in glass
Out in hope
I and doomed without me.

Separation was starved
Booking of regret
Love of flowers was left
I loveless and unloved.

It just took years
Interjected roads
Of love has come to an end
I'm unhappy and uneasy.

BİR GÜN BİTERMİŞ AŞKLAR

Yüreğimde bir hançer
Dolaşıp duruyorum
Düşüncemde bir mahşer
Hayaller kuruyorum.

Karanlık sokaklarda
Yoksun artık yanımda
Yalnızlık kollarımda
Ben sensiz ve çaresiz.

Sararmış yapraklarda
Boşalmış kadehlerde
Tükenmiş umutlarda
Ben bensiz ve kadersiz.

Ayrılık hasret kaldı
Ayırdı pişman oldu
Sevda çiçeği soldu
Ben aşksız ve sevgisiz.

Aldı götürdü yıllar
Araya girdi yollar
Bir gün bitermiş aşklar
Ben mutsuz ve huzursuz.

Serdar Yıldırım
 
Üst Alt