• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

ingiliz arşivlerinden çıkan Atatürk gerçeği

Okunuyor :
ingiliz arşivlerinden çıkan Atatürk gerçeği

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
İngiliz arşivlerinden çıkan belgelere göre Atatürk'ün aslında en az 25 sene daha ömrü vardı. 4 hafta yüzünden öldü.

Fen bilimcisi için laboratuvar ne kadar önemliyse tarihçi için de arşiv aynı şeyi ifade ediyor. Doktora çalışması için girdiği İngiliz Ulusal Arşivinde yıllardır araştırma yapan tarihçi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, yakın dönem Türk tarihine ilişkin pek çok belgeye ulaştı

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, yakın dönem Türk tarihini ilgilendiren konularda pek çok yeni bilgiye ulaştı.

İşte Bilginin arşivden çıkardığı tarihle ilgili belgeli gerçekler...

1. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİNDE OSMANLI'YA VERİLEN SÖZ

Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşına girmesi meselesi de çok tartışılan konulardan biri olmaya devam ediyor. Genelde, Osmanlı Devletinin savaşa girmekten başka çaresi olmadığı ve İngiltere ve müttefiklerinin Osmanlı Devletinin ittifak tekliflerini reddetmeleri sebebiyle de Bab-ı Alinin Almanya tarafında savaşa girmek zorunda kaldığı görüşleri dile getiriliyor. Ancak, İngiliz arşiv belgelerinde, İngiltere ve müttefiklerinin, 1914 yılında, Osmanlı Devletinin tarafsız kalması durumunda toprak bütünlüğünü sağlayacaklarına dair garanti vermeyi teklif ettikleri belirtiliyor. Dolayısıyla bu durum bize Osmanlı Devletinin tarafsız kalabilme pozisyonu da olduğunu düşündürüyor.

ATATÜRK'Ü İHMAL Mİ ÖLDÜRDÜ?

Atatürkün hastalığıyla ilgili raporlar 1938 yılının başlarından itibaren arşivlerde yerini almaya başlamış. Bu raporlarda, Atatürkün hastalığının devlet işlerini aksatacak derecede kendisini rahatsız ettiği belirtiliyor. Ayrıca, Fransız doktorların Türkiyeye geldiğinden ve Türk doktorlarının yaptığı teşhiste onların da hemfikir olduklarından bahsediliyor. Yine, Ankaradaki İngiliz elçisi Sir Percy Loraineden Londraya giden ve bazısı gizli ve şahsa özel olan raporlarda, Fransız doktorların Atatürkün 4-5 hafta uygun bir şekilde istirahatı ve bakımının yapılması neticesinde iyileşeceği ve 25 yıl kadar daha yaşayabileceğini ifade ettikleri belirtiliyor. Ancak, bu raporların Türk ve Fransız kaynaklarının da incelenerek bir kritiğinin yapılması gerekir. Eğer sonuçta İngiliz raporlarındaki bilgiler doğrulanırsa o zaman Atatürkün bakım ve tedavisinde bir ihmalin olup olmadığı ve varsa bunda kimlerin rolü olduğu araştırılmalıdır
ENVER PAŞA'DAN MUSTAFA KEMAL'E 164 KİLO ALTIN

Son haftalarda bazı gazeteciler televizyon programlarında İttihatçıların Berlinde nasıl geçindiğini ve Milli Mücadelenin hangi parayla yürütüldüğü konusunu tartışıyor. İngiliz arşivlerindeki belgelere baktığımızda İttihat ve Terakki Partisinin en etkili lideri ve Harbiye Nazırı olan Enver Paşa ile Mustafa Kemal Paşa birbirlerine rakip olsa da Milli Mücadelede birbirlerine destek olduklarını görüyoruz. Belgelerde bir konu daha var ki, ilk kez açıklıyorum. Enver Paşanın, amcası Halil Paşa vasıtasıyla Moskovadan Baküye getirilen 164 kilo altını, 19 Eylül 1920 tarihi civarında Mustafa Kemal Paşaya verilmek üzere Anadoluya gönderdiğini belirtiyor.

ARAPLAR TÜRKİYE'NİN LİDER OLMASINI İSTİYORDU

Türkiyenin 1945-50 yılları arasında, genelde Ortadoğu ve özelde Filistinde takip ettiği politikalarıyla ilgili literatürde genel açıklamaların dışında hiçbir detay bilgi yoktur. arşivlerdeki belgelere göre Türkiye, Filistin meselesinin uluslararası bir soruna dönüştüğü 1945ten 1948e kadar Arapların tezlerini destekleyen bir çözüm yolunu savunmuştu. Türkiye, Filistin konusunda verdiği destek nedeniyle tüm Arap dünyası tarafından Filistinin müdafii olarak ilan edilmişti. Arap-İsrail savaşında Mısır, Ürdün ve Irak ordularının yenilmesi üzerine Suriye ve Lübnan Devlet Başkanları Türk Dışişleri Bakanı Necmeddin Sadaka başvurarak Türkiyenin tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi Arapların liderliğini ele almasını istemişlerdi. O dönemde Ortadoğunun patronluğu rolünü sürdüren İngiltere, Mısırın liderliğinin devamının İngiliz çıkarlarına uygun olacağını düşündüğünden Suriye ve Lübnandan yükselen seslere kulağını tıkamıştı.

TÜRKİYE 2. DÜNYA SAVAŞINA KATILMAK İSTEMİŞ

Literatürde geçen Türkiye İkinci Dünya Savaşına fiilen katılmamak için ona göre bir siyaset takip etmiştir bilgisi doğru değil. Aslında Türkiye İkinci Dünya Savaşına fiilen katılmak istemiş ancak geç müracaat ettiği için olmamış. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay, 1945 yılının sonunda İngiliz Genelkurmayına Türkiyenin savaşa katılma isteğini ifade etmiş ancak İngiliz Genelkurmayı; İtalyadaki Alman kuvvetlerinin temizlenmesi için önceden planlanmış olan harekata Türkiyenin son anda dahil edilmesinin mevcut planlamayı değiştireceğinden ve ABDnin de onayını gerektirip bunun da epey zaman alacağından Türkiyenin müracaatının reddedilmesini istemiş. İngiliz Genelkurmayı ayrıca, Türk askerinin modern bir savaş için harp tecrübesi bulunmadığından müttefik güçlere fazla faydasının olmayacağını rapor etmişti. Ancak, İngiliz Başbakanı Winston Churchill buna itiraz ederek Türk askerinin, ABDnin seçme birçok askeri birliğinden bile daha iyi savaşçı olduğunu rapor edip Türkiyenin savaşa girmesinde ısrar ettiyse de İngiliz Genelkurmayının dediği oldu.

internethaber
 
Üst Alt