• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

İçselleştirilmiş Irkçılık

  • Konbuyu başlatan Bulut
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 14
  • Görüntüleme 3K

Bulut

Amatör
Üye
Farkında olmadan üstümüze mal yükleyenlerin hamallığını yapıyoruz... Bilinç altımıza bindirilen bu yükler, pratikte her zaman işe yarar, yenilir-içilir olmayabiliyor; tıpkı ırkçılık gibi... Eş dost ile sohbet ederken siyasetten konu açıldı mı, ister istemez en güncel en büyük sorun olan Kürt meselesinden bahsetmemek imkansız sanırım. Benim de sohbet ettiğim kimselerin sürekli terörden dert yanıp, çözümüne yönelik (kabaca) DTP'nin kapatılması, parti üyelerinin -tüm destekçilerinin ve PKK'nın ''bir şekilde'' pasivize edilmesi gerektiği; sonrasında sanki herşeyin güllük gülistanlık olacağı hayalleri ile dolular. Zira bu genel olarak toplumunda görüşünü yansıtmakta... Sorun bu şekilde de hallolmuyor çünkü; İşin garibi bu kimseler hem memleket bölünmesin, hem de Kürt komşuları olmasın istemekteler. Çünkü Kürtler; cahil, görgüsüz, tehlikeli, yasaları çiğneyen ve işlenen suçların çoğunluğunu temsil eden vs. bir halk (!) onlar için. Bu çelişki mutlaka ki ırkçılık... Fakat, sürekli bu siyasi meselenin etik olmadığı, yapılanın hainlik olduğu konusunda hemen hepsi hem fikirse de, kendi düşüncelerinin (ırkçılığın) etik olup olmadığının da farkında değillerdir.

Bunları tv kanallarında yayınlanan bir reklamdan dolayı yazma gereği duydum. Reklamda tahminen yakın zamanda yaşananlardan korsanlıkta hemen herkesin aklına ilk gelecek Somalililere vurgu yaparak, siyahi oyuncuların canlandırdığı korsanlarla mücadele eden ve iyileri temsil eden beyaz adamları (esasen kapitalizmi, robotları yani) konu ederek kurgulanmış... Her ne kadar Pasifik Okyanusunda geçen bir kurgu diye belirtselerde gemi işgallerini hatırlayan bir çocuğun bile aklına gelebilecek ilk şey Somalililer malum.

Bu en başında bahsettiğim birilerinin bilinçaltımıza yüklediği, hamallığını yaptığımız malların gündelik yaşamda farkında olmadan sahiplendiğimiz ve bu yükün ağırlığını unutturup kötü, çarpık, ahlak dışı sonuçlara bizi sokanların istediği kıvama gelmemizdir... Bugün, hemen hemen dünyanın her yerinde etnik sorunların -bence ahlaki sorunlarında- temelini bunlar oluşturmaktadır.

Bahse konu reklam Vestel'in reklamı. Bu reklam filmini yapanların mutlaka ırkçı olmadıklarını -en azından tahmin ediyorum... Fakat bu, bize içselleştirilmiş ırkçılığın bir tezahürü değilse nedir o halde?

Reklam filmi:

Bu da konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bir başka video :
 

suhran

Tecrübeli
Üye
'Çünkü Kürtler; cahil, görgüsüz, tehlikeli, yasaları çiğneyen ve işlenen suçların çoğunluğunu temsil eden vs. bir halk (!) onlar için.'

Bu fazla iyimser bir cümle sn. Bulut, azımsanmayacak bir kesim için, ezkaza insan diye anılan bir canlı türü o halk... Saygılar...
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

İstisnalar hariç çoğu insanda " Şovenist " duygular vardır...Bunu " Irkçılık " ile karıştırmamak gerek diye düşünüyorum...Irkçılık CEHALETİN ürünü olup şoven duygular ise insanın yapısında var olagelen duygulardır...

Sağlıcakla kalınız...
 

Bulut

Amatör
Üye
Irkçılık cehaletin ürünü ise, şovenizm akıl işi midir? İnsanın tabirinizle yapısında olan şey şovenist duygular değildir; ama sizin gibi doğal duygular olduğunu kabul edelim... eğer öyle ise; (Şovenizmin de yöntemi olan) içgüdüsel olan ''şiddeti'' insanın doğasında olduğu gerçeğinden mazur mu görmeliyiz, yoksa insan ile insan arasındaki ilişkiyi yıkıcılığından karşı mı gelmeliyiz?

Sevgili Bursalı; Irkçılığın biyolojik temele dayandırdığı gerekçeleri, şovenizmin temele koyduğu bir başka şeyden -örneğin vatan, ulus gibi- ya da savunuşundan çok daha felsefi, ahlaki derinliği olduğu gerçeğini mi göstermekte? Demek istediğim, ikisininde konu edindiği şey zaten ahlaki ve felsefi derinlikten yoksun. Çünkü hiç kimse ne ırkını ne de ülkesini -ait olduğu yeri seçebilecek durumda olmadı... Doğumla gelen bu özelliklerin insanlar arasındaki ilişkiyi ayrıştırmasının mantıklı, vicdani hiçbir açıklaması olmadığı gibi tehlikeli şovenist duygular insani de değildir... İfade etmeye çalıştığınız eğer ki; insanın doğduğu, büyüdüğü, sevgilisini ilk öptüğü, yağmurlarında ıslandığı vs. yerlere olan sevgi ise, katılıyorum.

kendisine benzeyenin kötü olduğunu düşünen çocuğun gözlerinde ki ifade içler acısı.
Kesinlikle...

'Çünkü Kürtler; cahil, görgüsüz, tehlikeli, yasaları çiğneyen ve işlenen suçların çoğunluğunu temsil eden vs. bir halk (!) onlar için.'

Bu fazla iyimser bir cümle sn. Bulut, azımsanmayacak bir kesim için, ezkaza insan diye anılan bir canlı türü o halk... Saygılar...
Maalesef...
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Irkçılık cehaletin ürünü ise, şovenizm akıl işi midir? İnsanın tabirinizle yapısında olan şey şovenist duygular değildir; ama sizin gibi doğal duygular olduğunu kabul edelim... eğer öyle ise; (Şovenizmin de yöntemi olan) içgüdüsel olan ''şiddeti'' insanın doğasında olduğu gerçeğinden mazur mu görmeliyiz, yoksa insan ile insan arasındaki ilişkiyi yıkıcılığından karşı mı gelmeliyiz?
Sn.Bulut ..,

eğer öyle ise; (Şovenizmin de yöntemi olan) içgüdüsel olan ''şiddeti'' insanın doğasında olduğu gerçeğinden mazur mu görmeliyiz,
Mesajımdan siz bunu mu anladınız...? Her insan katil mi , yoksa her insan ödlek mi...? Her insan birbirinden farklı Sn.Bulut...Birinin doğru dediğine diğeri yanlış diyor...Ayrıca " şovenizm " her insanın yapısında var az veya çok...Bütün mesele bunun ne kadarının açığa çıktığıdır...

Sevgili Bursalı; Irkçılığın biyolojik temele dayandırdığı gerekçeleri, şovenizmin temele koyduğu bir başka şeyden -örneğin vatan, ulus gibi- ya da savunuşundan çok daha felsefi, ahlaki derinliği olduğu gerçeğini mi göstermekte? Demek istediğim, ikisininde konu edindiği şey zaten ahlaki ve felsefi derinlikten yoksun. Çünkü hiç kimse ne ırkını ne de ülkesini -ait olduğu yeri seçebilecek durumda olmadı... Doğumla gelen bu özelliklerin insanlar arasındaki ilişkiyi ayrıştırmasının mantıklı, vicdani hiçbir açıklaması olmadığı gibi tehlikeli şovenist duygular insani de değildir... İfade etmeye çalıştığınız eğer ki; insanın doğduğu, büyüdüğü, sevgilisini ilk öptüğü, yağmurlarında ıslandığı vs. yerlere olan sevgi ise, katılıyorum.
Sn.Bulut eğer ki " biyolojik temelden " kastınız yaratılış veya varoluşla birlikte gelen duygular ise , evet doğrudur...İyilik nasıl ki insanın davranışı ise kötülük de aynı şekilde insanın davranışıdır...Bunu söylemek kötülüğü destekliyoruz mu demek...? Veya yapılan kötülüğü " normal " mi görüyoruz demek...Yani ille de bir şeyi tartışmak için ucundan paçasından yakalama gayretinizi bir kenara bırakınız...İnsanlardaki duyguları ortaya çıkartan çok değişik faktörler var...En basitinden tüm psikolojisi dahi buna örnektir...Eğitimi , ailesi , çevresi...herşey...

Yukarıdaki reklamlardan , belli bir kişiliğe gelmiş olanları bir yana bırakırsak , hala eğitimi devam eden küçük yaştakiler etkilenir mi ? Evet iyi veya kötü yönde etkilenir...Peki insanın " BİYOLOJİK TEMELİNİ " ve buna bağlı şovenist duyguları da yok varsayarsak , sorum şu NİÇİN ETKİLENİR...?

Çünkü hiç kimse ne ırkını ne de ülkesini -ait olduğu yeri seçebilecek durumda olmadı... Doğumla gelen bu özelliklerin insanlar arasındaki ilişkiyi ayrıştırmasının mantıklı, vicdani hiçbir açıklaması olmadığı gibi tehlikeli şovenist duygular insani de değildir...
Birincisi insanın seçme şansı olmayan bu durumları burada defalarca dile getirdik...Özellikle " Kader ve Etnik kimlik " ile ilgili konularda...Bu konuda burada yazan herkesin de bundan farklı düşündüğünü sanmıyorum...İkincisi, şovenist duygular insanidir - hayvanidir , söylemini bir kenara koyarsak sonuçta insanın içinde varolan , bazen keskin biçimde ortaya çıkan ve buna belki de IRKÇILIK dediğimiz davranış ile de kendini gösteren , bazı insanlarda da çok sönük olan ve o insanın hep " İYİ İNSAN " diye anılmasına neden olan davranışlarında kökeninde olduğu gerçeğini değiştirmiyor...Tüm mesele şovenizmin ortaya çıkışına engel olmak...!!!

Sağlıcakla kalınız...
 

RABİA

Bağımlı
Üye
'Çünkü Kürtler; cahil, görgüsüz, tehlikeli, yasaları çiğneyen ve işlenen suçların çoğunluğunu temsil eden vs. bir halk (!) onlar için.'

Bu fazla iyimser bir cümle sn. Bulut, azımsanmayacak bir kesim için, ezkaza insan diye anılan bir canlı türü o halk... Saygılar...
Ben üzerimize bu etiketin nasıl yapıştırıldığı ile daha çok ilgiliyim.
Bugün doğu'da yaşananları ''beyaz-siyah'' ayrımcılığına benzetmek kadar yanlış bir tutum daha olamaz.
Doğu'da yaşanan 'içselleştirilmiş ırkçılık''dan ziyade, bir ''iç çatışma''dır. Abdullah Öcalan'ın Kominist Kürtleri,kendi halkına zulmetmektedir.
Doğu'da şayet (ihtimal üzere konuşursak) ayrı bir devlet kurulacaksa bunun ismi Kürdistan değil, Komünist Kürt Devleti olacaktır!
Ve bu anlayışın komünizma'sına destek veren her kürt CAHİLDİR.Bir kürt olarak Halkımın cehaleti beni bile utandırıyor.
 
Son düzenleme:

Bulut

Amatör
Üye
Merhaba,
Sn.Bulut ..,

Mesajımdan siz bunu mu anladınız...? Her insan katil mi , yoksa her insan ödlek mi...? Her insan birbirinden farklı Sn.Bulut...Birinin doğru dediğine diğeri yanlış diyor...Ayrıca " şovenizm " her insanın yapısında var az veya çok...Bütün mesele bunun ne kadarının açığa çıktığıdır...

Sn.Bulut eğer ki " biyolojik temelden " kastınız yaratılış veya varoluşla birlikte gelen duygular ise , evet doğrudur...İyilik nasıl ki insanın davranışı ise kötülük de aynı şekilde insanın davranışıdır...Bunu söylemek kötülüğü destekliyoruz mu demek...? Veya yapılan kötülüğü " normal " mi görüyoruz demek...Yani ille de bir şeyi tartışmak için ucundan paçasından yakalama gayretinizi bir kenara bırakınız...İnsanlardaki duyguları ortaya çıkartan çok değişik faktörler var...En basitinden tüm psikolojisi dahi buna örnektir...Eğitimi , ailesi , çevresi...herşey...

Yukarıdaki reklamlardan , belli bir kişiliğe gelmiş olanları bir yana bırakırsak , hala eğitimi devam eden küçük yaştakiler etkilenir mi ? Evet iyi veya kötü yönde etkilenir...Peki insanın " BİYOLOJİK TEMELİNİ " ve buna bağlı şovenist duyguları da yok varsayarsak , sorum şu NİÇİN ETKİLENİR...?

Birincisi insanın seçme şansı olmayan bu durumları burada defalarca dile getirdik...Özellikle " Kader ve Etnik kimlik " ile ilgili konularda...Bu konuda burada yazan herkesin de bundan farklı düşündüğünü sanmıyorum...İkincisi, şovenist duygular insanidir - hayvanidir , söylemini bir kenara koyarsak sonuçta insanın içinde varolan , bazen keskin biçimde ortaya çıkan ve buna belki de IRKÇILIK dediğimiz davranış ile de kendini gösteren , bazı insanlarda da çok sönük olan ve o insanın hep " İYİ İNSAN " diye anılmasına neden olan davranışlarında kökeninde olduğu gerçeğini değiştirmiyor...Tüm mesele şovenizmin ortaya çıkışına engel olmak...!!!

Sağlıcakla kalınız...
Merhaba, Sevgili Bursalı;

Şiddet örneğini ne demeye çalıştığınızı daha iyi anlamak için sordum. Yani, malumunuz, içgüdüsel davranışların iyi de olmadığını, sizinde şovenist duygulardan verdiğiniz örnekle, kötü olana neden karşı gelmemiz gerektiğini soruyorum... Zira şovenist düşüncelerin insanın doğası gereği olduğunu kabullenirsek -ki, değildir-, yine insanın doğasında olan şiddete neden karşı gelmeliyiz? Burada ahlaken ve mantıken edindiğimiz deneyim, insan ile insan arasındaki ilişkiyi yıktığı için olmalı. İşte tam olarak şovenizm de insan ile insan arasındaki ilişkiyi yıktığı için karşı gelinmesi gereken düşüncelerdir. Bunu demek istiyorum... Irkçılıktan aşağı kalır yanı olmadığı gibi, öz de aynı yöntemi kullandığından neden birinin cehaleti diğerininse içgüdüsel olduğunu merak ediyorum?

Bu duyguların ne kadar açığa çıktığından da ne anlamamız gerektiğini kestiremiyorum ama insanın doğduğu, yaşadığı yerlere olan sevgisini siz yanlış değerlendiriyorsunuz bana göre. Şovenizm bu masumane sevgi değildir, herhangi birşeye sevgi de değildir...

Her insanın yaşadığı, doğduğu, büyüdüğü yerlere olan sevgisini; bir başka yere ait insanların ''kötü'' olduğu ve varlıklarının ''tehdit'' oluşturduğu fikrini ''bir şekilde'' empoze edersek neden etkilenmesin ki? Çünkü şovenizm vatan, millet, bayrak gibi daha genel-geçer ve tarih boyu kutsiyet yüklenen şeyler üzerinden insanların beynini kemirmeye çalışır ve bu hassasiyet de kutsal değerler olduğu kabulündendir kişiye göre. insanın etnik kökeni ya da yaşamını sürdüğü yer onu içinde bulunduğu sosyal-maddi koşullardan soyutlayarak ne tür düşünceleri, eylemleri benimsediğini açıklamaya yetmez. İşte şovenizm de, bu felsefi ve ahlaki tahlili yapamamaktadır...

Herhangi bir edimin ve düşüncenin neden yanlış olduğu, diğer insanların düşünsel ve ahlaki tespitlerinden bağımsız olabilir mi? İnsan ile insan arasında yıkıcı her türlü düşüncenin-edimin yanlış olduğu güdüsel olduğundan değil sebep ve sonuçları ile açıklanabilir. Irkçılığı ve şovenizmi yok saymıyorum, evet, savunucuları var ama bunların varlığı tüm bu fikirlerin insanın doğası gereği açıklanabileceği çıkarımını doğuruyorsa, insanın bilinci dışında açıklanabilecek bir başka edimin ya da düşüncenin -hatta olgunun- varlığından bahsedilebilir mi? O halde tüm edimleri ve düşünceleri doğası gereği dememiz gerekmez mi?
 

Bulut

Amatör
Üye
Ben üzerimize bu etiketin nasıl yapıştırıldığı ile daha çok ilgiliyim.
Bugün doğu'da yaşananları ''beyaz-siyah'' ayrımcılığına benzetmek kadar yanlış bir tutum daha olamaz.
Doğu'da yaşanan 'içselleştirilmiş ırkçılık''dan ziyade, bir ''iç çatışma''dır. Abdullah Öcalan'ın Kominist Kürtleri,kendi halkına zulmetmektedir.
Doğu'da şayet (ihtimal üzere konuşursak) ayrı bir devlet kurulacaksa bunun ismi Kürdistan değil, Komünist Kürt Devleti olacaktır!
Ve bu anlayışın komünizma'sına destek veren her kürt CAHİLDİR.Bir kürt olarak Halkımın cehaleti beni bile utandırıyor.
Sevgili Sebla; doğu da kimse Kürt olduğu için ayrımcılığa maruz kalmıyor bildiğiniz üzere... Kürt halkının iç siyaseti ayrı ve önemli bir bir konu lakin, PKK komünist olmasa idi; bu ülke insanlarının Kürtler hakkındaki olumsuz düşünceleride olmayacağını mı söylemek istiyorsunuz... Eğer öyle ise; PKK öncesi, cumhuriyet kurulduğundan beri, devlet eli ile bırakın Kürtleri, Türklere; Kürtler ve diğer tüm etnik gruplar için empoze edilen inkar politikalarından çıkacak sonuç ne olacaktı ki PKK'yı hiç olmamış farz etsek dahi?
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

İşte tam olarak şovenizm de insan ile insan arasındaki ilişkiyi yıktığı için karşı gelinmesi gereken düşüncelerdir. Bunu demek istiyorum... Irkçılıktan aşağı kalır yanı olmadığı gibi, öz de aynı yöntemi kullandığından neden birinin cehaleti diğerininse içgüdüsel olduğunu merak ediyorum?
Çok basitçe söyleyeyim , belki de aynı şeylerden farklı şekilde bahsediyor olabiliriz...

O ayrımı yapmamın nedeni şu...Irkçılık insanın doğasında DİREKT bulunan bir olgu değil...Oysa Şovenizm insanın doğasında olan bir olgu...Verilen eğitim - aile düzeni - çevre faktörü işin içine girdiğinde şovenist duygular ağır basarak IRKÇILIK diye tanımladığımız olguyu ortaya çıkartmaktadır...Bu yüzden sonradan " edinimler " ırkçılıkta büyük rol oynadığından bunu CEHALETE bağlamak yerinde olan bağlantılardan biridir...Doğduğumuzdan itibaren şoven duyguları " millet - bayrak..." duygularını kimsenin insanın kafasına didiklemesi gerekmiyor...Benlik olarak varolduğu ortama ait hissediyor kendini zaten insan...Bunu ileri boyuta götürürseniz işte o noktada IRKÇILIK ortaya çıkıyor...

Şöyle diyebilir miyiz , hiç ülkemizi anlatmayalım , hiç tarihimizi anlatmayalım...Kaldır matematik , indir fizik anlatalım insanlara....Edebiyat bile hatta Türkülerimizi bile anlatmayalım insanlara....O zaman ne şovenizm ortaya çıkar ne başka bir şey....Böyle bir şey mümkün mü...Bu sefer de sosyal olmayan " A-SOSYAL " şovenizm türü ortaya çıkar...Ama sonuçta çıkar...İnsanlar doğuştan hep " bulundukları ortamın tarafındadırlar "....Bu dahi şovenizmi açıklamaya yeter....

Sonuçta şovenizm " herhangi bir şeye olan aşırı, nedenli veya nedensiz oluşan bağlılıktır."...Veya diğer bir değişle aslında aşırı milliyetçiliğin de basamağı diyebiliriz...Nedenli ise kendine göre bir mantık kurgusu vardır kişinin , nedensiz bağlılık ise , işte bunun adı da İÇGÜDÜSEL dir...İnsan toplumu " kendinin de bir parçası " olarak görür ve bunu daha doğuştan itibaren " içgüdüsel " olarak kabullenir...Bu anlamda içgüdüsel olarak topluma zararlı hissettiği olay veya gurupların da tam karşısındadır...Bu manada şovenist duygular devreye girer...

Bu manada şovenist duygu her insanın içinde öyle veya böyle , az veya çok vardır...Bu bilinçli olarak TETİKLENDİĞİNDE işin ucu IRKÇILIĞA kadar gider...Bilmiyorum anlatabildim mi...

Sonuçta daha , şovenizmin uç boyutu olan IRKÇILIĞA varmadan , şovenist duyguların bastırılması gerek...Düşüncemin ana temeli bu...Konu ırkçılığa uzandığında bunu ortadan kaldırabilmek için sanırım çok geç kalınmış olduğundan kan dökmeden bu yoldan kurtulabilmek zordur...

Sağlıcakla kalınız...
 

suhran

Tecrübeli
Üye
Ben üzerimize bu etiketin nasıl yapıştırıldığı ile daha çok ilgiliyim.
Bugün doğu'da yaşananları ''beyaz-siyah'' ayrımcılığına benzetmek kadar yanlış bir tutum daha olamaz.
Doğu'da yaşanan 'içselleştirilmiş ırkçılık''dan ziyade, bir ''iç çatışma''dır.

Sn Sebla, PKK ayrı bir sorundur, Kürt halkının tahkir edilmesi ayrı bir sorundur, PKK ile Kürt halkının örtüştürülmesi, alakası ayrı bir sorundur. Her ne kadar birbirlerinden doğmuş, birbirlerini tetiklemiş veya orada geliştirilen bu sorun için, biri biri için kullanılmış olsalar da ayrı ayrı bakılabilecek/ bakılmalı olan konulardır.
Bu cümleyi yazarken Sn Bulut’un eklediği iki videodan çıkarımlarımı kullanmadım. PKK’ nın ne olduğu hakkında bir fikrim olamayacak kadar küçük yaştayken, belki PKK ifadesini hiç duymamışken, Kürt halkından olanların maruz kaldığı hakaretlere şahit oluyordum. Dille hakaret için seçilen kelimeler arasında, ‘terörist ya da PKK lı’ ifadeleri yer almıyordu, sn. Bulut’ un cümlesinde geçen cahil, görgüsüz ifadeleri ve daha ağırları yer alıyordu. Öyle ki, artık ‘Kürtler’ ifadesini Kürt halkını konu ederken, onlara karşı hakaret algılanır diye kullanmaktan bundan birkaç yıl öncesine dek imtina ettim. Bu da benim hamallığım oldu.
‘Beyaz-siyah’ ayrımcılığı buradan bakılınca az da benzemiyor ‘Türk- Kürt’ ayrımcılığına. Sebeplerin farklılığı, olayların şöyle ya da böyle gelişmesi, devam etmesi, insan onuru meselesine dokunan kısmı değiştirmiyor (Konunun açılış yazısı, bana göre bunu çok iyi vurgulamış, teşekkür ediyorum sn. Bulut'a ).
Bakın, şimdi bu gün bile Kürt halkı hakkında ‘Nihayetinde onlar da insan’ cümlesini kuran çok insaflı(!) bir kesim var. Bu cümle siyasi bir değerlendirme esnasında kullanılmıyor. Bu cümle, yatıp kalkma, yiyip içme, temizlenme esnasında kullanacakları alanların tayini esnasında kullanılıyor.Kürt çocuklarının bakışlarından, siyahi çocukların bakışlarından dökülen ifadelerden çok da farklı ifadeler dökülmüyor yeterince dikkat edilirse…
Benim muhatap aldığım nokta bir insanın diğer bir insana düşürdüğü bakışı…Doğuda yaşananların ne olmaklığı değil. Ayrıca orada yaşananların bir ucunda ırkçılığın ve/veya şovenizmin olduğu gerçeğini reddetmek,yanlış olur asıl diye düşünüyorum.
8 Eylülde Farid Farjad Ankara’ da bir konser verdi. Büyük bir coşkuyla karşılandı,dinlendi. Hatta konserin sonlarına doğru dinlettirdiği bir Kürt ezgisine tüm salon alkış temposuyla eşlik etti,gayet gönüllü…Konserin sonunda İngilizce bir konuşma yaptı Farjad ve o konuşmada geçen bir kelimeden ötürü büyük bir alkış aldı. Fakat , konuşmanın tercümesi esnasında, o kelime ve kelimeyi içeren cümle çok zayıf bir rağbet gördü. ‘Kürtleri seviyorum’ demişti, fakat salon kelimeyi yanlış algılayıp ‘Türkleri seviyorum’ dediğini sanmıştı… Farjad’ ın Kürt halkıyla bağı nasıl değerlendirilir? Benim çıkarımım hep aynı… Saygılar…
 

Bulut

Amatör
Üye
Merhaba,



Çok basitçe söyleyeyim , belki de aynı şeylerden farklı şekilde bahsediyor olabiliriz...

O ayrımı yapmamın nedeni şu...Irkçılık insanın doğasında DİREKT bulunan bir olgu değil...Oysa Şovenizm insanın doğasında olan bir olgu...Verilen eğitim - aile düzeni - çevre faktörü işin içine girdiğinde şovenist duygular ağır basarak IRKÇILIK diye tanımladığımız olguyu ortaya çıkartmaktadır...Bu yüzden sonradan " edinimler " ırkçılıkta büyük rol oynadığından bunu CEHALETE bağlamak yerinde olan bağlantılardan biridir...Doğduğumuzdan itibaren şoven duyguları " millet - bayrak..." duygularını kimsenin insanın kafasına didiklemesi gerekmiyor...Benlik olarak varolduğu ortama ait hissediyor kendini zaten insan...Bunu ileri boyuta götürürseniz işte o noktada IRKÇILIK ortaya çıkıyor...

Şöyle diyebilir miyiz , hiç ülkemizi anlatmayalım , hiç tarihimizi anlatmayalım...Kaldır matematik , indir fizik anlatalım insanlara....Edebiyat bile hatta Türkülerimizi bile anlatmayalım insanlara....O zaman ne şovenizm ortaya çıkar ne başka bir şey....Böyle bir şey mümkün mü...Bu sefer de sosyal olmayan " A-SOSYAL " şovenizm türü ortaya çıkar...Ama sonuçta çıkar...İnsanlar doğuştan hep " bulundukları ortamın tarafındadırlar "....Bu dahi şovenizmi açıklamaya yeter....

Sonuçta şovenizm " herhangi bir şeye olan aşırı, nedenli veya nedensiz oluşan bağlılıktır."...Veya diğer bir değişle aslında aşırı milliyetçiliğin de basamağı diyebiliriz...Nedenli ise kendine göre bir mantık kurgusu vardır kişinin , nedensiz bağlılık ise , işte bunun adı da İÇGÜDÜSEL dir...İnsan toplumu " kendinin de bir parçası " olarak görür ve bunu daha doğuştan itibaren " içgüdüsel " olarak kabullenir...Bu anlamda içgüdüsel olarak topluma zararlı hissettiği olay veya gurupların da tam karşısındadır...Bu manada şovenist duygular devreye girer...

Bu manada şovenist duygu her insanın içinde öyle veya böyle , az veya çok vardır...Bu bilinçli olarak TETİKLENDİĞİNDE işin ucu IRKÇILIĞA kadar gider...Bilmiyorum anlatabildim mi...

Sonuçta daha , şovenizmin uç boyutu olan IRKÇILIĞA varmadan , şovenist duyguların bastırılması gerek...Düşüncemin ana temeli bu...Konu ırkçılığa uzandığında bunu ortadan kaldırabilmek için sanırım çok geç kalınmış olduğundan kan dökmeden bu yoldan kurtulabilmek zordur...

Sağlıcakla kalınız...
Şimdi daha iyi anlıyorum sizi, fakat seçmiş olduğunuz şovenizm bunu izah etmekte hem ilgisiz -bana göre hem de yanlıştır. Her insanın yaşadığı yere sevgi duyması doğaldır, bu bir gerçek... Yalnız bu sevgi öz de herhangi politik ya da toplumsal meselenin nedeninden çok, onda iz bırakan insani sebeplerden ötürüdür. Yani bu yağmurlarında ıslandığımız, toprağında çıplak ayaklarımızla koştuğumuz, sevgilimizi ilk öptüğümüz, sahillerinde dolaştığımız vs. yerlere olan ''safça'' sevgidir. Toplumu buna dahil ettiğimizde kişisel hissettiğimiz sevgimiz politik çürümüşlüğe terk edilmekte. Bu aşamada toplumun bilinçaltımıza işlediği, kutsal nitelik yüklediği, vatan, millet gibi soyut kavramları insanın doğasından değil; toplumun doğasından kabul etmemiz gerekmekte.

Yoksa; vatansız, milletsiz yüzyıllarca yaşamış bizden önceki insanların doğasından farklı değil bizim doğamızda... İçselleştirilmiş ırkçılığında, bizim dışımızda geliştiği, içselleştirildiği bu yüzden sizin şovenist duyguları yeşerttiği doğru, yalnız şovanist duygunun doğal-insani olduğundan geliştiği yanlış naçizane düşüncem. Şovenizm, doğal olanı savunuşundan değil, kutsal kabul gören şeyleri deştiğinden daha hassasiyet göstermektedir bunlara insanlar... Bunu kutsal kabul görülen herhangi bir şeyi de provake ederekte aynı sonucu alacağımız şüphesiz.
 

RABİA

Bağımlı
Üye
Ben üzerimize bu etiketin nasıl yapıştırıldığı ile daha çok ilgiliyim.
Bugün doğu'da yaşananları ''beyaz-siyah'' ayrımcılığına benzetmek kadar yanlış bir tutum daha olamaz.
Doğu'da yaşanan 'içselleştirilmiş ırkçılık''dan ziyade, bir ''iç çatışma''dır. Abdullah Öcalan'ın Kominist Kürtleri,kendi halkına zulmetmektedir.
Doğu'da şayet (ihtimal üzere konuşursak) ayrı bir devlet kurulacaksa bunun ismi Kürdistan değil, Komünist Kürt Devleti olacaktır!
Ve bu anlayışın komünizma'sına destek veren her kürt CAHİLDİR.Bir kürt olarak Halkımın cehaleti beni bile utandırıyor.
Sevgili suhran
(Ben sn demiyorum bak,sevgili diyorum,daha içten...:)

Söylediklerini gerçek dışı görmüyorum.Bahsettiğin zihniyet mevcut.Kürt olduğundan dolayı evsahibilerinin ev kiralamaktan çekindiği bir Kürdüm ben.
Fakat benim anlatmaya çalıştığım şey çok başka.
Ben;
Aysel Tuğluk Van milletvekili seçildiğinde onun posterinin önünde secdeye duran,
Ezanı Kürtçe okusun diye müezzine baskın yapan,
Sırf örgüte yakınlığı var diye yatlar,katlar diken, ( yakından tanıyorum bunları) zihniyetin ''içselleştirilmiş ırkçılık mağdurları'' olarak gösterilemeyeceğine dikkat çekiyorum.

Bu tiplerin ,aslında ırkçı yaklaşımların mağdurlarının da mağdurluklarının önüne geçtiğinden, esas amaçlarının farklı olduğundan bahsediyorum.
Dolayısıyla, durum zenci-beyaz, Amerikalı-Afrikalı olayından çok çok farklı.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Söylediklerini gerçek dışı görmüyorum.Bahsettiğin zihniyet mevcut.Kürt olduğundan dolayı evsahibilerinin ev kiralamaktan çekindiği bir Kürdüm ben.
Sn.SEBLA inanın bu cümleleri okuyunca boğazım düğümlendi...Kiracı bilir kiralarda gezmenin zorluğunu , ne olduğunu...Dedikleriniz istisnadır demek isterdim ama maalesef diyemiyorum...O magandaya / sonradan görmeye sormak lazım Allah ona " Kürt olmadığı için mi nasip etmiş o evi "...Ancak olayın bir de şu yönü var...Ev sahiplerini anlamak oldukça zor...Şimdi sizin de dediğiniz gibi " Kürt olmayacak - Çocuksuz olacak - Garanti maaşı olacak..." gibi yazılı olmayan , etik olmayan ,ahlaki olmayan kurallar silsilesi...Duvara çivi çakma , şunu yapma , bunu yapma...Sanki NÜFUSLARINA KAYDEDİYORLAR...!!!

Sağlıcakla kalınız...
 

suhran

Tecrübeli
Üye
“Sebeplerin farklılığı, olayların şöyle ya da böyle gelişmesi, devam etmesi, insan onuru meselesine dokunan kısmı değiştirmiyor.”
“Benim muhatap aldığım nokta bir insanın diğer bir insana düşürdüğü bakışı…”

Fakat benim anlatmaya çalıştığım şey çok başka.
Sevgili Sebla, aynı şeyleri söylüyoruz; olaya farklı cephelerden bakma hususunda hemfikiriz... Sevgiler...
 
Üst Alt