• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

içindeki sebepsiz sıkıntının adı benim

carpediemcan

Tecrübeli
Üye
"hiç şaşmazdı, ne zaman sebepsiz bir sızı çörekleniverse içime bilirdim ki canın sıkkın, üzülmüşsün bişeylere. dokunamasam da eline, sesimi değdiriverirdim sesine. hiç aksamazdı; ne zaman tersine dönmeye başlasa dünya, üstüme üstüme gelse herşey seni bulurdum yanımda, en kötü ihtimal sesler buluşurdu yine. adını yarım ömür boyunca koyamadığımız şey bırakmazdı habersiz birbirimizden... koptuk... zamanlar, mesafeler, başka başka düşler sardı çevremizi. pembelerin hepsi grileşip başka tonlarına büründüler kırmızının-hiç sevmezdim kırmızıyı oysa-... beyazlar karışıp tekrar eski rengine kavusunca dünya, gördük ki değişmeyen, ayak uyduramayan onca yaşanmışlıga yalnızca o şey hala tanımlamayı beceremediğimiz. yanılıp hiçbirşey değişmedi sandık,ve yinr aldandık. bu sefer nakarat o ilk zamankinden çok daha kısaydı. müzik bitti erkenden. herkes rahatlayacaktı da, tarifinin yapılamamasından mıdır rahatsızlıgı bilinmez, yine bırakmadı yakamızı. ille uzasın, ille tekrar söylensin şarkının en dile dolanan kısmı dedi, yine boyadı heryeri... kısacıktı, kısacıktı bütün renkler kararmadan, grilerin bile artık lüks sayıldıgı zamanlardan öncesi. tam karaya çalınırken renkler, ben de senden bana ait parçamı çaldım hiç hissettirmeden. bendekiniyse usulca masanın altına bıraktım sana sezdirmeden. ondan olacak, artık canım sıkılmıyor yerli yersiz.. sense kavusamadın eksik parçana, hala bende sansan da... o yüzden biliyorum, ne zaman için sızlasa, içindeki sıkıntının adı benim hala..."
 
Üst Alt