• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

İbadet! Allah'a sevgiden mi yoksa cehennem korkusundan mı?

Okunuyor :
İbadet! Allah'a sevgiden mi yoksa cehennem korkusundan mı?

dogangunes

Profesyonel
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
İbadet ! Allah'a sevgiden mi yoksa cehennem korkusundan mı?Buyrun arkadaşlar..:freakedout:
 

kull

Amatör
Üye
Birincisi, Allah, Allah olduğuna göre, hiç bir şeye ihtiyacı yok. Yani, bizim ibadetimize de ihtiyacı yok Allah'ın. Ama bizim ibadete ihtiyacımız var. Yani ibadet, yani Allah'ı hatırlamak, bir ihtiyaç bizim için.

İkincisi, sahip olduğumuz ve istifade ettiğimiz her şeyi bize karşılıksız veren de Allah. Yani, vicdan sahibi ve samimi insanlar için bir şükür, bir minnettarlık ifadesidir ibadet.

Üçüncüsü, bizi yoktan var eden ve bize sahip olduğumuz her şeyi veren ve çok lütufkar ve merhametli olan ve bizi en çok seven olan Allah sevilir. Allah'tan korku ise, sevilene yanlış yapmaktan hasıl olan korkudur ancak...
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Gecen yıl aynı soruyu nefsime sordum ve bana gereken cevabı verdi ... bende nefsimle olan bu konuşmayı bir yerlere not ettim ... şimdi bazen kendimle sorunum olduğunda okumak cidden iiiyi geliyor bana
 

dogangunes

Profesyonel
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
cennet-cehennem=ödül-ceza olmasaydı....acaba insanlar yine yaratana sığınarak ibadet edecekler miydi?
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Bu konunun muhataplari inanan insanlar yani MUMINlerdir.
Cunku inanmiyan icin soyle bir durum sozkonusudur:
sn.Ammar azap ayetlerini yazdi;
sn.Sosyalist:"Aman cok korktum!" diye dalga gecti.

Demek ki korku veya sevgi icin IMAN sart.
Neye iman ettik?Resulun TEBLIGine.

Resul askin guc TEK tir ve adi ALLAH cc dir dedi.
Suurlu varliklari kul olsunlar diye yaratti;
Hayati kulluklarinin IMTAHANI olsun diye yaratti
Dunyayi IMTAHAN SAHASI olsun diye yaratti
Ahireti IMTAHANIN ODULU olsun diye yaratti
Cehennemi KURALSIZA MUKAFAT yeri olsun diye yaratti
Cenneti KURALA UYANA MUKAFAT yeri olsun diye yaratti
Resulu UYARI-MUJDE icin aracilik etsin diye gorevlendirdi.

Iste butun bunlara IMAN eden MUMIN/MUSLUMAN tanimi bu.
Alt baslikara girerek konu basligina biraz daha yaklasalim
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Resul tebliginde/Kur'an'da soyle bir bilgi var!
Kuralsizlarin sorgu sonucu olmiyacak,azapla yuzlesecekler.

Iman sahipleri sorguya girecek,Askin gucun hukmune gore
Ahiretsel Rahmete siginma sanslari olacak.
Ahiretsel Rahmete siginabilme...
Iste konu basliginda sorulanda,bunun suurlu acisindan niteligidir.
Bu niteligi aciklamak icin tebligin alt basliklarina yonelmek lazim.

Askin guc elcileri araciligiyla bu Rahmete
Hicbirsey yapmadan dunyada ulastigimizi bildiriyor.

Rahmetini gosterip Resul yolluyor ki,
Bizler sorguyu ogrenelim.
Sorgunun sorularini ogretiyor
Sorgunun cevaplarini ogretiyor.
Sorgu sonu Rahmete siginmanin yolunu ogretiyor.

Butun bunlari algilayacak bir fiziki durum Rahmet olarak veriliyor.
Suur ve algilayicilar-uygulayicilar olma kudreti.

Suurludan istenen ise ona verilen hayat ve olanaklar icin
Ahde Vefa.
Bunu gostermiyene de NANKOR diyor.INKARCI diyor.

Dunyada size kol kanat geren anaya duyulan minnet ve baglamindaki sevgi
O anayi size Rahmet olarak verene de gostermeniz.

Size kol kanat geren babanin istegini yapan sizin,
O babayi size Rahmet olarak vereninde dedigini yapmaniz.

Ailenizi gecindirmek dunyevi rahatlik icin uslanmazca Devlet veya Patron kuraliyla calisanin
Olum sonrasi icinde Dunyevi olanaklari sunan Askin gucun istegine uygun calismasi bilgisi.

Simdi IMAN eden kisi AHDE VEFA adina buna uyar.
Goren gozu,dusunen beyni,merhameti yerlestirilen kalbi verene
Sukran duyar ve O'nun Rizasina kavusmayi,
Komutan,ogretmen,devlet...rizasina kavusmaktan ustun tutar.

Cunku teblig bunlari ogretir.
Teblige iman da bunlara imandir.
Bunlara IMAN eden de zaten Ibadeti...............
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Öncelikle Mopsy kardeşimin dediği gibi sorunun muhatabı inanan Mümin' lerdir...

Peki O Mümin' ler kimlerdir..

"Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. (2/177)"

Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti mü'minler de. Tümü Allah'a meleklerine Kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. (2/285)

"Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!" diyen; (3/16)

"Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayra harcayan ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (3/17) "

"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (3/104)"

"İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir. (3/119)"

"O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. (3/134)"

"Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru ! (3/191)"

"Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın! (3/194)

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir. (4/146)

Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (8/2)"

"Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar. (2/3)"



Şimdi bu sorunun cevabını bize KUR-AN gösteriyor ki, ALLAH C.C' un azabından korkup Rahmetine sığınan, gerçek Müminler için KORKU-SEVGİ ve İBADET ayrılmaz bir bütündür, ama korku zalim bir insanın zulmunden korkmakdan çok farklıdır, FİRAVUN, HİTLER, CENGİZ HAN, STALİN gibi canavarların zulumleri karşısında duyulan korku ile ALLAH C.C dan korkmak arasında çok fark vardır...

Bu korkuda KUR-AN da şöyle ifade edilir...

"Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki onlardan ırmaklar fışkırır öyleleri vardır ki yarılır ondan sular çıkar öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir. (2/74)"


Mümin' in kalbinde ki ALLAH C.C sevgisi;

"Onlar ki inandılar ve kalpleri Allah'ı zikredip anmakla huzur bulur. İyi bilin ki kalpler, ancak Allah'ı zikirle mutmain olur." (13/Ra'd, 28)

"Mü'minler Allah'ı şiddetle severler." (2/Bakara, 165)

"De ki: 'Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin..." (9/Tevbe, 24)"


Rahmân, iman edip sâlih amel işleyenler için (gönüllere) bir sevgi koyar." (19/Meryem, 96).


"Nefsânî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı sevgi/düşkünlük, insanlara ziynetlendirildi, çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır. De ki: 'Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın rızâsı/hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür." (3/Âl-i İmrân, 14-15)

“Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a, Kur’an’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmiş ve O’nun nimeti sâyesinde kardeş olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (3/Âl-i İmrân, 103)

O onları, onlar da O’nu sevmektedir.” (5/Mâide, 54)


Sorunun cevabı iki seçeneğide kapsıyor, her ikisi birbirinin ayrılmaz parçasıdır...
 
B

beklenen

Ziyaretci
insanın kendini yokdan vareden Rabbine sığınması,her zaman şükretmesi hep gerekli olan değil midir?
 

dogangunes

Profesyonel
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Herkes,kendine sorsun!
Ben sordum Cehennemlikte olsam Allahın takdiri işte karşı çıkmam..:)
İbadetide yapabildiğim kadarıyla(genelde yapamıyorum ama yapıyorum deyipte millete şirin görünmeye gerek yok!) Allaha sevgiden Kullara gösteriş için değil...:freakedout:
 
Üst Alt