- HZ. Yusuf ile Züleyha

"Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.
Araf, 176

Bismihû.
Esirgeyen ve bağışlayan Allahın adıyla.
Önce söz vardı, hayat sonradan geldi.
Önce çile vardı ihsan arkadan geldi.
Önce iştiyak, arkadan sebat geldi.

Sözün yaratılışı Züleyhanın yaradılışından evveldi. Âdam, ki ona bütün isimler öğretildi. Yûsufun kaderi Züleyhaya tecelli. Züleyhanın kaderi Yûsufa tecelli. Kuyu. Zindan. Kuyu. Zindan. Önce çile arkadan ihsan. Züleyha vazgeçti mi maşukundan?

Mülk gibi söz de, ne senin ne benim.
Cümle gibi aşk da ne senin ne benim.
Söz de,
aşk da,
ne benim ne senin.
Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,
ağustos göklerinde başımın üzerinden geçen bulut,
mayıs gülü,
ışıklı nisan yağmuru
ne kadar Allahtansa,
mülk gibi söz de ve aşk da
Ondan.

Sen tahtına yazıcı kimi oturtsan da,
beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk gibi görünen,
hiçbir yol Ondan özgeye çıkmıyor aslında, gönül tahtına Ondan özge sultan olmuyor.
Değil mi ki her şey Ondan,
gidecek yer yok Ondan başka. Gelinen yer yok Ondan başka.

İnsan o ki, Ondan başkasını sevemez sevginin mahiyeti icrabı, Ondan başkasını bilemez bilginin mahiyeti icabı.

Işık ki tek kaynaktan dağılır, ışığı yakın olan aydınlık, uzakta kalan karanlıktır. Her şeyin Ondan olması, ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması Ondan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini tümden yok eder.

Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda Ondan başkasını sevdiğini zannedebilir :

Bir çiçeği, bir kuşu,
denizi, yağmuru,
gökyüzünü, yazıyı,
yazıyı yazanı, kalemi tutanı,
bir yaratılmışı hasılı.

Söz gelimi Leylâ Mecnunu, Şirin Ferhâdı, Züleyha Yûsufu sevdiğini zannedebilir.

Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.

Çünkü ışığın kaynağı tektir ve kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?

Her aşk Ona çıkar sonunda, Ondan başkasını sevmek imkânsız gibidir. Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir.
İşte bütün hikâye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı? Zindan kimin kader, Yûsufun mu, Yakubun mu, yoksa Züleyhanın mı? Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında. Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir.

Yusuf ile züleyha(nazan bekiroglu) kitabından alıntı

''Şimdi ben,Yûsuf,tut ki Mısr'a azizim,efendiyim.Boynumdaki künyede hâlâ vasfım yazılı:Züleyha'ya köleyim.''
 
züleyha değilsen peşine düşmeyeceksin yusufların
yusuf değilsen züleyhaları beklemeyeceksin
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst Alt