• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Hrant Dink Ermeni olduğu için öldürülmedi

Okunuyor :
Hrant Dink Ermeni olduğu için öldürülmedi

Parlayan Yıldız

Amatör
Üye
Hrant davasını 'arkadaşları' saptırdı
Rıza Zelyut

e-mail: zelyut@gunes.com
Dün Hrant Dink cinayetiyle ilgili dava karara bağlandı.
5 yıl süren soruşturmadan çıkan sonuç, 'Hrant'ın Arkadaşları' diye dolaşan ekibi memnun etmedi.
Bence de skandal bir sonuç. Çünkü; davanın üstü örtüldü.
Peki kim örttü davanın üstünü?
'Hrant'ın Arkadaşları' denilen grup var ya... İşte Hrant Dink davasının rayından saptırılmasının asıl sorumlusu bunlar oldular.
Hrant'ın ailesine çok önceden yazdığım bu köşedeki mektubumda da buna değinmiştim.

ASKER DİYEREK
Bu dava ile ilgili birçok yazı yazdım.
Sorduğum temel soru şu idi:
-Bu cinayet kimin işine yaradı?
Sorunun doğru cevabı, bizi asıl faillere ulaştıracaktı.
Lakin; 'Hrant'ın Arkadaşları' adı altında örgütlenen malum liberal kesim; bu soruyu asla sormadı.
Sordukları zaman; işin ucunun bir yerde kendilerine kadar uzanacağını biliyorlardı.
Onlar; asıl katili saklamak için hemen 'Asker biliyordu; onlar yaptırmış olmalı!' yaygarasına başladılar.
Halbuki 5 yıldır iktidarda AKP bulunuyordu. Cinayetin planlandığı Trabzon'daki polis; Erhan Tuncel'i para karşılığı muhbir olarak kullanıyordu. Tuncel de Yasin Hayal'i kullanıyordu. O da katil Ogün Samast'ı... Su işleri bildiği anlaşılan emniyetçi ise Trabzon Emniyetindeki İstihbarat Müdürü Ramazan Akyürek idi. Bay Akyürek'i oraya atayan bu iktidardı.
Bu cinayet ekibinin BBP'li olduğu iddiaları dolaşıyordu.
Ama bunları Hrant'ın Arkadaşları hiç gündeme getirmediler.
Yetmedi. Cinayetten sonra bu Akyürek bütün Türkiye'nin istihbaratından sorumlu olarak daha büyük bir göreve atandı; ödüllendirildi.
Ama Hrant'ın Arkadaşları hiç bu rezaleti sorgulamadılar.
Dün bile Mehmet Altan; bir televizyon kanalında, işin sorumluluğunu generallere yıkmaya çalışıyordu.
***
Hrant'ın öldürüleceği duyumları geliyordu.
Trabzon'da daha önce de Rahip Santoro öldürülmüştü.
Bu yapının ulusalcı değil dinci bir yapı olduğu ortada idi.
Ama Hrant'ın Arkadaşları başka bir davanın peşinde idiler.
Onlar; Türkiye'deki milliyetçileri, vatanseverleri, cumhuriyetçileri kötü göstermek için yemin etmiş kadrolu görevlilerdi.
'Hrant'ın Arkadaşları' afişinin arkasına gizlendiler; Hrant için adalet istiyormuş görüntüsü verdiler. Ama Hrant'ın katilini gizlediler.
Şimdi o eski soruya yeniden dönelim:
-Hrant'ın öldürülmesinden kim faydalandı?
***
Bu sorunun doğru cevabını vermek için 2007'nin şartlarını düşünmeniz gerekiyor.
- Büyük Ergenekon operasyonu başlatılacaktır. Bunun için milliyetçilerin ve vatanseverlerin kötü gösterilmesi gerekmektedir. Bu kötü göstermenin yolu da onları bu tür cinayetlerle ilişkilendirmek; kamuoyunu böyle yönlendirmekle mümkündür. Tam 12 Eylül 1980 darbesinden önce darbecilerin uyguladığı taktik.
- Ergenekon operasyonu ile paralel olarak Kürt açılımı başlatılacaktır. Bu amaçla Kürt açılımına karşı çıkacak kesimlerin de suçlu gösterilip kamuoyu gözündeki değerlerinin kırılması gerekmektedir.
Bu yüzden onları cani gibi gösterecek cinayetlere ihtiyaç vardır. Santoro cinayeti ve Zirve Kitabevi cinayetleri ile Hrant Dink cinayeti; aynı dönemde; bu amaç için planlandı; uygulandı.
Bu süreçte ne yazıkki Hrant'ın Arkadaşları adı altında örgütlenen sözde aydınlar işte yeni derin yapının planladığı bu cinayeti gizlemek için görev yaptılar. Konuyu bizim gibi incelemek yerine Trabzon'daki bir albayı ve dolayısıyla da askeri suçlamakla; bu çarpıtmada görev yaptılar. Yeni derin devleti sorgulamak yerine Ergenekon denilen artık etkisizleşmiş bir kesimi sanık yapmaya çalıştılar.
Ve bu tavırları ile de Hrant'ın arkadaşları; Ogün Samast ile aynı safta yer aldılar.
Buradan Hrant'ın ailesine bir kez daha sesleniyorum:
-Hrant'ın arkadaşları; Hrant'ın asıl katilleri ile gizli işbirliği içindedir. Sizi; askerleri suçlu göstererek kadırdılar. Asıl failleri gizleyen bu yaygaracılara inanmayın.
Her şey ortada...
Yazık oldu Hrant'a...

Rıza Zelyut'un Güneş gazetesindeki 18 Ocak 2012 tarihli yazısı
 
Son düzenleme:

Parlayan Yıldız

Amatör
Üye
4 adet çok önemli olay yaşandı (2004-2007):
1- 24 Ekim 2004: Trabzon'da McDonald's restorantı bombalandı.
2- 5 Şubat 2006: Trabzon'da Rahip Santoro öldürüldü.
3- 19 Ocak 2007: İstanbul'da Gazeteci Hrant Dink Agos Gazetesinin önünde öldürüldü
4- 18 Nisan 2007: Malatya'da İncil basan 3 kişi, Zirve Yayınevi'nde öldürüldüler

Bunların kaçı Ermeni? Sadece Dink. Diğerleri Hıristiyan. McDonald's'ın asıl sahipleri ABD'de. Yani Hıristiyan bir ülkede. Yazar Rıza Zelyut, yazısında dinci bir yapılanmadan bahsediyor. Evet haklı. Ama bu, olayın sadece görünen yüzü. Bizim zavallılar "Hepimiz Ermeniyiz" diye tutturdular. Ne alakası var? Tutturmuşlar Dink cinayeti, ya diğer 3'ü.

Bu terör örgütünü halk zaten bilmiyor. Bilen devlet görevlileri "Vatana İhanet Suçlaması" yüzünden konuşamıyorlar. Bu terör örgütünün geçmişi 3.000 yıl önceye dayanıyor. Ne PKK, ne El Kaide, ne Kızıl Tugaylar ne de 17 Kasım. Bunların bir ismi yok. Öyle bir ülkeyle, adayla filan ilgilenmiyorlar. Tüm dünyayı ve beyinleri ele geçirmek istiyorlar.

Yukarıdaki 4 olayı da bu isimsiz örgüt gerçekleştirdi.
Yasin Hayal adındaki kişi, 1. olayda bombayı attı + 3. olayda Ogün Samast'ı kiraladı. Aynı zamanda Rahip Santoro'yu 2002 yılında dövdü.
3 olayda da baş aktör Yasin Hayal.
 
Son düzenleme:

yeşeren

Tecrübeli
Üye
Ergenekon'dan öte derin bir yapılanma olduğu ve kimsenin bu duvarı aşamadığı iddia edilse de, o duvar bırakın aşmayı yıkılacak Allah'ın izniyle. Hangi devirde yaşıyoruz.

Hrant Dink Cinayeti bu süreci başlatmıştır.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt