Hemi oynayın hemi oynamayın

HEMİ OYNAYIN HEMİ OYNAMAYIN
Mehmet Necati GÜNGÖR

Şapka isyanı, oluş ve sonuçlarıyla Erzurumda büyük bir travma yaratmıştır.

Halk, yeis (üzüntü) ve korku içindedir.

Erzuruma bir vali atanır.

Vali bakar ki halk çok mutsuz, eşraftan bir grup insanı makamına çağırır ve sebebini sorar.

Hık mık ederler ama gerçeği tam ifade edemezler.

Zira, güçten korkuları vardır. Açığını söyleyemezler.

Vali, bir öneri getirir. Der ki:

Halkı mesut edecek bir şeyler yapmalıyız. Aklıma şu geliyor: Meydanlarda davul zurna çaldıralım, halk oynayarak üzüntü ve kederlerinden kurtulsun.

Eşraf, teklifi aralarında tartışır.

Kimi, sadece davul-zurna çalsın, ama oynanmasın fikrindedir.

Karşı görüştekiler ise valinin teklifine olumlu bakarlar.

Tartışma böylece uzayıp gider.

Vali, görür ki, bu tartışma kolay bitmeyecek, uzlaşma çıkmayacak.

Kararını verir:

Hemi oynayın, hemi oynamayın.

İsteyen oynasın, istemeyen davul sesi dinlesin anlamında bir izindir bu.

Erzurumun bu günü durumuna bakıyoruz:

Aradan şu kadar yıl geçmiş, halk yine mutsuz.

Yüzler gülmüyor.

Erzurumda işsizlik var.

9 ayı kar altında geçen şehir halkı yoksul.

Erzurum, Türkiyenin yoksul olan üç ilinden biri.

Esnafın eli böğründe, siftah yapamadan dükkân kapatıyor.

Her ailede bir araba hevesi var.

Banka kredileri ile alınan sıfır arabalar kapılarının önünde ama, yakıt pahalı, binen yok.

İcra dairelerinin sayısı sekize çıkmış.

Bankalar, hacizli arabalar galerisine dönüşmüş durumda.

Hava kirliliği zirve yapmış.,

Hastalık kol geziyor.

İktidar, doğal gazda indirim yapmıyor ama bedava isli kömür dağıtıyor.

Makarna ve bulguru da yanında.

Her evde doğal gaz yerine isli kömür yakılınca halk kirli dumandan boğulacak gibi oluyor.

Ama olsun, iktidarı temsil edenler Allah diyorlar ya mesele yok.

Her seçimde oylar iktidar lehine pik yapıyor.

Rahmetli İsmet Paşayı hatırladım.

Paşa, din istismarına kaçacak cümlelerden kaçınırdı.

O yüzden konuşmalarında pek dini terimler kullanmazdı.

Vekilleri ve seçmenleri adeta Paşaya yalvarırlardı.

Paşam, ne olur bir defa olsun Allah deyin.

Paşa bu isteklere içten içe kızardı.

Bir gün fena kızmış olmalı ki; bir rivayete göre,

İşte diyorum; Allah belanızı versin. demiş,

Bir rivayete göre de

Hadi Allahaısmarladık diyerek aralarından ayrılmış.

Erzurum köylüsünün ve esnafının tek geçim kaynağı olan şeker fabrikası, diğer fabrikalarla birlikte satışa çıkarılacak, çaresiz ve beceriksiz vekiller, o valinin söylediğini söylüyorlar sanki:

Hemi bağırın, hemi cağırın ama bize değmeyin.

Mümkünse içinizden söyleyin.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt