• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

hayata dair

Okunuyor :
hayata dair

Mevt

Tecrübeli
Üye
Eger;

Eger çevrendekiler itidalini kaybedipte seni suçladigi zaman
Sen sogukkanliligini muhafaza edebilirsen,
Eger herkes senden süphelendigi halde, sen onlarin bu süphesini
Hosgörü ile karsilayabilir ve kendine olan güvenini kaybetmezsen,
Eger bekleyebilir ve beklemekten usanmazsan,
Yahut senden nefret edilirse sen de nefretle karsilik vermezsen,
Ve yine, ne çok iyi görünmeye çalisir, ne de çok bilgiçlik taslamazsan,
Eger hayal kurabilir, fakat hayallerinin esiri olmazsan,
Eger düsünebilir, fakat düsüncelerinin kölesi olmazsan,
Eger zafer ve felaketle yüz yüze gelir
Ve bu iki sahtekari da ayni olgunlukla karsilayabilirsen,
Eger dogru olan sözlerinin hilekarlar tarafindan ahmaklari
Aldatacak bir tuzak haline getirilmesine tahammül edebilirsen,
Yahut hayatini vakfettigin seylerin bir anda yikilisini seyredebilir
Ve durup, yipranmis aletlerle onu tekrar kurabilirsen,
Eger bütün kazançlarini bir hamlede sansin kucagina atip
Kurban edebilir ve sonra yeni bastan baslayabilir
Ve kaybindan ötürü hiç sesini çikarmazsan,
Eger is isten geçtikten sonra kalbini, sinirlerini ve enerjini
Tekrar seferber edebilir ve gayene ulasmaya çalisabilirsen
Ve sana: "dayan" diyen iradenden
Baska hiçbir seyin kalmadigi zaman disini sikmasini bilirsen,
Eger cahillerle konustugun halde faziletlerini muhafaza edebilir,
Yahut krallarla dolastigin halde gururlanip benligini kaybetmezsen,
Eger ne dostlarinin, ne de düsmanlarinin sözleri seni incitmezse,
Eger herkese kiymet verir, fakat kimseye fazla güvenmemeyi bilirsen,
Eger her dakikanin altmis saniyesini faydali olarak doldurabilirsen,
Iste o vakit, dünya da, içindeki her sey de senindir,
Ve hatta daha fazla … sen o zaman, bir Adamsin, oglum.
-- Rudyard Kipling
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
gurur

gurur

Benim adim Gurur, ben bir alikoyucuyum...
Ben sizi Tanri tarafindan verilmis geleceginizden alikoyarim.
Çünkü siz kendi yolunuzu talep edersiniz.
Ben sizi hosnut ve kanaatkar olmaktan alikoyarim
Çünkü siz "bundan daha iyisini hak ediyorsunuzdur."
Ben sizi bilgiden alikoyarim...
Çünkü siz zaten her seyi biliyorsunuzdur.
Ben sizi iyilesmekten alikoyarim...
Çünkü siz bagislayamayacak derecede benimle dolusunuzdur.
Ben sizi vizyondan alikoyarim...
Çünkü siz pencereden disariya bakmak yerine
aynaya bakmayi tercih edersiniz.
Ben sizi gerçek dostluktan alikoyarim...
Çünkü kimse gerçek sizi tanimayacaktir.
Ben sizi sevgiden alikoyarim...
Çünkü gerçek ask fedakârligi talep eder..
Ben sizi Tanri'nin yüceliginden alikoyarim...
Çünkü ben sizi kendinize ait olani aramaya ikna etmisimdir.
Benim adim Gurur ve ben bir alikoyucuyum.
Siz benden hoslanirsiniz çünkü
Her zaman sizin haklarinizi korudugumu düsünürsünüz.

kaynak:adresime gelen maillerden
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Yaşadıkça...yaşattıkça...yürek Sevgiyle Aşkla çırpındıkça Yaşam Var.!

YAŞADIKÇA...YAŞATTIKÇA...YÜREK SEVGİYLE AŞKLA ÇIRPINDIKÇA YAŞAM VAR.!

Eğer sevginizi sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin, sevgi üretemediği anlamını taşır.

Eğer seven kişi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kişi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür.!






ERİCH FROMM
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Hayat çetele tutmak değildir...

Hayat çetele tutmak değildir...

Hayat;
Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, çıkıyor olduğun veya çıkacağın demek de değildir.
Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın, kimlerin seni sevdiği de değildir.
Hayat, ayakkabıların, saçın, derinin rengi de değildir.
Nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.
Aslında hayat; notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.

Hayat;
Kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk, şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.

Hayat;
Kıskançlığı yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Ne dediğin ve ne demek istediğindir.
İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini olduğu gibi görmektir.

Her şeyden önemlisi hayatı, başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.

İşte hayat bu seçimden ibarettir.
İnsanların en acizi dost edinemeyen,
ondan daha acizi ise dost kaybedendir.

Charles Eguone
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye?‏

Bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye?
´Sevmek´ demiş
Peki sonra? demişler´Sevilmek´ demiş
Peki neden sevmek sevilmekten önce geliyor? demişler
O da demiş ki "insan sevdiğine sevildiğinden daha çok emindir."
kaynak:Cats
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Mükemmel Sözler

Mükemmel Sözler etmişler !!******** (Gerçekler ve Olumlu Psikoloji Üzerine...)


* Bir kör başka bir köre yol gösterirse ikiside çamura yuvarlanır.

* Gözler kendilerine, kulaklar başkasına inanırlar.

* Biri gerçeği duymak istemediği, öteki de yalana hazır olduğu zaman dostluk olmaz.

* Başkalarında ayıpladığın ne varsa kendinde ve çevrenkilerde fazlasıyla vardır ama nedense görmek istemezsin.

* Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez.

* İnsanlar kendi kötülüklerini asla anlatmazlar çünkü; kızgın oldukları kişilerin yaptıklarını anlatmak çok daha kolaydır.

* Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: O hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz

* Arkadan konuşmak yalnız ahlaksızlık değil, korkaklıktır da.

* Zandan uzak kalın, Zanna dayanılarak söylenen sözler sözlerin en yalanıdır.

* Söylesem Tesiri Yok, sussam gönül razı değil.

* Kendini çok seveni başkası sevmez.

* Eğer herkes dost sandığı kimselerin birde kendi arkasından söylemiş olduklarını duysaydı, dünyada dost kalmazdı.

* Kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.

* Benim iç in ne düşünür, konuşursan Allah (C.C.) sana iki katını versin.

* Gözler kendilerine, kulaklar başkasına inanırlar.

* Yalnızlık kötü arkadaştan, iyi arkadaş ise yalnızlıktan iyidir

* Kavak ağacını beğenen ve seven çok az insan gördüm, çünkü dosdoğrudur.

* Akıllı adam başkalarının kusurunu görerek, kendi kusurunu düzeltir..


(Olumlu Pskiloji - İyi Olma Sanatı)

Eğer hasta olmak istemiyorsan....

Reddecilik ve kendine saygı eksikliği kendimize kendimizi yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen, bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Çözümler bul, olumsuz kişiler çözüm bulmazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz.. Olumsuz düşünce hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.

Öyleyse hem olumlu düşün, olumlu ol ve sorunlar karşısında katılaşma : ÇÖZÜM BUL....
kaynak:bilinmiyor
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Dostluk gerçekten neydi ?

Dostluk gerçekten neydi ?

Günümüzde gerçek dost bulmak bu kadar zormuydu ?

Yoksa hiç ummadığın zamanda ummadığın bir kişinin elini sıcacık uzatmasımıydı dostluk!

Kavramlarını yitirdiğimiz ne çok şey var hayatta.Söz hakkı bize geldiğinde tüm sahip olduğumuz değerleri en hakkını vererek yaptığımızı savunup göğsümüzü gere gere dolaşıyoruz ya , aslında ne çok şeyi yok sayıyoruz.Bizi insan yapan en temel hasletleri kimler aldı da elimizden biz farkına varamadık .Neyin gölgesi düştü üstümüze de güneşe bu kadar uzak kaldık.

Uzun zamandır heryer yağmurlu…

Bulutlar ve kalkmamacasına inat eden sis tüm görüş alanımızı kapamış durumda.Yüreklerimiz yeni doğacak güne kilitli.Zamansa acımasızca akıp gidiyor.Bizler de bir şeylerin peşine takılmış ve hedefe kitlenmiş son sürat alabildiğine koşuyoruz.İşlerimiz olmuş sadece hayatımız, para kazanmak, faturaları ödemek,yeni şeylere sahip olmak için insanlığımızı yitirmişiz fark etmeden.Yanımızdakilerin gözünü çıkarmak için yarış eder olmuşuz.

Beraber savaştığımız “DOST “ dediklerimizi yok sayıvermişiz hemen koltuk sevdasına.Dostlarımızın acılarını kendimize kahkaha malzemesi yapmışız.Oscara da talip olmuşuz sahte oyunculuklarla, şimdi buz gibi olan ellerimizle sırtlarını okşamışız daha önceden sımsıcak olan.

“Gerçek dost kötü günde yanında olur “ lafları çoktan hafızalardan silinmiş…

Her iyiliğin altında bir şey arar , kötülük yapmayı olağan saymışız.Sadece bir gülümse bekleyenlere onu bile çok görür olmuşuz artık.

Sahtelik içinde kurgulanan hayatlarda sahte sahnenin başarılı oyuncuları olmuş herkes.Gözlere ve yüreklere inen perdenin her açılıp kapanışında seyircilerin alkışları hazır çınlatırken kulaklarımızı biletlerse bedava satılıvermiş sokaklarda …

Dostluklar can acıtır olmuş artık.Gerçek Dost kalmamış gerçekten .Ne zaman kaybetmişiz onları , hangi akıntı alıp götürmüş başka sahillere.Biz ne yapıyorduk da kaçırıvermişiz elimizden.Suçlu bizmiydik yoksa acımacız hayatmıydı acaba ?

Ellerimi gökyüzüne uzattım bu sabah.Güneş vardı, hava güzel olacak umudu sardı yüreğimi ama hava soğuktu, ellerim buz gibi oldu … uzun zamandır kaybedilen dostlukların acısı ile buz gibi olan yüreğim gibi …
kaynak:handan
 
S

SAHARAY

Ziyaretci
Cevap: Dostluk gerçekten neydi ?

Kavak ağacını beğenen ve seven çok az insan gördüm, çünkü dosdoğrudur.


Bu sözü çok sevdim. Emeğine sağlık gavs.
 

Mevt

Tecrübeli
Üye
Kaybedilenler

KAYBEDİLENLER

Bir gün insan virgülü kaybetti; o zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleştikçe, DÜŞÜNCELERİ DE BASİTLEŞTİ.

Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye KIZIYOR, ne de bir şeye SEVİNEBİLİYORdu. Üstelik hiçbir şey, onda en ufak bir HEYECAN uyandırmıyordu.

Bir süre sonra soru işaretini kaybetti ve soru sormaz oldu. Hiçbir şey ama hiçbi şey onu ilgilendirmiyordu. Ne KAİNAT ne DÜNYA ne de KENDİSİ umurundaydı.

Bir kaç sene sonra iki nokta üst üste işaretini de kaybetti ve davranışlarının sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendine özgü tek düşüncesi yoktu, yalnız BAŞKALARININ DÜŞÜNCELERİNİ tekrarlıyordu.

Son noktaya geldiğinde ise, DÜŞÜNMEYİ ve okumayı unutmuş vaziyetteydi.


KAYBETMEMENİZ DİLEĞİYLE
kaynak:Fethiye Özdal
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt