• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Hayat Yolunda Zorluklarla Mücadele

  • Konbuyu başlatan Y.E.K.
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 13
  • Görüntüleme 10K

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
Bu formda kişisel gelişimimize faydalı olacak hususlar yeralacaktır.Daima başucu kaynağımız olması temennilerimle hepinize sevgi dolu saygılar, sanal alemin süperleri...

-Başarının en büyük amili tahammül ve sebattır.

-Tahammül gösterebilenler için başarısızlıklar ve mağlubiyetler kuvvet kaynağıdır.

-Hayat mükafatını tahammül etmesini bilenlere verir.

-Mesuliyet bir insanın bulabileceği en iyi dosttur.

-Zorluklar hayatımızın biley taşıdır,onlar bizi keskinleştirir.

-Bir insan ne kadar büyükse zorlukları da o kadar büyüktür.

-Teferruatla uğraşmayınız.Teferruatla uğraşmayı elinden başka birşey gelmeyen insanlara bırakınız.

-Bir insanın en iyi dostları onun sorumluluklarıdır.

-Dünyaya faydalı,insanlığa faydalı,milletlerine faydalı olmuş her hakiki büyük adamın hayatı zorluklar ve engellerle mücadele halinde geçmiştir.

-Bir kimse öğrenmeye veda ettiği gün hayata da veda etmiş,ölmüş demektir.

-Cihan sevetlerinin en büyüğü şahsiyettir.

-Dünyaya kafamız boş olarak geliriz.Ancak pek azımız dolu bir kafa ile toprağa döneriz.

-Ömürlerini büyük bir fırsatı yakalamak için bekleyerek geçirenler,o fırsatın ortaya çıktığı zamanda da istifade edecek güce sahip bulunamazlar.Fırsat kimbilir ne zaman ortaya çıkacaktır.Halbuki o zamana kadar körleşmiş olurlar.Artık iyice tembel,miskin ve korkak olmuşlardır.

-'Hayır' demek kolay.Çünkü evet denince yapılacak birçok iş çıkacak.

-Hiç sıkıntılı olmasın derseniz,hiçbir başarı elde edemezsiniz.
(Hayat Yolunda Zorluklarla Mücadele-Prof.Herbert N. GASSON)
 
Son düzenleme:

kirmizielma05

Tecrübeli
Üye
İmkansızlık ve zorluluk varsa orada büyük başarılar vardır. Örnek: Kurtuluş savaşımız
Hayatta ve yaşamda imkansız diye bir şey yoktur. Sadece planlı çok çalışmak vardır.
 

simqe

Kıdemli
Üye
KİMSE KENDİ OLMAKTAN KAÇAMAZ!* Bilginin zehiri bünyeye bir kez yayılmaya görsün; değiştiremediğimiz gerçekler karşısındaki çaresizliğimizi sürekli bize hatırlatarak, her anımıza acımasızca sinerek hayatın tadını kaçırır. Her çeşit bilgi, kazandırdıkları kadar kaybettirdikleriyle de hayatımızı biçimlendirir...

* Kimse kendi olmaktan kaçamaz... Bu bir kabul sorunudur aslında. İşin kötüsü, sizin kendinizde kabul edemediğiniz bazı şeyleri, diğerlerinin önceden görüp sizi böyle kabul etmeleri ve bunu size söylemeden kendi aralarında konuşmalarıdır...

* Deneyimlerden öğrenmenin yolu, ille de bire bir yaşamalar mıdır? Neden kişiler kendi deneyimlerinin başkaları için de vazgeçilmez olması gerektiğine bu kadar inanırlar? Biliyorum, kendini başkalarının yerine koyabilme yeteneği olmayan kişilerin asla yanıtlayamayacağı sorular bunlar.

* İnsan ilişkilerinde en çabuk öğrendiğimiz şeylerden biri, başkalarının yarasını kullanmaktır.
İnsan ilişkileri söz konusu olduğunda, bilinmesi gereken onca temel şeyi öğrenmezken, başkalarının zaaflarını kullanmada, açıklarını yakalamada, yaralarını kurcalamada neredeyse doğuştan gelen hain bir yeteneğimiz vardır...

* Hepimiz, kendi tarihimizin içinde bir noktada durup çok ardımıza baktığımız için mi taş kesiliyoruz? Hayatımızı yenileyemiyor, yeni başlangıçları göze alamıyoruz; bütün hayatı yalnızca yitirilmiş mazi sanıyoruz!..

* YORGUNLUK benim genel halim... Bana " Nasılsın?" diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın " Yorgunum" demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak yorgunum! Şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğin ne olacak, iki- üç dinlenmeyle geçer. Ama ben aslında ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum... Tam da artık bu memlekette, dünyada hiç bir şey beni şaşırtamaz sanırken, her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum.

* Hamlet’ i dişileştiren belki " kelimeler, kelimeler" di; kadınları erilleştirense "sorular, sorular" oluyor... Bu kadar çok soruyla başa çıkamayan kadın, ne kadına biçilen geleneksel rolün içinde kilitli kalabiliyor, ne de içinde serpilip gelişebildiği yeni bir hayat kurabiliyor. Bütün okuduklarımız, Bildiklerimiz gelip gelip bizi gündelik hayatın ortasında vuruveriyor...

Yazarı : Murathan MUNGAN
Kaynak : YÜKSEK ÖKÇELER
 

D€NiZ

Kıdemli
Üye
Murathan Mungan'nın güzel bir yazısı..

Paylaşım için tşk Piraye..
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
-Tam süratle gidemiyorsanız hiç olmazsa yarım süratle devam ediniz.Öyle bir yola çıkabilirsiniz ki kaybolan zamanı fazlası ile kazanmak imkanı doğabilir.Katlanılan sıkıntıların çokluğu neticeyi geciktirebilir,ama aynı zamanda güzelleştirirde.

-Kanaatime göre irade,insanları birbirinden ayıran en önemli farktır.On kişi aynı şeyi bilir,bir tanesi karar verir ve yapar.

-Harekete ilk geçen rehber,lider olur.Bekleyenlerin,bocalayanların başına o geçer.

-Dünyada bir insanın kendi korkuları kadar kendine fenalık eden bir başka düşmanı yoktur.

-Bir insanın kabiliyeti tek başına meydana getirdiği eserle anlaşılır.

-İnsanlar bir işe ne kadar korkarak girerlerse,korktukları o kadar başlarına gelir.

-Herkesin ruhunda uyandırılmayı bekleyen bir dev yatar.Bu dev iyiliğe de yarar,fenalığa da.Hüner,bu devi faydalı işlerde kullanabilmektir.

-Dünyanın en cahil adamı,bildiklerinin yeterli olduğunu düşünen adamdır.

-Tren yolu yaparken bütün engellere rağmen ilerlemeye mecburuz.Hiçbir zaman karşımıza çıkan ilk dağ ya da nehir kenarında son istasyonumuzu bina edemeyiz.Köprüler yapar,tüneller açarız.Hayatta da karşımıza çıkacak engellerin ya altından ya üstünden yahut etrafından geçmeye büyük küçük her engele rağmen ilerlemeye mecburuz.Vapurlar yelkenlileri denizlerden kovdular.Onlar rüzgar olsa da olmasa da ileriye gidiyor.Vapur kendisini iten gücü içinde taşıyor.Dışarıdan kuvvete ihtiyacı yok.İnsan da gelişme,yürüme kuvvetini kendi içinden almalıdır.

(Prof.Herbert N.GASSON)
 

kirmizielma05

Tecrübeli
Üye
Hayatı fazla ciddiye almayınız. Kültürü, sanatı ve sporu eksik etmeyiniz. Sevdiklerinize mutlaka bir :004:Gül veya :alkis:çikolata alınız.
 

D€NiZ

Kıdemli
Üye
Sadece gül ve çikolata ile hayat gül gibi ve tatlı görünücekse ne ala :)
 

ResuLL

Tecrübeli
Üye
O kadar kolay deilde yinede güzel bi temenni......Ama yazmak kolay ama gerçekleştirmek .
İşte olmak yada olmamak.. burada başlıyor:)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
Yüzde Yüz Düşünce Gücü

EMİRLERİ YALNIZCA SİZ VERİYORSUNUZ
Bilinçaltınıza yalnızca siz emir verebilirsiniz.Başka birinin sizinle ilgili düşüncelerinin kararlarınızı etkilediğini düşünebilirsiniz,ancak bu etki yalnızca siz kabul ettiğiniz için oluşmaktadır.İnancınızı değiştirin ki hayatınız değişsin.Bu hayatta öğreneceğiniz en önemli şey budur:Düşüncelerinizi yalnızca siz seçiyorsunuz ve bu düşünceler hayatınızı biçimlendiriyor.

KENDİNİ YÖNETME
-Düşüncelerimi seçme hakkım olduğunu idrak ettim.
-Başkalarının benimle olan düşüceleri beni bağlamaz.
-Ben izin vermedikçe kimse benim düşüncelerimi biçimlendiremez.
-Kendim için sağlık,mutluluk,refah,sevgi ve anlayış düşüncelerini seçiyorum.
-Korku ve nefrete düşüncelerimde yer yok.
-Bu andan itibaren hayatımın hakimi benim.

İnsan bilinçli olarak düşünebildiği,güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı her şeyi yapabilir.Evren sınır koymaz;biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi.

KENDİNİ YÖNETME
1-Amaçlarınızı yazın
2-Amaçlarınızı dikkatle değerlendirin.Onları gerçekten elde etmek istiyor musunuz?
3-Amaçlarınızı benimseyin
4-Amaçladığınız dünyada yaşadığınızı hayal edin
5-Amaçladığınızın tersini asla düşünmeyin.Gözlerinizi hedeften ayırmayın.
6-Amaçlarınızı günlük olarak kabul edin;onları gerçekleştirme yolunda her gün size sunulan adımları atın ve amacınıza ulaşın.

(YÜZDE YÜZ DÜŞÜNCE GÜCÜ-JACK ENSIGN ADDINGTON)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
Yüzde Yüz Düşünce Gücü

-Düşünebildiğiniz,inanabildiğiniz ve güvenle bekleyebildiğimiz her şey mutlaka gerçekleşir.Unutmayın,hayatın yasasıdır bu.Şimdiye kadar sınırlı,mutsuz bir hayatınınz olduysa kendinizi gerçekten sevmediğinizden,kendinize ve sınırsız gücünüze inanmadığınızdandır.

-Şans diye birşey yoktur.Hiçbir şey şans eseri olmaz.İyi ya da kötü,yaşadığımız her şey değişmeyen,kaçınılmaz yasanın bir sonucudur.Ve o yasayı yöneten de yalnızca sizsiniz.Hiç kimse size hiçbir zarar veremez,fakat çoğu zaman öyle görünür.Bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu günkü arzu ettiğiniz ya da etmediğiniz koşulları siz hazırladınız ve sonuç fiziksel sağlığınıza ya da bu günkü durumunuza yansıdı.Siz,yalnızca siz bunları ısmarladınız ve teslim aldınız.Kendiniz ve hayat hakkında yanlış düşünmeye devam ettiğiniz sürece aynı güçlüklerle karşılaşmaya devam edeceksiniz.Her tohumun kendi cinsinden meyve vermesi kaçınılmazdır ve düşünce de kaderin tohumudur.

(YÜZDE YÜZ DÜŞÜNCE GÜCÜ-JACK ENSIGN ADDINGTON)
 

simqe

Kıdemli
Üye
Cevap: Yüzde Yüz Düşünce Gücü

-Düşünebildiğiniz,inanabildiğiniz ve güvenle bekleyebildiğimiz her şey mutlaka gerçekleşir.
İşte bu söze yürekten inanırım,ve tarafımdan test edilmiş onaylanmıştır:))
emeğinize sağlık..
 

D€NiZ

Kıdemli
Üye
Cevap: Yüzde Yüz Düşünce Gücü

İşte bu söze yürekten inanırım,ve tarafımdan test edilmiş onaylanmıştır:))
emeğinize sağlık..
Bende size katılıyorum çok doğru....

O bakımdan olumsuz düşünmeyelim...Neleri istiyorsak kendimize çekmek olumlu ve güzel düşünelim ki evren onu bize versin...

Aslında Türkiye şöle böle karanlığa gidiyor diyoruz ya ...Herkes . bütün Türkiye olarak beyinlerimizin gücüne inanıp,aynı şeyleri aynı zamanda düşünerek bu olumlu ışığı evrene yansıtabilsek...
 

Kaygısız

Amatör
Üye
Cevap: Yüzde Yüz Düşünce Gücü

-Bir insan ne kadar büyükse zorlukları da o kadar büyüktür..
Sanmıyorum be efendim!
bir babayı dusunelim.. evine ekmek götürmek zorunda..Hiçyoktansa bir ekmek!
Evini geçirmek geçindirmek ailelerisi hanımını evlatlarını yaşatmak ayakta tutmak zorunda!
Herne kadar fakir olurlarsa olsun önce kendisinin umudunu sonrada ailesinin umudunu yitirmemeklen sorumludur!
Elinde bir ekmek varsaa! ve baskada ekmek alacak parasıı yoksaa dısarıda aç bir köpek görsee ona o ekmektenn vermek zorundaadır.!! Bu insan yeterince buyukturr.. Bu babanın sorumlulukları zordurr ama!!
Ufacık bir oğlan!
O ufacık elleriyle anasına babasına odun tasımaklan görevlidir sorumludur niyemi çunkum anası babası hastadır...
Odun tutamayacak,Elleri odunları kesemeyecek kadar hastadırlarr..
Ama ya ya o ufacık beden!
Omuzları daha o odunları tasıyamayacak kadar ufak olsa bile tasımaklan görevlendirmistir kendinii!!
Daha ufacık yasında sorumluluk sahibi olmusturr efenim..
Bir Kız çocugu 13,14 yaslarındaa
çalısmak zorundaa.. Niyemi; cunkum sudur efenim annesi hastadır babası ya hastadır ay yokdur..Vefat etmis idir..O Yavrucak soğuk kıs gunleri demeden çalısmak mecburiyetinde kardaslarına bakmak yedirmek zorundaa aksamları çalıstıktan sonra eve yemek getirme sorumluluguna sahiptir efenim..
Bir süre sonra annesini kazandırdıgı hakkıylan emegiylen toplayıp biriktirdigi paralarıylan annesine ilaç alırdaa iyileştirirr..
Sonraa,sonrası vahim tabiki.. 15 Yaslarına geldiimi? evlenir..Niyemi Annesine kardeşlerine daha iyi bakabilmek için.. Belkide evlendigi yere anamlan kardeşlerimide alırım ümidiylen..

işte ufacık bedenlerde ne zorluklar çekerr buyrunuz =)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Üye
OLUMLU YAŞAMA SANATI/Harold Sherman(Hayat Yayınları)

*Dünyada yüksek amaç ve ideallerinden faydalanılmış bütün liderler,şu gerçeği terennüm etmişlerdir:'Vermek,almaktan daha kutsaldır.'
*Bir insanın hayatta değerli bir işi başarabilmesi için yerine getirilmesi gereken biricik iş,konsantrasyondur.Konsantrasyon,yani istenilen bir şeyi hayal edebilmek,onu zihnimizde resimlemek,sonra da bir hayalin gerçekleşmesi yönünde her türlü çabayı göstererek onu gün ışığına çıkarabilme,yetenek ve arzusudur.
*Kendi yeteneklerine karşı besledikleri güveni çevrelerine yayan kişiler,başkalarına da güven veririler.Bütün büyük liderler,peşlerindeki insanların ruhlarına,nereye gittklerini ve ilerledikleri yolda karşılarına çıkacak engelleri nasıl yeneceklerini bilen birer insan oldukları izlenimi verirler.
 
Üst Alt