• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Hasrete Farklı Bir Bakış

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Hasrete Farklı Bir Bakış

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba



Divan şairleri asıl mutluluğu başkalarının mutsuzluk olarak nitelendirdiği “hasret”te buluyorlar.

Divan şairiyle günümüz insanının dünyaları çok farklı. Modern çağda mutluluklar çok basite indirgenmiş durumda.
Zira modern çağ gönlü ıskaladı. Şimdilerde mutluluk parayla elde edilebilen şeylerle ölçülüyor.
Oysa mutluluk dediğimiz kavram soyuttur ve kalp ile zihnin ortak değerleri bize mutluluk olarak yansır.
Yaşadığımız çağda mutluluk “lezzet”le ilgili, geçmişteki mutluluk ise “haz”la ilgiliydi.
Yıllar geçtikçe maneviyat yerine maddiyat ön plana çıktı ve mutluluk anlayışı bu eksende dönmeye başladı.
Birşeyi elde etmek için ne kadar fedakarlık gösterirseniz, elde ettiğinizde de o denli mutlu olursunuz.
Oysa şimdi kimse,hiçbir şey için çok büyük fedakarlıklarda bulunmuyor; dolayısıyla mutluluklar da anlık yaşanıyor.

Bir divan şiiri; “Pay’ın sadası gelse de sen hiiiç gelmesen” der. Yani “ayağının sesi gelse de sevgili, sen hiç gelmesen”....
Şair buradaki “hiç” kelimesini öyle uzun kullanır ki, okuyucu bu “hiç”in kıyamete kadar
süreceğini düşünür.
Divan şairi sevgilisinin sadece ayağının sesini dinleyerek aldığı hazla, kıyamete kadar
yaşayabilecektir.
Şairin sevgilinin sadece ayak sesini dinleyerek mutlu olması, sevgilinin gelmesini istememesi ise;
gelmenin gitmeye yani ayrılığa bir yol olduğunu düşünmesindendir.
Oysa şimdiki sevgiler için “gelsin, tükensin ve gitsin” deniyor.

İ. Pala'nın bir röportajından alıntıdır.

blogcu.com
 
Üst Alt