• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Harf ve dil devrimi hakkında fikir ve düşünceleri

  • Konbuyu başlatan simqe
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 54
  • Görüntüleme 10K

Okunuyor :
Harf ve dil devrimi hakkında fikir ve düşünceleri

simqe

Kıdemli
Üye
Harf devriminin gerekliliği

Her şeyden evvel, her gelişmenin ilk yapı taşı olan soruna değinmek isterim. Her araçtan evvel, büyük Türk milletine kolay bir okuma yazma anahtarı vermek gerekir. Büyük Türk milleti bilgisizlikten, az emekle kısa yoldan, ancak kendi güzel ve soylu diline kolay uyan böyle bir araç ile sıyrılabilir. Bu okuma yazma anahtarı, ancak Lâtin esasından alman Türk alfabesidir. Basit bir deneyim, Lâtin esasından Türk harflerinin, Türk diline ne kadar uygun olduğunu, şehirde ve köyde yaşı ilerlemiş Türk çocuklarının ne kadar kolay okuyup yazdıklarını güneş gibi meydana çıkarmıştır.
1928 (Atatürk'ün S.D.I, s. 345)

Şurasını deneyim ile ifade edeyim ki, hece ve alfabe yeniliği gerçekten çocukları güçlüklerden kurtaran, onlara küçük yaşta başarı zevkini tattıran en etkili yoldur. İnsanlar arasında kolay ve istekli okumak yolunun sağlanması, hem millî gelişmeye hem de milletler arasında anlaşmaya çok
hizmet eder.
1929 (Atatürk'ün T.T.B.IV, s. 543)

Yeni Türk harfleri

Bizim uyumlu, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak ve bu gereği anlamak zorunluğundasınız. Anladığınızın izlerine, yakın zamanda bütün dünya tanık olacaktır. Buna kesinlikle inanıyorum.
1928 (Atatürk'ün MA.D., s. 26)

Milleti bilgisizlikten kurtarmak için kendi diline uymayan Arap harflerini bırakıp Lâtin esasından Türk harflerini kabul etmekten başka çare yoktur.
1928 (Atatürk'ün R.Y.G.S., s.346)

Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetçilik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki, bir milletin, bir toplumun yüzde onu, yirmisi okuma-yazma bilir, yüzde sekseni, doksanı bilmezse bu ayıptır. Bundan insan olanların utanması gerekir. Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir; övünmek için yaratılmış, tarihini övünçle doldurmuş bir millettir! Fakat, milletin yüzde sekseni okuma-yazma bilmiyorsa bu hata bizde değildir. Türk'ün karakterini anlamayarak kafasını birtakım zincirlerle saranlardadır. Artık geçmişin hatalarını kökünden temizlemek zamanındayız.

Hataları düzelteceğiz.Bu hataların düzeltilmesinde bütün vatandaşların çalışmasını isterim. En son bir yıl, iki yıl içinde bütün Türk toplumu yeni harfleri öğreneceklerdir. Milletimiz yazısıyla, kafasıyla bütün uygarlık âleminin yanında olduğunu gösterecektir.
1928 (Atatürk'ün M.A.D., s. 28)

Türk harflerinin kabulüyle hepimize, bu memleketin bütün vatanını seven yetişkin evlâtlarına önemli bir görev düşüyor. Bu görev, milletimizin toptan okuyup yazmak için gösterdiği istek ve aşka gerçekten hizmet ve yardım etmektir. Hepimiz, özel ve genel yaşamımızda karşılaştığımız
okuyup yazma bilmeyen erkek, kadın her vatandaşımıza öğretmek için can atmalıyız. Bu milletin yüzyıllardan beri çözümlenmeyen bir gereksinimini birkaç yıl içinde tam olarak sağlamak, yakın ufukta gözlerimizi kamaştıran bir başarı güneşidir. Hiçbir zaferin sevinçleriyle bir tutulamayan bu başarının heyecanı içindeyiz. Vatandaşlarımızı bilgisizlikten kurtaracak bir sade öğretmenliğin vicdanî zevki, varlığımızı doyurmuştur.
1928 (Atatürk'ün MA.D., s. 30)

Yeni harfler bizi çok uğraştırmalıdır. İnönü'ler, Sakarya, Dumlupınar'ın yakın günlerinde ne kadar dikkatli, ne kadar uyanık, aynı zamanda ne kadar ümit dolu olduğumuzu düşününüz; yeni harfler sorununda da o kadar dikkatli ve o kadar ümitli olmalıyız. Bu memleketin gerçekten mutlu olmasını kalpten arzu edenler, bunca başarılarına rağmen hâlâ bu milletin dilini ve yazısını ilkel kavimlerin işaretleri gibi görerek ona hiçbir önem vermek gereğini duymayanları gerçeğe getirmeli, yeni harflere ve bu harflerle oluşacak duruma bütün heyecanları, ümitleri ve dikkatleriyle önem vermeli ve uğraşmalıdırlar. Eğer bugün beynimizi demir çerçeve içinde bulunduran bu kıskacı parçalamazsak, bütün ihtilâl ve devrim başarılarının mutlu sonuçlarına rağmen parçalanırız. Kazandıklarımızla avunmayı ve özellikle gururlanmayı asla düşünmemeliyiz. Bundan sonra yapacaklarımızdan teselli nedeni aramalıyız.
1928 (Yeni Türk Yazısı ile İlk Kıraat, 1928 s. 7)

Türk harfleri, memleketin genel yaş***** tamamen uygulanmıştır. İlk güçlükler, milletin ülkü kuvveti ve uygarlığa olan sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir.
1929 (Ayın Tarihi, Sayı : 68, 1929, s. 5024)

Türk diline verilen önem

Kültür işlerimiz üzerine, ulusça gönüllerimizin titrediğini bilirsiniz. Bu işlerin başında da Türk tarihini doğru temelleri üstüne kurmak, öz Türk diline değeri olan genişliği vermek için candan çalışılmakta olduğunu söylemeliyim. Bu çalışmaların göz kamaştırıcı verimlere ereceğine şimdiden inanabilirsiniz.
1934 (Ayın Tarihi, Sayı: 12, 1934, s. 23)

Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet örgütümüzün dikkatli, İlgili olmasını İsteriz.
1932 (Atatürk'ün S.D. I, s. 358)

Türk dili kaynakları üzerinde edindiğimiz bilgiler, umduğumuzdan daha verimli çıktı. Şimdi, yalnız ana dilimizin öz varlıklarını bilmekle kalmıyoruz; bunların çok eski bir uygarlığın ilk ana dili olduğunu da öğrendik.
(İbrahim Necmi Dilmen, Ulus gazetesi, 14.XI.1938, s. 3)

Milli duygu ve dil

Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, bilinçle işlensin.Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
1930 (Sadrı Maksudi Arsal, Türk Dili İçin)

Millî bilinç ve dil

Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmak zorunluğundayız.
(Enver Behnan Şapolyo, 1951 Olağanüstü Türk Dil Kurultayı, s. 53)

Türk dilinin zenginliği

Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felâketler içinde ahlâkını, geleneklerini, anılarını, çıkarlarını, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.
1931 (Afetinan, Türk Dili Dergisi, Sayı : 182, 1966 s. 90)

Türk dili zengin, geniş bir dildir. Her kavramı ifadeye yeteneği vardır. Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde işlemek gerekir.

Türk milletini ve Türk dilini, uygarlık tarihinin ve kültür dillerinin dışında görmenin ne yaman bir yanlış olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz.
(İbrahim Necmi Dilmen, Ulus gazetesi, 14X1.1938, s. 3)

Milli Türk Talebe Birliği'ne verdiği cevaptan:

Dilimiz çok zengindir, güzeldir. Bunu ortaya çıkaracaklar sizin gibi duygusu derin, yorulmaz Türk gençleridir. Türkçemizi günün en ileri bilgi dili yapmak, değerli araştırmacılarımızdan beklenir. 1932 (Atatürk'ün R.Y.G.S., s.353)

Öyle istiyorum ki, Türk dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar. (Afetinan, Türk Dili Dergisi, Sayı: 182, 1966, s. 91)

Klâsik etimoloji*'nin karışık görüşleri karşısında bizim teorimiz ve analiz yöntemimiz çok basit görünüyor. Fakat gerçek, öncesiz ve sonrasız gerçek, basittedir. Teorimizi bir dil yasası olarak bilim âlemine tanıttığımız gün, Türklük için şanlı bir zafer günü olacaktır.
(İbrahim Necmi Dilmen, Ulus gazetesi, 14.X1.1938, s. 3)

1936 yılında 3. Türk Dil Kurultayı'na gelen yabancı dil bilginlerini kabulü sırasında söylemiştir :
Dünya dil bilginlerinin Türk bilginleriyle beraber çalışmaları, dil biliminin şimdiye kadar çözümleyemediği birçok güçlüklerin çözümünü kolaylaştıracaktır. Bundan, büyük gerçekler de meydana çıkacaktır.
1936 (Ulus gazetesi, 25.8. 1936)

Türk söz dizimi

Türk söz dizimi (sentaks) hakkında söylemiştir:

Türk, konuşurken önce somut şeyi, sonra soyut anlam bildiren kelimeyi söyler. "Ahmet geldi" der, çünkü Ahmet somut varlığı, geldi soyut anlamı ifade eder. Türkün doğal söz dizimi budur. Bunu ancak heyecan, korku, şaşkınlık gibi durumlar bozabilir.
1935 (Abdülkadir İnan, Atatürk ve Devrik Cümle, Türk Yurdu Dergisi, Sayı: 286, 1960)

Türk dilinin özleşmesi

Daha çocukken, dersler, kitaplar arasında yuvarlanırken hissederdim ki bu dilin bir şeye gereksinimi var. O gereksinimin ne olduğunu, nasıl elde edileceğini bilmezdim. Fakat kesinlikle bir şey gerektiğini duyardım.
1928 (İbrahim Necmi Dilmen, Cumhuriyet gazetesi, 10X1.1941)

En iyi savunma yöntemi, saldırıdır. Şu halde dil alanında türemiş yabancılıklara saldıralım; ağacı bir defa silkeleyelim : Görelim, hangi çürükler düşecek; kalan sağlamlar bakalım ne kadardır? Dökülmeyenler, özleri ve arınmışları bulununcaya kadar biraz daha işe yarayabilir; geçici olarak!...
(Ruşen Eşref Onaydın, Atatürk T. ve D.K.H., s. 64)

Yeni Türkçe kelimeler teklif edebiliriz. Bu yönde ısrarla çalışmalıyız. Fakat, Türk dilinin yapısını zorlamak olmaz. Bu yapı sorununu Türk dilinin olgunlaşma seyrine bırakmalıyız. Birkaç gün önce Ahmet Cevat Bey*'e söyledim: Ketebe, yektübü Arab'ındır; kâtip, kitap, mektup Türk'ündür.
(Abdülkadir İnan, Atatürk Devrine Ait Bir Hatıra,Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 85, 1969, s. 21)

Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın aracından faydalanmalıyız. Her aydın, hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli; konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hale getirmeliyiz.
1938 (Afetinan, Atatürk ve Dil Bayramı, Atatürk'e Saygı, T.D.K. s. 54)

Dil işimizde henüz bir oturmuşluğa varamadık; daha çok ve pek çok çalışmak gerekir.
1938 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 222)

Yeni sözcükler hakkında

Onları ortaya atmak gerekir. Millî zevkimiz hangisinden hoşlanır ve onu kullanırsa, o zaman sözlüğümüze koyalım.
(Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 213)

Arapça bilim terimleri hakkında

Söz konusu terimler, uluslararası bilim alanında kolaylıkla ilerlememize engeldir! Bilim terimleri o şekilde yapılmalı ki, anlamları ancak istenilen şeyi ifade edebilsin.
(Âkil Muhtar Özden, Atatürk'e ait Bilinmeyen Hatıralar, Yeni Mecmua, Sayı : 21, 1939)

Yabancı terimlerin Türkçeleştirilmesi

Dil Kurumu en güzel ve verimli bir iş olarak türlü bilimlere ait Türkçe terimleri belirlemiş ve bu şekilde dilimiz, yabancı dillerin etkisinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. 1938 (Atatürk'ün S.D.l, s.395)

Bu yıl okullarımızda öğretimin Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını, kültür yaşamımız için önemli bir olay olarak belirtmek isterim.
1938 (Atatürk'ün S.D.l, s.395)
atam.gov.tr
 

cumleci

Amatör
Üye
Eyüp mezarlığına gidince atalarımızın mezarını okuyamamak insana çok koyuyor. Tarihimizi anlayamıyoruz.

Biz dinimizi mi değiştirdik ki dilimizi değiştirme gereği duyduk ? Ya da biz boyundurluk altına mı girdik dilimizi değiştirme gereği duyduk ?

Şu zaman da aslına bakarsan bunu tartışmak bile gereksiz. Çünkü şu konuştuğumuz dil bile değişiyor. ''Turkche''leşiyor...
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Atatürk'ün yapmış olduğu belki de en isabetli devrimlerden biridir " Harf ve Dil " devrimi.Bu dönüş,kendi dilimize dönüştür.Bu yönden son derece isabetli olmuştur.

Sağlıcakla kalınız.
 

ARIZA

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Harf devrimini elestirmek degil niyetim.Sonucta bu devrim olmu$tur...bununda geri dönüsü diye birsey söz konusu degildir.
Benim anlamadigim bu devrim hakkinda burada yazi yazanlarin savunduklari noktalar cokta önemsenecek tarz arzetmiyor. Ya ezber bilgiler yada kendini konu hakkinda mecbur hissetme durumu var gibi.
Bir ülkede yapilan harf devrimi o ülkedeki okuyan sayisini arttirmaz tam tersi okuma oranini SIFIR a indirir.
$öyle ki ; Harf devriminden önce o ülkede okuma orani en düsük seviye % 15 - 20
bile oldugunu kabul edelim , bir devrim oluyor bu % 20 ninde bildigi harfler tedavülden kalkiyor.yani bu 20 lik oranda o an icin cahil , okuma-yazma bilmiyor konumuna geciyor.
Simdi denilebilirki devrimden sonra hizla egitim seferberligi ile bu oran tölera edildi..(!) madem bu bu kadar kolay eski harfler varken ayni gayret sarfedilip % 20 lik okuma orani yukarilara cekilmedi..?

Benim birde itiraz noktam var ki ; Bahsedildigi gibi ortada Tük Harfleri diye birsey söz konusu degildir, Harfler Latincedir, konusma dili de Türkce gibi görünse bile Türkcenin Arapca-Farsca ve Türkce kelimelerin harmanlanmasi diye ögrendigimize göre bu kalkti yerine öz Türkce geldi iddiasi ile cikilsa itirazim olmaz ama konusma dili bile cografik konum olarak bir tarafi kesip atarken Bilhassa Arap yarimadasi menseili konusmalari temizlerken , yerine Avrupa mensei li kelimeler almisiz...

Hangi Türkce harf ve konusmadan bahsediyorsunuz....?

Atatürk'ün devrimini elbette elestirmiyorum ama burada bu devrimi savunanlar ilmi destek ile yazamiyorlarsa , mecburlarmi yazmis olmak icin yazmaya...?
 

ARIZA

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Sayin admin....

Bu mesaji yanlis topike yazdim, silebilmeniz mümkünmü...?

Edit leyerek sildim ama...?
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Başlangıç kısmında yazmışsınız düşüncelerinizi,iyi güzel...Sonrasında ise BATIRMIŞSINIZ söylediklerinizle...:

Atatürk'ün devrimini elbette elestirmiyorum ama burada bu devrimi savunanlar ilmi destek ile yazamiyorlarsa , mecburlarmi yazmis olmak icin yazmaya...?
Sn.ARIZA,kimin,neyi nasıl ve niçin yazdığı " standartları " belirlenmiş bir şey midir.Yani ille belli bir standartta mı yazı yazılması gerekiyor...

Konu nedir ;

FORUM SUPERMEYDAN > YAŞAM & İNSAN > Mustafa Kemal Atatürk

Yani konu POLEMİK değil ki tartışma üslubunda yazılsın...Hadi yazdık,siz de her seferinde YAZANLARI KİŞİSEL olarak eleştirmek gibi bir mecburiyetiniz mi var...Mecbur musunuz kişileri eleştirmeye...?

Sağlıcakla kalınız...
 

ARIZA

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Merhaba
Bursali seni anlamakta gercekten zorlaniyorum...

Bakin ayni elestiriyi ben size yaptim, (aslinda öneriydi, elestiri asla degildi biliyorsun ) Direk cevabin karisma,her yigidin bir yogurt yiyisi var tarzinda oldu...

Konunun ne oldugunu bilmeyecek kadar aptalligimi vurgulamaya calisiyorsan, bence buna gerek yok, zaten bunu Ateistler sürü psikolojisi halinde bana bunu uyguluyor...Seninde ayni tarzi bende ayni tarzi denemen Forumda ilgi noktasinda fazla bir getirisi olmaz...ayrica
Bana siz haric $uana kadar kisisel elestiri ile itham edenlerin benim kisiligime neler yazdiklarini, görmemezlige gelebilirsiniz, en dogal hakkiniz susabilirsiniz...ama bana misli ile ayni seyin beterini yapanlara susarken,bunu bana derseniz o zaman TARAF olursunuz..

Sen haricinde dedim,aslinda sizi kIRMAk istemedigi biliyorsun... Bana kisilere yönelik elestiri yaptigimi yazdigin yazina $öyle baslaman, ;
Sonrasında ise BATIRMIŞSINIZ söylediklerinizle...:
Ki$iligime yönelik bir elestiri olmuyormu..?

Senin yazdigin bir konuya ben farkli bir mesaj yazincami bu elestirileri aliyorum...?
Öyle bir durum varsa nicinizin oldugu konulardan ISRARLA kacarim...
Ama bu sekilde yaklasimi bu sekilde cevabi sizden beklemiyordum...
Neyse iyi forumlar ..Bursali 68
 
Üst Alt