‘Hapis mağdur eder’ devreye girdi, 6 sanık için tahliye çıktı

  • Konbuyu başlatanbursali68
  • Başlangıç tarihi
B

bursali68

Ziyaretci
‘Hapis mağdur eder’ devreye girdi, 6 sanık için tahliye çıktı

Deniz Feneri tutuklularının 3’üncü itirazını değerlendiren Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, dün, eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, Kanal 7 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Zekeriya Karaman, Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karahan, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik, televizyon çalışanı İzzet Kurum ve Ali Solak’ın, tahliyesine karar verdi.

Mahkeme şüpheliler için yurtdışına çıkış yasağı koydu. Mahkeme, kararı, davaya yeni atanan savcıların “tutukluluğun sürmesi gerektiği” görüşüne karşın verdi. Ankara 13’üncü Sulh Ceza Mahkemesi, şüphelileri 10 Temmuz’da, “kuvvetli suç olgusunun bulunması, kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesinin bulunması, tanık veya başkaları üzerinde baskı yapılması için girişimde bulunmaları” gerekçesiyle, “suç işlemek için örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, ve evrakta sahtecilik” iddiasıyla tutuklamıştı.

Suç vasfı değişebilir

Avukatların, tutuklamanın ardından yaptığı 2 itiraz reddedildi. Avukatlar geçen hafta, soruşturma da tanık ve mağdur ifadelerinin alımlarının tamamlandığını, suç vasfının değişebileceğini belirterek 3’üncü kez itirazda bulundu.

Deniz Feneri’nin yeni savcıları Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş mahkemeye sundukları mütalaada, tutukluluk şartlarının değişmediği, bu nedenle şüphelilerin tahliye talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiler. Ancak nöbetçi Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi dün itirazı yerinde görerek şüphelilerin tahliyesine karar verdi. Mahkeme, “suç vasfının değişme ihtimalinin olması, delilleri karatma şüphesinin bulunmaması, kaçma şüphelerinin olmaması, delillerin toplanmış olması” gerekçesiyle bu kararı aldı.

Mahkeme Hâkimi Hasan Akçam tahliye gerekçesini, kararında özetle şöyle belirti: “Soruşturma uzun zamandır devam ediyor. Birçok mal varlıklarında tedbir kararı bulunmakta. Soruşturma tarihi 2008’den bu yana, şüphelilerin tamamı yurtdışına giriş-çıkış yapmışlar, kaçma şüpheleri bulunmamaktadır. Delillerin toplanmış olması, ifadelerin tamamının alınmış olması nedeniyle şüphelilerin, mağdur ve tanıklar üzerinde baskı yapma olasılığı ortadan kalkmıştır. Tutukluluk durumlarının devamı halinde tedbirin cezaya dönüşmesi ihtimali bulunmaktadır. Adli kontrolle denetlenebilirler.”

Akman’ın avukatı Hakan Yıldız, “Tutuklama gerekçesi, tanık ve mağdurlara baskı yapma ihtimali idi. Tanıkların ifadelerin alınması tamamlandıysa tutuklama yapmanın bir anlamı yok” dedi.

Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, tahliyeler sonrasında şu açıklamayı yaptı: “Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi. Önce ucu ‘köstebek’ aracılığıyla doğrudan hükümete uzanan soruşturmaya müdahale edildi. Savcılar görevden alındı. Aramalar öncesi sanıklar, şüpheliler uyarıldı. Mal varlıklarıyla ilgili serbest bırakma kararını da tahliyeler izledi. Yani tuz koktu. Bu yargının siyasallaştığının somut göstergesi. Tahliyeleri, adaletin gücü değil, gücün adaleti belirlemiştir.”

Başarılı operasyon hükümeti kutluyorum

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Deniz Feneri soruşturmasındaki tahliyeleri, “Başarılı operasyon. Hükümeti kutluyorum. Deniz Feneri’ni sorgulayanların başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” sözleriyle değerlendirdi. Vural, şunları söyledi: “Süreç siyasi parmaklarla yönlendiriliyor. Siyasi irade Deniz Feneri ile ilgili hususların açığa çıkması konusunda biraz endişeli. Parmak girmesin yargıya, müdahale olmasın. Hak ve hakikat tecelli etsin.”

Kaynak : hurriyet.com.tr
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Hani diyoruz ya " Adalete güveniyoruz " diye...Ne kadar doğru bir söz , adalet güvenilecek bir şey mi...Yani adalet ADALETLİ mi...? Bu sonucun böyle olacağı belli olmuştu zaten...Savcıları görevden al , hakimlere baskı kur sonra tahliye...Ne iyi memleket...Bal tutan parmağını yalasın , elin dolandırıcısı da sokaklarda serbestçe dolaşsın...

Peki diğer davalarda " Tutuklu yargılananlar " için niye tahliye kararı çıkmıyor...Çünkü onlarda " KAÇMA ŞÜPHESİ " ve delil karartma şüphesi var...Bu arkadaşların kaçma şüphesi yokmuş anlaşılan veya delil karartma...Ülkemizin hastalığı yine depreşti...Gündemde sıcak gelişmeler varken ve diğer sıcak gelişmeler anında gündemden düşürülüyor...Sessiz ve sedasız...

Güven yitip giderse geri gelmez bir daha...Ve bu olay Hükümetin paçasından da asla düşmeyecektir...

Sağlıcakla kalınız...
 
Üst Alt