Hadislerde bildirilen Hz. Mehdi (as)ın Çıkış Alametlerini İnsanlardan Saklamak

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bizlere kıyamete yakın olan ahir zamanda gelecek, İslamı dünyaya hakim edecek, yeryüzünde yaşanan savaşları ortadan kaldıracak, tüm dünyada adalet, barış, hoşgörü, bolluk getirecek kutlu bir şahıstan, Hz. Mehdi (as)dan birçok hadisinde bahsetmiş. Mehdi ile müjdelenmeyi, karda dahi olsa sürünerek ona tabi olmayı söylemiştir. Ayrıca çok fazla İslam âlimi de Hz. Mehdi (as)ın ahir zamanda geleceğini yazdıkları eserlerde bizlere bildirmiştir.

Vicdanlı bir Müslümanın Peygamberimiz (sav)ın çok önem verdiği, sahabelerine çok fazla detay vererek anlattığı bu kutlu şahsın gelişiyle ilgili alametlerin gerçekleştiğini büyük bir şevkle anlatması, insanlardan gizlememesi gerekir. Ama son zamanlarda İslam âlimi olduğunu söyleyen bazı kişiler bu gerçekleri saklamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Sırf Hz. Mehdi (as)ın geliş alametlerini anlatmamak için Peygamberimizin (sav)ın hadislerini bile bile gizliyorlar. Oysa Peygamberimiz (sav)ın bizlere 1400 sene önce bildirdiği alametler tıpkı eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gerçekleşti ve gerçekleşmeye de devam ediyor.

Peygamberimizin (sav) ahir zamanla ilgili bildirdiği olayların gerçekleşmesi çok büyük bir mucize olmasına rağmen kimi insanların bu gerçekleri anlatmamaları gerçekten hayret verici bir durum.

Geçtiğimiz yüzyılın müceddidi olarak bildiğimiz Bediüzzaman Said Nursi de ahir zamanda Peygamberimiz (sav)in müjdeliği Hz. Mehdi (as)ın gelişini gizleyecek kişilerin olduğunu bizlere bildirmiş. Risalelerinde defalarca Hz. Mehdi (as)ın kendisinden bir asır sonra, bir şahıs olarak geleceğini, kendisinin Hz. Mehdi (as)a zemin hazırladığını, onun bir neferi, öncüsü olduğunu, Hz. Mehdi (as)ın siyaset, diyanet ve saltanat âleminde üç büyük görevi olacağını, İslam birliğini sağlayacağını bizlere aktarmış. Bediüzzaman aşağıdaki sözünde de bazı aklına güvenen kişilerin Peygamberimizin (sav) hadislerini inkâr edeceklerine şöyle dikkat çekmiş:

"Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuatından (olaylarından) ve Bâzı a'malin (amellerin) fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i Şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler. İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ (güçlü) bir kısım da, inkâra kadar gitmişler." (Sözler, s. 355)

Görüldüğü gibi Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)ı inkâr edenlerin imanı zayıf ve enaniyetli kişiler olduğundan bahsetmiş. Peygamberimiz (sav)ın ahir zaman ile ilgili hadisleri hem Peygamberimiz (sav) zamanında hem de Peygamberimiz (sav)den sonraki 1400 yıl içerisinde gerçekleşmediği için bazı kişiler bu hadisleri mevzu hadis, yani gerçekleşmemiş, itibar edilmeyen hadisler olarak görüyorlar. Fakat düşünemedikleri şey şu ki; Peygamberimizin (sav) ahir zamanla ilgili bildirdiği hadislerin gerçekleşeceği bir zaman var. Başka bir deyişle Peygamberimiz (sav)ın bu hadisleri ahir zamanda, yani içinde bulunduğumuz dönemde arka arkaya gerçekleşiyor. Dolayısıyla bu hadisler gerçekleşmiş, tevatür derecesinde, yani içinde yalan ihtimali olmayan sahih hadislerdir.

Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as) ile müjdelenmeyi, onun döneminde yaşayacak olan Müslümanlara kar üzerinde sürünerek de olsa Hz. Mehdi (as)ı bulup ona uymalarını hadislerinde şöyle bildirmiştir:

Hz. Mehdi (as) ile müjdelenin. O Kureyşten ve Ehl-i Beytimden bir kişidir.(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)

İbni Ebi Şeybe ve Nuaym b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mesuddan tahric ettiler. O dedi ki:

... O (Hz. Mehdi (as)) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. SİZDEN ONA KİM YETİŞİRSE, KAR ÜZERİNDE SÜRÜNEREK OLSA GELSİN, ONA KATILSIN. Zira O Hz. Mehdi (as)dır. (Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 14)


Peygamberimiz (sav)ın Hz. Mehdi (as)ın gelişini müjdelediği Hicri 1400ler, içinde bulunduğumuz dönem. Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İmam Rabbani gibi birçok İslam âliminin Ahir Zaman Alametleri olarak bildirdiği tüm olaylar bir tesbih taneleri gibi birbiri ardınca gerçekleşiyor. Peygamberimiz (sav)ın hadislerinde bildirdiği fitnelerin çoğalması, dünyanın dört bir yanında meydana gelen ekonomik krizler, savaşlar, Irak-İran Savaşı, Afganistanın işgali, Kabede kan akıtılması, depremlerin çoğalması, Şamda, Irakta kargaşalar olması, Irak halkının üç fırkaya ayrılması, Ramazan ayında 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları olması, Hicri 1406da yani 1986 yılında bir kuyruklu yıldızın doğması, Suriyede gerçekleşen olaylar, alaca kargaya benzeyen bir şahsın Mısırda kargaşa ve fitnelere sebep olması ve daha yüzlerce alamet hicri 1400 yılından günümüze kadar tek tek gerçekleşmiştir. Peygamberimiz (sav)in gerçekleşen bu hadislerini insanlardan saklamak hiçbir Müslümana yakışmayan bir tavırdır.

Fakat şu da var ki; Hz. Mehdi (as)ın gelmeyeceğini söyleyen sözde din adamlarının olması da aslında Peygamberimiz (sav)ın hadislerinde bizlere bildirdiği başka bir gerçek. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde Allahın, insanların Hz. Mehdi (as)ın gelişini inkâr ettikleri bir dönemde Hz. Mehdi (as)ı göndereceğini bizlere şöyle bildirmiş:

"İnsanların ümitsiz olduğu ve "HİÇ HZ. MEHDİ FALAN YOKMUŞ" dediği bir sırada Allah Hz. Mehdi (as)'ı gönderir..." (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

Samimi, vicdanlı bir Müslüman asla Hz. Mehdi (as)ın geliş alametlerini anlatmaktan çekinmez, gerçekleşen yüzlerce alameti görmezden gelmez. Aksine Peygamberimiz (sav)in müjdelediği bu kutlu şahsı büyük bir heyecanla bekler. Her ne kadar bazı kişiler bu alametleri görmezden gelip, insanlardan gizlemeye çalışsalar da, kendi çıkarlarıyla çatıştığı için Hz. Mehdinin zuhurunun yaklaştığını anlatmasalar da, Allahın izniyle Hz. Mehdi (as)ın çıkış zamanı gittikçe yaklaşıyor. İşte bu yüzden tüm Müslümanlar Hz. Mehdinin zuhurunu çok büyük bir şevkle ve heyecanla beklemeliler, çünkü zuhur vakti çok yakın. Allahın izniyle kaderde belirlenen vakit giderek yaklaşıyor
 
selam ederim;

emeğinize sağlık samimi ve içten bir yazı. mehdi siyaset diyanet ve saltanatta bir devrim yaratacak bilgi ile donatılmıştır. icraatı yapmaya muktedir olan yüce Allahtır. insanlar şunu idrak edecek din denilen şeyi aslında yine insanlar yarattı. dinler diye birşey yok aslında. din doğrudan yana taraf olmak, doğruyu ve adaleti bulup onu idrak ve icra edebilecek bilgi,eğitim ve tecrübede olmak insana farzdır. her insan ne iş yaparsa yapsın ulu Allahın verdiği gücü kudreti doğru ve yerinde kullanıp hakikat olanı icra etmekle mükelleftir. doğruya alet olmak ulu Allaha secde etmektir.

her insanın asli görevi doğru ve yanlış arasında bir seçim yapmaktır. dogruyu yapmak ileri yanlışı yapmak biz insanları geriye götürür. ulu Allaha yakınlaşmak ancak doğru icra ile mumkundur. namazın amacı ibadet değil günde 5 vakit namazda toplam 40 kere fatiha suresinde okunan doğruda durmaya niyet ve yardım dilemektir. mehdi insanlara bunu öğretecek olan kişidir. ne bir peygamber nede evliya değil, genç yaşta tutulup eğitilip öğretilmiş ulu Allahın ululadığı cebrail ve istafil as ın sözcüsüdür. yani insanlar ile ulu Allah arasında perde olan ulu meleklere bir köprüdür insanlık için.

harf ve idrak iledir onun ilmi. dünyayı değiştiren mehdi değil onu anlayan kişiler olacaklardır. o ulu Allahı işitip duymuş, melekler ilede tasdik olunmuş, tüm ruhlar alemincede tanınan bilinen kişidir. zuhuru bir gecede olacaktır. dünyaca kabul görmesi iki yıl sürecektir. dunyaya getireceği bolluk şükür ve hamdların selamların bolluğudur. dünya akıl çağına girecektir. bu duruma en çok düşünmeden inananlar şaşıracaklar ki, idrakın inançtan ne kadar üstün olduğunu öğrenecek, bunu idrak edenlerin islamı yaşamalarını hayret içinde izleyip neden bunu idrak edip kendileri geçmiste icra edemediklerine üzüleceklerdir.

idrak ile başlayacak onun zuhuru ve dalga dalga yayılacaktır ulu Allahın izni ile. hiç inananla inanmayan bir olurmu sözü yerine, hiç idrak edenle etmeyen bir olurmu? sözü insanlık tarihine mühür vuracak ve bu batıl din dönemi kapanacak. yerini yepyeni bir islamiyet (gerçegine) anlayışına bırakacaktır. insaniyet ilmine!
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt