• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Hadi gelin, şimdi çözün!

Okunuyor :
Hadi gelin, şimdi çözün!

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Bir sorunu çözmek için, öncelikle o sorunun ne olduğunu,
bilâhare neden kaynaklandığını, nasıl başladığını ve nihayet ne
aşamaya geldiğini bilmek, görmek, anlamak gerekir. Yani, örneğin
hastalığı tedavi etmek için ilk adım, doğru teşhistir ve şarttır, aksi
asla düşünülemez. Kalp hastasına grip tedavisi uygularsanız, hastalığı
daha da derinleştirir, boyutlandırırsınız. Hatta, bu hastalığın
teşhisini bir şekilde doğru dahi yapmış olsanız, eğer teşhisiniz az da
olsa gecikmiş ise, sonuçta yine maalesef ki makus talihinizle baş başa
kalır, hüsrana uğrarsınız. Aynen, 35 yıldır halen bir türlü doğru
teşhis konamayan/konulamayan "Kürt sorunu" denilen bu sorunda olduğu
gibi...

Bakın, yıllardır gündemde olan, özellikle son 2-3 yıldır
tamamen gündeme yerleşen bu sorun ile ilgili hemen hemen her kafadan
bir ses çıkıyor. Genellikle akordu bozuk, eğitimsiz, terbiye görmemiş
bu çatlak sesler nedeniyle 35 yıllık bu sorunda bugün, amiyane
tabirle, at izi it izine karışmış görünüyor.

Bin defa yazdım, çizdim, bir kez daha "den den" diyorum.

PKK, "Marksist-Leninist bir Kürdistan" amacı ile kuruldu, dağa
çıktı, eline silah aldı. Yıllarca ülkeyi bölmeye çalıştı, "Şimdi
bundan vazgeçtim" diyor, kuruluş amacını teyit edercesine. Sorun,
bölücülük sorunuydu başından beri. Eğer siz anlayabilseydiniz!

Öcalan, yakalandıktan sonra strateji değişikliğine gitti ister
istemez ve "Barış-kardeşlik, haklar-hukuklar" demeye başladı, sizler
de hemen inandınız/inanmış gibi göründünüz. Çünkü, ya saftınız, ya da
oldukça kurnaz!

Şimdi ne diyor Öcalan; "Önce beni serbest bırakın, sonra
Demokratik Özerklik". Peki, şimdi anladınız mı sorunu ve geldiği
aşamayı!
Hani barış ve kardeşlik, hani kültürel haklar, anadil, vs. vs.,
sorarım size nerede kaldı?

Baksana, "Tamam kardeşim konuş" dedin, Türkiye genelinde
anadilde eğitim istedi.

"Tamam kardeşim, al sana Kürtçe TV" dedin, karşı çıktı, O yine
ROJ TV'yi izlemeye devam etti.

"Tamam kardeşim, al sana Kürtçe tabela" dedin, sanki okuyup
dağdan ineceklerdi, yönlerini bulacaklardı! Oysa, otobüsün üzerinde,
davulla zurnayla, zafer işaretleriyle Habur'dan girdiler. Doğru ya; ha
ordan, ha burdan...

Elini verdin, kolunu da istediler, istemeye de devam
edecekler, artık geri de alamazsın, açıldın bir kere...

"15 Şubat 1999"...

Bu tarih, Öcalan'ın Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye
getirildiği tarih. Örgütün, ROJ TV vasıtasıyla verdiği talimatlar
doğrultusunda, örgüt yandaşları tarafından, büyük çoğunluğu
İstanbul'da olmak üzere 270'e yakın araç yakıldı Türkiye'de. Basından
"tıs" yok. Dile kolay; 270 araç, say say bitmez.

Niye yakıldı? Bu araçlar kimin? Suç varsa bile, araç sahibi
bu insanların suçu ne? Hani, barış, kardeşlik! Hani nerede, kültürel
hak talepleri! Hepsi baştan beri bahaneydi aslında, ama tabi eğer siz
anlayabilseydiniz!

15 Şubat 2011 tarihi, uluslararası komplonun 12.
yıldönümüymüş de ondan yakılmış bunca araç, yani bir nevi protestoymuş
bu terör. Protesto!

Bak, PKK'nın Öcalan'dan sonraki en önde ismi Murat Karayılan,
bu anlamlı(!) gün için ne diyor. Önce, can kulağıyla olmasa bile bir
dinle, sonra biraz anlamaya çalış, hasbelkader bunu becerebilirsen
eğer.

"Komplonun 13. yılında hedefimiz; önder Apo'nun özgürlüğü ve
Özerk Kürdistan'dır. Önümüzdeki yıl final yılıdır, hamle yılıdır.
Hiçbir güç bu yürüyüşümüzü engelleyemez" diyor Karayılan.

Şimdi anladınız mı sorunu ve geldiği/getirdiğiniz aşamayı?

Karayılan'a ait bu oldukça uzun ve karmaşık (!) iki satırdan,
eğer halâ bir şey anlayamadıysanız, ki doğaldır, hadi bunu size dört
kelimeyle ve adeta hap mahiyetinde özetleyeyim.

Birincisi; "Apo'ya Özgürlük". Bu birincisiydi ve şarttı.
Unutmayın ilkiydi, yani birincisi...

"Özerk Kürdistan" ise; bu da ikincisiydi, yani sonuncusu...

Peki, şimdi anlayabildiniz mi, algılayıp, idrak edebildiniz
mi, 35 yıldır süregelen ve adına "Kürt Sorunu" dediğiniz bu sorunu?

Eğer halâ anlayamadıysanız, özellikle siz, maaşlı, ödenekli,
dönekli, ihaleli, gazete köşeli, televizyon ekranlı, tiyatro sahneli,
taşeron mahiyetli malum adamlar, yani siz "Akil Adamlar", sırf sizler
için bakın tekrar tekrar, bıkmadan, yılmadan, usanmadan, sadece ve
sadece sizler için, bir kez daha koyuyorum o mübarek iki hecelik "DEN
DEN"i.

Sabahattin Talu
sabahattintalu@gmail.com
 

tntcool

Kıdemli
Üye
PKK bütün Türkiye'yi istiyor. Çünkü onlar birilerinin köpeği ve köpekler sahiplerine sadıktır...
 
Üst Alt