• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Gülen Şok Etti: İHH'yi tanımam, politize olabilir,İsrail'den izin almalıydılar !

Okunuyor :
Gülen Şok Etti: İHH'yi tanımam, politize olabilir,İsrail'den izin almalıydılar !

ZekeriyaKaraman

Acemi
Üye
İsrail’den izin almalıydılar

ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen, Wall Street Journal Gazetesi’ne verdiği demeçte, İHH’nin İsrail ile anlaşmaya varmadan böyle bir işe kalkışmasını, “Otoriteye karşı gelmenin işareti ve bunlar yararlı şeyler değil. Gördüklerim çirkin şeylerdi” sözleriyle değerlendirdi. Gülen, İHH’yi de ilk kez duyduğunu belirterek, “Politize bir örgüt olup olmadıklarını söylemek zor” dedi.

İLK kez bir Amerikan medyasına konuşan Fethullah Gülen, İsrail komandolarının Gazze’ye yardım götüren gemiye yaptığı baskını ve Türk eylemcilerle çatışmayı televizyon ekranlarından izlediğini söyledi. ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Gülen, Amerikan Wall Street Journal Gazetesi’ne verdiği demeçte, yaşananlarla ilgili “Gördüğüm şeyler hoş değil. Çirkin şeylerdi” dedi. Gazetenin “İmam” sıfatını kullandığı Fethullah Gülen, yardımı organize edenlerin İsrail ile anlaşmaya varmadan böyle bir işe kalkışmalarını “Otoriteye karşı gelmenin işareti ve bunlar yararlı şeyler değil” sözleriyle değerlendirdi.

Gülen ayrıca kendisiyle bağlantılı olan bir yardım vakfının Gazze’ye yardım götürme isteğini kendisine ilettiğinde, onlara “Önce İsrail’den izin alın” dediğini de sözlerine ekledi. Wall Street Journal, Gülen’in görüşlerinin Türkiye’de demokrasiyi yeniden şekillendirmeye çalışan güç odakları tarafından çok yakından izlendiğini de vurguladı.

İHH’yi yeni duydum

Gülen’in Türkiye’nin “İslamcı eğilimli hükümeti” üzerinde etkili olduğunu belirten gazete, bu etkinin boyutunun da tartışma konusu olduğunu ileri sürdü. İslami Yardım Vakfı İHH’nin adını daha yeni duyduğunu söyleyen Gülen, “Politize bir örgüt olup olmadıklarını söylemek zor” dedi. Gülen, bu konuda kimin suçlu olduğunun tayin edilmesi işinin de Birleşmiş Milletler’e bırakılması gerektiğini söyledi. Söyleşiyi gerçekleştiren muhabir, Gülen’in evinin koridorunda büyük bir Türkiye haritası, Kuran’dan bir ayet ve Boğaz üzerinden geçen bir Türk F-16’sının resmi bulunduğunu da aktardı.

Sade vatandaşım

Ne şimdiki ne de eski hükümet liderleriyle bağlantısı olduğunu söyleyen Gülen, “Siyasi hedefleri olan herhangi bir hareketle bir ilişkim yok ve olmadı. Ben sade bir Türk vatandaşıyım” dedi.

Vaazları 60 kitapta

Wall Street Journal, Gülen’in şiddet karşıtı, Batı ile Müslüman alemi arasında diyaloğu öngören, bilim ve İslamı birleştiren bir eğitim yapısı öngördüğünü belirterek, vaazlarının 60 kitapta toplandığını belirtti. Gazeteye göre Gülen’in takipçileri çeşitli kaynaklara göre 3 milyon ile 8 milyon arasında telaffuz ediliyor. Gülen taraftarlarının 100’den fazla ülkede okulları, İslami bir bankası (Asya), kendi gazeteleri ve dergileri olduğunu belirten WSJ, “Gülen Hareketi” adlı bir kitap yazan Houston Üniversitesi araştırmacısı Helen Rose Ebaugh’nun iddialarına da yer verdi. Ebaugh, müritlerin gelirlerinin üçte birini Gülen ile bağlantılı derneklere aktardıklarını öne sürüyor. Röportajda Gülen, herhangi bir holdingde finansal bir ortaklığının bulunmadığını söyledi.

Gülen’in bakışı yanlış (???)

GÜLEN Cemaati lideri Fethullah Gülen’in, İHH’yi eleştiren sözleri Ak Parti’de yankı buldu. Görüşler şöyle:
- TBMM Filistin Dostluk Grubu Başkanı Zeyid Aslan: Eğer bu beyanat doğruysa ve bakış buysa doğru değil. Böyle birşey yok. Gemidekilerin yolculuk hesapları, İsrail karasularına girmeyip diplomatik girişimleri beklemek, birilerinin devreye girmesiyle geçici bir yolun açılmasıydı.‘Biz girelim de burada bir çatışma yaşansın’ diye birşey yok.

- TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Mehmet Emin Tutan: Doğruysa, bu açıklamayı anlamakta zorluk çekiyorum. İsrail ablukayı uygulayan devlet zaten. Defalarca görüşmüşler, İsrail’den izin alınmasının mümkün olmadığını bilmesi lazım Sayın Gülen’in. Bu İHH da olsa İHD de olsa bunlar Filistin’e yardım götürüyor. Sadece İHH yok ki. her milletten insan var.


haber İsrail
 

forumdayim

Tecrübeli
Üye
gülen, abd de oturuyor, belki tutsak degil ama özgürlügüde tam olmadigi kanaatindeyim... onun ordan abd politikalarina ters bir beyanatta bulunmasi zaten düsünülemezdi...onun icin fazla abartmamak ve dikkate almamak gerekiyor...
 

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
NE tuhaf! Fethullah Gülen son dönemin iki kritik olayında “durup dururken” müdahale etti. Belki “durup dururken” değildi!

SAMİMİYET

Biri Baykal’ı süpüren “kaset olayı” idi. Baykal, kamuoyu önüne istifa için çıktı. “Tarihi” bir anda “durup dururken” bir “mesaj” verdi: “Pensilvanya’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da belirtmek isterim.” Belki “durup dururken” değildi!

ASIL NİYET

Şöyle soru-yorumlar da yapılmadı mı:

1. Gülen, “Kaset olayıyla bizim çocukların ilgisi yok” mu demek istemişti?

2. Onca kişi üzüntü ve destek iletmişken Baykal, Gülen’e atıfla ne amaçladı?

3. Hükümet o ana kadar (“yandaş medya” da dahil) kasetin üstüne gitmemişken,
Baykal’ı hükümeti baş sorumlu ilan etmeye “Pensilvanya” mı yöneltti?

4. Baykal mı (o) cemaat ile hükümet arasında çatışma olduğunu ima etmek istedi; yoksa zaten bizzat Gülen mi bunu ima etti ve bir şekilde duyulmasını mı arzu etti? O gün istifa ederken aslında “kurultayda dönebilmeyi” düşünen Baykal bile, “mesaj”ın manasını bugün farklı yorumluyor olabilir! Çünkü gelişmeler çok hızlandı!

SUİNİYET

Gülen’in ikinci sürprizi “ABD, İsrail savunma hattı”ndan geldi.Wall Street Journal, “İmam Gülen’in ABD’de bir yayına verdiği ilk söyleşi”yi yayınladı.

Gülen, “Gazze’ye yardım organizatörlerinin, İsrail’in rızasını aramamış olmaları, otorite tanımazlığın işareti” demişti. “Kendi hareketiyle bağlantılı bir yardım örgütü Gazzelilere yardım etmek istediğinde, İsrail iznini almaları gerektiğinde ısrar ettiğini” söylemişti. Yazı, “Gülen hareketi” kitabı yazarı Ebaugh’a dayanarak, “İzleyicileri gelirlerinin üçte birini onunla bağlantılı kuruluşlara vermek zorunda” dediği Gülen hakkında, “onun yorum yapmak istemediği” bir eski haberi de anmıştı:

“Gülen izleyicilerine, yerel (ABD’li) Kongre üyelerine yardım yapmadan kendisini ziyaret edemeyeceklerini söyledi.”

“Bağımsız araştırmacı gazeteci” Joe Lauria’nın yazısındaki unsurlardan birinin, “Gülen’i destekleyenlerden biri eski CIA mensubu ve şimdi (CIA bağlantılı) düşünce kuruluşu Rand Corporation’un daimi danışmanı Graham Fuller” olması da ilginçti!

İYİ NİYET

Kartlar yeniden dağıldı çocuklar! Saflar karışıyor. Bildiğimizi sandığınız çok şey belki de bilmediğimiz gibidir!

Gazetecinin asıl derdi

ORMANA bakarken ağacı, ağaca bakarken ormanı kaçırmamak için! “Gülen’le söyleşi” yi yapan “bağımsız araştırmacı gazeteci” Joe Lauria “özel” bir gazeteci. İngiliz Times’ta “FBI çevirmeni, itirafçı Türk Sibel Edmonds” ve “ABD nükleer sırlarının sızması” üstüne dizi yazdı. ABD’de muhalif eski Demokrat senatör(başkan aday adayı) Mike Gravel’in kitabının (“Amerikan militarizminin yükselişi ve onu durdurmak için bir adamın savaşı”) ortak yazarı oldu. İki konu da “İsrail yanlısı ABD’li şahinler”i hedef alıyordu.

Lauria, “bana göre”, Gülen’den başka niyetle önceden randevu almış; güncel soruya cevapWall Street’in daha çok hoşuna gitmişti! O belki hâlâ eski konusu peşindeydi:

"ABD’den nükleer bilgi sızdırma”da en büyük rolü “Türk ve İsraillilerin oynadığı”na dair yazıları. 2008’de şunu söylemişti:

“Bazı yüksek ABD’li yetkililer, kimi Türk ve İsrailli doktora öğrencisine ABD’de nükleer tesislere erişimde yardımcı oldu. Bunlar Rand’le de çalışıyordu. En az bir ABD şirketi, Giza Teknoloji bu işte rol oynadı. Bu iş 1995’ten 2002’ye sürdü ama devam ediyor da olabilir. Nükleer bilgiler kimi Türk işadamı, kimi ABD’li yetkili aracılığıyla, bir dönem ABD’nin göz yumduğu üzere Pakistan’a, nükleer karaborsaya, başka yerlere de ulaşmıştı.”

“Yüksek yetkililer” muhtemelen “Türkİsrail ittifakı”nın baba isimleri; “İsrail kankası, Ergenekon avukatı neoconlar” idi.

Bu mevzu burada kalmaz!

umur talu
 
Son düzenleme:

Parlayan Yıldız

Amatör
Üye
Ahmet Hakan'ın bugünkü (7 Haziran 2010), "Fethullah Gülen'e kısa ve acılı bir vaaz" yazısını zevkle okudum. Yazdıklarına harfi harfine katılıyorum. Hislerime tercüman oldu.

Korkaklık etme de önce bu ülkeye dön!!!!!!!!!!
 
Son düzenleme:

ameda

Acemi
Üye
Fethullah Gülen'e kısa ve acılı bir vaaz

MUHTEREM Hocam!Demişsiniz ki:"Gemi yolculuğuna çıkanlar, keşke İsrail otoritesinden izin alsalardı..."Muhterem Hocam!Ben günahkar bir insanım. Size vaaz vermek haddim değil...Ama günahlarıma kefaret olur diye...Bir şeyler söylemekten kendimi alamayacağım.* * *Muhterem Hocam!Eğer "otoriteye uymak", çok matah bir şey olsaydı...Ne Hz. Muhammed Mekke otoritesine savaş açardı...Ne Musa Firavun'un otoritesine baş kaldırırdı... Ne de İbrahim Nemrut'un zalim otoritesine itiraz ederdi...Eğer bize düşen "otoriteye uyum" olsaydı...Ve başka bir yola sapmamız uygun görülmeseydi...Hz. Hüseyin Kerbela'da başını vermezdi.Malcolm X'in vücudu kurşunlarla delik deşik olmazdı...Köle Spartaküs, baldırı çıplaklarla ayaklanıp çarmıha gerilmezdi.Mustafa Kemal Anadolu'ya çıkmazdı.Eğer "otorite" hep haklı olsaydı...Bugün bile siyahlar otobüslerin arka sıralarında oturuyor olacaklardı.Zalimler egemenliklerini sürdürüyor olacaklardı.Vicdanlar kararacaktı."Güçlü" hep haklı olacak, "haklı" hep ezilecekti.Ve sanırım Allah da bizden razı olmayacaktı.* * *Muhterem Hocam!"Sen kim oluyorsun da bana vaaz veriyorsun" demeden önce, bir düşünün isterseniz...Bilirsiniz, bazen günahkarlar da hak sözler söylerler.

Amet Hakan Coşkun 07.06.2010
 

tntcool

Kıdemli
Üye
Fethullah Gülen'e kısa ve acılı bir vaaz

MUHTEREM Hocam!Demişsiniz ki:"Gemi yolculuğuna çıkanlar, keşke İsrail otoritesinden izin alsalardı..."Muhterem Hocam!Ben günahkar bir insanım. Size vaaz vermek haddim değil...Ama günahlarıma kefaret olur diye...Bir şeyler söylemekten kendimi alamayacağım.* * *Muhterem Hocam!Eğer "otoriteye uymak", çok matah bir şey olsaydı...Ne Hz. Muhammed Mekke otoritesine savaş açardı...Ne Musa Firavun'un otoritesine baş kaldırırdı... Ne de İbrahim Nemrut'un zalim otoritesine itiraz ederdi...Eğer bize düşen "otoriteye uyum" olsaydı...Ve başka bir yola sapmamız uygun görülmeseydi...Hz. Hüseyin Kerbela'da başını vermezdi.Malcolm X'in vücudu kurşunlarla delik deşik olmazdı...Köle Spartaküs, baldırı çıplaklarla ayaklanıp çarmıha gerilmezdi.Mustafa Kemal Anadolu'ya çıkmazdı.Eğer "otorite" hep haklı olsaydı...Bugün bile siyahlar otobüslerin arka sıralarında oturuyor olacaklardı.Zalimler egemenliklerini sürdürüyor olacaklardı.Vicdanlar kararacaktı."Güçlü" hep haklı olacak, "haklı" hep ezilecekti.Ve sanırım Allah da bizden razı olmayacaktı.* * *Muhterem Hocam!"Sen kim oluyorsun da bana vaaz veriyorsun" demeden önce, bir düşünün isterseniz...Bilirsiniz, bazen günahkarlar da hak sözler söylerler.

Amet Hakan Coşkun 07.06.2010

Tebrikler......................................
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt