Geronimo

GERONİMO ve KIZILDERİLİ SOYKIRIMI

ABD, El Kaide lideri Usame Bin Ladine yaptığı operasyonun adını Geronimo Harekatı koydu. Usameyi de Geronimo diye kodlandırdı. Usame öldürülünce Geronimo öldürüldü diye haberi duyuruldu.

Bu haber Kızılderilileri ayağa kaldırdı. Çünkü Geronimo 19. yüzyılda yaşadıkları toprakların sömürgeleştirilmesine ve soylarının kurutulmasına karşı mücadele veren efsane Kızılderili savaşçısıydı.

Geronimo 1829′da Arizonada doğmuş bir Apaçiydi. Öz dilindeki adı Gokhlayeh yani Esneyen Adam idi.
Yaşadığı bölge İspanyolların ve Meksikalıların saldırıları altındaydı.
1851 yılında evine döndüğünde tüm ailesinin ve köy halkının katledilmiş olduğunu gördü. Meksikalı bir askeri birlik köyü basmış ve büyük bir vahşetle herkesi öldürmüştü.

Bu katliam, Geronimoyu beyazlara karşı kin, nefret ve intikam hisleriyle dolduracak ve ona emperyalistlere karşı mücadele veren son Kızılderili savaşçı ünvanını sağlayacaktı.

Geronimo bir Kızılderili şefi değildi. Ve o sıra bir Şamandı, büyücü-şifacıydı. Katliamdan sonra artık dağlar onun meskeniydi.
1852 yılında Geronimonun başında olduğu Apaçiler Meksikaya karşı savaş kararı aldı. Beyazlara karşı düzenlediği eylemlerle kısa zamanda hem Apaçiler içinde hem de beyazlar arasında ün kazandı.
Beraberindeki 5000 Apaçi ile dehşet saçıyor, askeri birliklere saldırıyor, eylem üstüne eylem düzenliyordu. Gazeteler yaptığı eylemleri abartıyor, Geronimo adı beyazlar arasında büyük bir korku yaratıyordu. Apaçi şeflerinin tümünün sevgisini kazanmış, Kızılderililer arasında görüşlerine ve gücüne büyük saygı duyulan bir kahraman lider olmuştu.

1870′de yakalanan Geronimo, 3 kez kaçma teşebbüsünde bulunuyor ve 4. seferinde kaçmayı başarıyordu. Uzun süre yakalanamayınca 500 izci ve 3000 Meksikalı asker peşine düştü. 1884′de İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, çocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 10 yıl boyunca peşindeki binlerce izciye ve askere rağmen ele geçirilemedi.
Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlara sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimonun izine bile rastlayamamıştı. Geronimoyu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu.

1909 yılında bir savaş mahkumu olarak yerleştirildiği Oklahomada ölen Geronimonun cesedi hâlâ kayıp. Bir gün sonra gömüldüğü yerde bulunamayan Geronimonun cesedinin kimsesizler mezarlığına atıldığı, Apaçiler tarafından alınıp kendi dağlarına götürüldüğü ve cesedin ABD tarafından çalındığı yönünde çeşitli efsaneler vardır.

1986da, San Carlos Apaçi Sözcüsü Ned Andersonın içinde Geronimonun kafatasının resminin de bulunduğu bir mektup alması, cesedin ABD askerleri tarafından çalındığı kanısını güçlendirmektedir.

Apaçi liderlerine ait kimi özel eşyaların da çalındığını söyleyen Anderson, bunun Kızılderilileri küçük düşürmek adına yapıldığını söyleyerek, ABD eski Başkanı George Busha Geronimonun cesedinin gerekli ritüeller yerine getirilerek gömülmesi için harekete geçilmesini talep eden bir yazı göndermişti. 2009da Geronimo soyunu temsil eden Ramsey Clark, Geronimonun kemiklerinin kabilesine teslim edilmesi için dava açmıştı. Konuyla ilgili talep dilekçesi hâlâ ABD hükümeti tarafından işleme konulmadan bekletilmektedir.

Oklahoma bölgesindeki Fort Sillde sembolik bir mezarı bulunmaktadır.

Kızılderili soykırımı yapanlar, aradan geçen bir asırdan fazla zamana rağmen hala ilkel kafalara sahipler. Kızılderililerin efsanevi kahramanlarının adını bir teröriste verme münasebetsizliğinden çekinmeyecek derecede küstahlar.
Kızılderili soyundan geriye kalan bir avuç insan şimdi Obamadan özür bekliyor. Usameye liderlerinin isminin verilmesini kendilerine yapılan son alçaklık olarak görüyor ve yaralarının deşildiğini, atalarının kemiklerinin sızlatıldığını belirtiyorlar.
 
Üst Alt