Geliştiren Ana Baba Olmam İçin

Ailede anne ve babanın doğruları aynı değil. Babanın doğru dediğine anne, annenin doğru dediğine baba ya açıkça yanlış diyor, ya da şüpheyle baktığını ima ediyor. Benimle konuşan anne ya da baba, Çocuğum çok zor durumda kalıyor, ne yapacağımı bilemiyorum! diyor.
Çoğu kere anne ve babanın yanı sıra çocuklar büyükanne ve büyükbabayla da ilişki içindeler ve anne ve babanın doğruları ile büyükanne ve büyükbabanın doğruları uyuşmuyor. Bu durumda da anne ya da baba, ender de olsa büyükanne veya büyükbaba, Çocuğum/torunum zor durumda kalıyor, ne yapacağımı bilemiyorum! diyor.

Bazı anneler-babalar sorunlarını şöyle dile getiriyorlar: Biz çocuğumuzu terbiyeli, diğer insanlara değer veren düşünceli, nazik insanlar olarak yetiştiriyoruz. Ama okula başladıktan sonra etrafında sürekli küfür eden çocuklar var ve çocuklara bağıran, çağıran, azarlayan öğretmenler var. Çocuk ne yapacağını bilemez hale geldi. Bizim dediğimize mi inansın, yoksa etrafta gördüğü arkadaşlarına ve öğretmenlerine mi? Hiç duymadığımız küfürleri ondan duymaya başladık. Ne yapacağımızı bilemiyoruz, ne olur bize bir akıl verin.
Elimden gelse evde televizyonu yasaklayacağım, eve gazete almayacağım. Gazete haberleri, gazetedeki resimler, hele hele televizyon programları çocukları alıp başka bir dünyaya götürüyorlar. Televizyonun çok olumsuz etkisi olduğunu düşünüyorum, ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.
Yukarıda saydığım sorunlar çocuğun içinde bulunduğu ortamdan kaynaklanıyor. Bu tür sorunların bazen değişik türleri oluyor; okuldaki öğrencilerden değil, komşu çocuklarından kaynaklanan sorunlar olabiliyor; bazen de komşu karı kocanın bağıra çağıra kavga etmeleri sorun oluşturuyor.

Yukarıda dile getirilen sorunların hiç birinin çözümü ne benim ne de sorunu dile getiren kişinin gücü içinde değil. Evlendikten ve anne baba olduktan sonra eşinizin doğrularını değiştiremezsiniz. Ben de değiştiremem. Aynı durum büyükanne, büyükbaba, okuldaki öğretmenler ve öğrenciler için de geçerlidir. Bir ülkenin gazetelerini ve televizyon yayınlarını değiştirmek de gücümüzün dışındadır.
B) Bazı sorunlar çocuğun söz dinlememesinden kaynaklanıyor:
Çalış diyorum, dersine çalışmıyor.
O arkadaşlarınla gezme, konuşma diyorum; hala o arkadaşlarla geziyor, konuşuyor.
O bilgisayarın başından kalk, bilgisayarda fazla vakit geçiriyorsun, diyorum, sözümü dinlemiyor.
Ve benzeri şikâyetler

Ne yapalım?
Çocuklarınızın davranışlarını denetleyebilir miyiz?
Gerçekte hayır. Yakınlarımızdaki insanların, Eşimizin, öğrencimizin, çocuklarımızın, yönettiğimiz kişilerin davranışlarını etkileyebiliriz, ama denetleyemeyiz. Kendi davranışlarımızın dışında başka hiçbir insanın davranışını denetleyemeyiz.
O zaman anababa olarak, öğretmen olarak, yönetici olarak önemli bir soruyla karşı karşıya kalıyoruz: Değer verdiğim, yaşamımda önemli olan insanlarla nasıl bir ilişki içinde olayım ki, o insanların davranışlarını denetlemeden, onların doğru davranmalarına yardımcı olabileyim?
Öğretmen olarak öğrencilerimle ilişkimi nasıl yöneteyim, nelerin farkında olayım, ne yapayım ki öğrencilerimin gelişmesine katkıda bulunayım? Öğretmenin öğrencisiyle ilişkisinde etkili olması kendi başına bir uzmanlık alanı ve ben bu konuya çok önem veriyorum. Bu alanda çalışmak istiyorum, ama çalışmamı ne zaman yapacağım, henüz bilmiyorum. Bu konunun irdelenmesini başka bir çalışmaya bırakıyorum.
Yönetici olarak ne yapayım ki şirketim, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler herkes doğru olanı isteyerek ve bilerek gönüllü olarak yapsın? Kitapçılara gittiğiniz zaman bu konuda raflar dolusu kitaplarla karşılaşırsınız. Yönetim bilimi alanında psikolog olarak benim de söyleyeceklerim vardır; ama bu alan şimdilik benim pek ilgimi çekmiyor; ilerde bu konuda çalışıp çalışmayacağımı da bilmiyorum.
İlgimi çeken temel alan aile içi iletişim. Karı koca ilişkisi ailenin temelini oluşturuyor, ama bu yazımda karıkoca ilişkisinden değil, anababa çocuk ilişkisinden söz etmek istiyorum. Aslında anababa çocuk ilişkisini irdelerken söz edeceğim kavramlar, ilkeler, temel farkındalıklar ve değerler karı koca ilişkisi için de geçerli, ama şimdi özellikle anababa çocuk ilişkisinden söz edeceğim.
Yani, üzerinde konuşmak istediğim temel konuyu şöyle tanımlayabilirim:
Bir anne ve baba olarak çocuğumun düşünce ve davranışlarını denetlemem söz konusu olmadığı, ancak etkilemem söz konusu olduğuna göre, çocuğumla ilişkimde en etkili iletişimi nasıl oluşturabilirim?
Evet, işin özü etkili iletişim. Bir anne baba çocuğuyla nasıl etkili iletişim kurabilir?
Ben ana babanın çocuklarıyla etkili iletişim için şunları bilmesini ve yapmasın önemli görüyorum:
Geliştiren Anababa için farkındalıklar:
1. Gördüklerini, yaşadıklarını ve sizin söylediklerinizi çocuğunuz kendi anlam verme sistemi içinde anlamlandıracaktır. Gördüğü, duyduğu her şey onun verdiği kadar anlamlı ya da anlamsız olacaktır. O nedenle, anababanın anlam verme sistemiyle ilgili şu üç konuyu bilmesinde yarar vardır:
a. Genel olarak, anlam verme sistemi nedir, nasıl oluşur, nasıl işler?
b. Anne ve baba olarak sizin kendinizin anlam verme sistemini tanıyor musunuz? (Bu sitede yayınlanan Anlam Verme Sistemleri üzerine yazdığım yazılar bu konuda size ışık tutabilir.)
c. Özel olarak, çocuğunuzun anlam verme sistemini tanıyor musunuz? Böylece çocuğunuzla iletişim kurarken olayları onun gözüyle görebilme gücünü elde edersiniz.
2. Ben Bilinci, Sen Bilinci ve Biz Bilinci arasındaki farkları biliyor musunuz ve çocuğunuzla Biz Bilinci içinde iletişim kurmayı seçebiliyor musunuz?
3. Çocuğunuzla ilişkinizde konuşmaktan çok dinlemenin önemli olduğunun farkında mısınız?
4. Çocuğunuzla ilişkinizde ona varoluşun altı boyutunu yaşatıyor musunuz? (Bu konuyu İletişim Donanımları kitabımda irdeledim.)
a. Ait olma birey olma dengesi;
b. Önemseme, umursamak;
c. Olduğu gibi kabul etmek;
d. Değerli bulma, yerinin doldurulama olduğunu hissettirmek;
e. Yapabileceğine, yetkin olduğuna güvenmek;
f. Onun gelişmesi için her şeyi yapmaya hazır olduğunu, yani onu sevdiğini hissettirmek.
5. Yaşamının gerçek sorumluluğun çocuğunuzun kendisinde olduğuna inanıyor musunuz?
6. Çocuğunuzda görmek istediğiniz değerleri sizin kendinizin yaşaması gerektiğini biliyor musunuz?
7. İnsanın gerçek isteklendirme kaynağının onun gelecekle ilgili hayalleri olduğunu bilerek çocuğunuzla sohbet kuruyor musunuz? Daha başka bir ifadeyle çocuğunuzun gönlünün muradını keşfetmesine yardımcı oluyor musunuz?
Çocuğunuzun gönlünün muradını keşfetmesine yardımcı olmak çok önemli bir konu; onu ayrı bir yazımda ela almak istiyorum.
Doğan Cüceloğlu (29.04.2008)
bediyyen.biz
 
Üst Alt