Geçmişinde aldatma olmuş bir kadın sizi şimdi gerçekten çok sevebilir mi?

Sizden önceki sevgilisini evli-çocuklu ve orta yaşlı bir erkekle aldatan, sizi çok sevdiğinize adınız gibi emin olduğunuz, seni kaybetmekten korkuyorum diye kollarınızda ağlayan, yaşadıklarından deli gibi pişmanlık duyan sevgiliye güvenilmeli mi sizce?

Olay kimin başına geldi, neyin başına geldi, bu ben miyim, değil miyim önemi yok..Bu ben de olabilirim, bir arkadaşımda..

Gelin size olayı anlatayım;
Erkek daha önce evlenmemiş, yuva kurma düzeyinde maddi manevi gücü olan, bulunduğu ortamlarda tanınan, sevilen bir insan.

Kız öncesinde evlenmiş-boşanmış, erkekle bir süredir ilişkisi olan bir hatun kişi.
Kız öncesinde 6 aylık bir evlilik sonrası boşanmıştır. Erkek dert etmemektedir bu durumu. Onun için bekaret kavramı değildir çünkü önemli olan, önemli olan kadına duyduğu sevgidir. Kadının kendisini sevdiğini bilmektedir. Aralarındaki uyum ise muhteşemdir.

Gün gelir erkek konuştukları ve hayallerini kurmanın ilk adımı olarak tek taşını alır, evlenme teklifi etme hazırlıklarındadır. Şeytan dürter erkeği, eski evliliğinin sonlandırması noktasında kadının acaba ihanet var mıdır diye içi içini kemirir. Derken belki de duyacakları karşısında yıkılacak olması gerçeğini bile göz ardı edecek bir ihtirasla kadını sıkıştırır. Kadın önceleri kaçar, bunu önemsediğini sanmıyorum der erkeğe, bu ise erkeği ikna edemez, daha bir saldırır. Çünkü içeride bir şeyler erkeğin yüreğini kemirmektedir. Kadın önceleri cevap vermek istemez, kaçar, ama ihtiraslarının gözünü kararttığı erkek kendince aldığı cevabın sonrasında daha bir meraklanır. Daha bir vahşice saldırır kadına ve iş de tam da o anda gerçek yüreğini acıtır.

Kadın çok çaresizdir o dönemlerde, düştüğü psikolojik bunalım sonrasında eşinden destek görememektedir. Bir de üstüne eşinin sorumsuzluğu, eşinin ilgisizliği eklenince daha bir çıkmaza düşer kadın. İş yerindeki çalışma arkadaşı ŞEREF, kadının kendisinden 14 yaş büyük, evli, iki çocuk babası bir insandır. İşte tam da bu anda kadının çaresiz anlarının ilacı olar ŞEREF, hasta kaldığı anlarda yanında, yakınındadır. Kızın ihtiyaç duyduğu anlarda duygusal boşluğunu doldurur ŞEREF. ŞEREF beyle kadın birlikte olur, evliliği yıkılır, boşanma sonrasında ise 1,5 yıl daha devam eder ŞEREF beyle kadının yasak ilişkisi.

Kadın pişmandır aslında ama ilgiye muhtaciyetine, beraberinde ise baskıcı toplum önünde sahip olduğu yasak aşka meşruiyet kazandırma telaşesiyle sürdürür ilişkisini. Belki de sevmektedir gerçekten, belki de..

Sonrasında beklentileri karşılanmayınca ayrılır kadın. Ve sonrasında erkek hayatına girer.

Erkek bunları duyunca Dünyası yıkılmıştır, kadın ağlamaktadır. Biliyorum artık benden nefret edeceksin, ben senin düşündüğün kadar masum bir kadın değilim diye sayıklamaktadır.

Erkek her ne kadar bilse de kendisinden önce kadının yaşadıklarının önemi olmadığını, yüreği acımaktadır. Acımaktadır çünkü kendisinin gözünden süzülecek bir damla yaşa Dünyayı değişemeyeceği kadının yaşadıklarına inanamamaktadır. Kendisine nasıl böyle bir kötülük yapabilmiştir bunu kabullenememektedir. Kadına sorar; beni gerçekten seviyor musun? Kadın cevap verir; küçüktüm, çok zor günler geçirdim sonrasında, vicdanımda cezamı çektim. Seni ise çok seviyorum ve kaybetmekten çok korkuyorum. Bunları dinledikten sonra zaten ayrılırsın benden.

Şimdi sorum şu, bu hikaye gerçek ya da uydurma hiç önemli değil. Kadınlar sizler bu kadının davranışlarının nasıl yorumlarsınız, sizce bu aşamadan sonra erkek ne yapmalıdır, kadının sözleri erkeğe yetmeli midir? Yoksa erkek çok mutlu olacağını bilse bile evliliklerini acı içinde, üç kişi mi yaşayacaktır.

Peki ya beyler sizler, siz bu erkeğin yerinde olsaydınız, ne yapardınız? Boynunuza sarılırken "Ben öyle bir kız değil" diye ağlayan, bu kadınla geleceği paylaşmayı göze alabilir miydiniz?
 

Bu hayali bir anlatim bile olsa suan, bunun gercek örnekleri cok...​

Ben bir erkek olarak cevap vermeden bir soru sormak isterim , simdi bazi erkekler cikip konu kendi karisi kizi yada annesi olmadigi icin ihtimal , amaaaan ne var bunda psikolojik bunalima düsmüs , gecmisin ne önemi var gelecege bakin gibi beylik laflar eden olabilir...

Burada önce $u soruya cevap arayalim, sonra baskasina cevap veririz.. Bu konudaki soru madem ki beylere sorulmus bende beylere bu konudaki sorunun cevabini yazmadan sunu düsünmelerini ve cevabini bulmalarini sonrada boncukk arkadasimizin sorusuna gönüllerince cevap yazmalarini beklerim...

Peki bu konudaki kisi anneniz olsa...? Babanizin ilgisizligi neticesi gidip nerede ise dediniz yasinda biri ile babanizi aldatsa...?

Yada Kariniz olsa ,....
Veya Kiziniz, damadinizin ilgisizligi neticesi nerede ise kendi yasinizda evli cocuk sahibi bir erkegin kollarinda hemde 2 yila yakin teselli arasa....?

Simdi Boncukk arkadasin sorusunu düsünün ve cevap yazin...
Boncukk hani bu adam bekaret mekaret aramiyordu..? Ne farkeder ki aldatma sonucu yada gönüllü biri ile yasak iliski yasamasi evlenmek istedigi Bayanin..? sonucta her halukarda baska biri ile iliski yasamis olmuyormu...?
 

Hikayeme uzun süredir sahip çıkmamışım komanda, bir dönüş yapayım hemen.​

Bu zaten hali hazırda gerçek bir hikayedir. En ufak kısmı alıntı değildir. Dikkat ettiysen olayda cinsellikle ilgili ayrıntıdan ziyade erkeğin peki ya bir daha olursa, peki ya gerçekten sevebilir mi acaba, peki ya bu durum günün birinde bizim mutlulğumuzu da engeller mi korkusu hakim. Kadının ruhunun derinliklerinde izler var mı acaba diye erkek kendini mi yemeli, yoksa hayır hatasının farkında ve beni de seviyor diyerek hayata o kadınla mı sarılmalı. Sence hayatta karşılaşacağı zorluklar, açmazlar olacak mıdır?

Bu hikayedeki erkek bekareti çoktan aşmış konumda. Sorun; halihazırda evliyken, bunu başka evli bir erkekle yaşamış olması. Sorun; erkekle de evlenecek olsa acabaların erkeğin yüreğini kemirmesi, sorun; kızın o ilişkiden ne beklediğini anlamak istemesi. Erkeğin zaman zaman gidip, o ŞEREFi bulup, suratına tüküresi, bağırsaı çağırası var ise nerede bir hata vardır? Burada önemli olan erkeğe yol göstermek birazcık, kadını yargılamak, suçlamak değil komanda. Çünkü erkek kadını yargılayacak seviyeyi çoktan geçti. Korkuları var sadece, belki de yersiz.
 

Erkek otursun oturduğu yerde büyük konuşmasın yargılamasın. şerefi de rahat bıraksın​

Herkesin başına gelebilir.Genelde erkekler günübirlik aldatır ve bu kadın o ilişkiyi ciddiye almış yalnız bırakılan bir kadının ne halde olduğunu bilemezsiniz.
Aynı şekilde erkek için de geçerlidir
Bu olaylar onlardan önce olmuştur ve önemsememeli.

Şimdiye bakmalılar
o insan kadın veya erkek farketmez aldatmayı huy haline getirmemişse problem etmek yersizdir ,
 
Yahu erkek büyük konuşmuyor, yargılamıyor. Hayat ne getirir, ne götürür bilemiyor. Bundan korkuyor, acaba korkmalı mı bunu anlamaya çalışıyor.

Bir uçurum kenarında gibi erkek, iki yol var önünde, birisi ya çok mutlu, kendisine deli gibi sadık bir kadına sahip olacak. Ya da bir ömür güvensizlik içinde yaşayıp yitecek.
 
Üst Alt