• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Fususel Hikem (ibn-i Arabi)

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 423
  • Görüntüleme 61K

Okunuyor :
Fususel Hikem (ibn-i Arabi)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

Allah cc Diyor ki:
1.6. Dosdoğru giden yola ilet bizi...

ŞEYH MUHYİDDİN İBN-İ ARABİ
İmdi, insanlar iki kısımdır:
Kimileri, üzerinde yürüdükleri yolu ve o yolun sonunu bilirler.
Dolayısıyla da bu yol, kendileri için doğru yoldur.
Kimileri de üzerinde yürüdükleri yolu ve o yolun sonunu bilmezler.
Halbuki bu yol diğer sınıfın bildiği yoldur.
İmdi, arif olan kişi basiret üzere Allaha davet ederken;
arif olmayanlar ise, taklid ve cehalet üzere Allaha davet ederler.
Bu özel ilim/ayaklar ilmi, aşağının aşağısından ortaya çıkar .
çünkü ayaklar, kişinin aşağısındadır ve
bu aşağı olanın da aşağısında ise yolun ta kendisi vardır.
Dolayısıyla, Hakkın, yolun ta kendisi olduğunu bilen kişi, işin hakikatini bilir.
Ve Hakkın varlığından başka bir varlık olmadığından
yolda yürüyen ve yolculuk eden hiç kuşkusuz Haktır.
Çünkü, bilinen ancak Odur.
Ve O, yolda yürüyen ve yolda olanın ta kendisidir.
Böyle olunca alem ancak Odur.
HUD KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ AHADİYYE -Fususel Hikem

Arabi hoca tasavvuf felsefesini Islama sokmak icin
Kelimeleri degistirmeye tam gaz devam ediyor.
Yine tasavvufun sapkin felsefesinin urunu olan
ayaklar ilmi [ilm-i ercül] e dayanak bulmak icin
İmdi, insanlar iki kısımdır:
Kimileri, üzerinde yürüdükleri yolu ve o yolun sonunu bilirler.
Dolayısıyla da bu yol, kendileri için doğru yoldur.
Kimileri de üzerinde yürüdükleri yolu ve o yolun sonunu bilmezler.
Halbuki bu yol diğer sınıfın bildiği yoldur.
Diyor,diyor da....
Her iki yol AYNI ISE;
Seyhul Ekbere sormazlar mi ki;
Gunde 5 vakit veya fazlasinda
NEDEN Allah cc na;Dosdoğru giden yola ilet bizi.."
Diye yalvariyoruz?

Tekkecinin cevabi bellidir:
Seyhin beyani yeterlidir.
Ya Allah cc nun beyani?......


TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC SISTEMIDIR!

Arabi hoca bagira,bagira devam ediyor:
İmdi, arif olan kişi basiret üzere Allaha davet ederken;
arif olmayanlar ise, taklid ve cehalet üzere Allaha davet ederler.
Allah cc diyor ki:
12.108. De ki: "İşte benim yolum budur. Ben, Allah'a basîret üzere çağırırım/dua ederim. Beni izleyenler de... Şanı yücedir Allah'ın! Ben müşriklerden değilim."

Peki onlar/orn.Ibrahim as nin kavmi:Onlar yine Allah cc na mi davet ederler?
26.70. Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Siz neye ibadet ediyorsunuz?"
26.71. Dediler: "Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz
26.72. Dedi: "Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?"
26.73. "Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?"
26.74. Dediler: "Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk."
... Birtakım putlara tapıyoruz...
Allah cc icin Arabi hocanin hakkini yemiyelim.
Onlar da Allah c na cagiriyorlar mis!
Nasil bir cagirma ise....

Ah!
Tasavvuf yolunun yolculari.
Ah!
Evliya dininin koleleri......ah!

Arabi hoca icin ust yol/sirat-i mustakim ile sakin/alt yolun bir farki yok!
Bu özel ilim/ayaklar ilmi, aşağının aşağısından ortaya çıkar .
çünkü ayaklar, kişinin aşağısındadır ve
bu aşağı olanın da aşağısında ise yolun ta kendisi vardır.
Aşağının aşağısında ki yola; yolun ta kendisi
Diyor,diyor da....
Bu yol Hak yolunun TA kendisi ise;
Seyhul Ekbere sormazlar mi ki;
Gunde 5 vakit veya fazlasinda
NEDEN Allah cc na; üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlığa/şaşkınlığa saplanmamışların yoluna...
Diye yalvariyoruz?

Ve yine tekkecinin cevabi bellidir:
Seyhin beyani yeterlidir.
Cunku o seyhe teslim olmustur.

Ya Allah cc nun beyani?
Ya Allah cc na teslim olanlar.........


Arabi hoca yolda/sulukte ki misafirin Allah cc nun Kendisi oldugunu ilan ediyor.
Dolayısıyla, Hakkın, yolun ta kendisi olduğunu bilen kişi, işin hakikatini bilir.
Ve Hakkın varlığından başka bir varlık olmadığından
yolda yürüyen ve yolculuk eden hiç kuşkusuz Haktır.
Iste Hint vedalarindaki enel hak! Kavraminin Islama ENJEKTESI!
Allah cc nun yolunun klavuzu Kuran dir.
Ve bu kilavuz Muttakilerin uymasi gerekendir.
2.2. İşte sana o Kitap! Kuşku/ çelişme/ tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur o, sakınanlar için.

Bu uyulmasi gereken Kitaba gore;
Sirat-i mustakimde Allah cc yurumez
Burdaki manevi yolculugun sonucunda MUTTAKILER
Allah cc nun vaadi/kader tayini olan CENNETE varirlar.
Ayrica;Allah cc nun cennete ihtiyaci da yoktur.

Zaten Kitabin inis amaci da sudur:
Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
16.89. Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız.
Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz.
Sana bu kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı,
bir kılavuz, bir rahmet,
Müslümanlara da bir müjde olsun.

Ve Arabi hoca agzindaki baklayi cikariyor.
Çünkü, bilinen ancak Odur.
Ve O, yolda yürüyen ve yolda olanın ta kendisidir.
Böyle olunca alem ancak Odur.
... Ve O, yolda yürüyen ve yolda olanın ta kendisidir....
YARATAN ve yaratilan ayni ZAT imis.
Yaratilan yok!
Hepsi VEHIM!
Hepsi goruntu!

Maasallah!Magazin muhabiri gibi...
AMA baglaminda ortaya soyle bir sonuc cikar ki
Tam evlere senlik:
Allah cc Diyor ki:
32.13. Biz dileseydik, her benliğe hidayetini elbette verirdik.
Fakat benden şu yolda söz hak olmuştur:
"Yemin olsun, cehennemi tamamıyla cinlerden ve insanlardan dolduracağım."

Simdi insan Allah cc nun Zati ise;Kur'an'a gore cehennemde yanacak ise
Vay ki vay!
Baglaminda
Cehennemde 3 gun yanan Tanri Inanci
Kuranin degil Incilin(!?) inancidir.


Evliya dininin yolcularina duyurulur.

Tekkeci dinci yobazlara ehl-i Kurandan kirkinci teblig:
45.20. Bu Kur'an basiret nurları ve kesin bilgi edinecek bir kavim için de hidayet ve rahmetin ta kendisidir.
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

Allah cc Diyor ki:
50.16. Yemin olsun ki, insanı biz yarattık.
Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz.
Biz ona, şah damarından daha yakınız.

ŞEYH MUHYİDDİN İBN-İ ARABİ
Biz insana şahdamarından daha yakınız [Kaf Suresi, 50/16] dediğinde de,
Insanlar arasında bir ayrım gözetmedi. Kulun ilahi yakınlık içerisinde olduğu,
Bu ilahi haberde apaçık bir şekilde ortaya konmuştur.
İmdi, Hakkın huviyetinin, kulu kendisi yapan uzuv ve yetilerin ta kendisi olmasından
Daha öte bir yakınlık sözkonusu olamaz. Böyle olunca kul,
Vehmolunan halkta müşahede olunan Haktır.
Nitekim, iman sahipleri ve keşf ehli indinde, halk akılla-kavranabilir olan ve
Hak da duyumsanan ve müşahede olunandır. Bu iki sınıfın dışında kalanlar için ise
Hak akılla-kavranabilir olan ve halk da müşahede olunandır
dolayısıyla onlar,acı su menzilesindedir.
Ama iman sahipleri ve keşf ehli ise içeni kandıran tatlı ve lezzetli su menzilesindedirler.
HUD KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ AHADİYYE -Fususel Hikem

Arabi hoca Kuran tefsirine devam ediyor.
Biz insana şahdamarından daha yakınız [Kaf Suresi, 50/16] dediğinde de,
Insanlar arasında bir ayrım gözetmedi.
... insanlar arasında bir ayrım gözetmedi....

Arabi hoca diyor diyor da;
Allah cc da insanlar arasinda ayrim yapacagini bildiriyor.

Hocayi yaratan Allah cc de diyor ki:
19/71//İçinizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur.
Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.

19/72//Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız.
Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.

19/96//İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince,
Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

Simdi:
Once ayetin aslina bakalim.
50.16. Ve le kad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh ve nahnu akrabu ileyhi min hablil verid.
... insane....
Arapca bilmeyen biri bile hitabin tum INSANlar hakkinda oldugunu anlar.
50.16. Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz.
Biz ona, şah damarından daha yakınız.

Yani hitap Insana,yalniz kulluk edene degil.
Ve bu ayet:
Yaratanin insanlar arasinda ayrım gözetmedigini degil,
Insanin Allah cc dan gizlisinin olamayacagini
Anlatan bir bilgidir.

Insanin yaratilma sebebi kulluk etmesi icindir.
Edenler cennete,
Etmiyenler cehenneme

51/56//Ben, cinleri ve insanları Bana ibadet etmeleri/
Benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.

Arabi hoca yine ayetleri cimbizlayip kelimeleri degistirerek
Tasavvufa Islamda yer acma cabasina devam etmektedir.
... Kulun ilahi yakınlık içerisinde olduğu, bu ilahi haberde apaçık bir şekilde ortaya konmuştur.....
Hicbir insanin Allah cc dan gizlisinin olamayacagini
Anlatan 50.16.ayeti; cimbizlayip ona KUL'a ozel ayricaligi ekleyip,
Her insanin kulluk eden seviyesinde oldugunu ilan etmistir.

Halbuki Allah cc
Hemen alttaki ayetlerde ayrimi ortaya koymustur.
51.59. Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır.
O halde acele etmesinler.

Ve onlari tehdit etmistir.
51.60. O vaat edildikleri günlerinden dolayı vay kâfirlerin haline!

Tabii Arabi hoca bu sasirtmayi bir sonraki iddaasina
Temel olmasi icin yapmaktadir.

Ve agzindaki soylemi disa vuruyor.
İmdi, Hakkın huviyetinin, kulu kendisi yapan uzuv ve yetilerin
Ta kendisi olmasından daha öte bir yakınlık sözkonusu olamaz.
Kul basliginda fiziksel ve dusuncesel olarak asil varligin
Allah cc olduguna demir atarak,
La mevcude illallahi
Kurana soyletmistir.

Vahdeti vucud sirki iste bu noktada baslamistir.
Böyle olunca kul, vehmolunan halkta
Müşahede olunan Haktır.
Seyhul ekber Arabi hoca
Halk=Hakktir.Diyor!

Bu yetmiyor hocaya,
Kulluk eden insan ile,sapkinlik eden insani
Ayni potada eritmeye basliyor.
Nitekim, iman sahipleri ve keşf ehli indinde,
Halk akılla-kavranabilir olan ve
Hak da duyumsanan ve müşahede olunandır.
Bu iki sınıfın dışında kalanlar için ise
Hak akılla-kavranabilir olan ve
Halk da müşahede olunandır
-dolayısıyla onlar, acı su menzilesindedir.-
- Ama iman sahipleri ve keşf ehli ise
Içeni kandıran
Tatlı ve lezzetli su menzilesindedirler.
Yani hepsi kulluk ediyorlar
Sadece lezzetleri/yontemleri farklidir diyor.
(Bak 40.cevap!)

Diyor,diyorda;
Allah cc kurdugu dinde
Bunun tersini iddaa ediyor.

32.12. Günahkârları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen:
"Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki, barışa/hayra yönelik iyi iş yapalım.
Artık kesin olarak inanıyoruz."

32.14. "Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın.
Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk.
Yaptıklarınıza karşılık o uzun süreli azabı tadın!"

Ve Allah cc insanlar arasindaki yaptigi KESIN ayrimi acikliyor.
32.18. Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu?
Hayır, eşit olmazlar!

Tekkeci dinci yobazlara ehl-i Kurandan kirkbirinci teblig:

7.169. Arkalarından, yerlerini alan halefler geldi. Bunlar, kitaba vâris olmuşlardı.
Şu basit dünyanın geçici menfaatini esas alıyorlar ve şöyle diyorlardı: "Biz zaten bağışlanacağız!"
Kendilerine, bir menfaat daha gelse onu da alıyorlardı.
Bunlardan, Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söymemelerine ilişkin kitap mîsakı alınmamış mıydı?
O kitabın içindekileri okuyup incelemediler mi?
Âhiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır.
Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?
... Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söymemelerine ilişkin kitap mîsakı alınmamış mıydı...
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Bir şey sorabilir miyim? Bu kadar hatası varsa Sn. Mopsy İbn-i Arabinin niye kimse eleştrimiyor? 44 sayfa döktürmüşsünüz..

Birde birşey soracağım? Dinde öncelik, ilim sahibi olmak mı? Yoksa Uygulamak mı? Öğrenmek ve paylaşmak için soruyorum.
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

Allah cc Diyor ki:
42.11. Gökleri ve yeri ortaya çıkarandır, Fâtır'dır O.
Size, benliklerinizden eşler yapmıştır; davarlardan da çiftler.
Bu tarz içinde üretiyor sizi.
O'nun benzeri gibi bir şey yoktur.
Gereğince işiten, gereğince görendir O.

ŞEYH MUHYİDDİN İBN-İ ARABİ
Sınırlı olduğumuz halde, biz nerede olursak olalım bizimle birlikte olduğunu söyledi
ta ki, bizim ta kendimiz olduğunu bize haber verene dek.
Böylece Hak, Kendisini ancak sınırlama yoluyla niteledi.

Allahu Tealanın, Leyse ke-mislihi şeyün [Şura Suresi.11] sözü de,
eğer ke mislihideki kaf harfini sıfat olarak düşünmeyip artıklı olarak kabul edersek,
Onun benzeri hiçbir şey yoktur anl***** gelir ki, bu da yine sınırlamadır.
Sınırlı olandan ayrışık olarak, o sınırlı olan olmamaklığıyla sınırlanmış olur.
Dolayısıyla, anlayan için, kayıtlanmamış kılma kayıtlamadır,
çünkü mutlak olan, kayıtlanmamışlıkla kayıtlıdır.

Eğer kaf harfini sıfat ön eki olarak kabul edecek olursak, ayet,
Onun benzeri gibi bir şey yoktur anl***** gelir ki,
bu şekilde de Hakkı sınırlandırmış oluruz.
Ve eğer bu ayeti, benzerliğin değillenmesi olarak aldığımızda,
anlayış ve doğru haber yoluyla Hakkın şeylerin ta kendisi
olduğunu kuşkuya yer kalmaksızın bilmiş oluruz.

Ve şeyler, her ne kadar sınırları birbirinden farklı da olsa, sınırlıdırlar.
Ve Hak, her sınırlı olanın sınırıyla sınırlıdır.
Ve dolayısıyla herbir sınır, Hakkın sınırıdır.
HUD KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ AHADİYYE -Fususel Hikem

Arabi hoca Allah cc nun insan gibi SINIRLI oldugunu iddaa ediyor.
sınırlı olduğumuz halde, biz nerede olursak olalım bizimle birlikte olduğunu söyledi
ta ki, bizim ta kendimiz olduğunu bize haber verene dek.
Böylece Hak, Kendisini ancak sınırlama yoluyla niteledi.


Halbuki O sinirsiz/dilegine bagli olarak verir
Dolayisiyla sinirsizliga sahiptir.
42.12.Göklerin ve yerin kilitleri/anahtarları O'nundur. Rızkı, dilediğine açıp bol bol verir. Kısarak, ölçüyle de verir. Gerçek şu ki, O herşeyi en iyi biçimde bilmektedir.
Ve:
16.96. Sizin yanınızdaki tükenir ama Allah'ın yanındaki sonsuza dek kalıcıdır.
Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka vereceğiz.

Arabi hoca Kuranin verdigine TESLIMIYET yerine
Kelimelerdeki harfleri baglamindan alip
Harf KABUL-EGER bulmacalarina kapiliyor.
Allahu Tealanın, Leyse ke-mislihi şeyün [Şura Suresi.11] sözü de,
eğer ke mislihideki kaf harfini sıfat olarak düşünmeyip artıklı olarak kabul edersek,
Onun benzeri hiçbir şey yoktur anl***** gelir ki, bu da yine sınırlamadır.


Allah cc sozlerinin ise asla degistirilmiyecegini soyluyor.
6.115.Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet bakımından tamamlanmıştır.
O'nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur.
En iyi işiten, en iyi bilendir O.

Arabi hoca;aslinda Allah cc nun sinirsizliginda sinir oldugu ahkamini keserek
Matamatikte sahikalik tasliyor.
Sınırlı olandan ayrışık olarak, o sınırlı olan olmamaklığıyla sınırlanmış olur.
Dolayısıyla, anlayan için, kayıtlanmamış kılma kayıtlamadır,
çünkü mutlak olan, kayıtlanmamışlıkla kayıtlıdır.


Halbuki yarattigina DILEDIGINCE hukmuyle,sinir koyan Odur!
42.10. Herhangi bir şeyde ihtilafa düştüğünüzde onun hükmü Allah'a bırakılır.
İşte budur Rabbim olan Allah! Yalnız O'na güvenip dayandım;
yalnız O'na yönelirim ben.
... hükmü Allah'a bırakılır....

Arabi hoca ayetin gercek anl***** donuyor.
Bunun da Allah cc sinirlanmistir demek oldugunu
Iddaa ediyor.
Eğer kaf harfini sıfat ön eki olarak kabul edecek olursak, ayet,
Onun benzeri gibi bir şey yoktur anl***** gelir ki,
bu şekilde de Hakkı sınırlandırmış oluruz.


Ve yetmiyor;Arabi hoca BENZERligin eslesmemesi
Seklinde algilatmaya calisarak,
Insanin Allah cc birlesimini saglariz diyor.
Ve eğer bu ayeti, benzerliğin değillenmesi olarak aldığımızda,
anlayış ve doğru haber yoluyla Hakkın şeylerin ta kendisi
olduğunu kuşkuya yer kalmaksızın bilmiş oluruz.


Tasavvuf seyhlerinin ekberi,evliyasi Arabi hoca
Muslumanin soyle bir ayeti okuyacagini hesaplamamis galiba
6.116. Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.
Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.

Ve
Sure-i Ihlasi:
112.1. De ki: O, Allah'tır; Ahad'dır, tektir!
112.2. Allah'tır; Samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir!
112.3. Ne doğurmuştur O, ne doğurulmuştur!
112.4. Hiç kimse O'nun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz!

Ve
16.62.Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar.
Dilleri de yalan düzüp donatıyor:
En ileri güzellik onlarınmış!
Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır.
Ve ona en önden gideceklerdir.

Arabi hoca:Allah cc nun SINIRLI bir Yaratici
Oldugunu ispatladiktan(!?) sonra;
Yine sinirli yaratilan insanla sinirlarini eslestiriyor.
Ve şeyler, her ne kadar sınırları birbirinden farklı da olsa, sınırlıdırlar.
Ve Hak, her sınırlı olanın sınırıyla sınırlıdır.
Ve dolayısıyla herbir sınır, Hakkın sınırıdır.


Yaratilanlar sinirli varliklardir.
Cunku Yaratan onlarin varlik sebebini
Bir sinirla anlatir.KUL....
KUL luk etmeleri icin Yarattim!
51.56. Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp,
Değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.

Yani SINIRLI olmanin kaynagi Yaratilmis olmak.
Ancak Allah cc Yaratilmamistir.
Dolayisiyla kulluk edecek kimsesi yoktur.
Ve
Sinirsizligi paylasabilecegi bir ORTAGI/SERIKI yoktur.
Siniri(!?) disindakileri koruyacak,
Acizligini ortecek bir dosta IHTIYACI da yoktur.
17.111. Şöyle de: "Hamt, o Allah'a özgüdür ki, çocuk edinmemiştir;
mülk ve yönetiminde ortağı yoktur;
âcizlik yüzünden dost edinmemiştir."
Ve tekbir edip yücelt O'nu!

Arabi hoca /hocacilar Kuranin AKSINE bir DINI
Tasavvuf felsefesinin korumasyla Islama enjekte ediyorlar.
Bunlar Peygemberden NAKIL ile geldi! Kuranin ACIKLAYICISI odur.
Diyerek sozlerine DELIL yapmistir.
AMA
Unuttuklari birsey var:
Peygamberin sahit ve
KURANin aciklayici oldugu....
16.89. Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız.
Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz.
Sana bu Kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet,
Müslümanlara da bir müjde olsun.
SADAKALLAH!

Tekkeci dinci yobazlara ehl-i Kurandan kirkikinci teblig:
13.16. De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "Allah."
De ki: "O'nun yanında başka evliya mı/destekçiler mi edindiniz?
Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller."
De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah'a, tıpkı O'nun yarattığı gibi yaratan
Ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?"
De ki: "Allah'tır her şeyi yaratan, O'dur Vâhid ve Kahhâr olan."
... yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?"...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt