Franz kafka

Merhaba!

Sn.Rabia!
Taek von doo... uyarinizdan sonra simdi de Herr.Franz!
Inanin beni saskinliga surukluyorsunuz.

Melankoli siirlerinden birden cag atladiniz.
Ben sadece sizi tebrik ederim.

Yalniz her sitede rasladigim bir sey var.
3 Temmuz 1883 yılında doğan Franz Kafka, Praglı bir yahudiydi. Yahudi olduğu için Almanlar tarafından sevilmiyor ve Almanca konuştuğu içinse Çek"ler tarafından hor görülüyordu.
Onun Almanca konusmasi,aslen Polonya/Reichtag yahudi orjinli olmasidir.
Yani Munichte dogan,diyarbakirli bir cocugun Turkce/kurtce konusmasi gibi.

Bu orjinde olmiyan yahudi aileleri cekce konusmaktaydilar.
Herr.K farkli bir Rabin gurubu uyesidir.
 
Gustav Janouch: 'Kafka ile Söyleşiler'den...
Merhaba!

Kafka’yı makamında bir Reclam - Bücherei sıralacını incelerken bastırmıştım.
“Kitap başlıklarından kafayı buluyorum” dedi Kafka. “Kitaplar uyuşturucu gibi.”

Çantamı açtım ve içindekileri gösterdim. “Sayın Doktor, ben bir esrarkeşim.”
Şaşırmıştı Kafka.
“Yepyeni kitaplar!”

Çantamı onun yazı masasına boşalttım. Kafka hızla kitapları elinden geçirdi ardı ardına, sayfaları hızla çevirdi, oradan buradan bazı parçalar okudu ve kitapları bana geri verdi.
“Peki sen bunların hepsini okuyacak mısın?”

Başımı salladım.
udaklarını büzdü Kafka.
“Çok zaman harcıyorsun ıvır zıvırlara. Günümüz kitaplarının çoğu güncel yaşamımız üzerine gelip geçici eleştiriler. Ortadan çok çabuk kalkıyorlar. Daha çok eski kitaplar okumalısın. Eski eserleri -Goethe. Eskiler yaşamın en derin anlamını ortaya koyuyor -sürekliliği. Yeni olan şeyler, en gelip geçici olan şeylerdir. Bugün güzeldir, yarınsa gelip geçici ve gülünçtür. Yazın böyledir.”

“Peki ya şiir?”
“Şiir yaşamı değiştirir. Bazen daha da beterdir.”

Kapı vuruldu. Babam içeri girdi.
“Oğlum ve mirasçısı, sizler baş belası mısınız?”

Gülümsedi Kafka.
“Yo hayır! Şeytanlardan ve cinlerden söz ediyoruz.”
kaldirimcocuklari.blogspot.com
 
Merhaba
"Kanımca, yalnızca insanı ısıran ve iğneleyen kitaplar okunmalı okunacaksa.
Eğer okuduğumuz kitap, kafamıza vuracağı bir yumrukla bizi sarsmazsa, neden oturup okuyalım o kitabı?
Senin yazdığın gibi, bizi mutlu etmesi için mi? Aman Tanrım, yok daha neler;
kitaplarımız olmasaydı da mutlu olabilirdik pekâlâ ve çok sıkıştık mı,
bizi mutlu edecek kitapları oturup kendimiz de yazabilirdik.

Oysa bizim, gereksindiğimiz kitaplar, bizi acılara boğan bir mutsuzluk gibi,
kendi canımızdan da çok sevdiğimiz birinin ölümü gibi,
tü m insanlardan uzak ormanlara sürgüne gider gibi, bir intihar gibi bizi etkileyen kitaplardır;
kitap dediğin, bir balta olmalıdır, içimizdeki donmuş denizi kırmaya yarayan.
herr F.Kafka/Mektuplar
 
Merhaba

..Bakışları,
taş ocağına bitişik evin en üst katına doğru kaydı. Pnecerelerden
birinin kanatları, bir ışık çakar gibi ansızın açılıverdi. Uzakta ve
yukarıda, zayıf ve ince bir insan, hızla ileri atılıp pencereden
dışarıya doğru iyice eğildi ve kollarını da ileri uzattı. Kimdi bu? Bir
dost mu? İyi yürekli birisi mi? Yardım etmek isteyen biri mi? Tek bir
kişi mi? Yoksa hepsi mi? Hala daha yardım gelebilir miydi? Unutulmuş
itirazlar var mıydı? Mutlaka vardı bunlar. Gerçi insanın yaşama
istencinin karşısında hiçbir mantık duramaz...

Dava - Franz Kafka
 
Merhaba

ilk günah'tan bu yana iyi ve Kötü'yü ayırt etme yeteneğimiz birbirine denk bulunmaktadır;
yine de önemli üstünlüğümüzü özellikle ikincisinde görürüz.

Ama ancak iyi ve Kötü'nün ötesinde gerçek değişiklik başlar.
Bunun karşıtı görünüm şu nedene dayanıyor:
Kimse tek başına bilmekle yetinemez, aynı zamanda bilişine uygun davranmak zorundadır.
Gelgelelim, bunun için gerekli güç, yaradılıştan ona verilmiş değildir;
dolayısıyla kendisini yoketmeden duramaz, söz konusu gücü ele geçiremeyeceği rizikosuna karşın
kendini uzak tutamaz bundan, ama böyle bir denemeden başka yapacağı şey de kalmamıştır.
(Bilme ağacının meyvasından yeme yasağının çiğnenmesine karşı ölümle tehditte saklı yatan anlam işte budur;
belki eceliyle ölümün başlangıçtaki anlamı da bundan başkası değildi.)

Ne var ki, kendini yoketme denemesinden de insanoğlu korkmakta,
böyle bir şeye kalkışmaktansa İyi ve Kötü'yü ayırt etme yeteneğinden başlangıçtaki gibi bir yoksunluğu yeğlemektedir,
(ilk Günah deyimi de, ilgili korkuya dayanıyor); ama olmuş bir şey olmamış duruma getirilemez,
yalnız bir siliklik ve bulanıklık içerisine itilebilir.

Bu amaç için birtakım nedenler uydurulup, öne sürülür.
Tüm dünya böylesi nedenlerle doludur, hatta gözle görülen bütün bu dünya,
belki bir an için dinlenmek isteyen insanın başvurduğu nedenden başka bir şey değildir.
Bilme olgusunu bozma, bilmeyi amaca dönüştürme yolunda bir deneyiş.
 
Franz Kafka günlüklerinden bir film

Merhaba


Yarattığı atmosfer ve üslupla ile 20.yy'ın tüm edebi ve düşünsel algılamalarına damga vuran
Franz Kafka'nın yazdığı günlüklerinden yönetmen Piotr Dumala'nın uyarladığı animasyon film
usta yazarın hayatıyla ilgili doneler içeriyor.1992 yapımı o animasyon film:
 
Franz Kafka, Almanca konuşan Bohemyalı Yahudi roman ve hikâye yazarıdır. 20. yüzyıl edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
 
Üst Alt