• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Fazla kültür Göz çıkarmaz

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Fazla kültür Göz çıkarmaz

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba




Sunuluş Şekli:
Bir Paradigma değişikliği

Birinci Bölüm:
Girdideki olağanüstü küçük bir değişimin
bile, sözde basit belli dinamik sistemleri-
örneğin hava, kalp fonksiyonu, borsa vb.-
zıvanadan çıkartmaya yetebileceği.

Girdideki olağanüstü bu küçük değişimler
kaçınılmaz olduğundan, bu tür sistemleri
doğaları gereği öngörülemez, yani belirli
bir miktarda kaos içeren sistemler olarak
değerlendirmek zorunludur.

İkinci Bölüm:
Düzensizliğin altında düzen yatar; kaotik
davranış da basit kurallara tabi olur ve de
tanınabilen kalıplar oluşturur. Bundan öte,
davranışı matematiksel modeller çevirir,
sonra da bilgisayarda modellerin grafiğini
çizerseniz, insanların görebilmek için asit
damlatmak zorunda kaldığı türden görsel
malzemeler elde edersiniz.

Zaman Çerçevesi:
Meteorolog Edward Lorenz, kaotik hava
olaylarını bilgisayara kaydetmeye altmışlı
yıllarda başladı, çeşitli alanlarda çalışan
bilimciler 1970'li yıllar boyunca rastgele
davranışları araştırma ihtiyacı duydular.
Zamanla bu konular üzerinde birbirleriyle
konuşmaya başladılar.

Ama kaos teorisinden bizlerin gerçekten
haberdar olması, CHAOS adlı çok satan
kitabın bilimin Talk-Show programlarına
soktuğu 1987 yılını buldu.

Büyük İlerleme:
Bilimcileri, derinden bağlandıkları işi sona
erdiren olarak öngörülebilir, saat gibi tıkır
tıkır işleyen bir evren fikrini çöpe atmak,
ve gerçek bir Barnum & Bailey dünyasıyla
temasa geçmek zorunda bıraktı.

Herkesin verilere değişik bir yolla bakmasını
sağladı; birdenbire, bir sistemin kararlı ve
yasalara uygun davranışları olduğu kadar
aksaklıkları da olduğu açığa çıktı ve bunların
da incelenmeye değer oldukları görüldü.



Gişe Çekiciliği:
Zamanın ruhuna uygundur. Tanıdığımız şekliyle
gerçekliği epey doğru yansıtıyor gibi görünüyor.
Sıradan insanların, en azından 'kaos' sözcüğünü
bildikleri için kendilerini bilime daha yetenekli ve
yatkın hissetmelerini sağlıyor.

Aynı zamanda rahatlatıcı da; terör bombalarının,
suikastların, hızla çoğalan virüslerin ve delikanlı
şoförlerin bile, bir çeşit kozmik düzenin parçaları
olduklarını, doğal yasalara tabi olduklarını ve bu
nedenle kontrol altına alınabilineceklerini de ima
ediyor.

Eleştirenlerin İtirazları:
Bu kadar yaygara kopartacak ne var? Doğrusal
olmayan dinamiklere ilişkin(bu dikkat çekici isim
olmasa o kadar korkutucu olmayacak, değil mi?)
araştırmaların ortaya koyduğu tek şey, yanlış bir
varsayımı - Newton dünyasının ön görülebilir bir
dünya olduğu varsayımını - düzeltmekten ibaret
olmuştur.

Bu onu, doğru yönde atılmış bir adım yapar.
Buraya kadar tamam, ama devrimci bir düşünce
yapmaz.

Taraftarların Savunmaları:
"Yaptığı tek şey , yanlış bir varsayımı düzeltmekten
ibaret olmuştur"
demekle ne dediğinizin farkında mısınız?
O yanlış varsayım, 200 sene boyunca bilimi çarpıtıp
durmuştur!


O zaman pekalâ şöyle de diyebilirdiniz:
"Newton'ın yaptığı tek şey, evrenin işleyişi hakkındaki
birkaç yanlış varsayımı düzeltmekten ibaret olmuştur.
"

Ya da,
"Einstein' ın yaptığı tek şey, kütle ve enerji hakkındaki
bazı yanlış varsayımları düzeltmekten ibaret olmuştur.
"

Bize Kalırsa Meselenin Aslı:
Herkes kaos teorisini, o anki koşullara ve/veya kendi
durumuna uydurmak/uyarlamak için uğraşıp duruyor.
(dünyanın tanrı tarafından döndürüldüğünün bir kanıtı
olarak ona atıfta bulunan Angelikan rahipten tutun bu
sonbaharda niçin bazı kişilerin balo giysileri bazılarının
deri pantalonlar giydiğini açıklamak için onu kullanan
moda editörüne kadar); ve işte bu durum, bilimcilerin
bu teoriyle aslında neyi murat etmiş, neyi hedef almış
olduklarını anımsamayı güçleştiriyor.

Öyleyse Ne İşe Yarar?:
Nükleer ergimeleri ve kalp krizlerini ve borsada oluşan
dalgalanmaları öngörmekten, gaz ocaklarının, "akıllı"
bilgisayarların ve müzik setlerine bağlanan "hoş ışık"
gösterisi tesisatlarının imaline kadar birçok teknolojik
uygulaması var ve şimdi bütün bunları büyük gayretle
yapanlar, Japonlar.

J. Jones - W. Wilson
Fazla kültür Göz çıkarmaz
Boyner Holding Yayınları
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba



Mitchell Feigenbaum:
Bay Kaos olarak tanınır; Kaos Teorisi matematiğinin,
metodolojisinin büyük bölümünü oluşturmuş fizikçi.

Edward Lorenz:
Kelebek Etkisi terimini kazandırmış,meteorolog.

Benoit Mandelbrot:
Bize Fraktal terimini kazandırmış matematikçi.

James Yorke:
Kaos terimini kazandıran matematikçi.

James Gleick:
New York Times muhabiri.

Kaos:
Yeni bir Bilim Yaratmak/Chaos: Making a New
Science, adlı kitabın yazarı. kitap öylesine yaygın bir
üne kavuştu ki, bir çok insan bu teoriyi Gleick'in icat
ettiğini sanıyor.

Pazar Potansiyeline Sahip Bağlantılı
Düşünceler:

Kelebek Etkisi:
Edward Lorenz'in, havanın öngörülemezliği ile ilgili
1960 tarihli gözlemi; bugün Brezilya'da kanatlarını
çırpan kelebeğin üç hafta geçtikten sonra Texas'ta
kasırgaya yol açabilmesi. Bu örnek, kaos teorisinin
başlangıç durumuna hassas bağlılık yani girdilerde
çok küçük bir değişikliğin çıktıda büyük bir farklılığa
yol açabilmesi şeklindeki temel ilkesini aydınlatıyor.

Tuhaf Çekici Ögeler:
Bu örüntü halindeki veri noktacıklarından meydana
gelen bilgisayar canlandırması, spesifik bir dinamik
sistemin kaotik davranışının görsel bir modeli/form.
Davranışın, bu tür örüntüler oluşturmaya zorlanmış
gibi göründüğü gerçeği, görünürdeki kaosu yöneten
bir tür yapının ya da yasanın varlığına işaret ediyor.

Bir tuhaf çekici öğe, örneğin, Kenya'daki zürafaların
nüfus artışını ya da Santa Monica otoyolundaki trafik
sıkışıklığı haftalık maliyetini gözler önüne serebilir ve
bilgisayar ekranına yansıyan bu sonuçlar, dehşetten
dört açılmış bir çift göze halkalı kurabiyeler gibi yada
ilmik ilmik olmuş kurdeleler biçiminde gözükebilir.

Fraktal:
Kısmen kendine benzer olan, yani herhangi bir parçası
bütününe önemli ölçüde benzeyen düzensiz bir örüntü
için Benoit Mandelbrot'ın kullandığı sözcük.

Karnıbahar küçük çiçeklerinin her biri bitkinin bütününe
benzer, ama en klâsik örnek İngiltere'nin kıyı şerididir;
ister bir uydudan kilometreler olsun veya bir büyüteçle
santimetreler olarak ölçülsün, aynı tipte ve derecedeki
kıvrım ve büklümlerin görüleceğinden eminizdir.

Yan Ürün:
Karmaşıklık Teorisi; basit elementlerin/ana unsurların,
karmaşık sistemleri nasıl oluşturduğunu, örnek olarak,
beyni oluşturmak için beyin hücrelerinin nasıl biraraya
gelebildiğini;
Termodinamiğin ikinci ilkesine karşıt olarak, ilk evrenin
karmakarışıklığı gibi bir kaosun kendisini, gökadalar ve
gezegenler ve de yıldızlar gibi ürkütücü karmaşıklıktaki
nesneler biçiminde nasıl örgütleyebildiğini açıklamaya
çalışır.

J. Jones - W. Wilson
Fazla kültür Göz çıkarmaz
Boyner Holding Yayınları
 
Üst Alt