Farz Zekât

mopsy

Emektar
Üye
AHKAM AYETLER TEFSIRI'nden; Farz Zekât

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Salâtı ikame edin ve zekâtı (yani, mallarınızın zekâtını} verin ve Allah'a karz-ı hasen takdim edin {yani, gönül hoşluğu ile ve ecrini O'ndan bekleyerek borç verin}. Nefisleriniz için önden ne hayr {ya ni, farz yahut nafile ne tür sadaka} gönderirseniz, onu {yani, onun mükâfaatım}, Allah yanında daha hayırlı {yani, Allah'ın nezdindeki sevabının verdi ğimizden daha üstün} ve ecir bakımından daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'a istiğfar edin {yani, günahlarınız için Allah'tan mağfiret dile yin} .. Doğrusu Allah gafurdur, rahimdir. (Müzzem-mil/20)

Dedi: Bu Mekke'de idi. Bununla beş vakit namaz ile belirli bir miktar söz konusu olmaksızın -zekât farz kılın mış oldu. Nebî (s.a) Medine'ye hicret edince zekâtın miktarı belirlendi.

Medine'de Bakara süresindeki şu buyruklar indi:
Salâtı ikame edin, zekâtı {yani, farz olan zekâtı} verin. Nefisleriniz için Önden ne hayır {yani, sada ka olarak ne mal} takdim ederseniz, Allah yanında onu {yani, onun sevabım, ecrini) bulursunuz. Şüp- ' yl|!ı hesiz Allah yaptıklarınıza haşirdir. (Bakara/110) .

Ayrıca Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
O halde gücünüz {yani, takatiniz} yettiğince Al lah'a ittika edin, dinleyin {yani, O'nun Öğütlerini!, ; itaat edin {yani, O'nun emirlerine}. Kendiniz için hayır olmak üzere infak edin {yani, Allah'ın hakkını ödeyerek mallarınızdan infak edin}. Kim nefsi nin cimriliğinden korunursa, işte onlar felaha erenlerdir {yani, kim Allah'ın malındaki hakkını verecek olursa o umduğunu elde eder. Malının zev-kâtını veren de, nefsinin cimriliğinden korunmuş olur}. (Teğâbün/16)

el-Horasani- Yayınevi/ İşaret
 
Üst Alt