• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Evrimdeki Ara Türler Neden Yaşamıyorlar?

Okunuyor :
Evrimdeki Ara Türler Neden Yaşamıyorlar?

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Evrimdeki ara türler neden bugün yaşamıyorlar?

Evrimsel süreçte türlerin diğer türlerle olan ortak atalarından bu yana birçok ara türden geçerek bugünkü formlarını aldıkları bugün en net bilinen doğa gerçeklerinden biridir. Ancak örneğin insanın şempanzelerle olan ortak atalarından bugüne geçen 6 milyon yıllık evrimsel süreçte var olmuş 30'dan fazla insan ve insansı türü bugün neden yaşamamaktadır ve sadece Homo sapiens hayattadır? Diğer türlerin ataları bugün nerededir?

Aslında bu tam olarak doğru bir soru değildir, çünkü incelediğiniz tür sayısını arttırdıkça, evrimsel sürecin derinliklerinden bugüne birden fazla türün ulaşabildiğini göreceksinizdir. Örneğin evet, insana giden evrim dalında sadece Homo sapiens hayatta kalıp günümüze kadar ulaşabilmiş, süreç içerisinde tüm diğer ara türler elenmiş ve yok olmuştur. Örneğin var olmuş en yakın kuzenimiz Homo neanderthalensis (Neandertal İnsanı) sadece 20.000 yıl kadar önce yok olmuştır. Ancak şu anda yaşayan en yakın kuzenimiz olan şempanzelerin koluna baktığımızda, 6 milyon yıl önce insanlara giden koldan ayrıldıktan sonra, günümüzden 2 milyon yıl önce meydana gelen bir dallanma sonrasında günümüze kadar 2 farklı türün ulaştığını görürüz: Pan troglodytes (şempanze) ve Pan paniscus (Bonobo). Daha farklı türlerde, günümüze kadar birçok türün yakın kuzenlerinin ve hatta "atalarının" ulaştığını görürüz.

Sorunun doğrudan cevabına dönecek olursak: bu duruma atanın yerini alma denmektedir ve evrimin nasıl gerçekleştiği düşünülecek olursa, ataların (ve dolayısıyla "ara türlerin") oldukları gibi neden günümüze ulaşmadıkları anlaşılacaktır: evrim, bir türün farklı izolasyonlar sonucu bölünmesi neticesinde o türden yeni grupların oluşması ve bunların farklılaşmasıyla nihayetinde yeni türlerin evrimleşmesidir. Genellikle, bir gruptan koparak oluşan yeni tür, daha fazla çevresel koşula adapte olacağı için, göreceli olarak sabit kalan atasından daha başarılı olacaktır. Ata konumundaki tür, bulunduğu coğrafyada kalarak özelliklerini büyük oranda koruyabilir; ancak aynı türün ayrılan grubu, giderek farklılaşacak ve daha geniş bir çeşitliliğe adapte olacaktır. Böylece, eğer atasının yaşam alanlarını işgal edecek olursa (ki bu neredeyse her zaman olur), atasından daha adaptif olarak onu zaman içerisinde yok edecektir.

Ataların veya ara türlerin günümüze ulaşmamasının bir diğer nedeniyse, evrimsel bir yanılgıya düşüyor oluşumuzdur. Yine eskiden aynı türden olup, birbirinden giderek farklılaşan iki grup düşünün: bunlardan biri oldukça farklılaşarak tamamen ayrı bir türe evrimleşsin. Diğeri ise, halen atasal konumda uzun süreler kalabilir; ancak o coğrafyanın ve koşulların zaman içerisinde değişmesiyle, halen ata konumunda olan popülasyonlar da, günümüze giderek değişerek ulaşacaktır. Çünkü evrim neredeyse hiçbir zaman kaçınılmazdır. Bu sebeple, bugün dönüp baktığımızda "ara türlerin" yok olduklarını düşünürüz; halbuki o türlerin bazıları atasal özellikleri büyük oranda taşıyarak günümüze kadar ulaşmış canlılardır. Daha büyük ölçekteyse, atasal türler genelde yok olurlar, çünkü torun türler atalarına göre daha yüksek uyum başarısına sahiptirler ve çoğu zaman atalarının yok olmalarına neden olurlar.
Kaynak : http://evrimagaci.org/soru-cevap/23/
 

meridyen2

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Ünlü Darwinist paleontolog Niles Eldredge:

"Ayrı türlere ait fosillerin, fosil kayıtlarında bulundukları süre boyunca değişim göstermedikleri, Darwin'in Türlerin Kökeni'ni yayınlamasından önce bile paleontologlar tarafından bilinen bir gerçektir. Darwin ise gelecek nesillerin bu boşlukları dolduracak yeni fosil bulguları elde edecekleri kehanetinde bulunmuştur... Aradan geçen 120 yılı aşkın süre boyunca yürütülen tüm paleontolojik araştırmalar sonucunda, fosil kayıtlarının Darwin'in bu kehanetini DOĞRULAMAYACAĞI AÇIKÇA GÖRÜLÜR HALE GELMİŞTİR. Bu, fosil kayıtlarının yetersizliğinden kaynaklanan bir sorun değildir. FOSİL KAYITLARI AÇIKÇA SÖZ KONUSU KEHANETİN YANLIŞ OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. Türlerin şaşırtıcı bir biçimde sabit oldukları ve uzun zaman dilimleri boyunca hep statik kaldıkları yönündeki gözlem, "kral çıplak" hikayesindeki tüm özellikleri barındırmaktadır: Herkes bunu görmüş, ama görmezlikten gelmeyi tercih etmiştir. Darwin'in öngördüğü tabloyu ısrarla reddeden hırçın bir fosil kaydı ile karşı karşıya kalan paleontologlar, bu gerçeğe açıkça yüz çevirmişlerdir."
N. Eldredge, and I. Tattersall, The Myths of Human Evolution, Columbia University Press, 1982, s. 45-46

Ali Demirsoy:

âEvrimde açıklanması en zor olan kademelerden biri de bu ilkel canlılardan, nasıl olup da organelli ve karmaşık hücrelerin meydana geldiğini bilimsel olarak açıklamaktır. Esasında bu iki form arasında gerçek bir geçiş formu da bulunamamıştır. Bir hücreliler ve çok hücreliler bu karmaşık yapıyı tümüyle taşırlar, herhangi bir şekilde daha basit yapılı organelleri olan ya da bunlardan birinin daha ilkel olduğu bir gruba veya canlıya rastlanmamıştır. Yani taşınan organeller her haliyle gelişmiştir. Basit ve ilkel formları yoktur.â Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara, Meteksan Yayınları, s.79

S. M. Stanley (John Hopkins Üniversitesi):

Bilinen fosil kayıtları kademeli evrim ile uyumlu değildir ve hiçbir zaman olmamıştır... Paleontologların çoğunluğu, delillerinin Darwin'in bir türün değişimine götüren çok küçük, yavaş ve giderek biriken değişiklikler üzerine yaptığı vurguyla çelişir durumda olduğunu hissetmiştir... Onların hikayeleri de örtbas edilmiştir.
S. M. Stanley, The New Evolutionary Timetable: Fossils, Genes, and the Origin of Species, Basic Books Inc. Publishers, N.Y., 1981, s.71

Science dergisi:

Evrimsel biyoloji ve paleontoloji alanlarının dışında kalan çok sayıda iyi eğitimli bilim adamı, ne yazık ki, fosil kayıtlarının Darwinizm'e çok uygun olduğu gibi bir yanlış fikre kapılmıştır... Darwin'den sonraki yıllarda, onun taraftarları bu yönde (fosiller alanında) gelişmeler elde etmeyi ummuşlardır. Bu gelişmeler elde edilememiş, ama yine de iyimser bir bekleyiş devam etmiş ve bir kısım hayal ürünü fanteziler de ders kitaplarına kadar girmiştir.
Science, July 17, 1981, s.289

Neville George (Paleontolog, Glasgow Üniversitesi) :

Fosil kayıtlarının (evrimsel) zayıflığını ortadan kaldıracak bir açıklama yapmak artık mümkün değildir. Çünkü elimizdeki fosil kayıtları son derece zengindir ve yeni keşiflerle yeni türlerin bulunması imkansız gözükmektedir... Her türlü keşfe rağmen fosil kayıtları hala (türler arası) boşluklardan oluşmaya devam etmektedir.
T. N. George, "Fossils in Evolutionary Perspective", Science Progress, vol. 48, January 1960, s.1

Antropolog Jeffrey H. Schwartz:

"Pek çok paleontolog fosil kayıtlarında, kayıp halkaları bulmak yerine, sadece büyük boşluklarla ve bugüne kadar kaydedilmiş fosil türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi." (Schwartz, Jeffrey H., Sudden Origins, 1999, s. 89)

Edmund J. Ambrose (Londra Üniversitesi'nde hücre biyolojisi profesörü):

"Jeolojik araştırmaların bugün gelinen safhasında, jeolojik kayıtlarda, Yaratılışçıların, Allah'ın her bir türü ayrı olarak yarattığı düşüncesine ters düşecek hiçbir bulgu yoktur..." (Dr. Edmund J. Ambrose, The Nature and Origin of the Biological World, John Wiley & Sons, 1982, p. 164)

D.B. Kitts (Oklahoma Üniversitesi, Bilim Tarihi Profesörü):

Evrim, türler arası geçiş formalarını gerektirir, ama paleontoloji bunu evrimcilere vermemiştir. (D.B. Kitts, Paleontology and Evolutionary Theory (1974), p. 467)

Mark Czarnecki (Evrimci paleontolog):

Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. TÜRLER ANİDEN OLUŞURLAR VE YİNE ANİDEN YOK OLURLAR.

Carlton E. Brett:

Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? FOSİL KAYITLARININ BU SORUYA CEVABI; "HAYIR"DIR.

Dr. Colin Patterson (Paleontolog):

Herhangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz - BÖYLE BİR FOSİL KAYDI MEVCUT DEĞİL.

John Adler ve John Carey:

Türler arası formları ne kadar fazla sayıda bilim adamı ararsa, o kadar fazla hayal kırıklığına uğruyor.

Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi):

Gerçek bir evrimci hiçbir zaman, yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosil kayıtlarını kullanmamaktadır.

Hoimar Von Ditfurth:

Geri dönüp baktığımızda, neredeyse ıstırapla aranan o geçiş biçimlerini bir türlü bulamamış olmamıza şaşırmamamız gerektiğini anlıyoruz. ÇÜNKÜ BÜYÜK OLASILIKLA BÖYLE BİR ARA AŞAMA HİÇ VAR OLMADI.

Tom Kemp (Oxford Üniversitesi):

Bir nesilden diğerine türlerin birbirine geçişinin mümkün olduğunu gösterecek tek bir kayıt örneği yoktur.

Prof N. Heribert Nilsson (Lund Üniversitesi, İsveç, Ünlü evrimci botanikçi):

Evrimi, 40 yıldan fazla süren bir deney ile kanıtlama teşebbüslerim sonunda başarısızlıkla sonuçlandı⦠Fosil materyali şu anda o kadar tamdır ki, yeni sınıflar oluşturmak mümkün olmuştur ve geçiş dizilerinin bulunmayışı, materyal eksikliği ile açıklanamaz bulunmaktadır. (Fosil kayıtlarındaki) boşluklar gerçektir; asla tamamlanamayacaklardır.
 
Üst Alt