• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Evrensel Bir Teori Olarak Allah

Okunuyor :
Evrensel Bir Teori Olarak Allah

AllameL

Amatör
Uzaklaştırıldı
İlginç bir başlık olduğunu biliyorum. İlk baştan sizlere şaşırtıcı gelecektir, ancak, okuduğunuzda, yazılanların gayet kolay anlaşılabilen ve doğru şeyler olduğunu görebilirsiniz.

Yazıma başlamadan, bu yazının herkese hitap etmediğini belirtmeden geçemeyeceğim. Tercihen en az lisans düzeyinde, veyahut daha üstü, ya da hiç değilse teori nedir, tez nedir, hipotez nedir, vesair konularda fikir sahibi olunmalıdır. Ayrıca dini konularda belli bir seviyede bilgisi bulunmak da faydalı olabilir.

Bir teori olarak Allah konusuna, Allah nedir sorusu ile başlamamız gerekir. Her dinin Allah tanımı birbirinden küçük farklılıklar göstermekle beraber, aynı zamanda her dinin kendi içinde bir çok ana kolları bulunup, her bir kol birbirinden ayrı düşünmektedir. Bununla beraber, ortak olan ve bilinen, aynı zamanda islam ile çelişmeyen belli başlı bir tanım yapmak mümkündür.

Bilimsel olma adına, tanımımızı en genel kullanım alanı olan wikipedia'dan alıyorum:

Allah (Arapça: ﺍﷲ (yardım·bilgi)), Kur'an'da tanımlanan tek, zıddı ve benzeri olmayan yaratıcının adı. Allah adı, Allah'ın zatını (Zat-i Akdes, En Kutsal Öz) içermesi dolayısıyla, bütün sıfatlarını ve En Güzel Adlar'ın (Esma-ül Hüsna)[1] ifade ettiği anlamları da içerir. Diğer adları, yalnızca ad almış durumlarını (müsemma) içerirler, sıfatlarını içermezler. Bu nedenle "Allah" adı İslam'daki Uluh-iyetin, özel adıdır (ismi hâss). Müslümanlar, Allah lafzının ardından Celle Celaluhu (c.c.) veya Teala (Yüce) gibi övücü sözler kullanırlar

Kelime kökeni itibariyle Allah, ilah kelime kökünden gelir ; ilah ise tapınılan şeydir. En genel anlamda Allah kelimesi, yani diğer dillerdeki karşılıklarıyla beraber düşünecek olursak , "her şeyi yaratan" manasındadır. Yani, tapınıp tapınılmamasından bağımsız olarak, "her şeyi yaratma" fiili, Allah olmak için başlı başına yeterlidir ve gereklidir.

Konunun detayına girmeden önce; Öncelikle, neden durup dururken bu konuya eğildiğimizi açıklayayım. Bir başka ifadeyle, kendi görüşümüzün propagandasını yapalım:

Ülkemizde din eğitimi, ülkenin siyasi yapısı tarafından teşkil edilmiş olan eğitim kurullarınca, devletin tekelinde yürütülmekte, bu durum ise laik cumhuriyetin özüyle çelişmektedir. Çoğunluğun tabi olduğu sünni görüş, tüm okullarda ağırlıklı olarak okutulmakta, Benzer şekilde ülkemizdekidiğer dinler ve mezhepler de gerek devlet baskısı ile, gerekse ilgisizlik nedeniyleerimeye mahkum edilmiş durumda. insanlar manevi ihtiyaçlarını gidermek amacıyla bir takım yönlere sapmakta iseler de, bunların ne derece sağlıklı olduğu şüphelidir. Bir çok özel eğitim kurumu isekendi siyasi görüşleri doğrultusunda eğitim vermekte, ya dayetiştirdikleri öğrenciler ileride siyasallaşmaktadırlar.

Eğitim verecek kadrolar gerek liyakat ve gerekse eğitim düzeyi açısından yetersiz durumda. 1900'lerde kapatılan medreselerle birlikte, akademik islam eğitimi büyük ölçüde yıkıma uğramış olup, ufak tefek bir takım denemeler olsa dahi, bunlar bütüne hakim olmaktan uzak olup, ülkemizdeki dini cehaletin azaltılmasında bir rollerinin olduğu düşünülemez. Bu vesileyle, amatör araştırmacıların islam üzerindeki araştırmalarına devam etmelerinde zaruret vardır. Bu çabalar başlı başına yeterli değildir, hatta aralarında yanlış yollara sapanlar da çıkacaktır, bunu önleyemeyiz. Ancak, hiç bir meslek tercihi gerçekleşmemiş kişilerin imam ve müezzinliği tercih ettiği günümüz Türkiye'sinde, eğitimli , formal düşünen, en önemlisi düşünmesini bilen bireylerin bu konulara eğilmesinde yarar var.

Her ne kadar bir takım ulema geçinen beyinsizler güruhu bu çalışmaları kötüleme gayreti içinde olsalar dahi, bizler bu çalışmalarımızı kendi bildiklerimiz doğrultusunda sürdürmemiz gerekir. Nihayetinde bu yapılanlar inançla alakalıdır. İnanç ise insanın neye inandığını gösteren sanal bir olgudur.
Bu konuyu böyle özetledikten sonra gelelim Allah teorisine:

Ben şimdi sonsuzda bir güç tanımlıyorum kendi kafamdan. Şimdi bunu anlamak için sonsuzun nasıl bir şey olduğunu kafamızda canlandırabilmemiz gerekir. Ben bir ara baktığım evrensel bir kaynakta , sonsuzun şu şekilde tanımlandığını gördüm:

1,2,3, ... I = sonsuz.

Yani, bir iki üç , üç nokta düz çizgi. evrensel açıdan sonsuz böyle gösterilebilir. Kafamızda böyle bir büyüklük canlandıralım. sayalım, sonra nokta nokta diyelim. sonuna bir set çekelim. elimizde, elle tutulabilir bir sonsuz büyüklüğü var. Şimdi bu sonsuz mesafe uzakta bir nokta düşünelim. o noktadaki herhangi bir gücün bize olan etkisi ne kadardır:

"Evrensel etkileşim kurallarına göre:

Etki= Güç / Uzaklıkğın karesi ya da;

E=K. G / L ² olarak gösterilebilir. Burada K , birimler arası dönüşümleri ve hesabın tutmasını sağlayan bir katsayıdır.

Bu formülde L mesafesi sonsuzdur. Bu nedenle G'nin belli değerleri için E daima sıfırdır. E'nin belli bir değeri olabilmesi için, G'nin en az paydadaki değer boyutunda olması gerekir. Yani;

E= K. G / (Lim n-∞ n ²)

Buradan, boyut homojenliği şartına göre, G'nin içermesi gereken fonksiyon en az:

G= f ( Lim n-∞ n ²) olmalıdır. Aksi taktirde, E etkisi sıfır olacaktır. Burada tanımlanan G fonksiyonu ne kadar büyükse , E etkisi de o oranda büyük çıkar. Ancak, G'yi en azından Lim n-∞ n ² olarak düşünebilmemiz gerekir.

Sonuç:
Kafamızdan sonsuzda bir güç tanımlıyoruz. Bu gücün var olup olmaması, evvelce var olup olmaması hiç önemli değil. Kafamızda sonsuz uzaklıkta bir güç tanımladık. Bunu tanımlamamıza engel olan bir şey yok. Tanımladık. Şimdi, bu gücü biz ne kadar büyük olarak tanımlarsak, bize olan etkisi de o kadar fazladır.

Burdan, günlük hayata ait örnekler verelim:
Bir kişi eğer Allaha inanmıyorsa, Allahın onun yaşantısındaki etkisi de hemen hemen hiç yok gibidir. Kişi dili ile "inanmıyorum der ancak, gene de bir miktar inanmaktadır. Bu nedenle , bu kişilerin hayatında da bazen çok nadir de olsa Allah'ın etkisi görülebilir. Buna karşılık, hayatını hep Allah'a ibadetle ve Allah'ı düşünerek geçirmiş kişiler , sıradışı olaylarla içiçedirler. İşte bunun nedenini, yukarıda izah etmeye çalıştık.

Mucizeler sadece peygamberlere mi oluyor. Peki peygamberler neden bazen kaybediyor da , bazen kaybetmiyor. Sıradan ya da kötü denilebilecek kişiler bile zaman zaman garip mucizeler yaşayabiliyor.

Bunların nedenini, bu teorimiz izah etmektedir. Kişinin manen hangi seviyede olduğu değildir belirleyici olan. Sonsuzda tanımladığımız gücü, yani Allah'ı kendi kafasında ne kadar güçlü canlandırabildiğine bağlıdır. Kısacası bu biraz da hayal gücüyle ve inançla alakalı bir durum. Kişinin Allah'ı kendi kafasında tam olarak canlandırması mümkün değildir. Çünkü tek bir sonsuzluk değil söz konusu olan..Bunu iştebir iki okul bitirip prof olmuş angutlara anlatamazsınız. Hemen itiraz ediyor bazıları. Neymiş: "Tek sonsuz varmış o da Allahmış".Adam ne yapsın, çapı o kadar.

Gelin bu evreni göz önüne alalım. Sonsuz. Nasıl sonsuz: 1,2,3 ...I bu kadar işte. Bu evren, bu evrenin dışında sadece bir noktacık kadar bile değil. Neye göre: Bir üst boyutta bu evrenin boyutu sıradan bir değer ve onun üstündeki boyut onun sonsuz katı değerinde. Şimdi bunu anlayamayınca, daha Allah'ı kafamızda nereden canlandıralım:

Ben size diyorum ki: bildiğiniz sonsuz tanımlarını unutun. Üstel olarak boyutlar bir altının sonsuz katı şeklinde gidiyor. Böyle bir atmosferde, 7 kat gök dediğimiz zaman X üzeri 7 demektir. dediğimiz zaman adam bunu nereden anlayacak ki. Yani. Bulunduğumuz evrenin bir toz zerresi kadar olduğu bir evren düşünün; işte 2.kat evren orası oluyor. böyle böyle en son 7.kat gök dediğinizde , oraya kadar her şeyin sonsuz katı büüyüklüğündeki bir boyut. Orda Allah'ı düşünmek lazım. Biliyorum, sırf 2.derece sonsuzu anlamakta zorluk çeken insanımızın 7.dereceyi algılaması pek kolay değil.

Siz gene de çalışın, bir sonuca ulaşabilenler varsa bana mail atın. bilgilenelim.
Sohbet yok, tartışma yok. Herkes haddini bilecek. Size yazmak zorunda değilim. Bana yazmak zorunda değilsiniz. Yazdığımdan keyif alıyorsam ve yazdığımdan sevap kazanacağıma inanırsam yazarım, bunlardan biri eksikse yazmam. siz de öyle yapın.
Allah hatalarımızı affedip amellerimizi en güzelinden kabul etsin.
 
Son düzenleme:

farslı

Amatör
Üye
Söz dizisi

YAZIYI OKUMADIM AMA;HİÇ AMA HİÇ HOŞ BİR BAŞLIK DEĞİL.BİZLERİ DERİNDEN YARALADI.SEVENLERİ İNCİTTİ.:malesef::Triste:
 

AllameL

Amatör
Uzaklaştırıldı
YAZIYI OKUMADIM AMA;HİÇ AMA HİÇ HOŞ BİR BAŞLIK DEĞİL.BİZLERİ DERİNDEN YARALADI.SEVENLERİ İNCİTTİ.:malesef::Triste:
Sevenlerin bir kısmı demek istiyorsun herhalde. Birileri incinebilir diye gerçekleri anlatmaktan geri mi duralım. Ayrıca, bu incinmenizde ben konuya dair bir itiraz ya da fikir bulamadım. başlıktan incinmişsiniz. peki başlık süslemeli bir başlık olsaydı, başka bir şey olsaydı ama içeriği aynı olsaydı ne düşünecektiniz?
İçeriğini okumalısınız. Orda başka bi şey anlatılıyor.
 
Üst Alt