• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Evlilik Aşkı Öldürmez, Aşkın Katili Sevgiyi Gizlemektir

Okunuyor :
Evlilik Aşkı Öldürmez, Aşkın Katili Sevgiyi Gizlemektir

zekaikc

Amatör
Uzaklaştırıldı
Rümeysa DURAK kaleme aldı, EVLİLİK-İLETİŞİM bölümünde yayınlandı.

Evlilikler çok bilinmeyenli denklem gibidir. Tam, bir bilinmeyeni hallettik, bir sorunun üstesinden geldik diye sevinirken; pat diye başka bir problem çıkıverir ortaya. Üstelik bu sorunların öyle kocaman şeyler olmasına gerek de yoktur; çocuğun ödevleri, evin gelen-gideni, gömleğin ütüsü, musluğun akıtması ve hatta çöpü kapıya kimin koyduğu bile sorun oluşturabilir. Ufak tefek meseleler diyerek geçiştirsek de bunları, tüm zamanımızı böyle ayrıntılara harcadığımız için bir süre sonra eşimizi ihmal etmemiz kaçınılmaz olur. Bu ihmalin neticesi ise birbirimizi sevgisizlik ile suçlayarak beklentilerimizin karşılanmadığından yakınmamıza kadar varabilir.

KİMSE İKİNCİ PLANA ATILMAYI SEVMEZ

Eşler evliliğin ilk zamanlarında karşısındakine tatlı dili, güler yüzü cömertçe sunarken bir süre sonra bu davranışları rutin halini alabilir. Erkek Zaten seviyorum hanımımı, bunu neden durmadan ona söyleyeyim ki, onu sevdiğimi bilmiyor mu? diye düşünürken; kadın da Hayat telaşı onu da değiştirdi, eskiden olsa her gün bir güzel söz ile gönlümü alırdı diyerek içten bir sitemle kırılabilir beyine. Yahut tam tersi olarak bir erkek Karım eskiden bana değer verir, beni güler yüzle, tatlı dille karşılardı. Oysa şimdi üzerine geçirmiş paspal bir iş kıyafeti, mümkün olsa kapıyı bile açmayacak çocuklarla, iş güçle uğraşmaktan diyerek önemsenmediğini düşünebilir. Herkesin kendince haklı nedenleri olsa da bu davranışları sergilerken, pek çok evlilikte baş gösteren yara ortaktır. Zaman ilerledikçe kadınlar da erkekler de hal dilini yeterli görerek beklentileri karşıladıklarını düşünmekte ve sorunu her iki taraf da birbirine yüklemektedir. Yani sevgimizi de ilgimizi de eskiden olduğu gibi cömertçe sunmaktansa, Eşim beni zaten anlıyor, yoğunluğumu görüyor, onu sevdiğimi biliyor... gibi bahanelerle geriye atıp öncelediğimiz başka işlere konsantre oluruz.

SİZ SEVİYORSUNUZ DA EŞİNİZ BUNU BİLİYOR MU?

Eşlerin arasındaki esas sorunun sevgisizlik değil eşlerin birbirlerinin sevgi dilini yakalayamaması olduğunu vurgulayan evlilik danışmanı Gary Chapman, Beş Sevgi Dili isimli kitabında Kadın ve erkek genellikle aynı sevgi dilini konuşmazlar. Baskın sevgi dilimizi konuşmak hepimiz için doğal bir eğilimdir ve eşimizin ona anlatmaya çalıştığımız şeyi anlamadığını gördüğümüzde şaşırır, hayal kırıklığına uğrarız. Evet, sevgimizi ifade ederiz fakat mesajımızı bir türlü karşı tarafa aktaramayız; çünkü sonuçta eşimizin bilmediği yabancı bir dilde konuşuyoruzdur. İşte bu kadar insanın cevabını aradığı soruların temeli buradadır diyerek esas sorunumuzun sevmemek değil, sevgimizi ifade edememek olduğunun altını çiziyor.

Yani bizim için tüm gün ev işleri ile uğraşıp çocuklara bakmak eşimizi ne kadar önemsediğimizin bir simgesi iken, eşimiz için yorgun ve mutsuz görünmemiz ona değer vermediğimiz anl***** gelebiliyor. Ya da bir erkek için tüm gün ekmek parası için didinmesi ailesine olan sevgisinden ötürü iken, evdeki kadın için eve bıkkın gelen bir koca hep mutsuz, hep sessiz; benimle konuşacak bir cümlesi bile yok artık mesajı verebiliyor. Bunun neticesinde de eşler kendi kabuklarına çekilip, sessiz bir sitem, içten bir öfke ve kırgınlık ile tabiri caizse makus talihlerine ağlayıp El alem ne kadar da mutlu, benim karım/kocam çok değişti evlendikten sonra diyerek çözülebilir bir sorunu daha da karmaşık hale getiriyor. Böyle bir durum karşısında kabuğumuza çekilmenin bizi sadece mutsuz kılacağını belirten Champman; Evliliğimizde sevgiyi ve anlayışı canlı tutmak için ikinci bir sevgi dilini öğrenmek zorundayız. Eşimiz baskın sevgi dilimizi anlamıyorsa, onun kendi baskın sevgi dilini keşfedip öğrenmekten başka yolumuz yok. Çünkü aksi takdirde ne yaparsak yapalım, sevgi mesajlarımızı ona asla ulaştıramayız diyerek sevgimizi ifade ederken cesur olmamız gerektiğini vurguluyor.

SEVGİMİZİ ANLATIRKEN CÖMERT OLMALIYIZ

Unutmamamız gerekiyor ki eşlerimiz bizlerin emaneti. Kadın için de erkek için de geçerli bir durum bu. İnsan Zaten evlendik, ne gerek var habire sevgimi anlatmaya diyerek eşini ötelerse bu durum başka sorunları da beraberinde getirebilir.

Sevdiğini illa da söylemek şart değildir her zaman. Sevgimizi nasıl ifade ettiğimiz değil, ifade şeklimizle eşimize mesajımızı verebilmemiz önemlidir. Çok seversem şımarır, bize yakışmaz öyle sevdiğini söylemek falan, seviyorum ya canım anlasın o da gibi düşünceler o çok sevdiğimizi söylediğimiz eşimizi incitiyor olabilir. Eşimizi incitmek de emanetimize sahip çıkamamak demektir. Hem daima hatırda bulundurulması gereken mühim bir nokta da Kişi birini severse, ona sevdiğini söylesin buyuran bir Rasulün (s.a.v) ümmeti olduğumuzdur. Her şeyden geçsek bile sevgisinde cömertliği dahi kıskandıran Efendimizin (s.a.v) ümmeti olarak, sevgimizde cimrilik etmek bize yakışmayan bir tutum olur.
 

KOMANDO

Tecrübeli
Üye
Evlilik aski neden öldürsün ki...? tam 20 yildir evliyim..samimiyetle ben karima karimda bana hala asigiz biz..!

Evlilik askin en cesur isbatidir bence...
 

motion

Acemi
Üye
Aşkı evlilik öncesinde harcanan emeğin, evlilik sonrasında nasıl olsa benim mantığı içerisinde harcanmamasında kaynaklanıyor olabilir.
Sadece tahmin!
 
Üst Alt