• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Evde son sözü kim söylemeli

Okunuyor :
Evde son sözü kim söylemeli

dogangunes

Profesyonel
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Eşler arasında sürekli "benim dediğim olacak, haklıyım-haksızsın" tartışması nasıl çözülecek?

"Bu evde son sözü ben söylerim." dedi oldukça eğitimli olan evin beyi. Hanım sakince, "Neden?" diye sordu. "Çünkü ben erkeğim." diye cevapladı bey." "Peki bu ev ikimizin değil mi? Sen-ben farklı mıyız?" diyen hanımın sözü yarıda kesildi: "İtiraz istemem. Bu evde son sözü ben söylerim, işte bu kadar." erkeklerin ekserisi, "Erkek olduğum için güçlüyüm. öyleyse evde son sözü ben söylerim." diyor. Bir nevi kadını yok sayıyor. Ya da ikinci plana atıyor. Nitekim "Elinin hamuruyla erkek işine karışma", "Saçın uzun aklın kısa" vb. sözler hep bu düşüncenin ürünü değil mi? Peki ama böyle düşünen erkek, neden aklı kısa olan kadını hayat arkadaşı, can yoldaşı olarak seçiyor?

Kadın sadece hamur yoğuran evin hizmetçisiyse neden ona 'eşim' diyor?Evlilik eşlerin güç çatışmasının yapıldığı arena mı? "Senin dediğin, benim dediğim olacak" savaşının verildiği meydan mı? Eğer bir evlilikte eşler birbirlerini ayrı birey olarak görür ve kendi güçlerini ispat etmeye kalkarsa o evliliğin durumu vahimdir. Bu savaşı veren eş, kendini gözden geçirmelidir.

Çünkü iki ayrı insan evlenerek bir aile kuruyor. Bir yuvada hayatlarını birleştiriyor. Ve bu beraberlikten "sen-ben" değil "biz" kavramı doğuyor. Eşler, "biz" dediği zaman ortak düşünüyor, ortak karar veriyor ve ortak mutluluğa imza atıyor. Bu kavramı kavrayamayan ve "evlilik cüzdan"larına "biz" kelimesini yazamayanlarsa, hiçbir ortak noktada buluşamadıkları için gerçek mutluluğu yakalayamıyorlar.

Güç çatışması depresyon yapıyor Erkek "bu evde son sözü ben söylerim" dediğinde "biz" kavramı ortadan kalkarak, erkeğin egemen olduğu, daha doğrusu kadını baskı altında tuttuğu bir aile ortaya çıkıyor.

Ya eşler arasında sürekli "benim dediğim olacak, haklıyım-haksızsın" tartışması yaşanıyor. Ya da kadın tartışmadan kaçarak iç dünyasına kapanıyor. Sıkıntılarını içine atıyor. Kendisini ciddiye alınmayan, işe yaramayan birisi olarak görerek yalnızlık hissediyor. Çoğu zaman da günümüzün hastalığı olan depresyona giriyor.

Oysa, erkek zaten güçlüdür. Gücünü ispat etmek için çalışmasına gerek yoktur. Böyle davrandığı zaman kendisinin ellerine teslim edilen kutsal emanete zarar veriyor. Acaba o kutsal emaneti elde tutmak mı güçlülük? Yoksa yere çalıp parçalamak mı?

Hepimiz biliriz ki, kıymetli bir şey güçsüz bir çocuğa değil, güçlü bir insana verilir. Zaten erkek güçlü olmasa kadın, kutsal bir emanet olarak ona verilir miydi? Neden polis camiasına "emniyet güçleri" deniliyor ve ellerine silah veriliyor ki? Vatandaşın güvenliğini korumak için değil mi? Peki polis kendisine verilen o silahla halkı korkutarak "bakın ben güçlüyüm" mü diyor? Yoksa aynı silahı, halkı hırsızlara, canilere ve kötülere karşı korumak için mi kullanıyor? Şayet elindeki silahı halka kullanırsa cani, onları korumak için kullanırsa "kahraman" olur.

Tıpkı bunun gibi, erkek elindeki güç silahını eşine karşı kullanırsa o cani, eşini korumak kollamak ve onu mutlu etmek için kullanırsa iyilik meleği, şefkat abidesi ve eşinin gözbebeği olur.


kadinca.net


[BALON]Herzaman inatçı ve asi olursanız son söz sizin olur benden tavsiye..:freakedout:[/BALON]
 

eмiLy

Kıdemli
Üye
Birlikte söyleriz...

Bugün bizim evde bir karar alınacaksa, bırakın aile hakkında, tek birimizi ilgilendiren bir konu hakkında bile bir karar alınacaksa, o kişi herkesten onay almadan hareket etmez.

Eşimle de aynısı olacak...

Ne ben çıkıp son sözü ben söylerim, derim; böyle bir ilişkiye de çok çok uzağım..
Ne de eşim çıkıp son sözü ben söylerim, diyebilir.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Önceleri son sözü söyleme heveslisiydim galiba,ancak bunun çok da yararını göremedim açıkçası.18 yıllık evliliğimde yaklaşık 7-8 yıldır artık evimde kararlar ortak alınıyor,yerine ve duruma göre sözcü değişiyor sadece.Ben çoğunlukla " hayır " diyemiyorum bu konularda pası eşime atıyorum:)))) o kurtarıyor durumu.

Şaka bir tarafa hayatın müşterek olduğunu kabul ediyorsak ve bir elin nesi var iki elin sesi var atasözünü de kabul ediyorsak kararların da ortak alınması gerek,hayatın yükü çok ağır,paylaştıkça hafifleyebiliyor.

Sağlıcakla kalınız.
 

sis_labirenti

Tecrübeli
Üye
Cinsiyetini öne sürenin insani temelde söylenecek sözü yoktur. "Son söz" kaygısı bence toplumsal bir önyargıdır. "Başkaları hakkımda ne der?" paranoyasının bir yansımasıdır. Bu anlamda söylenecek hiçbir söz "Son" değildir. Ama bu tip bir saplantıyla yapılacak yaklaşım ilişkinin sonu olabilir pekala...
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Esler son sozu evlenirken birlikte soylemislerdir.
EVET!

Bu evetin eslesmelerini olusturmak yerine zitlarini olusturma cabasi
Oldukca sacma geliyor bana.

Insanlar zitlari olusturmak icin mi
Eslesme kelimesini tekrar ederler?
Ustelik ikide sahit esliginde......
 
Üst Alt