• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Eski'den.

Okunuyor :
Eski'den.

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Eskilerim hepten antika,
Kıymet biçilmezki sandıka.
Hatırladıkça "siseban" oluyorum,
Özüm eski, sözüm eski, sazım eski biliyor kanka..




Antikalar, dursun raflarda
Kıymet biçilmez dostluğa
Özünü, sözünü, ve sazını
Koy paha biçilmez sandığa
Venhar derki
Gel etme eyleme
Özüm, sözüm , sazım eski
Yakında gidiciyim diye
Kıyma boşuna şu kankana:))
 

alone

Tecrübeli
Üye
Geliyorum...sensiz kimsesiz
Şehrin ışıkları sönmüş
Şehir bomboş
Varlığın kayıp
Yoksun
Yok olacağım
Geldim,
Gideceğim

Geliyorum...sensiz kimsesiz.

Alone
 

Ma-i Nisan

Tecrübeli
Üye
Yarın Cuma'nın ertesisi....
Ayak parmaklarımın işkence günü. Taşır tüm cüssemin yükünü.
Deyer be parmaklar..
Deeer baş.
Gözlerde buğulu, ılık özlem yüklü yaş.
Değersin sen buna arkadaş...
Can yoldaş..
Sensizlik eder beni taşş...

Ertesinin ertesisine yolluk aldım, yol alıyorum arkadaş.
Bayram geliyor bayram, bayram edin ayaklar....
Ama sessiz olun...
Ses vermeden dolanın .... yavaş yavaş.
 

Ma-i Nisan

Tecrübeli
Üye
Kahramanın biri ; " İçimdekilerini anlatmazsan patlarım" demiş. (Hz.Ali)
Sahralarda muhatap bulmak, ve ona birikimlerini anlatmak kolay değil elbet. Bu sıkıntıyı boş kuyuları muhatap alarak giderirmiş muhatapsız kaldığı anlarda.
İşte ben de , senin olmadığın yerde, yerlerde seni anlatıyorum sana.
Sen olmayalı kaç şehir , kaç ülke, hatta kaç dünya dolaştım bilirmisin ? elbette bilemezsin. İyiki de bilmiyorsun. Asla bilmiyeceksin de....
Efradı asla olmıyacağım bir ülkeye uğradığım. Görevim o ülkenin dere ve tepelerini yeşile boyamaktı. Yeşilliği sevmeyenler ülkesi olduğu için boyalarımı döküyor, boyattıklarımı yakıyor ve yıkıyorlardı... Bu yıkım beni görevimden yıkmıyordu hatta daha da iştiyaklı hale getiriyordu.. Çünkü onlar da görevlerini yapıtıklarını biliyordum.... O yıkıcı tayfadan bir dilber vardı, sana çok ama çok benziyordu.... bir defasında öyle bir mektup önüme koyduki dizlerimin bağı çözüldü, gözlerimin ışıkları söndü, figanım ülkeyi yıkacak derecedeydi.... Rabbime dualar ediyordum bu sen olmayasın diye.... ama o kadar da benzemek olmazdıki... SENİ BİLMESEM, AHA SEN... diyeceğim kalemdeydi... ama kalemi kırmızı yazıyordu. İşin başka bir ilginçliği; Yeşilliklerimi seviyor, hatta elinde geldiği kadar muhafazasına çalışıyordu.... Neyse..
Mektubuna mektubum çok sert oldu. Sakın sen "O" yum deme!!!! diye başladım ..... kol kanatlarını kırar çakala yem atarım diye devam ettim... sonunu da tahmin edersin sanırım.
Sonra ne mi oldu ?
Ülke yıkıldı, tekrar kurulum aşamasında.
Unutma!!!
Sana bezeyenlerin ülksini yıkarım.
Dün şehrindeydim, yarın yine şehrinde olacam Nazlı yar.
 
Son düzenleme:

Ma-i Nisan

Tecrübeli
Üye
Kalite konrolcu kız yüzümdeki kalitesizliği fark etmiş olacakki, yüzümü defoya atmamak için beni uyardı.
Hatta...
Tombalacı kumarcı dahi bu bozukluğu gördü, bozukluğu gidermek için de tüm imkanlarını sundu.
İmkanı nemiydi?
tırbadan 3 yerine beş taş çekebileceğimi söyledi... garibim nerde bilsin ömrümde ne bir, ne üç, ne de beş taş çekmiş değilim.

Yüzümdeki gülen yüz seninmiş, sendenmiş Nur yüzlüm.
Buda
Eskiden di eskiden.....
 

Ma-i Nisan

Tecrübeli
Üye
Güneş'ten önce doğardı selamın.
Doğru yaa....
Başka ufuklar aydınlatıyor artık
Güneşten önce, aydan önce Selamın.
 

Ma-i Nisan

Tecrübeli
Üye
Yıllar öce.....
Tatlı tadında gelen ikramlarını tam da hafzalanımda hazmetmeye çalışırken ansızın kulaklarımdan insafsız şamarlarını yiyerdim çok zaman.
Yüregimin acısı kulaklarımın acısını fersah fersah geçerdi.
Ama sen bilmezdin, bildirmezdim sana.
...............................................
....................................
..........................
Şimdi özlüyorum yokluğunla attığın o şamarları.
Emin oll!! yokluğunla sölyedigin ninni, kulaklarımı ruhumla beraber patlatıyor.
Tüm bu keşmekeşten, sensizlikten sonra

Tadsız bir çay içesim var tatlı bakışların arasında.
Yıllar öncesine gidip orda kalasım var nazlı yar...
 
Üst Alt